İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · SALI

Kamu denetçiliği kurumu kanunu tasarısı (s.s 1206)

Muzaffer Baştopçu

Kocaeli Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Haziran 2006 · 1.423 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muzaffer Baştopçu (AK Parti), 13 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU TASARISI (S.S 1206)); konuşma 1.423 kelime.

Muzaffer Baştopçu (AK Parti, Kocaeli). “Kamu denetçiliği kurumu kanunu tasarısı (s.s 1206)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 13 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muzaffer-bastopcu-22-2006-06-13-kamu-denetciligi-kurumu-kanunu-tasarisi-s-s-1206 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 1206 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu Tasarısı hakkında AK Parti Grubumuz adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli Başkan, değerli milletvekillerimiz; bugün, burada, ülkemiz ve insanımız için çok önemli olduğuna inandığımız bir yasa tasarısını görüşüyoruz. Dünyamızda yaşanan hızlı, çok yönlü ve çok amaçlı değişim kamu yönetimlerinde köklü bir yeniden yapılanmayı zorunlu hale getirmiştir. Bu değişim süreçleri içerisinde, halkın yönetimlerden beklentisi nicel ölçütlerden nitel, yani,

(x) 1206 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

kalite ölçütlerine yönelmiş, hizmetlere ilişkin karar alma süreçlerine katılım talepleri giderek artmış, bu bağlamda, halkın idareden şikâyetlerini en az düzeye indirecek bir yönetim anlayışı da zorunlu olmuştur.

Yedinci ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planlarının Kamu Hizmetlerinde Etkinliğin Artırılması Projelerinde, kamu-yönetim-birey ilişkilerinde karşılaşılan uyuşmazlıkları etkin ve hızlı bir şekilde çözen, halkın şikâyetleri konusunda yönetimi denetleyen; ama, yönetime bağlı olmayan, Avrupa ülkelerinin çoğunda bulunan bir kamu denetçisi sistemi kurulması öngörülmüştü.

Grup başkanvekilleri, sizi kamu denetçisine, bak, şikâyet ederim…

Batı'daki yaygın adıyla ombudsmanlık, bizdeki olacak adıyla kamu denetçiliğinin tarihsel oluşumuna şöyle bir bakacak olursak, Osmanlı Devletinde idarî yargı sistemi olmadığından, Kamu Denetçiliği Kurumuna özdeş sayılabilecek "kadi-il-kudat" adıyla özel görevlendirilmiş bir kadı, yani, hâkim mevcut olup, bu kişi, yönetimin en üstündeki kişi olan padişah dahil, idarenin işlem, eylem, tutum ve davranışlarıyla ilgili olarak halkın başvuru ve şikâyetlerini değerlendirerek yönetimleri etkin bir şekilde denetliyordu.

Bu sistemi -burası ilginç- 1709 - 1714 yıllarında Osmanlı Devleti topaklarında sürgünde bulunan İsveç Kralı XII. Şarl-ki, uzun süre ülkemizde kaldığı için, kendisine Demirbaş Şarl diyoruz demirbaş kayıtlarına geçirdik diye- ayrıntılı biçimde incelemiş ve ülkesine döndüğünde, bu kurumu, Avrupa'da ilk olarak "ombudsman" adıyla kurmuştur. Daha sonra da diğer Avrupa ülkeleri bu kurumu örnek olarak kendi ombudsmanlık kurumlarını oluşturmuşlardır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, dünyamızda, aralarında İsveç, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Almanya, Danimarka, Yeni Zelanda ve Finlandiya'nın da bulunduğu 100'ü aşkın devlette bulunup, görev yapmaktadır.

Ayrıca, Avrupa Birliği içinde de, üye ülkelerin vatandaşlarının Avrupa Birliği yönetimiyle ilgili başvuru ve şikâyetlerini değerlendirecek olan Avrupa Birliği ombudsmanlığı kurulmuştur.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepimizin bildiği gibi, idarî yargıda hukuka uygunluk denetimi yapılmakta; ama, ihtiyaca uygunluk denetimi yapılmamaktadır. Halbuki, eski deyimle maslahata uygunluk, yeni deyimiyle ihtiyaca uygunluk ve yerindelik denetimi yargı dışı bir denetim olup, Kamu Denetçiliği Kurumu, işte bu denetimi yapacaktır.

Kamu denetçisinin tavsiye niteliğindeki kararlarının idare tarafından uygulanması, kamuoyu denetimi ve Kurumun saygınlığıyla paralel yürüyecektir.

Kamu Denetçiliği Kurumunun anayasalardan yetki aldığına dair ve yetki alarak kurulduğuna dair bazı görüşler olsa da, farklı ülke uygulamalarında yetkilerini bazen anayasalardan bazen de sadece kuruluş kanunlarından alan uygulamalar vardır. Örneğin, Almanya, Danimarka ve Finlandiya'da hem anayasal ve hem de yasal dayanaklar varken, Norveç, Yeni Zelanda, İngiltere ve Fransa'da sadece yasal dayanaklar bulunmaktadır. Bizim bu tasarımızda da, yasal dayanağı içinde Anayasamıza aykırılık oluşturmayacak bir biçimde düzenlemeler yapılmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, idarî yargının hiçbir zaman alternatifi olmayıp, idarî yargının yükünü azaltıcı bir nitelik taşımaktadır. Her konu ve ihtilaf, artık, yargıya gitmeden çözümlenmiş, idarenin tutum ve davranışının bu yolla irdelenmesi de, vatandaşın devlete ve idareye güvenini artırmış olacaktır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Parlamentomuz bugün tarihî günlerinden birini yaşıyor. Hükümetimizin hazırladığı bu tasarı, önce Avrupa Birliği Uyum, sonra da Plan Bütçe Komisyonlarında çok ayrıntılı bir şekilde incelenmiş, görüşülüp tartışılmış ve bugünkü hale getirilmiştir.

Tasarının komisyonlardaki görüşmeleri sırasında konuyla ilgili uzman kişiler, akademisyenler, bütün kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin tek tek görüşleri alınarak, bu çok önemli tasarının, çok geniş tabanlı bir düşünce platformunda, ortak akıl ve objektif değerlendirmelerle ülkemize en uygun biçimde hazırlanması sağlanmıştır.

Başta Anamuhalefet Partimiz olmak üzere bütün partilerimize ve tasarıya katkıda bulunarak emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyoruz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; toplumsal yaşamımızda, birey-devlet ilişkilerinde yepyeni ve çağdaş bir dönemi başlatacak olan bu tasarının genel bir çerçevesini çizecek olursak şunları söyleyebiliriz:

Bu kanunun temel amacı, gerçek ve tüzelkişilerin idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetlerini, Türkiye Cumhuriyetinin Anayasada belirtilen nitelikleri çerçevesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını, adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygı, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumu oluşturmaktır.

Kurum, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı, kamu tüzelkişiliğine haiz, özel bütçeli ve merkezi Ankara'dadır.

Kurum, başdenetçilik ve kuruldan oluşur. Kurul ise, başdenetçi, başdenetçi vekili ve denetçilerden oluşur. Kurumda bir başdenetçi, en fazla 10 denetçiyle, genel sekreter, uzman, uzman yardımcıları ve diğer personel görev yapar ve Kurum gerekli yerlerde büro açabilir.

Kurum, temel amacı doğrultusunda idareye önerilerde bulunmakla yükümlü olup,

1- Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler,

2 - Yasama yetkisini kullanmasına ilişkin işlemler,

3 - Yargı faaliyetine ilişkin işlemler ile yargı mensuplarının işlem ve eylemleri,

4 - Türk Silahlı Kuvvetlerinin salt askerî hizmete ilişkin faaliyetleri,

Kurumun görev alanı dışındadır.

Kurumda görev alacak olan başdenetçi 50, denetçiler ise 40 yaşını doldurmuş olacaklardır.

Başdenetçi ve denetçilerin seçimi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından gizli oyla ve görüşmesiz yapılacaktır.

Tam anlamıyla bağımsız olan kuruma hiçbir organ, makam, merci ve kişi başdenetçiye ve denetçilere görevleriyle ilgili olarak emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Başdenetçi ve denetçiler görevlerine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda andiçerler ve görev süreleri beş yıldır.

Kuruma bütün gerçek ve tüzelkişiler başvurabilir. Yabancıların başvurusu karşılıklılık esasına bağlıdır. Başvurular yönetmelikle belirlenen şartlara uyulmak kaydıyla, elektronik ortamda ve diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir. Ücretsiz olan başvurular ve hizmet, illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklar kanalıyla sağlanacaktır.

Dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini de durduracaktır.

Kurumun inceleme ve araştırma konusunda ilgililerden istediği bilgi ve belgelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde kuruma verilmesi zorunludur. Haklı bir gerekçeye dayanmadan bilgi ve belge vermeyenler hakkında başdenetçi veya denetçinin istemi üzerine ilgili merci disiplin soruşturması açar.

Devlet ya da ticarî sır niteliğindeki bilgi ve belgeler, gerekçeleri yetkili mercilerin en üst makam veya kurulunca belirtilmek kaydıyla verilmeyebilir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; başdenetçi veya denetçiler inceleme ve araştırma konusuyla ilgili olarak bilirkişi görevlendirebilirler. Başdenetçi, denetçiler veya uzmanlar tanık ya da ilgili kişileri dinleyebilir.

Kurum inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırıp, işlem sonucunu, varsa önerilerini, başvurana bildirir.

Kurum, başvurana, işleme karşı başvuru yollarını da gösterir.

İlgili merci, kurumun önerileri doğrultusunda yaptığı işlemi ya da yapamadığının gerekçesini otuz gün içerisinde Kuruma bildirir.

Başdenetçi, başdenetçi vekili ve denetçilerden oluşan kurul, her takvim yılı sonunda, yapılan faaliyetleri ve önerileri kapsayan bir rapor hazırlayarak, Dilekçe Komisyonu ile İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyelerinden oluşan karma komisyona verir. Bu komisyon, raporu görüşüp, kendi kanaat ve görüşlerini de katarak, hazırladığı raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunar, komisyon raporu Genel Kurulda görüşülür ve yıllık rapor Resmî Gazetede yayımlanır.

Kurul, açıklamasında yarar gördüğü hususları her zaman kamuoyuna açıklayabilir. Kurum faaliyetlerini açıklama yetkisi başdenetçide olup, bu yetkisini başdenetçi vekiline de devredebilir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kurum, genel bütçeden yapılacak hazine yardımıyla çalışmalarını sürdürür.

Kamu kurum ve kuruluşlarındaki görevli personel -hâkimler ve savcılar hariç- kurumlarının izniyle uzmanlık gerektiren işlerde görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirmenin süresi altı ayı geçemez, ihtiyaç halinde üç ay süre uzatılabilir.

Başdenetçi, denetçi, genel sekreter, uzman ve uzman yardımcıları ile diğer personel siyasî partilere üye olamazlar. Herhangi bir siyasî parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef alan bir davranışta bulunamazlar. Görevlerini yerine getirirken, dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç ve mezhep ayırımı yapamazlar. Görevleri nedeniyle öğrenmiş oldukları meslekî veya ticarî sırları hiçbir şekilde kullanamazlar, görevlerinden ayrılmış olsalar bile açıklayamazlar. Başdenetçi, denetçi, genel sekreter, uzman ve uzman yardımcıları, kendilerinin, eşlerinin ve üçüncü dereceye kadar -bu derece dahil- kan ve kayın hısımlarının başvurularını inceleyemezler, görevleri süresince resmî veya özel hiçbir görev alamazlar ve ticaretle uğraşamazlar.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun yürürlüğe girmesinden otuz gün sonra, komisyon tarafından ilk başdenetçi ve 5 denetçi seçimi için aday adaylığı süreci başlatılacak, seçimler yapılacak ve Kamu Denetçiliği Kurumu kurulacaktır.

Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dokuz ay içinde çıkarılacaktır.

Bu kanuna göre, Kuruma başvurular, yayımı tarihinden dokuz ay sonra yapılabilecektir.

Mahallî idarelerin eylem ve işlemleri, tutum ve davranışları hakkında başvurular, kanunun yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra yapılabilecektir.

Bu kanunun başdenetçi ve denetçilerinin seçim ve görevden alınmalarıyla ilgili hükümlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi, diğer hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütecektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanun Tasarısının ana hatlarını sizlerle paylaşmak istedim.

Bireyin yönetime karşı hakları ile hukukun üstünlüğünü temel alan, bağımsız, demokratik ve çok saygın bir kurum olan Kamu Denetçiliği Kurumu, halkımıza ve insanımıza çok şeyler kazandıracaktır. İnanıyoruz ki, toplumsal yaşamımızda, yeni, demokratik, şeffaf, saygın, güvenilir, çağdaş, çok önemli bir kurum daha yerini almaktadır.

Hükümetimizin temel ilkesi, milletimiz, devletimiz ve insanımızın her şeyin en iyisine layık olduğudur. Değerli oylarınızla kanunlaşacak olan bu tasarı, 22 nci Dönemden ulusumuza çok güzel bir armağan, ülkemize ve hepimize hayırlı ve uğurlu olsun derken, Yüce Heyetinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 13 Haziran 2006

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook