Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302
Bursa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 16. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Kasım 2008 · 531 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sedat Kızılcıklı (AK Parti), 12 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:302); konuşma 531 kelime.
Sedat Kızılcıklı (AK Parti, Bursa). “Bazı varlıkların milli ekonomiye kazandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:302”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sedat-kizilcikli-23-2008-11-12-bazi-varliklarin-milli-ekonomiye-kazandirilmasi-hakkinda-kanun-tasaris (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SEDAT KIZILCIKLI (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın geçici 1’inci maddesi hakkında konuşmak üzere söz almış bulunuyorum. Öncelikle sizleri saygıyla selamlıyorum.
Tabii, çok büyük bir krizden bahsediyoruz. Bundan birkaç yıl önce Uzak Doğu krizini yaşadık, Arjantin krizini yaşadık, ama bu kriz 1929’daki o büyük krizden bile daha büyük diye uzmanlar tarafından ifade edildiği için gerçekten olağanüstü bir durumla karşı karşıyayız. Çünkü, yaklaşık 300 milyon nüfusuyla dünya ekonomisinin de yüzde 25’ini elinde bulunduran Amerika Birleşik Devletlerin’de hemen hemen 10 trilyon dolara yaklaşan bir rakamdan, bir kriz ortamından bahsediyoruz. Tabii, bu kriz ortamının, Amerika Birleşik Devletleri’nde başlayan, merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde olan bu krizin de yavaş yavaş bütün dünya ülkelerine yayılması, yaygınlaşması son derece tabiidir.
Tabii, bu krizden az hasarla çıkmak için, etkilenmemek için bütün dünya ülkeleri de yeni önlemler alıyor; kimi mevduata garantiyi yükseltiyor, kimi bankalarını devletleştiriyor, kimi serbest piyasa ekonomisinden yavaş yavaş uzaklaşıyor. En önemli konu burada tabii ki krizi en az hasarla atlatabilmek. Tabii, Türkiye de böyle bir durumda hem özel sektör hem özel kurumlar hem de devlet kurumlarıyla tam bir iş birliği, tam bir güç birliği yaparak bu krizi en az hasarla atlatmak için gayret gösteriyor. Bu anlamda bütün kaynakların da seferber edilmesi için yeni çalışmalar yapılıyor. İşte bu kaynaklardan biri de yurt dışında elde edilen kazançların ülkeye kazandırılmasıdır. Yasa tasarısının geçici 1’inci maddesi de bunu düzenlemektedir.
Hepimizin bildiği gibi küresel ekonomide yurt içindeki bazı gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerimiz, ülkemizde yaptığı yatırımların yanı sıra yabancı ülkelere de yatırım yapmaktadırlar. Bu kapsamda gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, yabancı kurumların hisse senetlerini satın alarak yurt dışındaki şirketlere iştirak etmekte ve kâr payıyla bu iştiraklerin satılması karşılığında gelir elde etmektedirler. Ayrıca, bu iştiraklerin tasfiye edilmesi sonucu kalan artı bakiyeden de pay almaktadırlar. Öte yandan, yurt dışında açtıkları şube iş yerleri veya daimî temsilcilikleri vasıtasıyla ticari kazanç elde etmektedirler.
Mevcut vergi mevzuatımızda yurt dışında elde edilen iştirak kazançları, iştirak hissesi satış kazançları ile ticari kazançlar belirli şartlarda kurumlar vergisinden istisna edilmektedir ancak öngörülen bazı şartların sağlanamaması hâlinde bu istisnalardan faydalanamamaktadır. Dolayısıyla mükelleflerimiz mevcut yasal düzenlemelerdeki şartları sağlayamadığı için vergi istisnasından faydalanamadığı durumlarda bu kazançları ülkemize hiç getirememekte, getirmemekte ya da beyana konu etmemektedirler. Bu nedenle, tasarının geçici 1’inci maddesiyle getirilen düzenlemeyle, yurt dışında elde edilen bu kazançlar belirli bir süre içinde ülkemize getirilmesi hâlinde hiçbir şartla sınırlı olmaksızın gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmekte ve söz konusu kazançların ülke ekonomisine kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu yasaya göre, tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların 30 Nisan 2009 tarihine kadar elde ettikleri bazı kazançları gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmekte, bu istisna kazançlar tam mükellef gerçek kişi ve kurumların yurt dışında bulunan şirketlerin ortaklık paylarının veya hisselerinin satışından doğan kazançlarını, yurt dışında bulunan kurumlardan elde ettikleri kâr paylarını, yurt dışında bulunan şubeleri vasıtasıyla elde ettikleri kazançlarını kapsamaktadır.
Maddeye göre bu kazançların istisna edilebilmesi için tek şart, kazançların 31 Mayıs 2009 tarihine kadar Türkiye’ye getirilmesidir. Böylelikle, yaşanmakta olan küresel kriz nedeniyle Türk vatandaşlarının ortak oldukları yabancı şirketlerin hisselerini satmaları hâlinde bu satıştan doğan kazançların Türkiye’ye getirilmesi teşvik edilmektedir. Aynı şekilde, vatandaşlarımızın ortak oldukları yabancı şirketlerden elde ettikleri kâr paylarının da yurda getirilmesi özendirilmektedir ve böylelikle bu kazançların yeni bir kaynak olarak Türkiye’ye girişi sağlanmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 12 Kasım 2008