İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 50. BİRLEŞİM · SALI

Kuş gribi salgını hakkında

Selami Yiğit

Kars Milletvekili ·

Genel Kurul, 50. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Ocak 2006 · 560 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Selami Yiğit, 17 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KUŞ GRİBİ SALGINI HAKKINDA); konuşma 560 kelime.

Selami Yiğit (Kars). “Kuş gribi salgını hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 17 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selami-yigit-22-2006-01-17-kus-gribi-salgini-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SELAMİ YİĞİT (Kars)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kuş gribi salgını konusunda gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Dünya Sağlık Örgütünün beş yıldır alarm verdiği kuş gribiyle Türkiye, 2005 yılının ekim ayında tanıştı. Manyas Kuş Cenneti yakınlarındaki Kızıksa İlçesinde kanatlı hayvanların ölmesi üzerine, hükümet yetkilileri tarafından karantinaya alınan bölgede, üç hafta boyunca binlerce kanatlı hayvan itlaf edildi. Neyse ki, kuş gribi virüsü Manyas'ta insan ölümüne neden olmadan atlatıldı. Üç haftalık karantina uygulaması sonunda, Tarım Bakanı Sayın Mehdi Eker, bütçe konuşmasında "kuş gribini Avrupa ülkelerinden daha hızlı bir biçimde, 48 saatte izole ettik" diyerek, övünmekten geri kalmadı.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığımıza göre, 2005 yılının aralık ayı başlarında kuş gribi bitmişti. Türkiye'de kuş gribi tehdidinin kalktığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının hazırladığı bir final raporuyla 8 Aralık 2005'te Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı ve Avrupa Birliği Komisyonuna bildirildi.

Değerli milletvekilleri, 15 Aralık günü Iğdır'ın Aralık İlçesinde 1 000 kadar tavuk ölmüştür. 26 Aralık günü Bornova Veteriner Araştırma Enstitüsünün raporuna göre, ölen tavuklarda avian influenza (A) virüsü bulunmuştu; yani, bu söz konusu tavuklar kuş gribinden ölmüşlerdi. Ancak, hükümetin kaygısızlığı sürüyordu. Iğdır'ın Aralık İlçesinde ve çevresinde entegre tesislerin bulunmadığını vurgulayan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı "halkın sağlığı açısından endişe edilecek bir durum yok" açıklaması yapıyor, ilçe giriş-çıkışları kontrol altına alınıp, hayvanların itlafıyla yetiniliyordu.

Değerli milletvekilleri, Doğu Anadolu'nun birçok köyünde uyarılmayan halk, hasta tavukları kesip çocuklarına yediriyor, yılbaşı öncesi kanatlı hayvanların tüketimi, hiçbir denetim ve uyarı yapılmadığı için devam ediyordu. Kuş gribi şüphesiyle onlarca hasta tedavi altına alınırken bile, Sayın Sağlık Bakanı, Aralık ve Doğubeyazıt'taki vahim gelişmelere karşın, "Türkiye'de kanıtlanmış insan kuş gribi yok" açıklamasını yapıyor, hatta Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek de, kuş gribi şüphesinden söz eden uzman doktorları işgüzarlıkla suçluyordu.

31 Aralık 2005'te Ağrı'nın Doğubeyazıt İlçesinde tavuklarını kesip yiyen Koçyiğit ailesinin 4 çocuğu Fatma, Hülya, Ali Hasan ve Muhammet Ali Koçyiğit, kuş gribi şüphesiyle Van'da tedavi altına alınıyordu. Koçyiğit ailesinin hasta 4 çocuğundan alınan salgı örneklerinin gönderildiği Sağlık Bakanlığına bağlı Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsünde yapılan incelemelere göre, Hülya Koçyiğit'in testleri negatif çıkmıştı; yani, Hülya Koçyiğit kuş gribi değil zaturree idi. 1 Ocak 2006'da hayatını kaybeden Muhammet Ali Koçyiğit'e de zaturree teşhisi koyan Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanı Turan Aslan, kuş gribi virüsü ortalığı kasıp kavururken, istifa etti ve 3 Ocakta hacca gitti.

Değerli milletvekilleri, ancak, 4 Ocakta, aynı enstitüde yapılan ikinci incelemelerde, bu kez, Koçyiğit kardeşlerin test sonuçları pozitif çıktı.

Müdahalelerin yapıldığı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesinde kuş gribi konusunda yeterli sayıda uzman personel, araç ve gereç yoktu. Hasta çocuklardan alınan örnekler karayoluyla laboratuvar imkânı olan illere ulaştırılmış, hastaların kurtarılmasında hayatî önem taşıyan iki ya da üç gün baştan kaybedilmişti.

Sağlık, Tarım ve Orman Bakanlıkları, salgının can almaya başlamasından onbeş gün sonra bir koordinasyon eksikliğinin farkına varabilmiş ve üç gün önce bir koordinasyon kurulu kurmayı akıl edebilmişlerdir. Bunca ihmal ve vurdumduymazlığın kaçınılmaz sonucunda, salgın, onbeş günde 23 ilimizde baş göstermiştir.

Kuş Gribi Ulusal Koordinasyon Kurulundan 16 Ocak 2006'da yapılan açıklamaya göre, pozitif sonuç alınan il sayısı 13'e, şüpheli il sayısı da 16'ya çıkmıştır. İtlaf edilen toplam kanatlı sayısı ise 1 000 000'a yakındır. Kuş gribi Başkent Ankara'ya ve İstanbul'a sıçramıştır. Kuş gribi salgını karşısında günlük lokal karantina ve itlaf uygulamalarıyla yetinen hükümetin bu tehdit karşısında orta ve uzun vadeli bir mücadele programı yoktur.

Değerli milletvekilleri, bilim çevreleri, asıl kış göçü dalgasının şubat ve mart aylarında olacağını söylemektedir.

Kuş gribi salgını nedeniyle Doğu Anadolu Bölgemizdeki duruma da değinmeden geçemeyeceğim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

10 konuşma daha · 17 Ocak 2006

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook