İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · PAZAR

Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)

Recep Koral

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 48. Birleşim · 1. yasama yılı · 16 Mart 2003 · 708 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Recep Koral (AK Parti), 16 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)); konuşma 708 kelime.

Recep Koral (AK Parti, İstanbul). “Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-koral-22-2003-03-16-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RECEP KORAL (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz evvelki arkadaşımız -Değerli Başkanımız, tabiî ki, düzeltme ihtiyacı hissetti- konuşmanın akışı içerisinde kendini kaptırdı sanıyorum, Türkiye'nin işgal altına girmekte olduğunu söyledi. Bu Meclis burada olduğu müddetçe, buna, kimsenin cesaret edemeyeceğini hep birlikte biliyoruz, geçmişte bu Meclis yaşattı bunu. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Yine, iğneleme ve sataşmada bırakmıştım sözümü. Onunla ilgili, özellikle ben de dahil bütün hatiplerden istirham ediyorum; yani, ben, gıdıklayacağım diye buraya geliyor, ikili ifadede, arkadaşımız öyle söylemişti bana -ismini vermiyorum, kendisi bilir- tabiî ki, bu sefer sataşmalar oluyor. Mikrofon bende olunca da, sataşanları bir güzel benzetiyorum. Eğer, bu, bana yakışıyorsa, devam edeyim. Ben yakışmadığı kanaatindeyim. Bunu bir hatırlatma olarak kaldığım yerden bitiriyorum.

Amerika'yla olan ilişkilerde de, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlara, bugüne kadar verdikleri destekten ve yaptıkları muhalefetten dolayı teşekkür ediyorum; ama, Amerika'yla ilgili ilişkilerde iyi ki AK Parti iktidarı var dedirten bir uygulama var. Biliyorsunuz, tezkere, sizin de arzunuz doğrultusunda burada kabul oyu almadı; bunu hep birlikte yaşadık. Bunun takdiri varken, buradan, gelip, böyle sözlerle değerli milletvekili arkadaşlarımızı rencide etmeye ve tahrik etmeye çalışırsanız, elbette, buraya gelmiş milletvekili öyle küçük tahriklerden dolayı karar değiştirecek değildir; ama, yine de, alınmalar olur kanaatindeyim. Bu Meclis iradesine hep birlikte saygı göstermeye devam edeceğiz değerli kardeşlerim.

Kadrolaşmayla ilgili de, yerimde otururken, hepinizin bildiği, iki körün dolma yeme hadisesi geldi aklımıza.

GÜLDAL OKUDUCU (İstanbul)Dün anlattınız onu...

OYA ARASLI (Ankara)Böyle şeylerle meşgul etmeyin Yüce Meclisi lütfen; burası fıkra anlatma yeri değil!

RECEP KORAL (Devamla)Körler birlikte dolma yerken -biliyorsunuz, uzatmayayım, vaktim de az- bir tanesi ikişer ikişer yiyince, diğeri de söylüyor... İşte, kadrolaşma hadisesi, değerli arkadaşlarım, bu iki körün dolma yeme hadisesine benziyor. Onun için, bu konu fevkalade istismar edilen bir konudur, böyle bir şeyin olmadığını herkes bilir. Gelip de, ikide birde kadrolaşma demeyiniz. İstediği kanunu çıkaracak, istediği kadrolaşmayı yapacak bir grup var burada; ama, böyle bir yola bugüne kadar gitmemiştir, bundan sonra da gitmeyecektir.

Emekli olacaklar, bizim saygı duyduğumuz devlet memurlarıdır; ancak, yerlerine gelecekler de devlet memurlarıdır ve kendilerini yetiştirmiş insanlardır, oraya gelmeye hak kazanmış, o mevkie layık olan insanlardır. Niçin, gidenlerin lehinde konuşurken, gelenlerin aleyhinde konuşuyoruz! Her ikisine de saygı duyuyoruz, her ikisini de destekliyoruz; dışarıdan gelmiyorlar. Devletin de birikimi vardır. Yani, bir memur bir makama geldiğinde, o makamı istediği gibi kullanabilir mi; elbette -devletin birikimi var- devletin birikiminden yeni gelen de istifade edecektir. Bu manada, bir kere daha değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.

Ayrıca, değerli arkadaşlar, yeni yetişen nesli, ben -büyüklerimize saygı duyarak- biraz daha fazla takdir ediyorum; çünkü, çağın teknolojisinin getirdiği yeniliklerle birlikte yetişiyorlar, onları en iyi şekilde kullanmayı öğreniyorlar. Onlara, sadece yeni işe girme değil, hayatlarının 40'larında, 50'lerinde, 60'larında imkân verme de söz konusudur. Bu noktayı bir tarafa bırakıp, sanki, 61 yaşın üzerinde giden makam sahibi memurumuzun yerine, 20-25 yaşında birinin geleceğini değerlendiriyoruz; böyle bir şey söz konusu değil, 40, 50, 60 yaşlarına yaklaşmış ve çağın teknolojisiyle kendisini yetiştirmiş, yine, devlet memurlarımızdır.

Değerli arkadaşlar, yetkinin, tabiî ki, Bakanlar Kurulunda olmasıyla alakalı da... Birçok uygulamayı Bakanlar Kuruluna veren bir Meclis, sadece belli sayıda görevi nedeniyle bulunması gereken... Kişiliği nedeniyle demiyorum; kişiliği nedeniyle bir yetki kullanılırsa, hep beraber karşısında dururuz; ama, görevin gerektirdiği bir uzatma söz konusu olursa, elbette Bakanlar Kuruluna yetki verilecektir; bundan tabiî ne olabilir.

Bir yanda, devlete yıllarını vermiş insanları kapıya bırakma anlayışı diye takdim edilen bir anlayış; ama, bana göre de, devletimizin, kendisine bu kadar hizmet veren memurlarına, kalan ömürlerini, kendilerine harcama imkânı veren bir anlayış. Herkes, inanıyorum ki, bunlara da sorsanız, bu ikincisini tercih eder.

Değerli arkadaşlar, memurlar, işçilerden farklı olarak, bugünkü duruma göre 65, tasarı kanunlaşırsa 61 yaşından evvel de emekli olabilirler, doğrudur, mevcut uygulamada var; ancak, tasarı kanunlaşırsa, 61 yaşında olan bu kardeşlerimiz, bu memurlarımız, mutlaka bir mevki ve makam sahibidirler. Hangimiz, makamı, mevkiî bırakabiliriz, Allahaşkına söyleyin?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

RECEP KORAL (Devamla)Sayın Başkan, toparlıyorum.

BAŞKANBuyurun.

RECEP KORAL (Devamla)Hangimiz, makam ve mevkileri bırakıyoruz; kendimizi, çalışma hayatına o kadar kaptırıyoruz ki, bu makamlardan uzaklaşmak hiçbirimizin aklına gelmiyor ve kendimizi yıpratma pahasına devam ediyoruz.

Devlet memurluğundan sonra siyaset yapar, danışmanlık yapar ve kendisinden istifade edecek insanlar, mutlaka onları bulur; ama, ne olur, biz, bu makamları zamanında bırakmayı öğrenelim.

Makam ve mevkileri, inanın, bizden daha iyi dolduracak çok sayıda yetişmiş insan var bu ülkede.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

35 konuşma daha · 16 Mart 2003

35 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook