Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)
Niğde Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 26. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Aralık 2004 · 560 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Eraslan (CHP), 3 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)); konuşma 560 kelime.
Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2004-12-03-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ORHAN ERASLAN (Niğde)- Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Bekir Bozdağ tarafından şahsıma sataşıldığı için ve bazı şeyler de bütününden koparılarak farklı yansıtıldığı için cevap vermek üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlarım.
Değerli arkadaşlarım, biraz önce Avrupa Parlamentosu Başkanını dinlediniz. Yani, doğrusu, böyle önemli bir yasa tasarısının görüşmelerinde bir polemik konusu yaratmak gibi bir amacım yoktu. Öncelikle bunun bilinmesini istiyorum.
Sayın Bozdağ'ın, hiç gereği yokken ve hiç anlamlı değilken, tasarının bütünü üzerinde konuşurken söylediklerini buradan huzurunuzda okuyorum:
"Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime son verirken, yapılan bu düzenlemelerin ülkemizin demokratik hukuk devleti alanında gelişmesine önemli katkı sağlayacağına inandığımı ifade ediyorum. Ayrıca, burada CHP adına konuşan değerli büyüğümüzün ifade ettiği alanda, özgürlükleri kısıtlar gibi görünen alanlardaki değişikliklerin de, bizden çok CHP'li arkadaşların gayretleriyle o halde muhafaza edildiğinin de Yüce Heyet tarafından bilinmesini arz ediyorum."
Buyurun!.. Yani, neyi anlatmak istiyor; derdi ne, sıkıntısı ne?! Hangi maddeyse, o madde gelince konuşuruz. Bunun üzerine -size doğrusunu söyleyeyim- ben böyle bir tartışma açmayı böyle sıkışık bir program içerisinde görüşme yapmayı gerekli görmüyordum; ama, Sayın Bozdağ bunu deyince, bu yasaya demokratik karakterini verecek en önemli tanım -en az 50 maddede var- gecikmesinde sakınca bulunan hal...
Buyurun, tutanaklardan okuyalım. 3 defa söz almışım arkadaşlar. "Gecikmesinde sakınca bulunan hal" tanımı, belalı bir tanımdır. İstisna için getiriliyor bu, istisna için konulan bir şey. Bunu tanımlamazsanız, ana kural haline gelir; aramada var, telefon dinlemede var, her şeyde var gecikmesinde sakınca bulunan hal.
O zaman, "tanımlar" maddesinde, hükümet tasarısında varmış; Rahmetli Sulhi Dönmezer'in başkanlığındaki komisyonun tasarısında, gecikmesinde sakınca bulunan hali tanımlamışlar, daraltmışlar tanımla.
Şimdi, bu tanımı çıkarınca, kolluk, istediği durumu, gecikmesinde sakınca bulunan hal biçiminde yorumlayabilir. Gelin, bunu düzeltelim, tanımlayalım, eksik kalmasın; eksik kalırsa, bu madde, istenildiği gibi yorumlanır, istisna, kural haline gelir dedim.
Demokratım diyen, daha özgürlükçüyüm diyen arkadaşım, bu konuda herhangi bir kanaat izhar etmedi, Sayın Bakan da "bu düzenleme yeterlidir" dedi ve Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarımızın oyuyla bu madde olduğu gibi geçti.
Şimdi, bunların, sen daha çok özgürlükçüsün, ben daha çok özgürlükçüyüm biçiminde değerlendirilmesine girersek sıkıntı yaşarız.
Gelelim, kontrollü teslimat konusunda Sayın Bozdağ'ın verdiği önergeye.
Değerli arkadaşlarım, hukuk devleti, suçla etkin mücadele eden devlettir. Suçla etkin mücadeleyi yapmayan devlet, hukuk devleti değildir. Özgürlükleri veriyorum diye, sokağı eşkiyaya teslim ederseniz, orada hukuk devleti yoktur. İnsanlar, evlerinden çıkmaya korkarlarsa, orada hukuk devletinden bahsetmeye olanak yoktur.
Şimdi, bunun için, istisnaî hallerde, hâlâ, yasada da var olan -4422 sayılı Yasada var olan- kimi düzenlemelerin, daha da yargıç güvencesi altına alınarak yapılmasını savunmanın, affedersiniz, demokrat olmamakla ne ilgisi var?! Suçla mücadele etmeyeceğiz de, hukuk devletini nasıl kuracağız?! Sokağı eşkiyaya teslim edeceğiz, alan alacak, vuran vuracak, ihaleleri çeteler dağıtacak, hukuk yerine mafyalar alacak tahsiline bakacak, burada hukuk devleti olacak, özgürlük olacak; öyle mi?! Yok böyle bir şey!.. Yok böyle bir şey!.. Tanımları doğru koyalım. Orada kaos olur. Kaos, özgürlük değildir. Kaos düzeninde eşkiyanın özgürlüğü olur, yurttaşın özgürlüğü olmaz.
Değerli arkadaşlarım, başka bir şey için kullandığım bir argümanı, ilgisiz bir yere getirip yapıştırırsan, doğru bir şey yapmış olmazsın. Yarın, o konuştuğun, senin önüne pranga olarak çıkar. Komisyon tutanaklarının tamamı yanımda; o maddeler gelince çıkıp açıklayacağım. Uzatmak istemiyordum, çıkıp açıklayacağım, Yüce Heyet görsün kim özgürlükleri gerçekten savunuyor kim savunur gibi yapıp numara yapıyor; Yüce Heyet görsün! Suçla mücadele etmeden hukuk devleti olmaz. Dünyada bunun örneği yoktur. Çeteye teslim edeceksin sokakları, ülkeyi, devleti; ihaleyi onlar dağıtacak, efendime söyleyeyim, tahsilatı onlar yapacak, eşkiyalığı onlar yapacak, onunla mücadele edince, hukuk devleti...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 3 Aralık 2004