İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · SALI

Anayasa değişikliği

Orhan Sür

Balıkesir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 59. Birleşim · 1. yasama yılı · 1 Nisan 2003 · 1.053 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Orhan Sür (CHP), 1 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ); konuşma 1.053 kelime.

Orhan Sür (CHP, Balıkesir). “Anayasa değişikliği”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-sur-22-2003-04-01-anayasa-degisikligi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ORHAN SÜR (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifinin 3 üncü maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu konuşmaya hazırlanırken, teknik bazı bilgileri toplamaya çalıştım. Neleri gündeme getirmemiz gerekiyor diye gerçekten uğraş verdim; ama, bu kürsüde, özellikle biraz önce konuşulanları duyduktan sonra, galiba boşuna uğraşmışız, boşuna da uğraşıyoruz.

Değerli AKP sözcüsü Ali Er'in konuşmaları çok dikkatimizi çekti. Hatta, bazı arkadaşlarımıza, anında şiirler bile yazdırdı. Arkadaşımızın birisi, Ali Beyin ifadesinden sonra -çünkü, kendisi "derdi çeken bilir" demişti- "derdi çeken bilir, ormanı kesen bilir, Ali Er Bey bunu çok iyi bilir" diyor. (CHP sıralarından alkışlar)

ÜNAL KACIR (İstanbul)Şiiriniz güzel ama...

ORHAN SÜR (Devamla)Bilmiyorum şiirin güzel olup olmadığını; ama, Ali Beyin de burada bazı şeyleri çok güzel çarpıtmaya başladığını ve çok güzel çarpıttığını da hep birlikte izledik.

Değerli arkadaşlarım "ne oldu da bu yasa birden bire gündeme geldi" diye soruyor. Eğer hâlâ anlayamadıysa, bizim söyleyecek başka bir şeyimiz yok.

A. İSMET ÇANAKÇI (Ankara)Anlamamış!..

ORHAN SÜR (Devamla)Aslında, benim dinlediğim kadarıyla, galiba, grup sözcünüz, yasa teklifini daha okumamış. Okumamanın ötesinde, burada konuşulanları da dinlememiş veya anlamamış. Şimdi, neyini düzeltelim, hangi tarafını, hangisini düzeltelim; ben şaşırdım!

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)En iyisi kendi haline bırak.

ORHAN SÜR (Devamla)"Siz, köylüye hizmet etmek istiyor musunuz" diye soruyor ve kendisi karar veriyor "hayır, siz bunu istemiyorsunuz" diyor. Neden; efendim, bunu satmamız gerekiyormuş köylüye. "Gelin bedava verelim" diyorum "olmaz" diyor. Bedava verelim; olmaz... Niye; Anayasa Mahkemesi iptal edermiş. Anayasayı değiştirelim bu konuda... Yani, herhalde, o konuya daha gelemedi; ona, ileriki aşamada gelinecek.

Şimdi, bir tapuya taktı, Sayın Topuz'un konuşmasında gündeme getirdiği tapuya. Tabiî, kendisi, sadece, Mersin'de açılan ormanların, oradaki 2/B bölgelerini bildiği için, İstanbul, İzmir gibi büyük kentlerin varoşlarında çok büyük alanların nasıl orman alanından çıkarılıp, önce tapu alındığını, sonra o tapuların hisseli olarak satıldığını ve Hazinenin olaya müdahalesi sonucunda bu tapuların iptal edildiğinin farkında değil. Elbette, mesleği de bu değilse, bilme olanağı da yoktur ve ben inanıyorum ki, Yüce Mecliste şu anda bulunan milletvekili arkadaşlarımızın çok büyük bir bölümü, siyasete başlamadan, eğer başlarında böyle bir sorun yoksa, 2/B maddesinin ne olduğunu bile bilmiyorlardı; belki, çoğu, çok yeni öğrendiler. Gerçekten, 2/B, köylümüzü ve büyük kentlerimizi çok büyük boyutlarda ilgilendiren bir sorun.

Değerli arkadaşlarım, Anayasamızın 169 uncu ve 170 inci maddelerinde ve 6831 sayılı Orman Kanunumuzun 2 nci maddesinin (A) bendinde, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından yarar görülmeyen, 2 nci maddesinin (B) bendindeyse, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman sınırları dışına çıkarılabileceği belirtilmektedir. 6831 sayılı Orman Kanununun 7-13 üncü maddeleri gereğince, orman kadastro komisyonlarınca sınırlandırılan bu alanlar, aynı kanunun 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarılma işlemleri tamamlanıp, ilan sonucu kesinleştirilmek suretiyle, Orman Bakanlığının istemi üzerine, harita ve tutanakların Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne gönderilerek tescil işleminde bulunulmasıyla bir mülkiyet haline geliyorlar. Sorun, vatandaşın 2/B diye dillendirdiği, özellikle seçim dönemlerinde, aday olarak köylere gittiğimizde "bu sorunu çözün" diye bizden çözüm istedikleri sorun bu. Gerçekten de, 3 Kasım seçimleri öncesinde, hem Cumhuriyet Halk Partisi adayları hem de Adalet ve Kalkınma Partisi adayları, köylere gidip bu sorunla karışlaştıklarında, bu sorunun çözüleceği konusunda söz verdiler; ama, burada görülüyor ki, bu sorunu çözüm yöntemimiz birbirimizden biraz farklı; bizler farklı düşünüyoruz, sizler farklı düşünüyorsunuz. Bizim için, 17 000 köyde yaşayan 8 000 000 insanın sorununu çözmek çok önemli; ama, galiba, sizin için, bundan daha önemli bir şey var; bu 17 000 köyde yaşayan 8 000 000 köylüden yeşil dolarlar alabilmek. Yani, bunun, finansal konumu, parasal konumu, Adalet ve Kalkınma Partisi için, daha da önplana çıkmış. Biraz önce, 169 uncu madde konuşulurken, Komisyon Başkanımızın, orada yapılan bir değişiklikle ilgili "169 uncu madde üzerindeki bu değişiklik, orman köylüsünü değil ormanı koruyor" demesi de, aslında, bu mantığın bir göstergesi.

Değerli arkadaşlarım, orman ile orman köylüsünün et ve tırnak gibi birbirinden ayrılamaz birer parça olduğunu kabul etmedikten sonra, hiçbir mantıkla, bu olayı çözemezsiniz. Orman köylüsünü ormandan ayırırsanız, ormanın dışına iterseniz, ormanı başkalarının işletmesine verirseniz, orman köylüsünü ormandan uzaklaştırırsanız, o ormanı da koruyamazsınız; bunu, bilmek zorundasınız. Elbette, belediye ve mücavir alanlar içinde kalan bölgelerde de orman içinde yapılan yerleşmeler 2/B alanlarını ortaya çıkarmıştır. Bu alanlarda da milyonlarca insanımız çözüm beklemektedir. Türkiye genelinde, şu anda, bugünkü verilen rakamlara göre, 473 000 hektar civarında 2/B alanı olduğu söylenmektedir. Orman Bakanımız, bu 2/B sorununu ele aldığında, orman köylülerinin sorunlarını çözeceği iddiası adıyla ele aldığında, önce, 8-10 milyar dolar civarında buradan bir gelir elde edileceğini gündeme getirmişti; daha sonra, bu rakam 25 milyar dolar...

AHMET RIZA ACAR (Aydın)50 milyar dolar...

ORHAN SÜR (Devamla)Şimdi de 50'ye çıkıyor arkadaşlarımızca.

...gibi bir rakama çıkmıştır. Belirtilen rakamların, hükümetin iştahını kabarttığı açıktır. Orman Bakanımızın "artık orası fiilî olarak orman değil, orada vatandaşların villası, fabrikası var; onların sorunları çözümlenmeli" şeklindeki açıklaması, Türkiye'de, yalnız ormanların değil, orman köylüsünün de gözden çıkarıldığını göstermektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, Türkiye'de ormanların nasıl başıboş bırakılarak villa ve fabrika cenneti durumuna geldiğini sorgulamak yerine, üzülerek görüyoruz ki, buradan geleceğini düşündüğü dolarların peşindedir.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Bırakalım o zaman.

ORHAN SÜR (Devamla)Hayır, bırakmayı düşünmüyoruz, bırakmayı düşünmüyoruz; ama...

ÜNAL KACIR (İstanbul)Onu söyleyin.

ORHAN SÜR (Devamla)Hayır, onun da çözümlerini getiriyoruz.

Elbette, hepimiz, Adalet ve Kalkınma Partisinin bu dolarlara çok önem verdiğinin farkındayız.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Türkiye'ye lazım, Türkiye'ye!..

ORHAN SÜR (Devamla)Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan, hükümet programını burada açıklarken, bu programın ikinci roketleme hamlesi olduğundan bahsetmişti. Sanırım, sizlere göre bu roketin yakıtı da ormanlarımızdan gelecek olan bu 25 milyar dolar; bunu bu şekilde düşünüyorsunuz.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Ormandan gelmiyor, ormanın dışında kalan yerlerden geliyor.

ORHAN SÜR (Devamla)Evet.

Ormanları korumak için yapılan ilk iş, orman kadastrosu olarak adlandırılan ormanların sınırlandırılması çalışmalarını tamamlamak olmalıdır. Bir Orman Bakanının aslî görevi aslında budur. 1937 yılından bu yana -1937 yılında çıkarılan 3116 sayılı Yasayla orman kadastrosuna başlanılmış, 10 yıl içinde orman kadastrosunun tamamlanacağı halkımıza ifade edilmiş- 65 yıl geçmiş. 65 yılda, Türkiye ormanlarının yüzde 75'inin orman kadastrosunun tamamlandığı ve bu tamamlanan orman kadastrosunun yüzde 75'inin de maalesef hâlâ tescil edilmediğini biliyoruz. Yani, yaklaşık yüzde 25 civarındaki bir bölüm kadastro tarafından tescil edilmiştir. Kaldı ki, 65 yıldır sınırlandığı sanılan yerlerdeki bilgilerin farklı ölçü yöntemleriyle ölçülmesi, farklı koordinat sistemlerinin kullanılması ve zaman içinde bunların uygulama yeteneklerinin yok olması nedeniyle, ülke çapında, tek bir sistemde bunların birleştirilmesi mümkün değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

32 konuşma daha · 1 Nisan 2003

32 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook