İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 26. BİRLEŞİM · CUMA

Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)

Orhan Eraslan

Niğde Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 26. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Aralık 2004 · 945 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Orhan Eraslan (CHP), 3 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)); konuşma 945 kelime.

Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2004-12-03-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ORHAN ERASLAN (Niğde)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 119 uncu madde üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlarım.

Öncelikle, Sayın Ersönmez Yarbay'ın, 118 inci maddenin 2 nci fıkrasıyla ilgili ifade ettiğim bir gerçeği görerek hakkı teslim etmiş olmasından dolayı teşekkür ediyorum. Ben, bu tasarının komisyonda görüşülmesinde de, her noktada yırtındım; arkadaşlar, bu yasa, gecikmesinde sakınca bulunan haller yasası oldu; gecikmesinde sakınca bulunan haller yasasında özgürlükler olmaz; o halleri istisna da koysanız, uygulamada o haller esas hale gelir diye. Allah rahmet eylesin, Sulhi Dönmezer başkanlığındaki komisyon -ki, rahmetli Sulhi Hocamız otoriter cezacılardandı- bile, gecikmesinde sakınca bulunan hali tanımlamış. Hükümet tasarısında var olan -o doğru tanımdır üstelik de, gerekçesiyle birlikte doğru tanımdır- tanım, gerekçesiyle birlikte aynen geri gelmelidir. Hangi akla hizmet; tutuldu, çıkarıldı. Ben, konuşmamda, bu yasa, gecikmesinde sakınca bulunan haller yasası oldu diye söylemişim. Şimdi, bakacaksınız, peşi peşine sıralanacak; hep, gecikmesinde sakınca bulunan hal. Bu olabilir, gecikmesinde sakınca bulunan hal olabilir. Nedir; suçlu kaçmak üzeredir... Hangi haller olduğu tek tek sayılacak; yoksa, herkes, her şeyi, gecikmesinde sakınca bulunan hal... Ben, bunu, 2 nci maddede işaret ettim; yüksek heyetiniz, bu konuda bir arzu, istek göstermediniz.

Şimdi, bir başka değerli arkadaşım, Cumhuriyet Halk Partisinin demokratik olmayan önerileri getirdiğini söyledi. Ben, onu, başka bir şekilde karşılamaya çalıştım; mahcup olacağını biliyorum. Şurada, elimde tutanak var. Değerli arkadaşlarım, bu madde, en uzun görüşülen maddelerden biridir. Bu maddede -Sayın Bakan da burada- zabıtaya arama yetkisi alabilmek için, görüşüldükten sonra bu madde öğleden sonraya ertelenmiştir. Tüm Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun üyeleri ve İktidar Partisi milletvekili arkadaşlarımızdan da bir grup üyelerin oylarıyla zabıtaya yetki verilmemiştir. Zabıtaya yetki verilmemiştir; ama hayret, heyhat! Madde metnine bakıyorum ki, zabıta yetkilendirilmiş. Komisyon tutanaklarını inceliyorum, komisyon tutanaklarında bu önergeyi reddettik biz arkadaşlar; bu önergenin çok değişik versiyonları geldi, her versiyonunu kabul etmediğimizi bildirdik. Şimdi burada maddeye bakın, ne kadar vahim: "Hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının veya -cumhuriyet savcısının kararında da gecikmesinde sakınca olursa- cumhuriyet savcısının emrinin alınamadığı hallerde kolluk amirinin yazılı emriyle, kolluk görevlileri tarafından arama yapılır." Bunun adı şudur: Uzman çavuş arar, karakol onbaşısı arar, polis memuru arar, önüne gelen arar.

Anayasanın 21 inci maddesine açıkça aykırıdır: Üstelik, komisyonda görüşülürken bu önerge reddedildi değerli arkadaşlarım. Ben, bunu, biraz önce kendisine çok değer verdiğim, saygı duyduğum Sayın Toptan'a arz ettim, izah ettim, Sayın Başkan, biz bunu reddetmiştik diye "sehven yazılmış" dedi. İnanıyorum, kendisine güveniyorum, sehven yazıldığını düşünüyorum; ama, yani, arkadaşlar, hem bir gün öğleye kadar hem bir de öğleden sonra çok uzun tartışılıp, bunun yedi sekiz versiyonu getirildiği için, insanın aklına şeytan bin türlü vesvese sokuyor. Neyse... Ben o kısmında durmak istemiyorum. Esas, Sayın Toptan öyle dedikten sonra, ben o olaya inanıyorum, kendisine inanmak da istiyorum, güvenerek, o konunun üzerinde o noktada duracak değilim; ama bakınız, değerli arkadaşlarım, hukuk devletini ve polis devletini tanıyacağız, tanımlayacağız. Polis devleti deyince, zabıta devleti, kolluk anlaşılmaz değerli arkadaşlarım, iç kamu kudretini anlatan bir anlam taşır, doğrudan doğruya polisle bağlantılı değildir, otoriter devlet anlamını taşır, idarenin müdahalesi anlamını taşır. Bunun tipik örneğini yaşıyoruz burada; bu maddede; defalarca örneğini yaşadık, bu yasa tasarısının yapılmasında da yaşadık. Demin, Sayın Yarbay dedi ki, "hapse düşmeyen, hapse düşmeyle ilgili yasayı yapmaz." Doğru söylüyor; yani, damdan düşmeyince nereden bilecek damdan düşmenin anlamını. Buna katılıyorum, doğru söylüyor.

O itibarla, özgürlüklerin nerede sınırlandığını, nerede sınırlanmadığını, müdahale ederek anlamaya çalıştık. Bunu, bazı arkadaşlarımız anlamadılar. İnsanlar, geçmişte yaşadıkları kimi travmatik vakaları, bir gerçekmiş, hayatın gerçeğiymiş, ta kendisiymiş gibi genelleyemezler; ama, bu gecikmesinde sakınca bulunan hal çok tehlikeli bir deyimdir. Bunun tanımlanması lazım. Bu tanımlanmazsa polis devletine doğru gidersiniz, hukuk devleti yapalım derken; buradaki lafların hepsi süslü kalır, başka bir şey yok, aksesuar... Bu, bu kadar önemli.

Bir başka şey de, arkadaşlarımız tuttu, antidemokratik şeyler CHP'den kaldı... Neymiş o; polis, kontrollü teslimat yapabilsin; kime karşı; çıkar amaçlı suç örgütlerinde; yani, teknik araçlarla yapabilsin. Bu, yine demokrasi içindi arkadaşlar, bu yine özgürlükler içindi. Özgürlüklerde müdahaleyi nerede yapacağımızı doğru bileceğiz. Polisin elini kolunu bağlamayacağız; ama, insanların özel alanlarını, konutlarını, üstünü başını arama, bunları da... Kusura bakmasın hiç kimse, polise güvensizlik değil, ben polisimizi de çok seviyorum, çok zor koşullarda görev yapıyor, kesinlikle çok zor koşullarda görev yapıyor; ama, soruşturmanın bütünlüğü diye bir şey vardır. Bizde soruşturmayı savcı yapar, soruşturmanın bütünlüğü ve savcılığın bütünlüğü ilkesi vardır. Böyle bir düzenlemede, bunu tanımlamadığınız anda, savcılığın bütünlüğü ilkesi kendiliğinden gider değerli arkadaşlarım, kendiliğinden gider. Bunun için önerge de hazırlandı. O önerge çerçevesi içerisinde, yine kolluk amirinin yazılı emriyle aramayı mutlaka çıkarmamız lazım. Ben, onun kaza olduğuna inanmak istiyorum, Sayın Başkanın açıklaması o çerçevede; ama, bu madde bu haliyle de sorunlu değerli arkadaşlarım. Bundan sonra sıkça göreceksiniz gecikmesinde sakınca bulunan halleri, ben söylemiştim; işte, özgürlükler oralardan kısıtlanacak. Yoksa, hâkim kararıyla kolluğa yetki vereceksin, şunu şunu teknik izleme yap diye, hâkim kararıyla gizli soruşturmacı görevlendireceksin. Bundan dolayı özgürlükler kısıtlanmaz. Üstelik de, bu, kuvvetli suç şüphesi ve toplu suç şüphesi durumlarında olacak; yani, kimi suçlarla ilgili olarak, uyuşturucu, vesaire... Bununla özgürlük kısıtlanmaz. Neyi, nerede kısıtlayacağınızı doğru tayin edeceksiniz, doğru tayin edeceksiniz. "Polis" lafı geçiyor diye, adından korkmayacaksınız. Polis bir kamu görevlisidir ve hukuk devletinin emrinde olmak durumundadır.

Bu soruşturma noktasında da, yine bu maddeyle ilgili tartışmalarda -ileride yeri gelecek, söyleyeyim- dile getirdik, adlî kolluksuz bir savcılık yarım savcılıktır arkadaşlar, yarım savcılıktır. Yeri gelince ona da değineceğiz. Bu eksiklikleri taşıyan... Arkadaşlar çok iddialı laflar ediyorlar. Biz, bu, 17 Aralık tarihine yetişsin dedik. Bu, daha, çok su kaldırır, çok tartışılır özgürlükler noktasında. Yani, burada sorumluluğumun gereği olarak bulunuyorum. Aman, 17 Aralık tarihine yetişsin... Yoksa, bu yetişmez, bunu biliyorsunuz.

Sayın Yarbay'ın söylediği her sözün altına imzamı atıyorum, hepsi çok doğru. Söylediğinde bir dirhem fazla yok, eksiği var belki, belki ilave edilecekler var; ama, zaman baskısıyla daha azını söyledi.

Değerli arkadaşlarım, bu duygularla, bu uyarılarla, umuyorum 2 nci maddede o tanım yeniden yapılır düşüncesiyle, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 3 Aralık 2004

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook