Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 10. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Ekim 2008 · 960 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Tayfur Süner (CHP), 23 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)); konuşma 960 kelime.
Tayfur Süner (CHP, Antalya). “Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 23 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tayfur-suner-23-2008-10-23-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA TAYFUR SÜNER (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Serbest Bölgeler Kanunu ile Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 3’üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz tasarı serbest bölgelerin yeniden düzenlenmesiyle ilgilidir. Bu tasarı hakkında görüş belirtmeden önce bu konuyla doğrudan ilintili olan ülkemizin dış ticaretine değinmek istiyorum.
Türkiye’nin son altı yıldaki cari açığı seksen yıldaki cari açığının 4 katına çıkmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılından 2002 yılı sonuna kadar olan sürede ülkemizin cari açığı yaklaşık 43 milyar dolar iken, sadece 2003 yılı başından 2008 yılı ortalarına kadar olan süre içerisindeki cari açığı ise yaklaşık 135 milyar dolardır. Yani AKP hükûmetlerinin işbaşında olduğu son altı yıllık dönemdeki toplam cari açık önceki seksen yıldakinin yüzde 316 düzeyinde artış kaydetmiştir. Cari açığın temposu değişmezse yılın tamamında 50 milyar doları aşması beklenmektedir. Böylece, son altı yıldaki cari açığın da 164 milyar dolarla cumhuriyetin seksen yılındakinin 4 katına ulaşacağı tahmin edilmektedir. Sadece 2002 yılında 626 milyon dolar olan cari açığın bu yılın tümünde 50 milyar dolara ulaşması, bu dönemdeki yıllık açıkta 79 kat artışa tekabül etmektedir.
Bu dönemde ortaya çıkan rekor cari açık, 2005 yılından itibaren hızla artan doğrudan yabancı sermaye girişlerine karşın ağırlıklı olarak dışarıdan borçlanmayla finanse edilmiştir. Ancak yüksek tutarlara ulaşan doğrudan yabancı yatırımlar da cari açığın finansmanını oldukça kolaylaştırdı. Yabancı sermaye girişlerinin son dönemde hız kesmesi ise yükseliş eğilimini koruyan cari açığın finansmanı açısından önemli bir risk oluşturmaktadır.
Üretimin ithal girdiye dayalı hâle gelmesi nedeniyle patlayan ithalat, 2008 Ağustos sonu itibarıyla yıllık dış ticaret açığının 76 milyar dolara ulaşmasına neden oldu. TÜİK verilerinden yapılan hesaplamaya göre 1 Eylül 2007-31 Ağustos 2008’i kapsayan son bir yıllık dönemde Türkiye 132,5 milyar dolarlık ihracat yaparken, ağırlığı ham madde olmak üzere 208,4 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirmiştir. Böylece, açık 76 milyar dolara dayanmıştır. Bu çok vahim bir tablodur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmüş olduğumuz 3’üncü maddeyle 3218 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek serbest bölgelerde arazi kiralayarak bina ve tesislerini inşa eden üretici kullanıcılara otuz yıl, üretim dışı faaliyet gösteren dış kullanıcılara ise yirmi yıl süreli verilen faaliyet ruhsatı sürelerinin azami kırk dokuz yıla çıkarılması hedeflenmek istenmiştir. Öylelikle, mülkiyeti hazineye ait serbest bölgelerde faaliyette bulunan yabancı kullanıcılara hazinenin mülkiyetinde bulunan arazi, arsa ve binaların doğrudan veya irtifak hakkı tesisi suretiyle kırk dokuz yıla kadar kiralanabilmesi imkânı getirilmesi düşünülmüştür. Ayrıca, faaliyet izinlerinin de Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı yerine Dış Ticaret Müsteşarlığınca verilmesi uygun görülmüştür.
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun 5’inci maddesindeki hazinenin mülkiyetinde bulunan taşınmazların serbest bölgedeki yatırımcı kullanıcılara kırk dokuz yıla kadar kiralanması veya bunların üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi yönündeki işleme yönelik olarak yapılan işlemlerin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaması yönündeki hükme ihtiyaç olmadığını düşünüyoruz. Bu maddede sayılan işlemleri 2886 sayılı Kanun’a tabi olarak da gerçekleştirmenin mümkün olduğu açıktır. Bu hükümle irtifak hakkı tesisi işlemlerinin 2886 sayılı Kanun dışına çıkarılması amaçlanmış olmakla birlikte, bu hükmün varlığıyla, gelecekte, bu taşınmazların tahliyesine ihtiyaç duyulduğunda tahliyenin anılan Kanun’un 75’inci maddesine dayanılarak gerçekleştirilmesi olanaksız kılınmaktadır.
Değerli milletvekilleri, ülkemizdeki yirmi dört serbest bölgeden biri olan Antalya Serbest Bölgesi, liman sahasının hemen bitişiğinde yaklaşık 607 bin metrekarelik bir alana kurulmuş ve 14 Aralık 1987 tarihinde hizmete girmiştir. Bölgenin yatırım için ayrılan alanlarının toplamı 434 bin metrekare olup bu sahanın yüzde 97’sini aşan bir bölümü yatırımcılar tarafından kiralanarak işletmeye alınmış durumdadır. Bu bölgede hâlen 104 firma sürekli olarak aktif faaliyette bulunmakta ve bu firmalarda giriş-çıkışlarla birlikte yaklaşık 5 bin kişi istihdam edilmektedir.
Başlangıçta, ülkemizin yurt dışı müteahhitlik hizmetlerine yönelik makine parkı alanı olarak planlanan ve bu arada kısmen alım-satım şeklindeki ticari faaliyetlerin de sürdürüldüğü bir ticari serbest bölge görünümündeki Antalya Serbest Bölgesi, özellikle son beş yıllık süre zarfında üretim faaliyetlerinin artması ve bu yönde yoğunlaşan talepler karşısında büyük oranda üretim serbest bölgesi olma niteliğine bürünmeye başlamıştır. Mevcut yat ve gemi inşasıyla bakım onarımları, kablo, hazır giyim, elektronik cihaz ve tekstil üretimlerine, diyaliz makinesi üretimleriyle ayrıca ülkemizde ilk defa gerçekleştirilen doku kültürü suretiyle yapılan ve ileri teknoloji gerektiren üretimler de eklenmiştir. Son yıllarda buradaki yat üretimi ön plana çıkmış durumdadır. Yurt içinden ve yurt dışından birçok firma burada yat ve katamaran üretimi yapmak için başvuruda bulunmaktadır. Ancak bu bölgede alan sıkıntısı bulunmaktadır, mevcut alan isteklere yanıt vermemektedir. Çok büyük bir istihdam yaratacak bu istekler yer sıkıntısı nedeniyle gerçekleştirilememektedir. Yeni alanları buraya katmamız uygun olacaktır.
Ayrıca, bu bölgede bulunan çıraklık eğitim merkezine gerektiği kadar önem verilmemektedir. Buralarda ara eleman, özellikle tekne yapımına uygun elemanların yetiştirilmesine özen gösterilmelidir. Eğitim elemanları artırılmalı, burası âdeta bir okul görüntüsüne büründürülmelidir.
Antalya Serbest Bölgesi, istihdamı, üretim tesisleri, sayısı ve oluşturulan katma değer gibi çeşitli değerlendirme kriterleri açısından, bugünkü konumuyla, ülkemizde faaliyette bulunan yirmi dört serbest bölge içinde önemli bir yerde bulunmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; serbest bölgeler bir ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla beraber, gümrük hattı dışında bırakılan, ihracat için yatırım ve üretimi artırmak, istihdam yaratmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonomi girdi ihtiyacını ucuz ve düzenli şekilde temin etmek gibi amaçlarla kurulmuşlardır. Hem buralardan yapılan ihracatlar bakımından hem de yarattıkları istihdam bakımından serbest bölgeler ülkemiz için önemli yer tutmaktadır. Özellikle cari açığımızın bu kadar fazla olduğu bir dönemde bu bölgelerin üstünde fazlaca durmamız gerekmektedir. Öncelikle bu bölgelerde alım satım yapanların teşviklerinin yeniden getirilmesi hakkında çalışmalar yapılmalıdır. Bununla birlikte buralara tüketim amaçlı giren yabancı malzemelerin kesinlikle KDV’ye tabi olmaması gerekir, bunun da üstünde durmamız lazımdır.
Buralardan başka bir de vergi dairelerinin baskısı vardır. Özellikle 2004’ten itibaren Maliye Bakanlığı bu bölgeler üzerinde çok büyük baskılar kurmaktadır. Bugün bütün defterler son satırlarına kadar didik didik edilmektedir. Bu uygulama çok güzeldir fakat serbest bölgelere giren çıkan tüm mallar kayıt altındadır. Buralarda kaçak iş yapmak imkânsız gibi bir şeydir. Bu bölgede yapılan ihracat sonucunda vergiler düzenli bir şekilde alınmaktadır, çünkü her şey kayıtlıdır. Maliye Bakanlığının buralara gösterdiği özeni ülkemizde hayalî ihracatta bulunup da malı havuduyla götürenler üzerinde de durulmasını dileriz.
Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 23 Ekim 2008