İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Ülkemizdeki beyaz et sektörünün sorunları hk.

Sami Güçlü

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 59. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Şubat 2005 · 885 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sami Güçlü (AK Parti), 16 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜLKEMİZDEKİ BEYAZ ET SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI HK.); konuşma 885 kelime.

Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “Ülkemizdeki beyaz et sektörünün sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-22-2005-02-16-ulkemizdeki-beyaz-et-sektorunun-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Balıkesir Milletvekilimiz Sayın Turhan Çömez'in, beyaz et sektörünün sorunları hakkında gündemdışı konuşmasına cevap vermek üzere söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bu vesileyle, Sayın Turhan Çömez'e, beyaz et sektörünü Mecliste gündeme getirmesi ve bizim de düşüncelerimizi bu vesileyle ifade etme imkânı bulmamız dolayısıyla teşekkür ediyorum.

Ülkemizde tavukçuluk sektörü, günümüzde 2 000 000 kişiye istihdam sağlayan, yılda yaklaşık 950 000 ton beyaz et üretimiyle tarımın en önemli alt sektörlerinden biridir. Sektörde 10 000 adet broyler işletmesi mevcut olup, ülkemiz, dünya beyaz et üretiminde 18 inci sırada yer almaktadır.

Bu sektörü, ayrıca, ülkemizde kişi başına yılda 14 kilogram beyaz et tüketimiyle, yaklaşık 1,4 milyar dolar cirosuyla, çok öncü bir sektör olarak ifade etmek mümkündür.

Beyaz et sektörü, Türkiye'de tarım alanında arzu ettiğimiz modern teknolojiyi uygulayarak başarı gösteren en önemli gıda sektörüdür. Gelişmesi, modern teknolojiyi uygulamasından dolayı çok hızlı ve oldukça başarılı olmuştur. Otuz yıl gibi bir sürede, neredeyse, sıfır noktasından başlayarak bugün ülke ihtiyacının tamamını karşıladığı gibi, ihracat için de büyük bir potansiyele sahip olmuştur. Bugün ülkemizde, hijyenik ve teknolojik bakımdan Avrupa Birliği standartlarının bile üzerinde büyük entegrasyonlara sahip işletmelerimiz bulunmaktadır. Ülkemizde kanatlı eti üretiminin yüzde 80'lik bir kısmı, bu nitelikteki işletmelerimiz tarafından üretilmektedir.

2004 yılında beyaz et üretiminde bir önceki yıla göre 100 000 tonluk bir artış olmuştur. Yıllık yaklaşık 25 000 ton tavuk eti ihracatı söz konusudur. 2003 yılında 16 500 000 dolar olan beyaz et ihracatımız, 2004 yılının ilk 10 ayında 15 200 000 dolar olarak gerçekleşmiştir.

Üretim maliyetlerinin dışpazar fiyatlarından yüksek olması ve tüketimdeki dönemsel dalgalanmalar, sektörün en önemli sorunlarını teşkil etmektedir. Yaklaşık iki üç aydır beyaz et sektöründe fiyatların, maliyetlere göre düşük olması, üreticilerimizi zor durumda bırakmıştır. Bugün itibariyle, kilogram başına beyaz et üretim maliyeti yaklaşık 2 200 000 TL veya Yeni TL itibariyle, 2 Yeni Türk Lirası olurken, toptan satış fiyatı 1 500 000 Türk Lirası civarındadır. Bu durumun temel sebepleri arasında maliyetin yaklaşık yüzde 70'ini teşkil eden yem girdi fiyatlarının yüksekliği ile kamuoyunda beyaz et tüketimi konusunda yapılan spekülasyonlardır.

Maliyetlerin yüksekliği ve fiyatların düşüklüğüyle ilgili olarak 16 Aralık 2004 tarihinde, yani, 2004 yılının sonlarında özel sektör temsilcilerinin de katıldığı bir toplantı yapılmıştır. Toplantıda sektörün özellikle maliyet-fiyat ilişkisi yönünden yaşadığı sorunlar ile bu sorunların çözümü konusunda bilgi alışverişinde bulunulmuş, toplantı sonucunda, yaşanan sorunun çözümünün öncelikli olarak ihracat yolunu açmak olduğu görüşü ortaya çıkmıştır.

Beyaz et ihraç eden ülkeler arasındaki aşırı fiyat farklılığı nedeniyle, ihracat desteklerinin, dünya beyaz et ihracatındaki pazar payımızı koruyabilecek ve diğer ülkelerle rekabet edebilecek düzeyde belirlenebilmesi için Bakanlığımızca Dış Ticaret Müsteşarlığına müracaatlar olmuş, en son, içinde bulunduğumuz ay içerisinde tekrar başvuru yenilenmiştir.

Yeni pazarlar bulunmasına yönelik çalışmalar mutlaka yapılmalıdır. En fazla tavuk eti ihracatı yaptığımız ülkeler Azerbaycan, Çin Halk Cumhuriyeti, Hong Kong, Makedonya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetidir. Bulgaristan, gelecek vaat eden bir pazar konumunda olmakla birlikte, Rusya, Suudî Arabistan ve diğer komşu ülkelerle ikili anlaşmalar çerçevesinde pazar imkânları da araştırılmaktadır. Zaman zaman tavuk yetiştiriciliğinde hormon kullanıldığı iddiaları tavuk eti tüketimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu konuda kamuoyunun aydınlatılması bakımından Bakanlık olarak görüşümüzü birkaç kez ifade etme imkânı bulduk; şimdi de tekrar etmek istiyorum.

Ülkemizde tavuk yetiştiriciliğinde hormon kullanılmamaktadır. Özellikle et tavukçuluğunda kasaplık piliçler 39 ilâ 42 günde kesim seviyesine ulaşabilmektedir. Piliçlerin erken denilebilecek bir sürede büyümesinin nedeni, hormon kullanımı değil, ileri ülkelerde yıllar süren ıslah çalışmaları sonucu melez ırk ile en üst verime ulaşan ve hızlı büyüyen damızlık tavukların elde edilmesidir. Söz konusu gelişmeyi sağlayan faktör, hormon kullanımından dolayı değil, tavukların genetik yapılarının bir özelliği ve melezleme yönteminin verim gücünü artırma başarısıdır.

Türkiye'nin en denetlenebilen, en gelişmiş, en çok izlenebilir sektörü kanatlı sektörüdür. Bu sektörde kuluçkadan kesimhaneye kadar her aşamalar denetim ve kontrol altında olup, tam izlenebilirlik büyük işletmelerimizde sağlanabilmektedir. Sağlıklı besin açısından da en önemli sistem budur ve işlemektedir. Bu sektörde hormon kullanımı hem teknik olarak hem de ekonomik olarak mümkün değildir.

Diğer taraftan, piliçlerin beslenmesinde kullanılan yem maddelerinde de hormon kullanılmamaktadır. Bakanlığımızca yapılan denetimlerde, 2001 yılından bugüne kadar yapılan denetimlerde herhangi bir hormon kalıntısına da rastlanmamıştır; bu, resmî bilgidir.

Kanatlı sektörümüz, sahip olduğu kapasite ve ihracat potansiyelini değerlendirebilmek için Avrupa Birliğine ihracat yapacak ülkeler, firmalar listesine girmek üzeredir. Bunun için Avrupa Birliğinin teknik ve sağlık şartları bakımından aradığı standartlar yerine getirilmiş ve bu standartların uygulamalarını denetleyecek mekanizmalar, gerek resmî makamlar tarafından gerekse sektör tarafından tamamlanarak uygulamaya konulmuştur. 2003 yılı sonlarında Avrupa Birliğinden gelen denetim heyeti, sektörü denetlemiş ve raporlarında dikkate değer herhangi bir olumsuzluk belirtmemişlerdir. Heyet, ülkemiz hakkında hazırladığı raporunu Avrupa Birliği Komisyonuna iletmiştir. İhracat için Avrupa Birliği Komisyonundan kararın olumlu çıkmasını bekliyoruz ve neticenin de önümüzdeki günlerde Türkiye'ye ulaştırılmasını arzu ediyoruz.

Dünyada 6 000 000 ton civarındaki beyaz et dışticaretinin yüzde 35'i Türkiye'nin coğrafik olarak yakınında gerçekleşmektedir. Örneğin, Rusya yaklaşık 1 200 000 ton, Suudî Arabistan 450 000 ton beyaz et ithalatı yapmaktadır. Dolayısıyla, ülkemiz, bu pazarlara diğer rakip ülkelerden nispeten daha yakın olması avantajını kullanmak durumundadır.

Ülkemizin, kanatlı sektörünün içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtulup gelişebilmesi için kısa vadede ihracatını artırarak sürdürülebilir bir yapıya kavuşturması gereklidir. Bu konuda gerekli adımlar atılmış olup konu yakından takip edilmektedir.

Bu sektörün denetim açısından en çok izlenebilir nitelikte olduğunu az önce de ifade ettim. Sektördeki toplam potansiyelin yüzde 85'ini temsil eden işletmelerde tam mesaili resmî veteriner hekimler istihdam edilmektedir, bunlar sürekli işletmeleri denetlemektedirler. Dolayısıyla, bu alanda halkımızın sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek hiçbir uygulama da söz konusu değildir.

Sözlerime son verirken, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

40 konuşma daha · 16 Şubat 2005

40 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook