İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 121. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)

Mustafa Nuri Akbulut

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 121. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Eylül 2004 · 488 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Nuri Akbulut (AK Parti), 16 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)); konuşma 488 kelime.

Mustafa Nuri Akbulut (AK Parti, Erzurum). “Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 16 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-nuri-akbulut-22-2004-09-16-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; madde sıralamalarında bir değişiklik oldu; ben, suç için anlaşma maddesiyle ilgili olarak konuşmak istiyordum; ama, hazır Değerli Başkan bu fırsatı vermişken, ben, izin verirseniz tamamlayayım.

Değerli milletvekilleri, tasarının “suç için anlaşma” başlığını taşıyan eski 317 nci maddesinde, tasarının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yazılı suçları işlemek amacıyla anlaşan failler cezalandırılmaktadır. Oysa, bilindiği üzere, bugün görüştüğümüz tasarının 220 nci maddesi, kanunda yazılı suçları işlemek amacıyla örgüt kuran sanıkları ayrıntılarıyla cezalandırıyordu. Burada bir ayrıntı var; tasarının 4 üncü ve 5 inci maddesinde yazılı suçları işlemek amacıyla anlaşan sanıklardan bahsediliyor. Bildiğiniz gibi, tasarının 4 üncü ve 5 inci maddesindeki suçlar; devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozan, düşmanla işbirliği yapan sanıkların işledikleri suçlar, devlete karşı savaşa tahrik, temel millî yararlar aleyhine işlenen suçlar, yine yabancı devlet aleyhine asker toplama, askerî tesisleri tahrip, düşman devlete maddî ve malî yardım, yine Anayasayı ihlal, Cumhurbaşkanına karşı işlenen suçlar, yasama organına, hükümete karşı işlenen suçlar, silahlı örgüt kurmak ve silah sağlama suçlarıdır.

Şimdi, bir yandan, suç işlemek amacıyla örgüt kuranları cezalandırıyoruz; diğer yandan, yine tasarının bu kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlarla ilgili olarak, biraz önce kabul edilen 315 inci maddesinde, özel bir silahlı örgüt suçu var. Burada -yine aynen 316 ncı maddede olduğu gibi- bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla silahlı örgüt kuran sanıklar cezalandırılıyor, cezası da on yıldan onbeş yıla kadar.

Şimdi, bir taraftan, suç işlemek için örgüt kuranlar cezalandırılıyor; diğer taraftan, devlet aleyhine işlenen suçlarla ilgili olarak örgüt kuran sanıklar cezalandırılıyor; 316 ncı maddede de -çok ilginç, başlığı da "Suç için anlaşma"- bu sefer, örgüt falan kurma olmadan, belirtilen suçlarla ilgili olarak, iki veya daha fazla kişi arasındaki yalnızca fikrî beraberlik cezalandırılıyor.

Oysa, hepinizin bildiği gibi, Anayasanın 25 inci maddesine göre herkesin düşünce hürriyeti var, hiç kimsenin düşüncesinden dolayı suçlanamayacağı, kınanamayacağı hükmü var. Diğer taraftan, görüşülmekte olan tasarının 2 nci maddesinde "Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi" denildikten sonra, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği hüküm altına alınmış. Demek ki, bir şahsa ceza vermek için, kanuna aykırı bir fiil gerekiyor. Gerek evrensel hukuk kuralları gerek Anayasa hükmü gerekse görüşülen tasarının 2 nci maddesi, yalnızca düşünce alanında kalan, açıklanmayan, işlenmesi hususunda herhangi bir hazırlık hareketi yapılmayan suçlar için ceza verilemeyeceğini amir.

Bu nedenle, ben, tasarıdaki 316 ncı maddenin, sadece, işte bir yerlerden ceza verilemezse elde ihtiyaten bu kalsın anlamında bir düzenleme olduğu kanaatindeyim ve bu tasarıda yerinin olmadığını düşünüyorum. Gerçekten, sadece düşünce alanında kalan bu madde, hem evrensel hukuk kurallarına hem Anayasa hükmüne ve hem de tasarının kendi içindeki 2 nci maddesine aykırıdır. Kaldı ki, yine tasarının 35 inci maddesinde, suçla ilgili teşebbüs hükümleri mevcuttur; yani, suç işlemeye karar veren bir sanığın hazırlık hareketleri hangi aşamada ise, ona verilecek cezayı -temel sınırlar arasında- mahkemeler, hâkim takdir edecektir. Bu nedenle, bu düzenlemenin, evrensel hukuk kuralları, kişi özgürlüğü, hak ve hürriyetler açısından yerinde olmadığını düşünüyorum.

Bu kanaatimi sizlerle paylaşmak istedim; hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 16 Eylül 2004

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook