İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 100. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Osman Pepe

Kocaeli Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 100. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Mayıs 2010 · 439 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Pepe (AK Parti), 3 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 439 kelime.

Osman Pepe (AK Parti, Kocaeli). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 3 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-pepe-23-2010-05-03-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OSMAN PEPE (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; cumartesi ve pazar günleri şahsımla ve ailemle alakalı olarak bir ulusal gazetede baştan aşağı yalan ve yanlışlarla dolu, tutar hiçbir tarafı olmayan haberler manşet yapıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi bu yalan ve yanlışların üzerine kurulu muhalefetinin gereği olarak, dün Sayın Koç, bugün Sayın Kart “240 milyon, 100 milyon” gibi rakamları telaffuz ederek, aslı astarı olmayan şeylerle şahsımıza yönelik, partimize yönelik muhalefet yapmaya, kara çalmaya çalışıyorlar.

Kendilerine şunu hatırlatıyorum: 22 Temmuz seçimleri öncesiydi. İstanbul İl Başkanı veyahut da İstanbul milletvekillerinden birisi Sayın Genel Başkanları Baykal’a “650 dairesi olan bir Bakan var. Bakan çocukları var.” diye bir söz söylettiler. Sonra çıktık meydanlarda “Sayın Baykal, elinizde belgeniz, bilginiz varsa lütfen açıklayın. 650 değil, 65 değil, 6 tane dairenin çocuklarımıza ait olduğunu ispat edin, bu daireleri bağışlayacağız.” dedik. Ama tık yok.

Tabii, siyasetçi son derece savunmasız, basın son derece hoyrat. Önce, kara çal, mahallenin başında bir yalan uydur, öteki başında uydurduğun yalana inan!

Peki, biz ne yapalım siyasetçiler olarak? Yargıya gideceğiz. Hakkımızı nerede arayacağız? Önce, basına tekzip gönderiyoruz; aslı yoktur, astarı yoktur, esası yoktur. Basındaki patronların, beyefendilerin keyfi gelirse tekzibi yayınlar, keyfi gelmezse yayınlamaz.

Peki, ne yaparız arkasından? Mahkemeye gideriz. Mahkemedeki hâkim efendi der ki: “Siyasetçi ağır eleştiriye tahammül edecek.”Bu nasıl iş? Bu nasıl siyaset anlayışı? Bu nasıl hukuk anlayışı? İşte Türkiye'de tuzun koktuğunu, insanların hakkını, hukukunu aramak için müracaat edecekleri merciler olan mahkemelerin ne kadar tarafgirane karar verdiklerini, nasıl siyasi taraf olduklarını onlarca dava ile ortaya koymak mümkündür.

Buradan elbette ki üzüntü duyuyoruz.

K. KEMAL ANADOL (İzmir)Silivri’den mi bahsediyorsun?

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir)Siz alıştırdınız, sizi örnek alıyorlar.

OSMAN PEPE (Devamla)Ben bu cumartesi ve pazar günü şahsımla, ailemle alakalı olarak çıkan haberlerle alakalı tekzip gönderdim, yayınlamadılar; noterden gönder, yayınlamıyor; mahkemeye gidiyorsun… İnşallah, temenni ediyorum, hak yerini bulacak. Hukukun bağımsız olması önemlidir ama hukukun, Türkiye'deki yargının esas sorunu tarafsız da olmasıdır. Maalesef Türkiye yargısının böyle bir hastalığı var. Bakıyor, kimin hakkında, hangi siyasi görüşten, ona göre kararını ön yargılı olarak veriyor.

Beş sene bakanlık yaptık, bu beş sene bakanlık esnasında, evet, tüyü bitmemiş yetimin hakkına, hukukuna el uzatmadık, el uzattırmadık ama bazılarının menfaatlerine, evet, engel olduk; bazılarının ayaklarına bastık.

BEYTULLAH ASİL (Eskişehir)Kim onlar?

OSMAN PEPE (Devamla)Onlar da, şimdi sıra kendilerine gelmiş, rövanş almaya çalışıyorlar. Ama şunu söyleyeyim: Güneş balçıkla sıvanmaz.

Cumhuriyet Halk Partisinin değerli sözcülerinden şunu istirham ediyorum: Lütfen ama lütfen, başkalarının yalanları ve yanlışlarıyla bu kürsüden milleti ve sayın milletvekillerini meşgul etmeyin. Başka bildiğiniz doğrular, gerçekler varsa siyaseti doğrular üzerine inşa edin. Burada eğer bunu yapabilecek gücünüz, cesaretiniz varsa sizi millet ayakta alkışlar. Ama yalanlarınızla baş başa kalırsınız ve mahkûm olursunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 3 Mayıs 2010

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook