İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 29. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İnsan hakları haftası münasebetiyle

Resul Tosun

Tokat Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 29. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Aralık 2004 · 757 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Resul Tosun (AK Parti), 8 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İNSAN HAKLARI HAFTASI MÜNASEBETİYLE); konuşma 757 kelime.

Resul Tosun (AK Parti, Tokat). “İnsan hakları haftası münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 8 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resul-tosun-22-2004-12-08-insan-haklari-haftasi-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RESUL TOSUN (Tokat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

İnsan Hakları Haftası münasebetiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun bir üyesi olarak, gündemdışı konuşma yapmak üzere huzurlarınızı işgal etmiş bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, aslında, İnsan Hakları Haftası münasebetiyle genel bir insan hakları değerlendirmesi yapmak belki yerinde olacaktı; ama, bu genel değerlendirmeden ziyade, şu anda, yaşadığımız şu dakikalarda cereyan etmekte olan insan hakları ihlallerine değinmenin daha mantıklı, daha gerçekçi olacağını düşünerek, Irak'taki insan hakları ihlallerine süremin elverdiğince temas etmeye çalışacağım.

Değerli arkadaşlar, hepinizin bildiği gibi, 11 Eylülde henüz faili meçhul olan ikiz kulelere yapılan saldırının; ki, yolcu uçağı gibi görünen bu aletlerin, aslında uzaktan kumandalı birer füze olma ihtimalinin çok güçlü olduğu iddialarını, geçen hafta televizyonlardan hep birlikte seyrettik.

11 Eylüldeki bu olaylardan sonra, Amerika Birleşik Devletleri, güvenlik konseptinde bir değişiklik yaptı ve bu değişikliğe göre, artık, Amerika'yı tehdit eden güçlerin saldırısını beklemeden, bulunduğu yerde, mekânında yok etmek, imha etmek gibi bir anlayışı benimsedi ve bundan sonra İslam topraklarına saldırmaya başladı ve ilk olarak Afganistan müdahalesi gerçekleşti.

Peşinden, kitle imha silahlarını bulundurduğu, Amerika'yı tehdit ettiği, özgürlüklerin bulunmadığı, demokrasinin bulunmadığı, insan haklarının bulunmadığı gerekçesiyle, uluslararası meşruiyetten yoksun bir şekilde Irak'a müdahale etti ve aradan bunca zaman geçtikten sonra, Irak'ın tamamını işgal etmiş olan bu işgal güçleri, bugüne kadar tek bir kitle imha silahı bulamadılar; dolayısıyla, Irak'ın Amerika'yı tehdit etmediği de ortaya çıktı.

Pekala, üçüncü gerekçe neydi; üçüncü gerekçe, demokrasi, özgürlükler, insan hakları. Değerli arkadaşlar, işgalden bu yana, Irak halkı Saddam'ı arar hale geldi. İnsan hakları, özgürlükler konusunda, işgal kuvvetleri, oraya herhangi bir hak, herhangi bir özgürlük getirmek yerine, tam tersine insan hakları ihlallerinin akla, hayale gelmedik yöntemlerini ve şekillerini bütün dünyaya gösterdiler.

Değerli arkadaşlar, Ebu Gureyb Cezaevinde yaşananların sadece kamuoyuna yansıyan o manzaraları hanginizin yüreğini sızlatmadı?! Ya o, çoluk çocuk demeden, kadın ihtiyar demeden sivil halk üzerine gönderilen öldürücü bombaların, yıkıcı, yakıcı silahların, o vatan evlatlarının canını alması, malını alması, evini yıkması ve şehirlerini yaşanamaz hale getirmesi?!. Bu mu özgürlük, bu mu insan hakları?!

MAHMUT DUYAN (Mardin)Herkese söyle!

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Ortak bir kınama kararı çıkaralım.

RESUL TOSUN (Devamla)Değerli arkadaşlar, Ebu Gureybi, Fellucesi, Bakubası, Tel Aferi, Bağdatı, sayılamayacak derecede insan hakları ihlalleri ve öyle bir noktaya geldi ki, çoğu seçilmiş askerler olduğu halde orada, bazıları artık suçlarını itiraf etmeye başladılar.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul)Günaydın!.. Siz de itirafa başladınız!

RESUL TOSUN (Devamla)Bakınız, bu hafta gazetelere yansıyan, bir Amerikan askerinin itirafına dikkat ediniz.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul)Hayır, siz de itirafa başladınız herhalde!

RESUL TOSUN (Devamla)ABD askeri Michael Hoffman "bu savaşın ülkemi korumakla bir ilgisi yok; bugüne kadar sayısız Iraklı öldürdüm; ama, öldürdüğüm çocuklar kâbusum oldu" diyor Irak'taki savaşla ilgili olarak.

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale)Ama, yarın yine parmak kaldırmayacaksınız!

RESUL TOSUN (Devamla)Değerli arkadaşlar, bu insan hakları ihlalleri, sadece hapishanelerdeki işkencelerle, yakıp yıkmakla, insanları katletmekle kalsaydı, yine belki çok gördüğümüz manzaralar diyecektik; ama, insan hakları ihlalinin ve işgalin ötesinde, Irak'ı itham ettiği suçu, bizzat Amerika'nın irtikâp ettiğini, yani, kimyasal silahlar kullandığını kendileri itiraf ettiler. Saddam'ı, Halepçe'deki olayından dolayı kınıyorlardı; ama, bakınız, Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, 5 Şubat 2003'te, Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi önünde, ABD'nin Afganistan ve Irak'ın işgalinde kimyasal silah kullandığını bizzat kendisi açıkladı; ama, bir farkla "bu silahlar öldürücü değildi" dedi. Peki, öldürücü değildi de, Felluce'deki binlerce insan nasıl öldü değerli arkadaşlar?! Nasıl öldü biliyor musunuz; Iraklı direnişçiler, aylar öncesinden "Amerikalılar kimyasal silah kullanacak" diye bağırıp çağırıyorlardı.

Değerli arkadaşlar, Felluce'de, olayların ikinci günü, 10 Kasımda, kimyasal silahlar kullanıldı. Colan, Eş-Şüheda ve El Cübeyl bölgelerindeki kimyasal saldırı izlerini örtmek için, cesetleri naylon torbalara doldurup Fırat Nehrine attılar.

Bakınız, San Francisco Chronicle Gazetesi bu olayı da şu şekilde duyurdu dünyaya: "Direnişçiler, derilerini eriten bir maddeyle saldırıya uğradığını bildiriyor ki, bu, beyaz fosfor yanıklarına özgü bir reaksiyon. Bölge hastanelerinden birinde görevli doktorlardan Kemal Hadisi 'bize getirilen direnişçilerin bedenleri yanmış, cesetlerin bazıları da erimişti' dedi."

Değerli arkadaşlar, işgal güçleri, uluslararası meşruiyetten yoksun bir şekilde bir toprağı işgal edip, vatan evlatlarını katlederken, işkence ederken, ramazan demeden, mübarek kadir gecesi demeden, bayram demeden, mukaddes mekân demeden, cami içinde yaralıları infaz ederken, kimyasal silah kullanarak insanları diri diri yakarken, biz, bunları burada dile getirdiğimiz için, işgalin sözcüleri, kalkıp, bizim ülkemizde, bunların kendilerine bir hakaret olduğunu iddia ettiler.

ABDULKADİR ATEŞ (Gaziantep)Sayın Başbakana söylemiyor musunuz bunları?! Grubunuzda konuşun bunları...

RESUL TOSUN (Devamla)Sorarım, hakaret, bir ülkeyi uluslararası meşruiyetten yoksun bir şekilde işgal etmek midir, öldürmek midir, kimyasal silah kullanmak mıdır, camide yaralıları infaz etmek midir, çoluk çocuk demeden insanlara kan kusturmak mıdır; yoksa, bunları protesto etmek midir?! Ama, yüzsüzlüğün haddi hesabı yok.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 8 Aralık 2004

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook