İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 10. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)

Özlem Çerçioğlu

Aydın Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 10. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Ekim 2008 · 779 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Özlem Çerçioğlu (CHP), 23 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)); konuşma 779 kelime.

Özlem Çerçioğlu (CHP, Aydın). “Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 23 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-cercioglu-23-2008-10-23-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ÖZLEM ÇERÇİOĞLU (Aydın)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Serbest Bölgeler Kanunu ile Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği uyum yasaları kanun teklifinin 2’nci maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, ülkemizde yabancı sermaye yatırımlarının azlığı ve gerekli niteliklerinin olmaması, dış ticaret açığının her geçen gün ürkütücü boyutlara çıkması geleceğe güvenle bakmamızı engellemektedir. En önemli sorunlarımızın başında da işsizlik gelmektedir.

Tüm bu sorunların çözümlenmesine yönelik hazırlanan 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu değiştirilmiş, serbest bölgelerin ülke ekonomisine katkılarının arttığı bir dönemde 5084 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesiyle teşvik ve muafiyetlerde kısıtlama getirilmiştir. Yatırım ve istihdamın teşviki adı altında çıkartılan, önce otuz altı, sonra kırk dokuz ili kapsayan, işsizlik sorununun çözümlenmesi, vergi muafiyeti, SSK indirimi gibi yasa ile bu çıkartılan muafiyetler 5084 sayılı Yasa ile çelişmiş, serbest bölgelerdeki ticaret hacminin ve istihdam artışının önünü kesmiştir.

5084 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle sadece Ege serbest bölgesinden 151 firma ayrılmış, yeni gelen firmalarda ise oransal olarak yüzde 58’lik bir firma kaybı söz konusu olmuştur. 5084 sayılı Kanun yatırımları durma noktasına getirmiş, aradan geçen yaklaşık beş yıllık süre içerisinde bölgede faaliyet gösteren hemen hemen bütün sektörler hak kaybına uğramıştır.

Sayın milletvekilleri, kanun kapsamında konulan yıl sonundaki yüzde 85’lik ihracat şartının oluşturulmaması hâlinde özellikle işten ayrılmış personellerden ödenmeyen ve işçinin maaşına eklenen gelir vergisi stopajının ne şekilde, nasıl tahsil edileceği soru işaretidir. Gelir vergisi stopajı baştan kesildiğinde ise işten ayrılan kişiye bedelin iadesinde ciddi sorunlar ortaya çıkacaktır.

İlgili yasa ile serbest bölgelerdeki faaliyetleri değerlendirmek ve bu bölgelerdeki sorunların çözümüne ilişkin stratejileri belirlemek amacıyla “Serbest Bölgeler Koordinasyon Kurulu” kurulmak istenmektedir. Ancak bu Kurulun teşkili, usul ve esasları yönetmeliğe bırakılmaktadır. Tüketici hakları ve her türlü denetim faaliyetleriyle ilgili kurullarda daha önce yaptığımız kanunlarda kurulun görev ve yetkileri, görev dağılımları ve görev alacak kişilerin nitelikleri kanunla belirlenirken serbest bölgeler gibi hayati öneme sahip olan yerlerde strateji belirlemek amacıyla kurulan bu Koordinasyon Kurulunun niteliği ve görevlerinin genel tanımının yönetmeliğe bırakılması konuya ne derece sıradan yaklaşıldığının bir göstergesidir. Ayrıca kurulların görev, yetki ve niteliklerinin belirlenmesi yasama kurumunun görevidir. AKP İktidarı döneminde yapılan bu tür uygulamaların bir sonuç getirmediği görülmüştür.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak Dış Ticaret Müsteşarlığını ve Sanayi Bakanlığını serbest bölgeler ve diğer sanayi yatırımları konusunda uyarmak istiyoruz.

Türkiye’de yatırım yapan yabancıların şikâyet ettikleri konuların başında yolsuzluklar gelmektedir. Birçok yabancı yatırımcı Türkiye’deki yolsuzluğun yatırımların önündeki en büyük engel ve onları rahatsız eden en büyük konu olduğunu ifade etmektedir. Bir başkası, Türkiye’deki karmaşık ve dolambaçlı yapı yatırımcıyı tedirgin etmektedir.

Ayrıca, Türkiye’deki yatırımların önündeki engellere de vurgu yapmak istiyorum. Bu engeller: Bakanlıklar arasında ve merkezî idare ile yerel idare arasında eş güdüm eksikliği, karmaşık, birbirini tutmayan, sık sık değişen ve şeffaf olmayan kanunlar ve idari düzenlemeler, yüksek maliyetli ve karmaşık vergi sistemi, Türkiye’nin elverişsiz yatırım ortamı, düzenleyici politikaların karmaşıklığı, idari kontrol yönetimi ve güvensizlik Türkiye’deki idari sorunların başında gelmektedir.

Sayın milletvekilleri, Ege Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren özellikle yabancı sermayeli firmalar bölgeyi üretim üssü olarak kullanmakta, ARGE çalışmaları ve araştırmalarını genel merkezlerinde gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda, bölgede yaratılan ürün ve süreç yenilikleri dikey teknoloji transferleri olarak gerçekleşmiş, bölge endüstrisini başka ülkelerin ARGE çalışmalarını destekleyen ve teknolojik açıdan dışa bağımlı bir yapıya doğru yönlendirmiştir. Oysa yapılması gereken, departmanlar arasında iş birliği oluşturulması, üniversite-sanayi iş birliği şeklinde kendi teknolojilerini yaratan bölgeler hâline dönüştürülmesidir. ARGE departmanına sahip olmayan firmaların bölge içinde kurulabilecek ortak ARGE teknoloji geliştirme merkezlerine yönlendirilmesi, ARGE departmanına sahip firmaların ise bölgeye çekilmesinin sağlanması esas olmalıdır.

Önerilerimiz ise şunlardır:

Yolsuzluk ve yolsuzlukla mücadele için somut adımlar atılmalı.

Gümrük mevzuatına uyulması için çalışanlara yönelik etik kodlar yayınlanmalı.

Usulsüzlük iddialarını oluşturacak etkin bir iş denetim birimi oluşturulmalı. Şeffaflığı artırmak için gerekli çalışmalar yapılmalı.

Gümrük mevzuatı güçlendirilmeli. Gümrük ve kaçakçılık kanunlarında zorlayıcı hükümlerde gerekli değişiklikler yapılmalı.

Fikrî mülkiyet haklarının korunmasıyla ilgili takip birimleri oluşturulmalı, korsan ürünlerin yasal müeyyideleri işletilmelidir.

Kısa süreli çalışan yabancı personel için çalışma izinleri sadeleştirilmeli, gereksiz idari aşamalar kaldırılmalı, yabancı yatırımcılar için merkezden eş güdümlü tescil sistemi kurulmalıdır.

Özel sektör yatırımcıları için devlet arsası tahsisi süreci iyileştirilmeli, sanayi bölgeleri geliştirilmeli, özel sektörün katılımı teşvik edilmelidir.

Arsa tahsisi için stratejik planlama güçlendirilmeli, tesis kurma izni ve inşaat izni süreçleri kolaylaştırılmalıdır.

Yatırım ve teşvik vergileri kaldırılmalı, tüm mali teşvikler vergi sistemi içinde otomatik hâle getirilmeli, gümrük vergi iadeleri süreci gözden geçirilmeli, dâhilî işleme rejimi kolaylaştırılmalıdır.

Her şeyden önce, altı yılı aşkın süre içinde, sorunlarını bilmesine rağmen, AKP Hükûmeti, bu sorunlara hiçbir çare bulamamıştır. Dünyada yaşanan bu krizin son ayağının da Türkiye’yi vuracağı belliydi. Henüz, şu anda, biz, bu krizin dalgalarını yaşıyoruz, esintilerini yaşıyoruz, henüz daha tam etkisi Türkiye’de görülmemiştir. Ama maalesef üzülerek ifade ediyorum, AKP Hükûmeti tarafından alınması gereken -reel sektörün bu krizi atlatması, en az zararla atlatmasına yönelik- herhangi bir önlem paketleri açıklanmamıştır.

Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

72 konuşma daha · 23 Ekim 2008

72 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook