2005 mali yılı bütçe kan.tas. (12 nci tur görüşmelerinde ) bayındırlık ve iskan bakanlığı,kültür ve turizm bakanlığı
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 41. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Aralık 2004 · 776 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nadir Saraç (CHP), 26 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS. (12 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI,KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI); konuşma 776 kelime.
Nadir Saraç (CHP, Zonguldak). “2005 mali yılı bütçe kan.tas. (12 nci tur görüşmelerinde ) bayındırlık ve iskan bakanlığı,kültür ve turizm bakanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nadir-sarac-22-2004-12-26-2005-mali-yili-butce-kan-tas-12-nci-tur-gorusmelerinde-bayindirlik (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA NADİR SARAÇ (Zonguldak)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bayındırlık ve İskân Bakanlığının 2005 yılı bütçesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini ifade etmek üzere huzurunuzdayım; şahsım ve Grubum adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, Türkiye'de altyapı yatırımlarının en önemli bölümünü gerçekleştiren bir bakanlığın bütçesinin 7-8 dakikalık bir süreçte ne kadar değerlendirilebileceğini takdirlerinize sunarken, yine de, gözlemlediğimiz bazı kritik konuları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli milletvekilleri, başta Karayolları Genel Müdürlüğü olmak üzere, bünyesinde 6 genel müdürlük bulunduran ve Türkiye'nin kalkınmasını ve gelişmesini sağlayacak yatırımların büyük bölümünün gerçekleşmesini beklediğimiz en önemli bakanlıklardan birisi olan Bayındırlık ve İskân Bakanlığının görülen bu bütçesiyle, tanımladığımız hizmetlerin ne kadarını gerçekleştirebileceğimizi, inanınız, çok merak ediyoruz.
Ne kadar iyimser bakarsanız bakın, ülkenin imarının ve altyapı hizmetlerinin oluşumunu üstlenmiş Bayındırlık ve İskân Bakanlığının bütçesinin, yetersizlik adına, genel bütçeden ayrı bir görünümde olmadığı açıktır. Aslında söylem şuydu: İçdinamikler harekete geçirilecek, çalışmayan işyerleri çalıştırılacak. 300 000 konutun ve 15 000 kilometre bölünmüş yolun devreye sokulacağı, yani, sonuç olarak, ülkenin şantiyeye dönüşeceği vurgulanmıştı hep; ama, süreç, hepimizin bildiği gibi, hiç de öyle işlemedi, işlemiyor da.
FİKRET BADAZLI (Antalya)Beş yılda o, beş yılda!..
NADİR SARAÇ (Devamla)Değerli milletvekilleri, biraz sonra konuşacak arkadaşımız, Karayolları Genel Müdürlüğüyle ilgili değerlendirmelerini size sunacak; ama, yaşadığım ve somut hiçbir sonuç alamadığım, kaynak kullanımının önceliğinde özenli olma gereğinin bir örneğini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Zonguldak'ta, Karadeniz Ereğli-Devrek yolunun olumsuz koşullarını, Bayındırlık ve İskân Bakanımız Sayın Zeki Ergezen'le, hem sözlü soru önergesi hem de bizzat iki kez görüşerek, bu yolun bölge için yaşamsal önem taşıdığını anlattım. Sayın Bakan, her görüşmemizde -ki, bu duyarlılıkları için kendilerine teşekkür ediyorum- nazik bir üslupla, aynı zamanda iki demir-çelik fabrikasını da birbirine bağlayacak, Karadeniz Ereğli-Devrek-Karabük yolunun önemini vurgulamasına karşın, dün olduğu gibi, bugün ve görülüyor ki yarın da, yeterli ödenek bulunamadığından yakınarak, yatırım programına almaları mümkün olamadı. Sözünü ettiğim yol gibi, bölgeler için, ekonomik, sosyal anlamda yaşamsal önemi olan birçok proje ödenek yetersizliği nedeniyle kendi kaderine bırakılıyorsa, bütçede ayrılan rakamların yeterliliğinden söz etmek mümkün müdür?!
Bölünmüş yol projesine ilkesel olarak destek vermekle birlikte, yapım tekniği ve uygulamasının da sağlıklı olması gerektiğini düşünüyoruz. Zonguldak'ta uygulamaya konulan bölünmüş yolun, geçen yıl, içinde bulunduğu olumsuzlukları mümkün olsaydı da görebilmiş olsaydınız. Bugün de baktığınızda, yapımı daha bir yılı bile geçmeyen yolun, düşünülen veya hedeflenen bölünmüş yol amacından çok uzak olacağı görülmektedir.
Değerli milletvekilleri, belediye başkanlığı yaptığım dönemlerden yapı ve konumunu çok iyi bildiğim Yüce Atatürk'ün emaneti konumunda olan İller Bankası Genel Müdürlüğü ise, geçmiş iktidarlar zamanından başlatılan çalışmayla, bugün, kuruluş amacından giderek uzaklaştırılmış, pek çok daire, proje üretemeyen, yargı kararlarına rağmen yerlerine iade edilmeyen bürokratlarıyla, hatta, belediyelerimize sağlanan katkıların bir yıl gibi kısa dönemde gelirlerinden tahsiliyle geri alınarak yerel yönetimleri âdeta dışlayan bir konuma sürüklenmiştir.
Ayrıca, artık, sadece yapı denetimi konumu ve uygulamaları, yapı malzemelerinin eurokot uygulamasının çalışıldığı, kıyı kanunu ve uygulamalarını gözetir haline getirilen Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü, yetişmiş personel ve ekibiyle, âdeta, terk edilmiş bir görünüm arz etmektedir.
Genel Müdürlük kullanımındaki mahallî idarelere yardım ödeneğinden bütçeye 23 000 000 Yeni Türk Lirası ödenek ilave edildiği görülmektedir. Bu ödenek için, geri kalmış yöre belediyeleri ve turizm öncelikli yöre belediyeleri gibi kriterler getirilmiş olmasına karşın, bu taleplerin değerlendirilip yaşama geçirilmesindeki temel kriter, geçmiş dönemlerde olduğu gibi, iktidar partisi belediyesi olmak mı olacaktır?!
Afet İşleri Genel Müdürlüğü, 1999 Marmara depreminden bu yana, kurumsal olarak, önemli kayıplara uğramış durumdadır. Yetişmiş ve kalifiye personel eksiği sebebiyle, prefabrike ve montaj alanında biriken prefabrike konutların tamiri bile güç şartlarda sürdürülmekte, makine parklarındaki hurda araç sayısı, görenleri hayrete düşürmektedir.
Topraklarının yüzde 93'ü, nüfusunun ise yüzde 98'i çeşitli derecelerde deprem etkisi altında olan ülkemizde, bütçenin yaklaşık yüzde 3,5'e varan oranları afet harcamalarına yönlendirildiğine göre, tüm Anadolu'yu kapsayan afet master planı neden hâlâ yapılamamaktadır?
Değerli milletvekilleri, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı bütçesinin yetersizliğini, hatta, yatırıma ayrılan kısmıyla ülkenin altyapı sorununun çözümünde ciddî bir adım atılamayacağını vurguladık. Bakınız, biz, şu an, İçişleri Komisyonun altkomisyonunda Karayolları Trafik Yasası Tasarısını görüşüyoruz. Çeliştiğimiz konular olmakla birlikte, iktidar ve muhalefet milletvekilleri olarak, trafik terörüne kısmen de olsa dur diyecek arayışlarımız, çabalarımız halen sürmekte. Bu tasarı, komisyonda kabul edilerek, Genel Kurula indirildiğinde ve yasalaştırıldığında ne olacak peki? Siz, karayolları başta olmak üzere, Bakanlık olarak, bütçeye yeterli ödeneği ayırıp altyapıyı tamamlamaya yönelik daha yoğun çabayı harcamadığınız sürece, o yasadan da, doğal olarak, tüm ülke insanının beklediği ölçüde olumlu sonuçların alınabileceği kuşkuludur.
Bayındırlık ve İskân Bakanlığının 2004 yılı konsolide bütçe ödeneği 438 070 056 Yeni Türk Lirası iken, bu rakam, 2005 bütçesinde 677 219 000 Yeni Türk Lirasına çıkarılmıştır. Konsolide bütçeden analitik bütçeye geçiş nedeniyle, reel anlamda bütçe tasarısındaki artış talebi yüzde 30'u geçmemektedir. Bu konumuyla, enflasyonu düşündüğünüzde ve harcamaları çıkardığınızda, yatırım boyutu da irdelendiğinde, IMF'nin direktifleri anlaşmasıyla, önümüzdeki üç yıl daha yinelenen anlaşmayla, önümüzdeki yıl ve yılların daha güç geçeceğini görmek zor değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
50 konuşma daha · 26 Aralık 2004