Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 28 Ekim 2026 · 1.245 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Yegin (AK Parti), 28 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.245 kelime.
Orhan Yegin (AK Parti, Ankara). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 28 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-yegin-2026-10-28-tutanak-metni (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90930
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ORHAN YEGİN (Ankara)Teşekkür ederim.
Değerli Başkanım, kıymetli misafirler; hepiniz hoş geldiniz. Salonda bulunan herkesi saygı ve hürmetle selamlıyorum.
Meclisin itibarı üzerinde çokça konuşma oldu ve Meclisin itibarının yok edilmeye çalışıldığı, özellikle yeni sistem değişikliğiyle beraber bu sistem değişikliğinde Meclisin yürütmenin yasalarının bir onay yeri gibi olduğu gibi çokça haksız eleştiriler oldu. Yürütmenin buraya, Hükûmetin buraya gönderdiği sadece bütçe kanunu teklifidir. Onun dışındaki bütün kanun teklifleri bizatihi milletvekilimiz veya milletvekillerimizin imzasıyla hazırlanır. Elbette Hükûmetin görüşleri çokça önemidir çünkü yasaların çoğu Hükûmet eliyle vatandaşa dokunan işlerdir. Oralarda yenileme, güncelleme gerekir ama sivil toplum kuruluşlarından tutun, sokakta vatandaşla beraber olduğumuz zaman dikkat kesildiğimiz hususlara kadar milletin ihtiyacı olan neyse onlara dair hep beraber gelir, burada bir kanun hazırlığı yapılmasıyla ilgili önerilerimizi, tekliflerimizi kendi gruplarımıza yaparız. Sivil toplum örgütleri de ve Meclis de Hükûmet de bakanlıklar da hatta bağımsız kuruluşlar da gruplara gelir, yasalara ihtiyacı olduğunu söyler ve o söylemler çerçevesinde zamanlamalar da göz önüne alınarak milletvekilleri tarafından bu yasalar hazırlanır. Elbette muhataplarıyla da istişare edilir. Bunun üzerinden Hükûmetin Meclis üzerinde vesayet kurduğu, Meclisin etkinliğinin ortadan kalktığı yaklaşımlarını asla kabullenmemiz mümkün değil. Meclisin işlevinin olmadığının söylenmesi ve bunun bir utanç olduğunu, bu şekilde olmasının utanç olduğunun söylenmesi asla doğru değil. Cumhuriyet Bayramı'mız kutlu olsun, tam da Cumhuriyet Bayramı'mızın denk geldiği bir günde egemenlik kayıtsız şartsız evet milletindir ama bu egemenlik hakkı bizatihi milletin seçtikleri eliyle kullanılan bir haktır. Önceden, daha önceden olduğu gibi o egemenlik hakkının üzerinde vesayetlerin olduğu dönemler bitmiş, milletin seçtikleri eliyle kullanılan bir egemenlik, daha sonra yine milletin yetki verdiği bir referandum sonrası yapılan değişiklikle, yine milletin seçtiği Cumhurbaşkanı tarafından da kendi çerçevesi, sınırları içerisinde kullanılan, Meclisin de kendi sınırları içerisinde kullandığı, bütün kurumların da herkesin de buna saygı duyduğu bir egemenlik noktasına gelmiştir hamdolsun. Meclisimiz yasama faaliyetlerini yapıyor, evet, hem siyasi hem idare olarak denetimi de yapıyor muhalefet eliyle, kurumlar eliyle, toplumsal meselelerde inisiyatif kullanıyor, komisyonlar kuruyor, bunları tartışıyor ve bugün, işte Mecliste en çok siyasal temsilin olduğu bir ortamda ve en tarihî rekorlarla, kabullerle de Meclis bütün işlevselliğini, toplumun beklentileri, sıkıntıları, ihtiyaçları doğrultusunda gayet güzel bir şekilde yerine getiriyor ama Meclisin etkinliği, vekilin etkinliği dediğimiz şu ise, mahkemeyi izlemeye gittiğimizde, hâkimin verdiği karar sonrası hâkime bağırıp çağırıp salonu terörize ederek bizim dediğimizin yapılmasına dair bir beklenti ise, vekilleri minibüslere doldurup Millî Eğitim Bakanlığının veya başka kurumların önüne gidip "Biz geldik, buraya hesap vereceksin." tarzı bir hesap sorma ise, bu ise Meclisin etkinliği diye beklediğimiz şey, bu Allah muhafaza ülkeyi anarşiye kadar götürür, vandallığa kadar götüren bir duruma gelir; bu, asla kabul edeceğimiz bir şey değildir.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana)Biz sadece babamızın mezarını ziyaret etmeye gittik.
ORHAN YEGİN (Ankara)Meclisimiz egemenlik hakkını gayet güzel bir şekilde kullanmaya devam etmektedir.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa)Meclisimiz araştırma komisyonu kuramıyor, senden neden bahsediyorsun Allah aşkına! Araştırma komisyonu kuramıyoruz, soru önergelerine cevap verilmiyor Allah aşkına ya!
ORHAN YEGİN (Ankara)Meclisin itibarı deyip -dediğim gibi- Hükûmetin gönderdiği kanunlarla ilgili bir itibar rahatsızlığı duyacağınıza, buraya gelen bütçeyle ilgili o hakkın kullanılmasından rahatsız olacağınıza bence neyden rahatsız olun biliyor musunuz?
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana)Tavsiyeye ihtiyacımız yok.
ORHAN YEGİN (Ankara)Burada bir kanun teklifi verildiği zaman bu kanun teklifinin altında imzası bulunan vekillere "Yarın hesap soracağız onlara, yarın onları yargılayacağız ve en ağır cezaları alacak." diye sizin ve bizim hepimizin egemenlik hakkına, en tabii hakkımız olan kanun teklifi verme hakkımıza tehdit savuranlara karşı dönün de bir şey söyleyin. Yahut da çok daha yeni, daha yenice seçilen bir baro başkanının "Bu Anayasa bu Meclise yeni bir anayasa yetkisi vermiyor, bunu asla kullandırtmayacağız." diye seçim sonrası naralar atarak yaptığı konuşmaya tepki verin.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana)Niye, ağırına mı gitti?
ORHAN YEGİN (Ankara)Bunlardan bir rahatsızlık duyun arkadaşlar.
CAVİT ARI (Antalya)"Hâkimleri, savcıları çok şükür ki biz aldırdık." diyen baro başkanını mı diyorsun?
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana)Bir bebek katilinin Meclisteki yaptığı açıklamadan rahatsız olun, onlardan rahatsızlık duyun.
ORHAN YEGİN (Ankara)Dolayısıyla, arkadaşlar, Meclisin itibarının nerelerde, hangi cümlelerle zedelendiğinin lütfen farkına varalım. Bu tehditlere prim vermeyelim.
Köyde amcalara sorulmuş: "Meclisten beklentimiz var mı?" "Yok, oradakiler sadece bağırıyor, çağırıyor." demiş. Millet nezaketli konuşur, oradan hepimiz üstümüze düşen payı almamız lazım. Şu Mecliste en çok bağırıp çağırıp, en çok ortalığı yıkarak konuşanlar kimler isim vermeyelim, hepimiz daha iyi biliyoruz. Milletin bizden ne beklediğini Meclis Başkanımız aslında sabah ki konuşmasında çok güzel bazı paragraf aralarında verdi. Hiç kimsenin düşüncesinden vazgeçmesini istemeden, meseleleri birlikte ele alabilmemizi bekliyor bizden milletimiz. Siyasi rekabet devam ederken ihtilaflarımızı da saygı çerçevesinde konuşabilmemizi bekliyor milletimiz bizden. Uzlaşabildiğimiz konularda vakit kaybetmeden ilerlememizi, toplumun huzuruna, beklentilerine, geleceğine dair bir iradede ortaklaşıp müşterek adımlar atmamızı bekliyor milletimiz bizden. Farklı kanaatlerin sabırla müzakere edildiğinde nasıl netice alındığına dair örnekleri çoğaltarak verdiği destekle milletin, ülkenin yolunu açık tutmamızı bekliyor, saygın millete layık olmamızı bekliyor milletimiz bizden. Peki, ne oluyor? Şimdi, bakıyoruz, arkadaşlar Meclisin işleyişinden bir ton şikâyet yapıyorlar. Google'a, Gemini'ye sormuşlar "Gerekli mi, gereksiz mi?" Soru önergeleri üzerinden, bunlara verilen cevap istatistiklerinden, muhalefetin önergeleriyle ilgili kabullerden hareketle burada Meclisin saygın olmadığından bahsediyorlar. Arkadaşlar, yoklama istiyorsunuz, yoklama için ara veriliyor, başlatılıyor, parmak izimizle giriyoruz, oradasınız ama girmiyorsunuz, oradasınız ama yoksunuz. Meseleler tartışılırken de böylesiniz.
TAHSİN OCAKLI (Rize)Tıpkı sizin yaptığınız gibi işte.
ORHAN YEGİN (Ankara)Konuşmalarınıza bakıyoruz, sorunu çözmek istiyorsunuz, o, en ateşliler sizsiniz, her şeyin en iyisini yapmaya hazırsınız ama "Hadi buyurun." dediğimizde aynı o yoklamadaki gibisiniz; varsınız ama yoksunuz.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana)Sizde yoksunuz ama varsınız.
TAHSİN OCAKLI (Rize)Karar yeter sayısı alınırken neredeydin Orhan Bey?
ORHAN YEGİN (Ankara)Dolayısıyla, millet bizden ne bekliyor? İşte Başkanımız onu da söyledi "Milletimizin bizden beklediği ciddiyetinin farkındayız." dedi. Milletimiz bizden biraz daha bize verdiği yetkiyi sadece kürsüyle, sadece o kürsünün ekran yönüyle değil, onun menfaatleri, onun beklentileri, onun sorunları, onun geleceğe ilişkin beklentilerine dönük de bir ortaklaşmayla, bir makulleşmeyle, siyasi farklılıkları elbette canlı tutarak yürümemizi bekliyor.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa)Ya, Allah aşkına, şimdiye kadar hangi noktada ortaklaşabildik! Söylediğimiz bir tane şeyi kale aldınız mı ya!
ORHAN YEGİN (Ankara)Zira, bugün biz eğer verdiğimiz önergeleri kabul etmeye kalksak 5 muhalif grup, haftada üç günden, haftada 15 tane önerge, ayda 60 tane, on aydan beş yılda 6.600 tane Meclis araştırma önergesi açmamız gerekir.
ADALET KAYA (Diyarbakır)Ortaklaştığımız önergeler var.
ORHAN YEGİN (Ankara)Her komisyonda 22 milletvekili var, bu 11 tane komisyon kurulmuş, ortalama 22 vekili var. Arkadaşlar, bize 66 bin milletvekili lazım yahut da 1 milletvekiline 110 komisyon düşer. "Gece geç saatlerde bitiyor, sabah gelmekte zorlanıyoruz, bütçeyi 11'de başlatalım." taleplerinin de olduğu bir ortamda 110 tane komisyonun hiçbiri toplanmak için bir araya gelemez.
TAHSİN OCAKLI (Rize)Siz reddetmeyin, biz çalışırız.
ORHAN YEGİN (Ankara)Bir araya gelse toplantıyı başlatsa, araştırma yapamaz, yapsa karara bağlayamaz, öneride bulunamaz.
AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa)Bu kadar manipülasyon olmaz, alışmışsınız manipülasyona.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir)Siz de ciddi olun biraz.
ORHAN YEGİN (Ankara)Ama bak, 11 tane kurmuşuz hep beraber bu dönemde çocuklara karşı şiddetten kadına karşı şiddete kadar, bebek ölümleriyle ilgili araştırma komisyonundan tutun da engelli bireylerin sorunlarına, suça sürüklenen çocuklara, yapay zekâya kadar. Demek ki ortaklaşabildiğimiz hususlar da oluyor, olmuş.
ADALET KAYA (Diyarbakır)Sadece siz isterseniz olabiliyor.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli)Söylediklerinize siz inanıyor musunuz? İnanmadığınız şeyleri söylüyorsunuz.
OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEMOrhan Bey, bizim grup daha hesaplı konuşacaktı.
ORHAN YEGİN (Ankara)Ben son cümlemi şöyle söyleyeyim, dakikam doldu, kazandığımız süremiz doldu. Yine, Meclis Başkanımızın konuşmasından güzel bir cümleyle bitireyim: "Milletimizin bizden beklentisi nedir? Kazandığımız desteği korumanın yolu, verdiğimiz sözün arkasında durmaktır, hep beraber milletimize verdiğimiz sözlerin arkasında duracağız." diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
54 konuşma daha · 28 Ekim 2026