Avrupa birliğinde gelinen nokta ve önümüzdeki dönemde uygulanacak politikalar konusunda
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 50. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Ocak 2006 · 402 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 17 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİĞİNDE GELİNEN NOKTA VE ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE UYGULANACAK POLİTİKALAR KONUSUNDA); konuşma 402 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “Avrupa birliğinde gelinen nokta ve önümüzdeki dönemde uygulanacak politikalar konusunda”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 17 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-01-17-avrupa-birliginde-gelinen-nokta-ve-onumuzdeki-donemde-uygulanacak-poli (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinde hakikaten son derece önemli bilgiler elde edeceğimiz bir toplantı olacağını düşünmüştüm. Ancak, ne yazık ki, Meclisin bu boş sıralarını gördükten sonra, Meclisin de Sayın Bakanın açıklamalarından fazla bir şey beklemediği çok açık ve net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Ben de bugün büyük bir merak ve heyecanla, Sayın Bakanımı dinlemek için Meclise geldim; ancak, ne yazık ki, son dönemlerde Sayın Başbakanın her geçen gün reytingi düşen, hatta sıfırlanan "Ulusa Sesleniş" konuşmalarının bir benzerini Sayın Bakandan dinledim. Sayın Bakan, âdeta, bir seçim meydanında vatandaşlara hitap eder bir üslup içerisinde, Türkiye'nin taşının toprağının ne kadar değerli olduğunu, özelleştirmelerin ne kadar mükemmel yürütüldüğünü, Avrupa Birliğiyle yapılan görüşmelerde tek bir taviz bile vermediklerini, ekonominin hızla iyileştiğini, burada, geldi, veciz cümlelerle anlatmaya çalıştı; ancak, Avrupa Birliğiyle ilgili olarak asıl bizim kendisinden beklediğimiz açıklamaları, çalışmaları, maalesef, Sayın Bakanımızdan duyamadık.
Avrupa Birliği, elli yıllık bir rüya, bir hülya. Geçmişten günümüze kadar, bütün siyasî partiler, ellerinden geldiğince, Avrupa Birliğine girme noktasında, büyük bir gayret ve fedakârlık gösterdiler. Hele hele bu dönemde, cumhuriyet tarihinde görülmedik ölçüde, bütün siyasî partiler, bu konuda atılan her adımı desteklediler, iktidarın hep arkasında oldular. Özellikle 22 nci Dönem Meclisi olarak, Avrupa Birliği uyum yasaları noktasında, iktidara, hükümete çok büyük ölçüde destek verdiler; ancak, geçmişte, bugün bu desteği alanların, aynı desteği vermelerini bir kenara bırakın, tam tersine, Avrupa Birliğine girilme noktasında, Avrupa Birliğine karşı olma noktasında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde tutanaklara geçen ifadeleri mevcut. Sayın Dışişleri Bakanının, Avrupa Birliğinin bir Hıristiyan kulübü olduğu, Avrupa Birliğinin Türkiye'yi hiçbir zaman içine almayacağı yolundaki ifadeleri Meclisin tozlu arşivlerinde durmaktadır. Hal böyle iken, Meclisin desteği iktidarın arkasındayken, maalesef, ne 6 Ekim İlerleme Raporunda ne 3 Ekim Müzakere Çerçeve Belgesinde ne de 17 Aralık Brüksel Bildirisinde, milletimizi gönülden sevindirecek, Avrupa Birliğine koşar adım ilerletecek hükümlerin olmadığını da üzülerek gördük; ancak, Sayın Başbakan, İlerleme Raporunun hemen ardından, bu raporun dengeli ve olumlu olduğunu, gelip bu kürsülerden ifade ettiler; ancak, biz, o zaman da söyledik, şimdi de söylüyoruz, bu raporun dengeli ve olumlu olduğunu söyleyebilecek, Müzakere Çerçeve Belgesinin Türkiye'nin lehine olduğunu söyleyebilecek bir tek kişi çıkamaz. Şimdi, Avrupa Birliğine üye olan ülkelerin hiçbirine dayatılmayan "ucu açıklık, sonucu önceden kestirilemez, hazmetme kapasitesi" ibaresinin yerleştirilmesi ve en önemlisi, üyelik yükümlülüklerini Türkiye'nin tam olarak yerine getiremediği takdirde, mümkün olan en güçlü bağla bağlanacağı hususunun hangi anlama geldiğini, ben, Sayın Babacan'dan, gelip, burada, milletin huzurunda, bizleri aydınlatmasını istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
10 konuşma daha · 17 Ocak 2006