İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 25. BİRLEŞİM · SALI

Muz ve muz üreticileriyle ilgili

Sami Güçlü

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 25. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Aralık 2003 · 955 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sami Güçlü (AK Parti), 9 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MUZ VE MUZ ÜRETİCİLERİYLE İLGİLİ); konuşma 955 kelime.

Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Muz ve muz üreticileriyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2003-12-09-muz-ve-muz-ureticileriyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)- Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ben, gündemdışı söz alan iki milletvekilimizin konuşmaları tarımla ilgili olduğu için ikisini birleştirerek, kısaca özetleyerek Hükümetimizin görüşlerini iletmek istiyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evvela, Sivas Milletvekilimiz Sayın Osman Kılıç'ın, tarımsal kalkınmanın önemi ve Sivas çiftçisinin sorunları konusundaki görüşleri, bir bakıma, Türk tarımının genel sorunlarını ve ana başlıklarını ifade eden noktalardan oluşmaktadır. Ben de bu sorunları Türk çiftçisinin sorunları olarak ifade ediyor ve bir sıralama yapmak gerekirse, eğitim konusundaki sorunlar, sermaye yetersizliği, aktif nüfusun azalışı, verimin arzu edilen seviyede henüz olmaması, teşviklerin yeteri kadar etkin kullanılamaması, sulama imkânlarındaki yetersizlik gibi ifadelerle ben de bu husustaki düşüncelerine katılıyorum.

Elbette, Türk tarımıyla ilgili konular, kendilerinin de ifade ettiği gibi, hepimizin katıldığı, bu uzun yıllar alan ve birikmiş sorunların kısa süre içerisinde çözümlenmesi konusunda bir darboğaz içerisinde olduğumuz, malumlarınızdır. Dolayısıyla, Hükümetimizle ilgili olarak, halen yürütülen çalışmalar içerisinde, bu sektörü canlandırma ve Türk ekonomisi içerisinde verimliliği giderek artan, kendi ihtiyaçlarını karşılayan, sanayiin hammaddesini rahatça karşılayan bir duruma gelmesi konusundaki niyet ve gayretlerimizi sürdürüyoruz. Bununla ilgili olarak, elbette, genel teşvikler içerisinde yüzde 82'lik bir paya ulaşan doğrudan gelir desteğiyle ilgili uygulamalar, malumunuz, çok önemli bir paya sahip. Bunun dışında, primler oldukça sınırlı; ama, üç beş ürünü kapsayan bir şekilde etkinliğini sürdürmektedir. Bu dönem içerisinde ekdesteklerin verildiği malum. Ayrıca, hayvancılıkla ilgili desteklerimiz, bölgeye yönelik faaliyetlerimiz içerisindedir.

Sivas'la ilgili bir genel değerlendirme yapmak gerekirse, burada, Tarım Bakanlığıyla ilgili yatırım projelerinin, mera özel ödeneğinin, mera hizmetlerinin, prim desteklerinin, doğrudan gelir ve hayvancılık desteklerinin 2003 yılındaki toplamı 99 trilyonluk bir rakama ulaşmaktadır. Dolayısıyla, Sivas'la ilgili tarımsal desteklerin yekûnunu bu şekilde ifade ediyorum.

Sivas'la ilgili esas önemli gelişme ise, Türkiye'nin göç veren illerinin başında gelen bu kentimizde, özellikle bu konuda gelişmeyi olumlu yöne çekecek ve tarımsal kalkınmayı etkileyecek bir projenin, Sivas-Erzincan Kırsal Kalkınma Projesinin 2004 yılında başlayacağıdır. Bu proje, bu iki ilimizde, en az gelişmiş bölgelerde kırsal fakir kitlelerin tarımsal verimliliğinin ve gelir seviyesinin artırılması, kırsal istihdam imkânlarının genişletilmesi, küçük grup inisiyatiflerinin, işletmelerin desteklenmesi, sosyal ve üretken altyapının iyileştirilmesi, kırsal kesimde yaşayan fakir ailelerin yaşam şartlarının iyileştirilmesi konularını kapsamakta ve amaçlamaktadır ve dolayısıyla, en fakir 200 köyde uygulanacak bu projeyle, 2 000 kişinin de istihdamı söz konusu olacaktır.

Bu proje kapsamında, Sivas İlinde 45 adet kooperatife eğitim ve teknik destek verilecek, teknik ve sosyal içerikli her tipte gelişimin desteklenmesi sağlanacak, kooperatiflerin bitkisel ve hayvansal üretim, işleme ve pazarlama gibi alanlardaki yatırım planlarının desteklenmesi imkânı bulunacak ve hayvansal üretimin desteklenmesi de bu proje kapsamında daha geniş bir şekilde ele alınacak.

Ben, bu dönem içerisinde ülkeyi ilgilendiren, ama, Sivas'ı da özel olarak kapsamı içerisine alan konularda birkaç cümle söylemek istiyorum. O da, Bakanlığımızın halen yürüttüğü Kırsal Alana Sosyal Destek Projesi kapsamında, her ay 10 kooperatifin desteklenmeye başlandığı ve bunun içerisinde, elbette bu ilimizle ilgili kooperatiflerin de yer alacağıdır.

Halen, Tarım Gönüllüleri Projesi diye ifade ettiğimiz projemiz kapsamında, şu anda, 81 ilde, müracaat eden mühendislerimizin seçimi yapılmaktadır. 64 ilde bu işlem tamamlanmıştır, geri kalan illerimizde de birkaç gün içinde tamamlanacaktır.

Topraklarımızın tahlili ve gübreleme konusundaki tavsiyeye zemin teşkil edecek bir proje, önümüzdeki günlerde sizlere intikal edecektir ve organize tarım bölgeleri konusundaki çalışmalarımızı, yine, önümüzdeki günlerde sizlere duyuracağız. Bu Sivas konusuyla, kırsal kesimle ilgili olarak gündeme getirilen konulara vereceğim cevabı, kısaca, genel olarak, bu şekilde noktalıyorum.

Yine, Antalya Milletvekilimiz Sayın Osman Özcan'ın muz üreticilerinin sorunlarıyla ilgili dile getirdiği hususlara özetle cevap vermek istiyorum. Dünyada muz üretimiyle ilgili olarak ilk 5 ülke; Asya ülkeleri; bunların içerisinde Hindistan var, Güney Amerika ülkesi Ekvador vesaire var. Yaklaşık olarak, 2001 yılında dünya muz üretiminin, 4 000 000 hektarın üzerinde ve 70 000 000 ton civarında olduğunu biliyoruz. Ülkemizde, özellikle, Alanya, Gazipaşa, Anamur bölgelerinde Toros Dağlarının koruduğu mikroklimaların çok sınırlı alanlarında yetiştirildiğini biliyoruz. 1994 yılında 12 000 dekar alanda 30 000 ton iken, bugün, bu rakam 80 000 tona ulaşmış, hatta, 2002 yılında üretim miktarımız 95 000 ton olarak gerçekleşmiştir. Halen, normal açık alanlara nispeten, örtüaltı üretimi de giderek artmaktadır ve verim de 2 misli şeklinde tezahür etmektedir.

Türkiye'nin muz ihtiyacına karşılık, üretimi yetersizdir ve dolayısıyla, Türkiye önemli miktarda muz ithal etmektedir. İthal edilen miktar, 1995 ile 2003 yılları arasında 50 000 ile 100 000 ton arasında değişmiştir. Burada belirtilmesi gereken önemli bir husus vardır. Halen muzla ilgili uyguladığımız gümrük vergisi oranı, bu konuda uygulayabileceğimiz maksimum bir seviye olup yüzde 147,4'tür. Dolayısıyla, Türkiye'deki üretime nispetle, ithal muza karşı uyguladığımız bu oran seviyesi, bu yükseklik karşısında, ülke içerisindeki üretimimizin de verimlilik seviyesi hakkında bir durum değerlendirmesi yapmamız gerektiği ortadadır.

Ancak, esas burada şikâyet konusu, resmî yolların dışında kaçak girişlerin varlığı konusudur. Sayın milletvekilimizin de ifade ettiği husus budur. Bununla ilgili Antalya yöresine yaptığım ziyarette bu konuyu orada da dile getirdiler ve bunun sadece bu yıla has bir şey olmadığını da biliyorum; sürekli olarak dile getirilen bir husustur. Ancak, bu konuyla ilgili olarak sorular sorduğumuzda, elbette, resmî kurumların verebilecekleri bir cevap vardır. Kaçak girişlerle ilgili, sayın milletvekilimizin çok iddialı sözleri de vardır; yani, özellikle sınır bölgelerindeki ve Mersin Serbest Bölgesindeki büyük kapasiteli depoların bu maksat için kurulduğunu söylüyor. Bununla ilgili olarak söylenecek sözler hususunda biraz ihtiyatlı hareket ederek şöyle söylüyorum: Elde, bu konuda, eğer bilgiler varsa, biz de sorumlu Bakanlık olarak bu konuda üreticimizi korumaya yönelik gayretlerimizi ortaya koyarız ve kaçak girişe karşı mücadele konusunda elimizden gelen sorumluluğu yerine getirmemiz lazım, birbirimizi bilgi olarak desteklememiz lazım. Ben, Türkiye'nin muz üreticilerinin bu yıl içerisinde elde ettikleri ürünlerin, şu anda, üretici çıkış fiyatının kabul edilebilir bir sınır içerisinde olduğunu, 900 000 ile 1 200 000 lira arasında değiştiğini, toptancı hallerinde bunların 1 600 000 liraya kadar ulaştığını, tüketiciye ise, tabiî, bunun üzerinde bir rakamla intikal ettiğini biliyoruz. İthal muzların da, yine, 2 500 000 ile 3 000 000 lira arasında piyasada satıldığı bilinmektedir. Dolayısıyla, alınacak tedbiri, Türkiye'de verimi artırıcı ve bunun da bir temel yolu olarak örtüaltı yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması şeklinde ifade ediyorum!

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 9 Aralık 2003

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook