Genel Kurul konuşması
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 111. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Temmuz 2004 · 576 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nadir Saraç (CHP), 7 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 576 kelime.
Nadir Saraç (CHP, Zonguldak). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nadir-sarac-22-2004-07-07-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
NADİR SARAÇ (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Belediyeler Kanunu Tasarısının 49 uncu maddesinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; sizleri, saygıyla selamlıyorum.
Belediyelerin personelle ilgili sorunlarının temelinde malî yapının güçsüzlüğü gelmektedir. Bir yandan yöre halkına sunulması gereken hizmetlerin çokluğu, diğer yandan sınırlı malî olanaklar, sayı ve nitelik açısından yeterli personel sağlanmasını engellemekte, bulunan araçözümler kamu personel rejimi açısından yeni sorunlar doğurmaktadır. Belediyelerde çalışan personelin büyük bölümü göreviyle ilgili eğitimden geçmemekte, özellikle küçük nüfuslu belediyelerde hizmetiçi eğitim tamamen kapalı bulunmaktadır. Memurlarca görülmesi gereken işlerin zaman zaman işçilere, hatta geçici işçilere gördürüldüğü, burada bulanan belediye başkanlığından gelen milletvekili arkadaşlarımızın da bilgilerindedir. İşçilerin yeterli iş güvencesine sahip olmaması, bazı keyfî uygulamaları getirebilmekte ve temel haklarının kullanımını engelleyebilmektedir. Geçici işçi istihdamının giderek yaygınlaşması ise, çalışma barışı ve kamu personel rejimi üzerinde de olumsuz etkiler yapmaktadır. Personelin yerine getirdiği görevin kadro unvanıyla bağdaşmaması sıkça rastlanan bir sorun olup, memur kadrolarında da unvan standardizasyonu sağlanamamıştır.
Tasarının bu maddesinde, bir yandan norm kadro uygulaması getirilirken, diğer yandan kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurların, belediye başkanının talebi, kendilerinin isteği ve kurumlarının izniyle belediyelerde görevlendirilmelerine olanak veren düzenleme, norm kadro uygulaması ve norm kadro getirilmesindeki mantığa ters düşmektedir; ayrıca, belediye personelinin belediye başkanı tarafından atanacak olması, belediyelerde siyasî kadrolaşmanın önünün açılmasına neden olabilecektir.
Personel rejimi reformunun temel ilkelerinden biri de -devlette aslî ve sürekli görevler belirlenecek ve bu görevi yürütenlerin dışındakiler İş Kanununa göre çalıştırılacak- aslî ve sürekli görevlerde çalışanların tüm kamu çalışanlarının belli bir oranını geçemeyecek olmasıdır. Bu temel ilke doğrultusunda gerekli belirleme yapılmış değildir. Belediyelerin personel rejimleriyle ilgili sorunlarının çözümünde malî yapının güçlendirilmesi temel hareket noktası olmalı, personelin hizmetiçi eğitim çalışmaları desteklenerek geliştirilmeli, personelle ilgili çağdaş uygulamalara gidilirken var olan hakların kullanımının önündeki engellemeler kaldırılmalı, amacını aşan boyutlardaki geçici istihdam denetime alınarak kadro ihdasına gidilmeli, memur kadro unvanlarında sadeleşme sağlanmalıdır.
Belediyelerde uygulanmak istenilen istihdam yapısında sözleşmeliliğin tali değil esas istihdam biçimi olacağı öngörülmekte, bu tanımlanan kapsama belediye çalışanlarının büyük kısmının özendirilmesi hedeflenmektedir; ki, bu sınırlı olmalı ve toplam istihdamın belirli bir oranını geçmemelidir.
Bugün, çok büyük bir sorun olan ve bir ile kırkbeş ay arasında değişen süreçlerde maaşını alamayan binlerce kamu çalışanının sorunu çözülerek, zorunlu tasarruf kesintileri ve konut edindirme yardımı mağduriyetleri giderilmelidir. Performansa bağlı ücret sistemi ile ödüllendirme ve cezalandırmada rol oynayacak ve çalışma barışını bozacak hemşerilik, siyasî tercih, idareye daha yakın olma gibi kriterlerin rolü ortadan kaldırılmalıdır.
Değerli milletvekilleri, eğer siz "kamuda personel fazladır, azaltılmalıdır, yaşam boyu istihdam garantisi lükstür, kaldırılmalıdır; eşit işe eşit ücret yerine, performansa bağlı ücret sistemine geçilmelidir; kadro karşılığı olmaksızın sözleşmeli çalışmak esas olmalıdır" düşüncesini savunarak, belki konuyla ilgili olmayan yurttaşlarımızın anlayamadığı, ama, tüm belediyelerimizin çok iyi bildiği, zaten düşük olan paylarını aşağıya çekiyorsanız "yerel yönetimleri güçlendiriyoruz" tezinde çok inandırıcı olamazsınız. Aslında, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, halkımızın içtenlikli duygularla güncel gereksinimlerini yerelde çözümlediği, çözüme kendisinin de katıldığı, denetimin hukuksal olarak güçlendirildiği, sosyal yararın en önde tutulduğu yerelleşmeyi, yani yerel yönetimlere daha fazla kaynak aktarılması ve daha fazla yetki verilmesini yıllardır ısrarla savunuyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Saraç.
NADİR SARAÇ (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Türkiye'nin geleceğini on yıllar boyu etkileyecek olan bu yasanın, demokratik bir biçimde, özgürce, üniversiteler, sendikalar, sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler, siyasîler ve geniş halk kitlelerinin katılımıyla ortak bir noktaya taşınıp, ülke ve toplum yararına en uygun bir biçimde düzenlenmesinin yararlı olacağını düşünmekteyiz.
Tasarının, bu durumuyla, mevcut sorunlara yeterli çözümleri getirmeyeceğine, eksik olduğuna inanıyor, bu görüş ve öneriler ışığında mevcut tasarının yeniden değerlendirilerek daha sağlıklı bir çalışma yapılması düşüncesiyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
60 konuşma daha · 7 Temmuz 2004