İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 17. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İlköğretim ve eğitim kanunu ile özel öğretim kurumları kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.271)

Mustafa Gazalcı

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 17. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Kasım 2003 · 755 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Gazalcı (CHP), 12 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İLKÖĞRETİM VE EĞİTİM KANUNU İLE ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S.S.271)); konuşma 755 kelime.

Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “İlköğretim ve eğitim kanunu ile özel öğretim kurumları kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.271)”. TBMM Genel Kurulu, 17. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2003-11-12-ilkogretim-ve-egitim-kanunu-ile-ozel-ogretim-kurumlari-kanununda-degis (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 271 sıra sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Özel Öğretim Kurumları Yasasında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının 1 inci maddesiyle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, gecenin bu saatinde, Türkiye'nin eğitim düzenini görüşüyoruz.

Danışma Kurulu, herhalde, günlük programları yaparken, kimi zaman bitimine kadar deniliyor; sonuna doğru da, birçok şeyi iyi irdeleyemeden, konuşamadan, kimi zaman yasayı da gerekçe yaparak, bambaşka şeyler söyleniyor ve oldubittiye getiriliyor. O yüzden, ben, burada konuşulanları... Özellikle, AKP Grubu adına konuşan arkadaşımız, neredeyse, konuşmasının -20 dakikasının- büyük çoğunluğunda, dershanelerin ve özel okulların, Türkiye'deki eğitimin niteliğini yükselten kurumlar olduğunu ve devlet okullarına göre yüzde 50 daha ucuz eğitim yapıldığını, bu yüzden de teşvik edilmeleri gerektiğini belirtti ve baştan sona, devlet okullarının niteliksiz bir eğitim yapmaktadır, özel okullar ve dershanelerde çok iyi eğitim yapılıyor, bu yasa da bunlardan birisi ve bundan sonra da, bu konuda desteğimizi, teşvikimizi sürdürelim dedi.

Değerli arkadaşlar, şimdi, konuştuğumuz konu, okullar ile bar, kıraathane, meyhane gibi yerlerin mesafesiyle ilgili. 1961 yılında, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Yasasında ve daha sonra çıkan Özel Öğretim Kurumları Yasasında 100 metreymiş bu zaten. Bakın, 100 metre olarak varmış. 1998'de, biz, bunu 200 metreye çıkarmışız burada, bir değişiklik yapılmış. Şimdi, dönüyoruz, tekrar 100 metre olsun diyoruz ve bununla, eğitim sorunlarını çözdüğümüzü sanıyoruz.

Değerli arkadaşlar, burası, yasa yapan, gerçekten çok önemli bir kurum, bizi de izleyen milyonlar var. Bu tasarının gerekçesinde ve -çok üzülüyorum- birçok maddede, neredeyse klişe haline gelmiş sözler yazılarak..

Bakın, ne yazıyor genel gerekçede, mutlaka okudunuz; devletin eğitim yükünü hafifletmek için, kaynak sorununu çözmek için, daha kaliteli bir eğitim verilmesinin ortamının hazırlanması için, özel sektörün eğitimdeki payının artırılması ve okullaşma sorunlarının çözülmesi... "Bugün için özel okulların eğitimdeki payı 2,8" şeklinde yazılmış gerekçede; biraz fazla aslında, o kadar değil. Haydi öyle diyelim. Bu mesafeyle, biz, neyi çözecekmişiz? Bakın, diyor ki, eğitimdeki özel okulların payını 2,8'den orta vadede yüzde 6'ya çıkaralım, uzun vadede de yüzde 20 yapalım. Onu yaptığımız zaman eğitime kalite gelir, devlet eğitim işinden büyük ölçüde kurtulmuş olur.

Değerli arkadaşlar, bakın, bir mesafe ayarlaması yapıyoruz; yani, daha sağlıklı bir ortamda eğitim yapılsın, daha sağlıklı yerlerde okul kurulsun, gürültü ortamından uzak ya da çocuklarımızın, gençlerimizin kötü alışkanlıklara bulaşmaması için uygun yerlerde okul yapalım diyoruz. Önce, 1961 yılında 100 metreymiş bu, sonra 200 metre yapmışız, tekrar 100'e çekiyoruz. Biz, bunu komisyonda çok konuştuk. Belki 50 de olması gerekir, çok önemli değil; ama, şöyle bir düşünün. Son yıllarda dairelerde okullar var arkadaşlar, bırakın dershaneyi. Okul dediğin yerde, okul bahçesiyle, laboratuvarıyla, işliğiyle, çok amaçlı salonlarıyla, Batı'daki gibi olursa yüzme havuzlarıyla, rehberlik birimleriyle, sağlık birimleriyle, bir eğitim yerinde olması gerekenler bulunmalıdır. Siz, daireleri, odaları okul diye teşvik edin, durmadan artırın...

Değerli arkadaşlar, hepimiz biliyoruz ki, dershaneler, bugünkü bozuk eğitim sisteminin, sınav sisteminin sonucudur. Buralarda çok değerli arkadaşlarımız var; ama, doğru dürüst bir eğitim olmamaktadır. Çocuklarımızın alışkanlıkları, kişiliğinin eğitimi, onlara meslek kazandırma gibi değil; varsa yoksa şıklardır; yani, testin şıklarını çözme, kim daha başarılı olacak talimi yaptırılır orada.

Bakın, 1997 yılında sekiz yıllık kesintisiz eğitimi kabul ettik. Çocuklarımız, anadolu liselerine gidebilmek için ilkokulun 4 üncü, 5 inci sınıfında dershaneye giderlerdi, ona göre dershaneler açılmıştı. Birçok dershane, dershanelerimiz kapatılacak diye sekiz yıllık kesintisiz eğitime üstü kapalı karşı çıktı; ama, bu karar alındı. O çocuklar, o yaşta dershaneye gitmemeye başladılar; çünkü, gerek kalmadı. Bu kez ne oldu; çocuklarımız anadolu liselerine, fen liselerine gitsinler diye, ortaöğretim kurumları için bir sınav açtık; yani, aynen üniversiteye giriş gibi, ilköğretimden sonra da çocukları bir ipten atlatmaya çalıştık. Çocuklarımız, ister istemez, 7 nci, 8 inci sınıfta, yine dershanelere koşmaya başladı. Sistemi, sınavı değiştirdiğiniz zaman insanlar oraya koşmaz. Şimdi, meslek lisesini bitiren çocuklar, meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş yapıyorlar; isteyen gidebiliyor. Bu çocuklar dershaneye gider mi; yani, siz onun ortamını hazırlamışsınız. Bu, güzel bir şey, birkaç yıldır da uygulanıyor; yani, oraya gidip para dökmesine gerek yok.

Değerli arkadaşlar, burada sayıldı, döküldü; ama, üzülüyorum; sanıyorum, biraz da yanlış bilgiler verildi. Son duruma göre, Türkiye'de 1 801 özel okul var, dershanelerin sayısı 2 615. Ankara'daki 275 dershanede ücretler 900 000 000 ile 7 500 000 000 arasında değişiyor. 2002'de dershanelerde 606 522 çocuk eğitim görmüş ve buralarda 1 katrilyon 213 trilyon para dönmüş; özel okullar bunun dışında. Bakın, yalnız dershanelerde 1 katrilyonun üzerinde para harcanmış.

Değerli arkadaşlar, KİGEM bir araştırma yaptı -2002 yılındaki eğitim harcamalarını araştırdı- ve bu araştırmayı "Eğitimde Çürüyüş" adlı bir kitap haline de getirdi. Özellikle eğitimci arkadaşlarımızın bu kitabı edinmelerini dilerim.

Değerli arkadaşlar, 2002 yılında eğitime 25 katrilyon para harcanmış. Bunun yalnız 7,5 katrilyonunu devlet harcamış, 17 katrilyondan fazlasını da veliler harcamış.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 12 Kasım 2003

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook