Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 2 Kasım 2026 · 1.455 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Yegin (AK Parti), 2 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.455 kelime.
Orhan Yegin (AK Parti, Ankara). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 2 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-yegin-2026-11-02-ham-tutanak-1 (erişim: 2 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90994
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ORHAN YEGİN (Ankara)Teşekkür ederim.
Sayın Bakanımızı ve bütün misafirleri ve salonda bulunan herkesi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Hep söylediğimiz bir şey var: Bir ülke kalkınacaksa bütün unsurlarıyla beraber kalkınır. Sizin tek başınıza gidip bir yerde yatırım yapıp bir sanayi ürünü üretmeniz yeterli olmuyor, o ürünü dış pazarlara sokabilmeniz için dünya kadar çileyle sizin uğraşmanız yetmiyor, bir de sizi dışarıda çok farklı gerekçelerle, işte bugün "Made in Europe"da yaşadığımız gibi çok farklı iki yüzlülüklerle, hatta bazen belli standartları size dayatarak o standartların testlerini yapmak üzere sizlere uzun süreler randevular dahi vermeyerek, ürünlerinizin o standartların dışında kalmasını sağlayarak da birçok engelle karşılaşıyorsunuz.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul)Bize randevu vermiyorlar mı?
ORHAN YEGİN (Ankara)Dolayısıyla, kalkınma dediğiniz şey sadece bir yerde bir şey üretmek değil onun başından sonuna bütün süreçlerini beraber inşa etmek. İşte, onun bilimini üretmek, onun insan kaynağını üretmek; onu sürekli kılacak, kalıcı kılacak bütün o sistemin parametrelerini doğru bir şekilde kurgulamak gerekiyor. Bakanlığımız da TÜBİTAK'ıyla bilimsel ve teknolojik araştırmaları destekleyerek; KOSGEB'le işletmelerimizi gelişmeye, büyümeye, kurumsallaşmaya, verimliliğe teşvik edip destekleyerek; Türk Patentle yerli patent başvurularında, marka başvurularında, tasarım başvurularında dünyada 10'uncu, 6'ncı, 3'üncü sıralara yükselterek; bölge kalkınma idareleriyle bölgesel altyapıları destekleyip güçlendirerek; kalkınma ajanslarıyla şehirlerimizi, ilçelerimizi, coğrafi işaretlerimizle kooperatiflerimizi destekleyip üretimi en ücra köşelere kadar yayarak; sanayi bölgeleriyle, endüstri bölgeleriyle, OSB'leriyle, sanayi siteleriyle, AR-GE teşvikleriyle teşviklerini sürdürerek ve TSİ'siyle de standartları geliştirip laboratuvarlarda test merkezlerinde analizlerle, belgelendirmelerle bir şekilde bu ülkenin önünü açacak işlemleri çok doğru ve güzel bir şekilde ve ayakları yere basan ve kalıcı bir şekilde yapmaya çalışıyor.
Bakan Bey sabah konuşmasında bahsetti. Bazı verilerden bize bahsederken sonra muhalif gruptan arkadaşlar Bakanı dinlerken "Hangi ülkeden bahsetti anlayamadık, anlatılarına bakılırsa ülke uçmuş." dedi; kendi şehrinden "Kocaeli'de öyle değil, size birkaç veri vereceğim." deyip hiçbir veri vermeden emekliye geçti, fona geçti, hayat pahalılığına geçti; şehrinin sanayideki mağduriyetiyle ilgili -tırnak içinde iddiasıyla- olarak hiçbir veri vermeden gitti.
Şimdi, Ejder Ağabey dedik ki: "Milletin hafızası unutmaz." Evet, milletin hafızası unutmuyor ama görüyorum ki bazı arkadaşlar dün söylediğini bugün unutuyor. Mesela, dün bize verdiğimiz bu teşviklerden; altıncı bölge veya farklı bölgelerdeki yatırım teşviklerindeki istisnalarımızdan, gümrük vergisi istisnamızdan, KDV istisnamızdan dolayı -bunların toplamını alarak- "Sermayenin arkasında şu kadar durdunuz; sermayeye rant sağladınız, vergilerini affettiniz." diyen arkadaşların bazıları "Niye bugün sanayiciye teşvik vermiyorsunuz, daha çok teşvik vermelisiniz Sayın Bakan" demeye başladı.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul)Teraya teşvik vermeyin, Teraya! Sanayiciye verin!
ORHAN YEGİN (Ankara)Mesela dün buralarda, sigorta ve vergi borçlarıyla ilgili yapılandırma kanunları geldiği zaman "Kardeşim, siz ikide bir yapılandırma getirip duruyorsunuz, ödeyen enayi mi?" gibi bir sürü laflar eden arkadaşlardan bazıları bugün yeni bir yapılandırmaya ihtiyaç olduğundan, vergi ve sigorta borçlarının yapılandırılması gerektiğinden bahsetti.
CAVİT ARI (Antalya)Sayenizde kimse vergi borcunu, SGK borcunu ödeyemiyor!
ORHAN YEGİN (Ankara)Faiz desteği veriyoruz ihracatçıya, üreticiye, beğenmiyorsunuz; istihdam desteği veriyoruz, ona laf ediyorsunuz; imalat sanayisinde kurumlar vergisini indirmişiz, onu beğenmiyorsunuz. Bugün hiçbir şeyi beğenmiyorsunuz çünkü bugün Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yani sanayicinin bütçesi konuşuluyor, o yüzden hiçbir şeyi beğenmiyorsunuz ama yarın bu verdiğimiz teşviklerden dolayı bizi, ülkenin ekonomisini, bütçesini sermayeye peşkeş çekmekle suçlayacak arkadaşlar da bugün konuştu burada ve muhtemelen konuşmaya devam edecekler.
Şimdi arkadaşlar, geçen sene "Tekstil Mısır'a kayıyor; battık, bittik, yandık." diyordunuz. "Arkadaşlar, merak etmeyin; Mısır'da altyapı yok, elektrik sunmada sorunlar var. Mısır'da bugün asgari ücret 100 dolar civarlarında, o yüzden insanlar oraya gidiyor; bizde 300 küsur dolar seviyelerinde, o yüzden bir kaçış var ama gidenlerden dönenler var." diyorduk. "Hikâye okuma bize!" diyordunuz oradan bağırarak. Bugün arkadaşlarınızdan bazıları "Sayın Bakan, evet, Mısır'a gidenler pişman oldu, şimdi dönmeye çalışıyorlar ama sizden de destek bekliyorlar; onlara destek olun." demeye başladılar.
CAVİT ARI (Antalya)Sizin yüzünüzden gitti işte adamlar. Bu iktidar yüzünden gitti onlar da yurt dışına. Ne çabucak unuttunuz?
ORHAN YEGİN (Ankara)Elbette destek olacağız; elbette bu ülkeden gitmiş, geri dönmek isteyen de olsa, yeni gelen de olsa bütün istihdam üretmek isteyen, ürün üretip ihracat yapmak isteyen herkesin elbette önünü açmak boynumuzun borcudur.
(Gürültüler)
ORHAN YEGİN (Ankara)"Eskiden tırlar fabrikaları kurumaya yükle gelirdi, şimdi fabrikaları söküp taşımaya geliyorlar." diye hikâyeler uyduruyordunuz burada, bugün "Sayın Bakan, lütfen o arkadaşlara daha fazla destek verelim." diyorsunuz.
Şimdi, onlar işin ekonomik, siyasi tartışmaları. Bugün çok tehlikeli cümleler oldu burada, bir tanesi dedi ki: "Mesele yalnızca ne kadar büyüdüğümüz değil kimin büyüdüğü, hangi kentin bu büyümeden mahrum bırakıldığı." Hemen bir etnik zehir atıldı bugün bu ortama.
İNAN AKGÜN ALP (Kars)Niye zehir olsun, bölgesel geri kalmışlık bu ülkenin gerçeği değil mi?
ORHAN YEGİN (Ankara)Ondan sonra ne dendi? Devam edildi: "İstanbul'da kişi başına üretim Van, Ağrı, Urfa, bu 3 kentin yaklaşık 4 katı. Bu farkı 'Coğrafyanın kaderi.' diye açıklayamazsınız; bu fark yatırımın, istihdamın, sanayi altyapısının Kürt düşmanlığının ortaya çıkardığı bir fark." dedi, yine bugün bu ortamı zehir kustu bir arkadaş.
Arkadaşlar, altıncı bölge teşvikleri var. Bakanlığın, devletin sağladığı teşviklerden en fazla yararlanan, en üst düzeyde yararlanan iller Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkâri, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Van.
ADALET KAYA (Diyarbakır)Biz uydurmuyoruz, Bakanlığın kendi raporlarında var.
ORHAN YEGİN (Ankara)Arkadaşlar, devletin bu şekilde bile isteye, kasıtlı olarak bir bölgeyi bir şeylerden mahrum bıraktığını bugün hâlâ iddia ediyor olmak, o zehirli dili hâlâ buraya getirip sokuyor olmak hiçbir iyi niyetle, hiçbir vatan millet duygusuyla bağdaşamaz.
KAMURAN TANHAN (Mardin)2025 Bakanlığın açıklaması Orhan Bey.
ADALET KAYA (Diyarbakır)Bakanlığın kendi raporunda var; açın, bakın.
ORHAN YEGİN (Ankara)Ve o arkadaşınız o zehrini daha da fazla kusarak dedi ki bugün: "Savunma, havacılık ihracatı 2025'te hizmet ihracatı dâhil 10 milyar doları aşmıştır, iktidar bu rakamı millî gurur propagandasına dönüştürüyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü Türk yapımı bazı unsurların işte, dünyanın bilmem neresinde 3 saldırıda 60 sivilin yaşamını yitirdiğini ve birçok kişinin yaralandığını belgeledi. -Bak, devama bak, devama- Saldırıları olası savaş suçu olarak nitelendirdi. Bu rapor silah ihracatının yalnızca pazar başarısı olarak ele alınamayacağını, uluslararası hukuk sorumluluğu da getirdiğinin açıklığa kavuşturulması gerekir." Bizi dünyanın başka yerlerinde birbirleriyle çatışmaya giren insanların kayıplarından uluslararası hukukta sorumlu tutmak isteyen
bir zehrini kusarak bugün burada konuşma yaptı.
KAMURAN TANHAN (Mardin)Uluslararası hukukta bir ilkedir.
ORHAN YEGİN (Ankara)Yazıklar olsun, yazıklar olsun!
KAMURAN TANHAN (Mardin)Siz manipülasyon yapıyorsunuz, sadece manipüle ediyorsunuz; kusura bakmayın.
ORHAN YEGİN (Ankara)Ama ben biliyorum, aynı gruptan bazı arkadaşlar o konuşmadan mahcubiyet duydu. Buraya gelip zehirli dil kusmayın kardeşim. Bu milletin birliğine, beraberliğine zehir kusmayın. Sizin o bahsettiğiniz... Gel, Ankara'nın ilçelerine gidelim, Ankara'nın köylerine gidelim. Az önce Denizli Milletvekilimiz konuştu, Muğla'nın köylerine gidin, Antalya'nın Yörük köylerine gidin, o illerdeki olandan daha az imkâna sahip olan, o illerin köylerinden daha fazla eksiği olan köyler var ama hiçbirisi o arkadaşınız gibi zehir kusarak konuşmadı burada.
ADALET KAYA (Diyarbakır)Onlardan da bahsettik, 6'ncı kademeye bakın.
ORHAN YEGİN (Ankara)Oralara gittiğiniz zaman o eksiklerine rağmen "Allah devlete, millete zeval vermesin. Allah devleti başımızdan eksik etmesin." dualarını insanların dilinden duyarken bugün sizin arkadaşınız burada zehir kustu ve maalesef, burayı zehirledi, gitti arkadaşlar. Bunları yapmayın, bu ülkenin geleceğine lütfen, zarar verecek konuşma yapan arkadaşlarınızın mahcubiyetiyle o arkadaşlarınızı lütfen siz de uyarın.
Türkiye kahve satarak mı zenginleşecekmiş? "Cafe latte" ekonomisi olmuşuz. Kafelerde çalışanlar, motokuryelerin sayıları aşmış bacayı, gitmiş. Arkadaşlar, Türkiye'de 4 milyonun üzerinde işletme ve ticari işletme var, bunun 180 bini ihracat yapıyor ve yaklaşık 80 bini her yıl ihracat yapmaya devam ediyor. Arkadaşlar "cafe latte" ekonomisinin olduğu bir yerde, 180 bini sürekli ihracat yapan, 80 bini sürekli ihracat yapan bir ülkede 36 milyar dolardan alınmış bir ihracat rakamı nasıl 300 milyar dolara getiriliyor ya!
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul)Hedefiniz kaç, hedef kaçtı? "500 milyar dolar" diyordunuz, ne oldu?
ORHAN YEGİN (Ankara)Buna getirin, 150 milyar dolara yakın da hizmet ihracatını ekleyin, 450 milyar dolar ihracat yapan bir ülke "cafe latte" ekonomisi ha, "cafe latte" ekonomisi...
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul)Sen onu gençlere sor, gençlere.
ORHAN YEGİN (Ankara)Siz ülkenizi kötülüye kötülüye doymadınız, ülkenizdeki güzellikleri böyle kötü kötü anlata anlata doymadınız; siz arkadaşlar, bunlardan yirmi küsur yıldır bir sonuç alamadınız, alamayacaksınız.
Gençler Avrupa'ya koşuyormuş, kıskandığımız Avrupa'ya, bizi kıskanan Avrupa'ya. Sizin o imrendiğiniz Avrupa'da neler olduğunu, sokaklarda nasıl yağmalar olduğunu, dükkânların nasıl yağmalandığını, çatışmaların nasıl olduğunu, nasıl isyanlar olduğunu görüyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul)İşte oraya gönderiyorsunuz gençleri, oraya gidiyor gençler.
ORHAN YEGİN (Ankara)Bizim gençlerimiz Avrupa'ya değil -rakamlar burada, zamanım yetmedi- bizim gençlerimiz TEKNOFEST'lere koşuyor, TEKNOFEST'lere.
CAVİT ARI (Antalya)Hikâye anlatma!
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEMTeşekkür ederim Orhan Bey.
Buyurun Hüseyin Bey...
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul)Üniversite mezunu kaç genç gidiyor Avrupa'ya? Üniversite mezunu gençler Teradan para kazananlara hizmet ediyor bu ülkede. Haram parayla para kazanıp içiyorsunuz o kafelerde, üniversiteli gençler de size hizmet ediyor, o Teracılara hizmet ediyor.
ORHAN YEGİN (Ankara)Haram parayı kazanan kimdir ben bilmem.
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul)Teracılar kafe açıyor, üniversite mezunu gençler de kafelerde onlara hizmet ediyor.
ORHAN YEGİN (Ankara)Senin kazancın helal mi, haram mı bilmem, kazançlarımıza laf uzatmayalım.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
43 konuşma daha · 2 Kasım 2026