İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 92. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hk (s.s.454)

Sami Güçlü

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 92. Birleşim · 2. yasama yılı · 25 Mayıs 2004 · 1.003 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sami Güçlü (AK Parti), 25 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK (S.S.454)); konuşma 1.003 kelime.

Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hk (s.s.454)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2004-05-25-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hk-s-s-454 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Giresun Milletvekilimiz Sayın Ali Temür ve Ordu Milletvekilimiz Sayın İdris Sami Tandoğdu'nun gündemdışı konuşmalarına cevap vermek üzere söz aldım. Her iki konuşmacımız da, Karadeniz Bölgesinde meydana gelen afetle ilgili düşüncelerini dile getirdiler; ben, hadiseyi biraz daha genellemek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz, kuraklık, don, sel ve dolu zararı gibi doğal afetlere daima açık olan ve bu afetlerin sık sık vuku bulduğu bir coğrafyada yer almaktadır. Nitekim, 2002 yılında 37 ilimizde, 2003 yılında ise 38 ilimizde tabiî afet yaşanmıştır. Oluşan bu afetler dolayısıyla çiftçilerimiz önemli ekonomik kayıplarla karşı karşıya kalmaktadır. Devlet tarafından gerekli yardımlar sağlanamadığı takdirde, çiftçilerimiz tarımsal üretimini sürdürmekte zorluk çekmektedirler.

Üzülerek ifade etmeliyim ki, bu yıl da, birçok ilimizde tarımsal üretim, don, sel, fırtına gibi olumsuz iklim koşullarından etkilenmiş, 2004 yılının ilk dört ayında 51 ilimizde tabiî afet yaşanmıştır. Zarar gören il ve ilçelerde komisyonlar kurulmuş ve hasar tespit çalışmaları sürmektedir. Bu 51 ilimizden, bugüne kadar 13 ilimizle ilgili kesin hasar sonuçları bize intikal etmiştir.

Bu yıl, Karadeniz Bölgemizde önemli fındık üreticisi illerimiz olan Giresun, Ordu ve Trabzon'da, 3-5 Nisan tarihlerinde, çok sık rastlanılmayan bir afeti maalesef yaşadık. Bu illerimizde meydana gelen don zararından, yapılan ön hasar tespit çalışmalarına göre, Giresun İlinde 10 ilçede 525 köyde 53 000 çiftçimiz, yüzde 40 ile yüzde 90 arasında zarar gördü. Sahil kesiminde zarar görenlerin oranı ise, yüzde 40 ile yüzde 55 arasındadır. Orta kesimde zarar görenlerin oranı yüzde 60 ile yüzde 80, yüksek kesimlerde zarar görenlerin oranı ise yüzde 80 ile yüzde 90 arasındadır.

Ordu İlinde ise, 19 ilçede 665 köyde 90 000 çiftçimize ait yaklaşık 2 000 000 dekar alanda, yüzde 20 ile yüzde 95 arasında zarar tespit edildi.

Trabzon İlinde, yine 19 ilçemizde 479 köyde 54 000 çitçimize ait yaklaşık 572 000 dekar fındık alanında, yüzde 5 ile yüzde 95 arasında zarar belirlendi. Bu illerimizde yaşanan don olayından, toplam 3 400 000 dekar fındık alanı, değişen oranlarda zarar gördü. Afetten ötürü, yaklaşık 190 000 çiftçimiz ise mağdur durumda kaldı.

Batı Karadeniz Bölgesindeki fındık alanlarında ise don zararının fazla olmadığını, sadece Düzce Ovasındaki bazı alanlarda yüzde 5 ilâ yüzde 10 oranında bir zararın söz konusu olduğunu tespit ettik.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün itibariyle doğal afetlere maruz kalan üreticilerimize yardım edilmesi amacıyla yürürlükte bulunan yasalar, bütçeden yeterli kaynak ayrılamadığı için etkili olamamaktadır. 2002 yılı başına kadar, ülkemizde doğal afetlere maruz kalan üreticilere yardım yapılmasını sağlayan iki yasa mevcuttu. Bunlardan birincisi, 1948 yılında yürürlüğe giren Muhtaç Çiftçilere Ödünç Tohumluk Verilmesi Hakkında Kanundu. Bu kanun çerçevesinde, kuraklık, don, sel, yangın ve benzeri afetlerden mahsulü zarara uğrayıp tohumluğu kalmamış ve kredi kuruluşlarından da tohum kredisi alamayacak halde bulunan üreticilere gerekli yardım yapılmaktaydı. 5254 sayılı bu Kanun, 3 Mart 2001 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanan yeni bir kanunla - Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanunla- 1 Ocak 2002 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldı.

Doğal afetlere maruz kalan üreticilere yardım sağlayan bir diğer kanun ise, 1977 yılında yürürlüğe giren 2090 sayılı Tabiî Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanundu. 2090 Sayılı Kanun kapsamında, tarımsal varlıkları doğal afet nedeniyle en az yüzde 40 oranında zarar gören ve zararlarını diğer gelirleriyle karşılayamayacak olan çiftçilere yardım yapılması öngörülmekteydi. 2090 sayılı Kanun yürürlükte olmasına rağmen, bu kanunun fonla ilgili maddeleri yürürlükten kaldırıldığı ve bütçeden yeterli kaynak ayrılmadığı için, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren doğal afete maruz kalan üreticilere aynî veya nakdî olarak ihtiyaç duyulan yardım yapılamamaktadır. Bunun sonucu olarak, 2001 yılından itibaren, 2004 yılının nisan ayı sonuna kadar olan dönem içerisinde, bitkisel üretim ve hayvancılıkla ilgili alanlarda, tabiî afetlerden dolayı zarar gören çiftçilerimizin toplam zararları 268 trilyon liraya ulaşmış olup, bunun belli bir oranda çiftçilere intikal ettirilmesi esasına göre, 2090 sayılı Kanuna göre, çiftçilere ödenmesi gereken bedel 133,1 trilyon liradır. Yani, bugün, kanuna göre, çiftçilerimize 2001'den itibaren ödememiz gereken miktar böyle bir noktaya kadar ulaşmıştır; ama, fiilen ödenen bir rakam söz konusu değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karadeniz Bölgesindeki fındık üretimi yapılan illerimizde meydana gelen don zararından dolayı çiftçilerimizin gelir kayıplarının azaltılması veya zararın bir kısmının telafi edilmesi için hasar tespit çalışmaları sürmektedir. Üç ilimizdeki tarım il müdürlüklerimizden aldığımız ilk raporlar, biraz önce aktardığım bilgileri ihtiva etmektedir.

Bu arada, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun, 7 milletvekiliyle, bölgede meydana gelen zararı incelemek ve sonunda bir rapor haline getirerek bunu hükümete sunmak üzere yaptığı çalışmalar sonuçlanmış, nitekim, 18 Mayıs 2004 tarihinde, Bakanlığımıza gelerek, bana, bu raporun bir suretini, Sayın Gürol Engin Hocamızın başkanlığındaki bir heyet takdim etmiştir. Kendileriyle, hadiselerin tahlilinde büyük ölçüde mutabık kaldık. Kendileri biraz önce önerilerini dile getirdiler; ben de, bu önerilerinin gerçekçi olduğunu ve bununla ilgili olarak üzerimize düşen görevi yapmaya çalışacağımızı ifade ettim. Özellikle birkaç konuda verecekleri ve verdikleri destek için kendilerine teşekkür ediyorum; biraz sonra ona değineceğim.

Mevcut imkânlar çerçevesinde, çiftçilerimizin zararının tam olarak karşılanabilmesi mümkün değildir. Diğer ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de, doğal afetler nedeniyle oluşacak zararların telafisi için en etkili yol, tarım sigortaları uygulamasıdır. Bu nedenle, hükümet programımızda yer alan tarım sigortaları hakkında kanun, en kısa sürede, devlet destekli olarak yürürlüğe konulacak ve ülkede oluşan bu boşluğun doldurulması sağlanacaktır.

Bu konudaki çalışmalarımız, Bakanlığımızın da katılımıyla Hazine Müsteşarlığı koordinatörlüğünde tamamlanmış olup, taslak, 29 Nisan 2004 tarihinde Başbakanlığa intikal etmiştir. Söz konusu yasa tasarısı üzerinde, Kanunlar Kararlar Genel Müdürlüğümüz bünyesinde çalışmalar sürdürülmektedir. Bu tamamlandıktan sonra, yasa tasarısı Meclisimize intikal edecektir. Böylece, bu yasa çıkarılırken, tamamıyla siyasî mülahazalardan uzak bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine, çiftçilerimizin menfaatına olan bu düzenlemenin, İktidar ile Muhalefetin bir görüşbirliği içerisinde gerçekleştirileceğine inanıyorum.

Önümüzdeki hafta, tabiî afetlerden zarar gören çiftçilerimizin durumlarıyla ilgili Bakanlar Kuruluna bilgi sunacağım; 2001 yılından itibaren oluşan zararlar, çiftçilere yapılan ödemeler, tarım ürünleri sigortası yasası çıkıncaya kadar alınacak tedbirler hususunda önerilerimizi ileteceğim. Biraz önce konuşan Giresun Milletvekili Sayın Ali Temür Beyin ve daha sonra söz alan Sayın İdris Sami Tandoğdu'nun ifadelerinde belirttikleri hususları ben de burada gündeme getireceğim. Bu öneriler, doğrudan gelir ve prim ödemelerinde öncelik, bazı illerin afet kapsamına alınması ve bu bölgelerde kredi ve faiz ödemelerinin, SSK ve Bağ-Kur primi ödemelerinin daha uzun bir vadeye yayılması gibi unsurları ihtiva edecektir.

Dolayısıyla, ben, bu bilgileri sunduktan sonra, don ve diğer tabiî afetlere maruz kalan üreticilerimize, tekrar, geçmiş olsun diyorum, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 25 Mayıs 2004

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook