İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1042)

Muzaffer Külcü

Çorum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 39. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Aralık 2005 · 508 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muzaffer Külcü (AK Parti), 22 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1042)); konuşma 508 kelime.

Muzaffer Külcü (AK Parti, Çorum). “Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1042)”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muzaffer-kulcu-22-2005-12-22-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-h (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUZAFFER KÜLCÜ (Çorum)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; sizleri saygıyla selamlıyorum.

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yasasında değişiklik yapan 5375 sayılı Yasayla ilgili söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle huzurlarınızdayım.

Değerli arkadaşlar, hatırlayacaksınız, geçen yasama döneminde, tatile girmeden hemen önce, bu konuyla ilgili bir çalışma yapmıştık. Sayın Cumhurbaşkanı, Anayasaya uygun bulmadığı için bir maddesini geri göndermiştir.

Bir kere, konuşmacı diğer arkadaşlarımızın da işaret ettiği gibi, bu düzenleme, ilk defa bizim hükümetimiz zamanında yapılmış olan bir düzenleme değildir. Daha öncesinde bu konuyla ilgili bir düzenleme yapılmış ve üzerinde çokça tartışma konusu olan mülakat meselesi de çok uzun zamandan beri Türkiye'de uygulanagelen bir sistemdir, bir yöntemdir.

Değerli arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanımızın geri gönderme gerekçesinde, az önce CHP sözcüsü Sayın Kılıç'ın da belirttiği hususlar olmakla birlikte, bakınız orada Sayın Cumhurbaşkanı bir şeye işaret ediyor, diyor ki: "Anayasal kurallar ve hukuk devletinin ilkesi gereği olarak yasama organı ve Adalet Bakanlığı, yazılı yarışma sınavını ve mülakatı yapacak yetkili ve görevli makamın Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu olduğunu belirlemekle görevlidir."

Değerli arkadaşlar, bu, az önce işaret edilen yasama, yürütme ve yargı denkleminin, güçler ayrılığının çok açık bir şekilde ihlal edildiğinin ifadesidir. Yasama organının görevi, kimin bu işi yapacağını tespit etmektir; ama, bunun tespitini yapmak, Cumhurbaşkanı yahut da Anayasa Mahkemesinin yetki alanı içerisinde değildir. Bunun için, bu çok önemli, Anayasayı korumak ne kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi mensuplarının, yasama organı üyelerinin görevi ise, Sayın Cumhurbaşkanımızın da ve onun dışındaki anayasal kurumların da o kadar açık bir görevidir. Aksi halde, bu bakış açısı, bu değerlendirme, Türkiye Büyük Millet Meclisini sanki bir noter gibi görme anlayışını ortaya çıkarır.

Bir kere, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısının çok eleştirilmesi veya mülakatı yapacak olan, şimdiye kadar da yapan komisyonun mensuplarının Adalet Bakanlığının birer mensubunun olması, hiçbir şekilde, bu çalışmaları yapan arkadaşlarımızın, hâkimlerimizin tarafsız oldukları hususunda bir şüphe uyandırmamalıdır. Eğer, böyle bakanlar, böyle düşünenler varsa -ki, bu konuda çokça yorumlar yapıldı, çokça eleştiriler yapıldı- değerli arkadaşlar, ben, o zaman, şunu düşünüyorum: Acaba, bu eleştirileri yapan arkadaşlarımız, o kurulların üyesi olsaydılar, sadece siyasî mülahazalarıyla mı kanaat sahibi olacaklardı, ona göre mi karar vereceklerdi; ama, şimdiye kadar, bu kurullarda kim görev almışsa, kim bu kurullarda bulunmuşsa, onların hepsi, inanıyoruz ki, Türkiye Cumhuriyetinin menfaatları, aziz milletimizin menfaatları neyi gerektiriyorsa, hep o şekilde hareket etmişler ve kararlarını o şekilde vermişlerdir; çünkü, akıl sahibi olan her Türk vatandaşı, bu ülkenin bir hukuk devleti olması için uğraşıyor, hukukun üstün kılındığı bir ülke olması için uğraşıyor ve üstünlerin hukukunun egemen olduğunun görüldüğü, öyle bir görüntünün ortaya çıktığı bir ülkenin varlığından, inanıyoruz ki, iktidarıyla muhalefetiyle, herkes müştekidir, şikâyetçidir.

Değerli arkadaşlar, az önce, Sayın Muharrem Kılıç, Başbakanımızın ve Dışişleri Bakanımızın basına yaptıkları açıklamalardan yargının olumsuz etkilendiğini söyledi. Bakınız, şu Van meselesini bütün Türkiye seyretti, biz de seyrettik. Değerli arkadaşlar, kim, neyi, nasıl etkiliyor, bu, milletin gözünün önünde oldu. Rektörler, çıktılar açıklama yaptılar; yetmedi, Van'a çıkarma yaptılar. Peşinden, bir gün sonra, iki gün sonra, bütün rektörler -ilk defa böyle bir uygulama oldu- Çankaya'ya davet edildiler, Çankaya'ya gittiler. Onun peşinden, Anamuhalefet Partisinin Sayın Genel Başkanı Van'a gitti, beraberinde Genel Başkan Yardımcılarını götürdü.

Şimdi, bizim Başbakanımızın yaptığı açıklamalar…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 22 Aralık 2005

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook