İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 78. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tas.(ss.842)

Orhan Eraslan

Niğde Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 78. Birleşim · 3. yasama yılı · 31 Mart 2005 · 499 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Orhan Eraslan (CHP), 31 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TAS.(SS.842)); konuşma 499 kelime.

Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tas.(ss.842)”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2005-03-31-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tas-ss-842 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ORHAN ERASLAN (Niğde)Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli üyeleri; görüşülmekte olan tasarının 12 nci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, çok kıymetli Grup Başkanvekilimiz Sayın Kapusuz, çok iyimser bir havayla, burada birtakım şeyler anlattı. Tabiî, anlatılanlar, teorik planda çok karşı çıkılabilir şeyler değildir; insanlar hata yapabilir, bunlar doğru, genel geçer laflardır; hatalar bir biçimde düzeltilir, hata yapılırsa bir daha düzeltilir; bunlar teorik olarak doğru şeylerdir, bunlara itiraz edilemez, genel geçer laflardır; ama, bir de bağıra bağıra gelen şeyler vardır; hani, Anadolu'daki amiyane tabirle "kör gözüne parmağım" biçiminde şeyler vardır, önceden belli olanlar vardır; bunlara da, bilemiyorum, aynı mantalite içerisinde yaklaşım çok yanlış olur. Yani, şimdi, deneme-yanılma, bir metottur öğrenmede; ama, ben eğitimci değilim, çok kötü bir metottur, çok hasar verdiren bir metottur, çok da zaman kaybettiren bir metottur. Şimdi, bir ceza yasası yaptık; burada, hâlâ, bazı yanlışlar ile bazı doğrular karıştırılıyor; doğru olan şeylerin arasına yanlışlar karıştırılıyor. Kıymetli arkadaşlarım, bu kürsüden Ceza Yasasının tümü üzerinde yaptığım konuşmayı zahmet ederlerse, bakarlarsa, bugünde olabilecekler, yaşanacaklar orada tahlil edilmiş, çok ayrıntılı bir biçimde söylenmiş. Yine o tasarıya yazılan muhalefet şerhinde de, bugünde yaşanabilecekler söylenmiş.

Değerli arkadaşlarım, bir yanlış yapıldı; bir yanlış şöyle yapıldı: "Tercüme bir yasayı yerli yapıyoruz" denildi. Bir defa, yerli yapma iddiası çok iddia; yani, o çok doğru olduğu kanısında değilim; yani, öyle olmadığını biliyorum en azından onun içindeki kişilerden birisi olarak. O, daha eklektik bir yasaydı; yani, birazı Alman ceza kanunundan, birazı Fransa'dan, birazı şuradan buradan, birazı yerli; işte, bunu, tam yerli olarak söylemek mümkün değil; birinci yanlış bu.

İkinci yanlış, daha önceki yapılan çalışmaların, bu çalışma, devamı değildi; aynı anlayışla, aynı mantaliteyle hazırlanmış değildi; bu da yanlıştı.

Üçüncü yanlış -tabiî, bunlar, muhalefet şerhinde de söylendi, bu kürsüden de ifade edildi- ceza yasaları koddur. Temel kodlar, milletvekillerinin yasama faaliyetleri içerisinde yapılmazlar, yapılmamaları gerektiği söylenir; çünkü, Ceza Yasası çok önemli bir yasa. Rahmetli Faruk Erem -sık sık söylüyorum- Hocamız "menfi anayasadır" diyor; yani, Anayasa kadar önemli bir şeydir. Buradaki oydaşma da -yine, burada, benden başka, Cumhuriyet Halk Partisi adına konuşan arkadaşlarım da bunu belirttiler; o zaman ben de belirttim- toplumun tüm kesimleriyle oydaşmadır. Çok farklı bir ortamda geldi yasa; çok farklı ortam şuydu: 17 Aralık olacak, 17 Aralık bir milat olacak beklentisiyle, basının bu çerçevede verdiği bir destek çerçevesi içerisinde, Ceza Yasası hatalı olarak geldi.

Değerli arkadaşlarım, ertelenmesine karşı değilim, ertelenmesine taraftarım; ama, iki aylık bir erteleme, inanın -tarih düşmek için söylüyorum, inanmayacaksınız- iki aylık bir erteleme, sadra şifa olmayacaktır. Şimdi, bu tür temel kodlar, çok büyük kodifikasyon çalışmaları olduğu için, bir tarafını düzeltirken öbür tarafını, muhtemeldir ki bozarsınız. Bu iki aylık süreden sonra, Sayın Grup Başkanvekilim Koç'un dediği doğru "emin misiniz" diye... Kimse emin değil. Niye emin değil?.. Ben de emin değilim. Açık söylüyorum, ben de emin değilim. Nereyi düzeltirken nerenin bozulacağı belli değil.

Dolayısıyla, iki aylık ertelemeler buna yeterli değildir, yeterli sonuçlar elde edilemez diye düşünüyorum. Bu hususu dikkatinize sunuyorum.

Benim oyum da ertelenmesine "evet" olacaktır; ama, iki ayda bunun düzeltilebileceğini de ummuyorum.

Hepinize, saygılar, sevgiler sunuyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 31 Mart 2005

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook