İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 106. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Chp grup önerisinde

Nurettin Sözen

Sivas Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 106. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Mayıs 2006 · 599 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nurettin Sözen (CHP), 24 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 599 kelime.

Nurettin Sözen (CHP, Sivas). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-sozen-22-2006-05-24-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

NURETTİN SÖZEN (Sivas)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Sivas-Divriği Kazasında, Ulucami diye bilinen, atalarımızdan bize miras kalmış çok önemli bir kültür değeri vardır. Bu, sadece cami de değildir; 1228 yıllarında yapılmış bu camiin yanında, dönemin şahının kızı tarafından yapılan aynı zamanda bir darüşşifa vardır. Bu darüşşifa daha sonraları medreseye dönüşmüştür; yani, sözünü ettiğimiz kültür varlığı, bir camidir, bir hastanedir, bir üniversitedir. Bu cami, dünyada eşine rastlanılmayan mimarî özelliklere sahiptir taş oymacılığı bakımından, ahşap oymacılığı bakımından, mimarî estetiği bakımından ve o dönemde kadın-erkek eşitliği açısından büyük önem taşımakta ve UNESCO tarafından, yurdumuzda bulunan bu tarihî değerlerden en önemlisi olarak kabul edilmektedir; ancak ne var ki, bu tarihî değer taşıyan çok önemli kültür varlığımız atalarımızdan bize kalmış; sadece bizim değil, insanlığın bir değeri olarak kabul ettiğimiz Ulu Cami ve yanındaki darüşşifa, bugün harap olmakla karşı karşıyadır.

Yaklaşık üç ay kadar önce, İktidar Partisinin de duyarlılığıyla, bu konuda verdiğimiz yasa tasarısı gündeme alınmış idi; ancak, gelişmeler gösterdi ki, uzadıkça harabiyet artacaktır, cami daha da zor bir şekilde ayakta durması mümkün olacaktır. O bakımdan, yine yüksek hoşgörünüzle, duyarlılığınızla, ilginizle ve de katkınızla yasamızı bir an evvel konuşmak ve yasalaştırmak istiyoruz. İstediğimiz şey -bu onarımın- usulüne uygun bir şekilde, bilimsel yöntemlerle, çağdaş yöntemlerle ve uzun vadeli bir bakıma, bir restorasyona tabi tutmak; çünkü, sadece camii restore etmek yetmiyor; etrafında gecekondular mevcuttur, etrafında kanalizasyon ve diğer kanalların zarar vermesi söz konusudur, çevre düzenlemesine ihtiyaç vardır ve de restorasyona ihtiyaç vardır. Ancak, tarihine baktığınız zaman camiin, geçmiş yıllarda çok sağlıksız ve bu tarihî değerleri ortadan kaldıran restorasyonlar yapılmıştır. Örneğin, abanoz ağacından yapılmış, 1200'lü yılların oymasını temsil eden minber iskele olarak kullanılmıştır restorasyonda. Arka tarafta yapılan istinat duvarları… Her milimetresi taş oyma olan bu değerin istinat duvarları içinde kalması durumuyla karşı karşıya kalınmıştır. Yapılmış olan elektrik tesisatı siyah kablolar halinde dışarıda durmakta ve her an bir kontakla bu büyük değer ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Halılar İstanbul Halı Müzesine getirilmiştir, avizesi Sivas Müzesine kaldırılmıştır; yani, bu tarihî varlık kimliğini kaybetmek üzeredir. Bir an evvel, daha da büyük kayıplara uğramamak için bir yasa teklifimizle, bunun onarılmasını, Hükümetin, Maliye Bakanlığının sürekli ödenek ayırmak suretiyle, olması gereken düzeye gelmesini talep etmekteyiz.

Ünlü Profesör Kuban, Ulucami için demektedir ki -elli yılını Ulucami için hasretmiş bir hoca- "mümkün olsa da Ulucami, bir heykel gibi müzeye kaldırılabilse; mümkün olsa da Ulucami, bir cam fanus içine alınsa ve bütün dış etkenlerden korunabilse, bu büyük sanat eseri, bu büyük değer gelecek kuşaklara da ulaşabilse." Ama, maalesef, bu istemlerin yerine getirilmesi mümkün değil; ancak, çağımızda yapılabilecek tek şey, bir laboratuvar çalışması yaparak, altyapı çalışması yaparak, çağdaş restorasyon ustalarıyla görüşerek, bilimsel kurullar oluşturularak burayı restore ettirmek gerekmektedir.

Şu kadarını ifade edeyim ki, 2003 yılında Bakanlar Kurulunun Sivas'ta toplanması dolayısıyla 2,3 trilyon tahsisat ayrılmış olmasına karşın, o tarihten bu yana özel idare bu rutin ihaleyi gerçekleştirememiştir; yani, ihalesi yapılamamıştır. 5 kez ihaleye çıkılmış olmasına karşın, henüz proje ihalesi bile yapılamamıştır. Bu kadar, UNESCO'nun üç önemli eserden biri saydığı bu büyük eserin 12 nci, 13 üncü Yüzyıldan günümüze kadar yaşamış bu eserin gelecek kuşaklara aktarılmasını eğer uygun görüyorsanız, o zaman bu yasa önerimizin bir an evvel görüşülmesine destek veriniz; bir an evvel görüşelim, Genel Kurulun katkılarıyla yasamızı geliştirelim ve Parlamentonun bir eseri olarak, belki de Parlamento Başkanlığına bu restorasyonu devretmek suretiyle bu büyük varlığı yaşatalım, geliştirelim.

Yasamız "Divriği Ulucamisi ve Şifahanesinin Korunması ve Çevresinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Teklifi" başlığını taşımaktadır. Bu, oylarınızla, yine gündeme alınmakta gösterdiğiniz anlayış ve duyarlılıkla bugün de destek verirseniz ilk fırsatta, yani, 4 üncü sırada bu yasa teklifimizi görüşürüz ve bu büyük eseri kurtarmış oluruz.

Bu anlayışı ve duyarlılığı göstereceğiniz inancıyla, hepinizi yeniden saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 24 Mayıs 2006

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook