Dökme zeytinyağı ihracatına ilişkin, sars hastalığına karşı ithalata yönelik önlem alınıp alınmadığına ilişkin
Kocaeli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 72. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Nisan 2004 · 1.124 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Pepe (AK Parti), 13 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÖKME ZEYTİNYAĞI İHRACATINA İLİŞKİN, SARS HASTALIĞINA KARŞI İTHALATA YÖNELİK ÖNLEM ALINIP ALINMADIĞINA İLİŞKİN); konuşma 1.124 kelime.
Osman Pepe (AK Parti, Kocaeli). “Dökme zeytinyağı ihracatına ilişkin, sars hastalığına karşı ithalata yönelik önlem alınıp alınmadığına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-pepe-22-2004-04-13-dokme-zeytinyagi-ihracatina-iliskin-sars-hastaligina-karsi-ithalata-y (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI OSMAN PEPE (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Muğla Milletvekili Sayın Fahrettin Üstün ve Kastamonu Milletvekili Sayın Mehmet Yıldırım'ın Sayın Başbakanımıza yöneltmiş oldukları soruları cevaplamak üzere huzurlarınızdayım; sözlerime başlamadan, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Muğla Milletvekili Sayın Fahrettin Üstün'ün sormuş olduğu sorulardan başlıyorum; 1 inci soru: "İnsan sağlığında vazgeçilmez yeri olan zeytinyağının dış ülkelere ihracatında önemli yer tutan dökme zeytinyağı ihracatını ne zaman serbest bırakacaksınız?"
Malumları olduğu üzere, ülkemiz, dünya zeytinyağı üretimi ve dışticaretinde önde gelen ülkelerin arasında yer almaktadır; dünya üretiminde 5 inci ve ihracatında ise 3 üncüdür; yıllık ihracatımız, ortalama olarak, 100 000 000-110 000 000 ABD Dolar civarındadır. Söz konusu üründe, ihracat politikaları, sektörün de görüşü alınmak suretiyle, Dış Ticaret Müsteşarlığınca belirlenip, tüm türler itibariyle, dökme halde zeytinyağı ihracatında yasak söz konusu değildir. Bu bağlamda, rafine, riviera ve sızma zeytinyağının her türlü ambalajda, kutulu, dökme veya varilli ihracatı serbest olup, sadece 2 ile 3,3 asit oranı arası natürel birinci yemeklik zeytinyağının dökme olarak ihracatı yasaktır. Bahse konu bu uygulama, ülkenin, daha fazla katmadeğer üretmesi, ihracattan daha fazla kâr elde etmesine yönelik bir uygulamadır.
Ayrıca, 2002-2003 sezonunda zeytinyağı ihracatı, geçen sezonun aynı dönemine oranla yüzde 195 artarak 74 255 ton düzeyine ulaşmış olup, bu miktarın yaklaşık olarak yüzde 70'i, yani, 52 227 tonu dökme olarak ihraç edilmiştir.
2 nci soru: "Dökme zeytinyağı ihracatı neden sezon başında serbest bırakılmıyor?"
Biraz önce de bahsettiğim hususlardan anlaşılacağı üzere, dökme zeytinyağı ihracatı yasağı sadece 2 ile 3,3 asit arası naturel birinci yemeklik zeytinyağı için geçerli olup, bu ürünün varilli halde de ihracatı serbesttir. Alınan bu karar, uzun dönemli olarak uluslararası piyasalarda kalıcılığımızın teminine yöneliktir. Naturel birinci yemeklik zeytinyağının dökme olarak ihracı, ülkemizin ihracattan azamî faydayı temin etmesini hedefleyen bir düzenlemedir.
İthalatçı ülkeler ise, bu ürünü bizden düşük bedellerle aldıktan sonra, çeşitli ameliyelere tabi tutarak, çok daha yüksek fiyatlardan üçüncü ülkelere ihracat yapmaktadırlar. Ülkemizin kazanacak olduğu önemli bir katmadeğeri başka ülkelerin kazanmasını, elbette ki, ihracat politikalarımız açısından doğru bulmamaktayız.
3 üncü soru: "Avrupa'nın her yerinde yüksek desteklemelerle desteklenen zeytinyağı üreticimiz hak ettiği gerçek desteklemeye ne zaman kavuşacaktır?"
Zeytinyağı üreticilerimizin hak ettikleri desteklemelere kavuşması için mümkün olan gayreti göstermekteyiz.
Nitekim, Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kurulunca yapılan çalışmalar sonucunda, 30 Nisan 2003 tarih ve 25094 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2003/12 sayılı tebliğle, 2002 yılı zeytinyağı ürününe 175 000 TL/kg destekleme primi ödenmiştir. 2003 yılı ürününe destekleme primi ödenmesine ilişkin çalışmalar ise ilgili kurumlar nezdinde halen sürdürülmektedir.
Diğer taraftan, Dış Ticaret Müsteşarlığınca hazırlanan, 14 Nisan 2003 tarih ve 25079 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 2003/1 sayılı tarımsal ürünlerde ihracat iadesi yardımlarına ilişkin Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu kararı çerçevesinde 2003 yılı içerisinde gerçekleştirilen 5 kilograma kadar kutulu zeytinyağı ihracatında, ton başına 180 dolar destekleme söz konusu olmuştur. Bu uygulama, 2004 yılı içerisinde de sürdürülecektir.
Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım'ın, Sayın Başbakanımıza tevcih etmiş olduğu soruları cevaplıyorum:
Malumları olduğu üzere, canlı hayvan, et ve diğer tüm gıda maddelerinin ithalat aşamasında insan sağlığı ve güvenliği, hayvan ve bitki varlığı ve sağlığı yönünde kontrolü 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanunu, 6968 sayılı Ziraî Mücadele ve Ziraî Karantina Kanunu, 560 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararname ve bu kanunlara ilişkin mevzuat ile dış ticarette teknik düzenlemeler ve standardizasyon mevzuatı çerçevesinde, münhasıran, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Keza, anılan Bakanlık, Uluslararası Hayvan Hastalıkları İzleme Ofisinin bültenlerini de dikkate alarak, hayvan hastalığının görüldüğü ülke ve bölgeler menşeli veya çıkışlı canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalatına yasaklama getirebilmektedir.
Nitekim, kamuoyunda delidana hastalığı olarak bilinen ve insanlara bulaşma riski de bulunan BSE hastalığının görüldüğü Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, Kuzey İrlanda, İskoçya, İspanya, İsrail, İsviçre, İtalya, Japonya, Kanada, Lihtenştayn, Lüksemburg, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya ve Yunanistan'dan, canlı hayvan, et ve hayvansal ürünler ihtiva eden gıda maddeleri ile diğer bazı maddelerin ithalatı yasaklanmıştır.
SARS olarak ifade edilen, Akut Solunum Yetersizliği Sendromuyla ilgili olarak, Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca, hastalığa neden olan virüsün vücut dışında yaşama süresinin dış ortamda 24-48 saat olduğu, dolayısıyla, ithal mallar yoluyla hastalığın ülkemize sirayet etmesinin mümkün olmadığı tespit edilerek, insan sağlığı açısından her türlü kontrol yapıldığından, bu aşamada ithalatı engelleyici herhangi bir işlem yapılmasına gerek duyulmamıştır.
Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki daimî temsilciliğimiz ve yurt dışındaki bazı ticaret müşavirliklerimizden temin edilen bilgilerde, söz konusu hastalıkla ilgili olarak Dünya Ticaret Örgütüne intikal ettirilen mal ve hizmet ticaretini etkileyen herhangi bir tedbirin bulunmadığı, hastalığın, tarım ve hayvancılık ürünleri ile tarımdışı ürünler yoluyla yayıldığına ilişkin bir veriye rastlanılmadığı, keza, Japonya, Avustralya, Hollanda, Güney Kore gibi ülkeler tarafından, adı geçen hastalık gerekçesiyle, hastalığın görüldüğü ülkelerden mal veya hayvan ithalatına ilişkin herhangi bir yeni tedbir, kural ya da kısıntıya gidilmediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, SARS'ın insanlara ilişkin bir hastalık olması nedeniyle, hastalığın takibi ve ülkemize girişinin önlenmesi için alınması gerekli tedbirler, Sağlık Bakanlığınca konunun uzmanlarından oluşan Enfeksiyon Hastalıkları Danışma Kurulu tarafından yapılmaktadır. SARS'ın insanlara ilişkin bir hastalık olması sebebiyle, bu konuda alınacak her türlü tedbirin Sağlık Bakanlığımız ve ilgili tüm kurumlar tarafından belli bir sorumluluk içerisinde, konu yakından takip edilerek bütün kurumlar uyarılmakta ve gerekli tedbirler de alınmaktadır. Bu bağlamda, SARS'la ilgili olarak ilgili kuruluşlara koordinasyon içerisinde dışticaret işlemlerinde şu tedbirler de alınmıştır:
SARS'tan etkilenmiş bölgelerden gelecek her türlü kara taşıtı ve gemilerdeki yolcu ve mürettebata karşı alınması gereken, Sağlık Bakanlığınca belirlenen tedbirler tüm gümrük idarelerine bildirilerek uygulanmasına başlanmıştır.
SARS vakalarıyla ilgili olarak, 9.5.2003 tarihinde, Dünya Sağlık Örgütünce ilave önlemler alınması gündeme getirilmiş olup, ülkemize uluslararası girişlerin olduğu tüm kapılarımızda, yurt dışından gelenlerin, ilk olarak sağlık ekiplerince kontrol edilmelerine de başlanmıştır.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığının 81 vilayetteki tarım il müdürlükleri ile, tahaffuzhane ve gümrük veteriner müdürlüklerine de bildirimle, canlı hayvan girişinin yasaklanacağı, riskli bölgelerin sürekli güncellenerek yayımlandığı Sağlık Bakanlığının web sitesinden riskli bölgelerin düzenli olarak takip edilmesi, bu bölgeler orijinli veya çıkışlı canlı hayvanların yolcu beraberinde ülkemize girişine müsaade edilmemesine de başlanmıştır.
Sonuç itibariyle, gerek Dış Ticaret Müsteşarlığı ve gerekse Gümrük Müsteşarlığınca konu hakkında gerekli takibat ve incelemeler, yetkili bakanlıklarla işbirliği ve koordinasyon çerçevesinde sürdürülmekte olup, icap eden tüm tedbirler alınmış bulunmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun Ulaştırma Bakanımızdan sorduğu soruda "halanızın oğlu Süleyman Karaman, soru önergemizin Türkiye Büyük Millet Meclisine verildiği tarih itibariyle hangi görevde bulunmaktadır? Adı geçen şahsın ataması hangi tarihte, hangi meziyetlerinden dolayı yapılmıştır" denilmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürü Süleyman Karaman, Ulaştırma Bakanının halasının oğlu değildir. 7.1.2003 tarih ve 2002/3490 sayılı Kararnameyle Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğüne atanan Makine Yüksek Mühendisi Süleyman Karaman, 6.8.1979 ile 30.9.1984 tarihleri arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesinde tahsilini tamamlamış, on yıllık özel sektör deneyiminin arkasından, 23.6.1994 tarihinden itibaren, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin İETT Genel Müdürlüğünde İşletme Genel Müdür Yardımcılığı görevini 8.11.2000 tarihine kadar başarıyla ifa etmiştir. 13.11.2000 tarihinden, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğüne atanmasına kadarki süre içerisinde İETT Genel Müdür Danışmanı olarak görev yapmıştır.
Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 13 Nisan 2004