İcra iflas kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ( s.sayısı :372 )
Niğde Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 52. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Şubat 2004 · 979 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Eraslan (CHP), 12 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İCRA İFLAS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI ( S.SAYISI :372 )); konuşma 979 kelime.
Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “İcra iflas kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ( s.sayısı :372 )”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2004-02-12-icra-iflas-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-sa-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ORHAN ERASLAN (Niğde)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; çerçeve 8 inci madde üzerine, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bununla, İcra ve İflas Yasasına yeni bir sistem geliyor. Bu 10 dakikalık zaman içerisinde bu sistemi ne kadar açıklayabilirim, onu bilemiyorum; ancak, yetişmezse, diğer maddelerde de, müteakip maddelerde de söz almam gerekecek; Sayın Başkan biraz toleranslı davranırsa, bölünmemesi açısından 13-14 dakika içerisinde yetiştirip bir daha söz almamayı düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, icra ve iflas hukukumuzda, başlangıçta da açıkladığım gibi, kaynağımız, mehazımız İsviçre yasası. Daha sonra, çeşitli vesilelerle Almanlardan ve Fransızlardan değişiklikler almışız. Ticarî şirketlerin iflasından önceki, iflası geciktirici birtakım müesseseleri düzenlemişiz, bunlar bizim hukukumuzda var. Ne var; konkordato var, temmuzda düzenledik, mal varlığının terki suretiyle konkordato var. Yine, temmuz ayında düzenlediğimiz -biraz önce konuştuk- iflasın ertelenmesi var. Bütün bunlar, Kıta Avrupası hukuklarında bulunan, iflastan önce basiretli tacire imkân veren müesseseler.
Şimdi, yeni bir müesseseyle karşı karşıyayız. Bu müessese "uzlaşma yoluyla borçların yeniden yapılandırılması" olarak icra iflas hukukumuza konulmak isteniyor.
Değerli arkadaşlarım, bu, Anglosakson hukuku dediğimiz ya da Angloamerikan hukuku dediğimiz Amerikan hukukundan kaynaklanan bir sistemdir. Dünyadaki değişmeler çerçevesinde, dünya tek kutuplu hale gelince, güçlü, hukukunu dayattı; bu bir mucizeymiş, sanki kurtuluş buradaymış gibi, incelenmeden, bunları kendi bünyelerine uydurmaya çalışma, bizim gibi gelişmekte olan dünyanın çeşitli ülkelerinde var. Bize de, ne yazık ki temmuz ayında geldi bu, o zaman eleştirilerimiz oldu, hükümet geri çekti bu bölümünü, şimdi yeniden geliyor.
Kaynağı, Amerikan Ticaret Yasasında "chapter eleven" yani, 11 inci bölüm olarak geçen ve 1101 ile 1167 nci maddeler arasında düzenlenmiş 66 maddelik -iflas yerine aciz yasası da diyebileceğimiz- bir bölüm. Bu, Amerikan hukukunun müessesesi. Bizim icra iflas hukukumuz, Kara Avrupası hukukundan iktibas edilmiştir, alınmıştır. Bizim hukukumuza yamamaya çalıştığımız Amerikan sistemi ile bizim hukukumuzun arasında, ciddî anlamda bir uyuşmazlık vardır, anlayış uyuşmazlığı vardır, kan uyuşmazlığı vardır.
Bu konuda ülkemizde yeteri kadar uzman da yoktur. Bu konu hukuk fakültelerimizde tartışılmış da değildir. Bu konu sempozyumlarda görüşülmüş de değildir. Bu konu, bir genç arkadaşımızın tez konusu yaptığı ve Türkiye'deki yazılı metnin hepsinin ondan ibaret olduğu, ne idiği daha belli olamayan bir kurumdur, müessesedir. Şimdi, kendisi de, tez konusu yapan arkadaşımız da, bunun icra iflas hukuku içerisinde mi yer alması gerektiği, yoksa, başka bir yerde mi yer alması gerektiği konusunda kesin olarak karar verebilmiş değildir.
Bunu Avrupa yirmi yıl tartışmış değerli arkadaşlarım. Almanya'da 1978'den bu tarafa tartışılmış; kısmen kendi hukukları içerisine iktibas etmişler; tamamen değil. Fransa'da çeşitli denemeler olmuş; ama, uyum sağlayamamış. Bu neye benzer; bizim gittiğimiz aracın adı otomobil; birden, bakıyoruz, kamyon geliyor. Yahu kamyon daha büyük; acaba, biz, iki tekere kamyon tekeri taksak olur mu otomobile; olmaz arkadaşlar, uymaz. Bu, bunun aynısıdır.
Şimdi, bütünüyle bu sistem alınmasın diye bir düşünüş içerisinde değilim; ama, bu, bir denenmeli; bu, bir tartışılmalı; ama, uygulamaya konularak değil de, tartışılarak, sempozyumlarda, bilim adamlarıyla, hukuk fakültelerinde uzun bir tartışma süreci yaşanarak olgunlaştırılmalı, ondan sonra sisteme getirilmeli ve değerli arkadaşlarım, sistemin de başlangıçta doğrudan doğruya içine getirilmemeli. Bizim İcra ve İflas Yasamız o zaman yamalı bohçaya döner. Almanya'da bir şey gördün, al! Fransa'da gördün, al! İsviçre'de; zaten kendisi o menşeden. Ben, demin, espriyle karışık Sayın Bakana dedim; Japonya'nın da ekonomisi iyi; bir de onlarınkini alalım, fena da olmaz!
Şimdi, değerli arkadaşlarım, bunu bizden önce deneyen üçüncü dünya ülkeleri oldu ya da gelişmekte olan ülkeler oldu. Bunun örnekleri var; Endonezya örneği var. Şimdi, bu örneği yeteri kadar ben de incelemiş değilim. Türkiye'de inceleyen birisi de yok; merak saikıyla da araştırıyorum, ciddî bir inceleme yok. Bu yasa orada çöküş yaşattı, çöküş getirdi, malî sistemi allak bullak etti. Bu yasa, bizim sistemimize uygulandığında, bankaları batırma yasası olur.
Bakın, bankaları kurtarmak için, tahsilatları hızlandırmak için Anayasamızın sınırını da zorlayarak, bizim de desteğimizle, bir yasa çıkarıldı. Şimdi, orada ne yapıyorsak, geriye alıyoruz bununla. Bu yasayla malî sistem çöker. Bu yasayla, borçlu, alacaklılar arasında eşit davranmak mecburiyetinde değil; alacaklılarını gruplandırıyor, sınıflandırıyor. Bir bölümüne, sen -mesela- tedarikçi şirketsin, bana ver malı, borcumu, parayı öderim diyor, ona ödemeye devam ediyor; ama, kredi kullandığı kuruluşa, sen bekleyeceksin, sen kreditörsün, sen alamayacaksın paranı diyebiliyor ya da bir başka gruba başka bir şey diyebiliyor. Böyle bir sistem...
Haa, Amerikan sistemi böyle. Bu, bir tercihtir, siyasî tercihtir. Hükümet, öyle de bir tercih yapabilir; ama, o zaman yasanın bütününün elden geçmesi lazım; yani, yamalı bohça gibi üzerinde olmaz; yani, Kıta Avrupası sisteminin üzerinde, yani, Amerikan konkordatosu diyebileceğimiz bir sistem emanet durur, uygun durmaz; demin söylediğim gibi, otomobile kamyon parçası monte edilmiş gibi olur. Bunu bir tartışalım. Daha Türkiye'de bunun nasıl uygulanacağının uzmanı yok, bileni de yok; sadece ve sadece, bir hukuk fakültesinde bir doktora tezi konusu. Haa, bunun takipçisi var yalnız, onu söyleyeyim. Anlı şanlı bir işadamımız; o da basında çıktı; ismini söylemek istemiyorum; sorarsanız, söylerim; hiçbir kaygım yok. (AK Parti sıralarından "Söyle... Söyle..." sesleri)
Necmettin Öztemir, efendim. Sayın Bakanımıza "bizim yasa ne zaman çıkacak" dedi ve komisyona da geldi, kendisi takip etti; yani, bunlar gazetede var, basında haber oldu. Şimdi, biz, bununla, bunu, komisyonda tartıştık temmuz öncesi. Bu, alışılması gereken bir şey, öğrenilmesi gereken bir şey. Böyle, ısmarlamalarla, birisi gördü, harika buldu; bunlarla, hukuk düzenine, çok temel bir tercih olan... Yani, bir temel tercih koyuyorsun; Kıta Avrupası hukukundan ayrılıyorum, Anglosakson hukukuna gidiyorum diyorsun. Bu, çok temel bir tercihtir, çok aşırı bir temel tercihtir, radikal bir değişikliktir. Bunun tartışılması lazım. Burada, böyle, birileri istiyor, işte, hele bir deneyelim, üç beş sene böyle gitsin... Olmaz arkadaşlar. Üç beş senenin sonunda malî sistem kontrol edemeyeceğimiz kadar yıkıma uğrayabilir. Bakın, Bankalar Birliği Başkanının, geçen, basında bir demeci vardı, ciddî anlamda bir demeci vardı: "Türkiye'de kredi konusunda kaygılıyız, endişeliyiz" diyor. Farklı hazırlıklar içerisindeler. Bu sistem, sempozyumlarda bir konuşulsun; hukuk fakültelerinde sistemi bir tanıyalım; bizim gibi gelişmekte olan ülkelerdeki uygulama sonuçları ne; onları öğrenelim. Bunlar olmadan, arkadaşlar, biz getirdik, oldu, çoğunluğumuz da var, kaldırırız, indiririz, sen ne dersen de, boş ver, biz bildiğimizi okuruz anlayışıyla Türkiye'de iyi şeyler yapma olanağı yoktur. Sağduyulu davranalım; bu konu bir on yıl tartışılsın Türkiye'de diyorum.
Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 12 Şubat 2004