İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 34. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Ix.tur. (içişleri bakanlığı, tarım ve köyişleri bak.)

Sinan Özkan

Kastamonu Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 34. Birleşim · 2. yasama yılı · 22 Aralık 2003 · 950 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sinan Özkan (AK Parti), 22 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IX.TUR. (İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, TARIM VE KÖYİŞLERİ BAK.)); konuşma 950 kelime.

Sinan Özkan (AK Parti, Kastamonu). “Ix.tur. (içişleri bakanlığı, tarım ve köyişleri bak.)”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sinan-ozkan-22-2003-12-22-ix-tur-icisleri-bakanligi-tarim-ve-koyisleri-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA SİNAN ÖZKAN (Kastamonu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İçişleri Bakanlığının 2004 malî yılı bütçesi üzerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi adına görüşlerimi ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım.

İçişleri Bakanlığı, yurdun içgüvenliğinin ve asayişinin sağlanması; kamu düzeninin ve genel ahlakın korunması; mülkî idare bölümlerinin kurulması ve düzenlenmesi; mahallî idarelerimiz için yön verici çalışmaların yürütülmesi; kaçakçılığın men ve takibi; yurt sathında sivil savunma, nüfus ve vatandaşlık hizmetlerinin yürütülmesi; karayollarında trafik düzeninin sağlanması ve denetlenmesi; sınır, kıyı ve karasularımızın muhafaza ve emniyetinin sağlanması; kişi hak ve hürriyetlerinin güvence altına alınması gibi, toplum hayatının düzenlenmesi ve devletin bekasının sağlanmasıyla ilgili son derece önemli görevleri üstlenmiş bir bakanlığımızdır.

İçişleri Bakanlığı, kendisine 3152 sayılı Kanunla ve diğer kanunlarla verilen bu önemli görevleri, yurt sathında, bağlı kuruluşları olan, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatları ve bunların taşra birimleri marifetiyle yürütmektedir.

Yurt sathında il ve ilçelerimizde bu görevlerin yerine getirilmesinde mülkî idare amirlerinin sahip oldukları önemi ve ifa ettikleri fonksiyonu, bu mesleği icra etmiş eski bir mülkî idare amiri milletvekili olarak, özellikle vurgulamak istiyorum. Zira, valilerimiz ve kaymakamlarımız, il ve ilçelerimizde, eğitim ve sağlık hizmetlerinden tutun kırsal kesimdeki altyapı hizmetlerinin planlanması ve yürütülmesine kadar birçok önemli idarî vazifeyi başarıyla ifa etmektedirler.

Mülkî idare amirleri, halen yurdumuzun her köşesinde büyük özverilerle görev yapmaktadırlar; ancak, baktığımızda, mülkî idare amirlerinin illerde ve ilçelerde büyük sorumluluklar yüklenerek zor şartlar altında yöneticilik görevini yerine getirmeye çalışırken, maalesef, özellikle son yıllarda, özlük hakları yönünden pek iyi durumda bulunmadığını da müşahede ediyoruz. Hem özlük haklarında yapılacak iyileştirmeler hem de şu anda üzerinde Bakanlıkça çalışılan birinci sınıf mülkî idare amirliği uygulamasının başlatılması hususunda, Büyük Millet Meclisi AK Parti Grubu olarak gereken desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, İçişleri Bakanlığının yürütmekle yükümlü olduğu görevlerin en önemlisi, kuşkusuz, kendisine bağlı iç güvenlik kuruluşlarını idare etmek suretiyle devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, Anayasada yazılı hak ve hürriyetleri koruma görevidir. Yıllardan beri de, ülkemizde, İçişleri Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı iç güvenlik kurumları, Türk Silahlı Kuvvetlerimizle birlikte ciddî bir koordinasyon içerisinde, çeşitli terör örgütleriyle başarılı bir mücadele vermiştir ve devletin bekasına, ülke bütünlüğüne kasteden bütün hareketlere, kaynağı her ne olursa olsun, bu mücadeleyi vermeye de devam edecektir.

Yeri gelmişken, geçtiğimiz ay içerisinde, İstanbul'da gerçekleştirilen ve ülkede Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarıyla oluşturulan istikrar ve güven ortamını sarsmayı amaçlayan terör eylemlerine de değinmek istiyorum. Birinci olarak, ben, burada, huzurunuzda, böylesine, toplumda tedhiş ve şiddet yöntemleriyle panik ortamı ve gerginlik yaratmayı hedefleyen organize bir eylemin fail ve planlayıcılarıyla ilgili bilgileri, çok kısa bir sürede, profesyonelce çalışmalarla ortaya çıkaran, başta İçişleri Bakanımız Sayın Abdülkadir Aksu'yu, Emniyet Genel Müdürümüzü, İstanbul Valimizi ve Emniyet Müdürümüzü ve bütün Emniyet Teşkilatı çalışanlarımızı en kalbî duygularımla kutluyorum. Bu menfur olayda hayatını kaybeden masum insanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum.

Yine, bu terör hadiselerinde, çeşitli çevrelerce, Emniyet Teşkilatına, netice beklenmeden, peşinen yöneltilen eleştirileri de haksız bulduğumu, huzurunuzda ifade etmek istiyorum.

İkinci olarak, bu terör olaylarıyla ilgili, çeşitli çevrelerce sürekli gündemde tutulmaya çalışılan, terörün adının konulmadığı, yeterince üzerine gidilmediği, kaynağının iyi araştırılmadığı gibi iddialar üzerinde de, bu sınırlı süre içerisinde kısaca durmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bizler, bu olayların gerçekleştiği ilk günden itibaren, AK Parti olarak, bu işin üzerinde hassasiyetle durduk ve başta Sayın Başbakanımız olmak üzere, kaynağı her ne olursa olsun terörün her türlüsünü lanetlediğimizi ve bu eylemleri planlayan her kim ya da kimler olursa olsun üzerlerine tereddütsüz gidileceğini, defalarca, değişik platformlarda ve değişik vesilelerle ifade ettik ve buna dönük istihbarî çalışmaların kısa sürede netice verdiğini de hep birlikte gördük, izledik. Durum böyle iken, bizler, Adalet ve Kalkınma Partisi, değişik vesilelerle, hatta bu mukaddes Meclis çatısı altında bile, üstü kapalı şekilde, terörün tarifini yapmamak suretiyle, teröre taviz verdiği, prim verdiği şeklinde bir suçlamayla karşı karşıya kaldık.

Biz, baştan beri hep şunu söyledik: Terörün dini, terörün ırkı, terörün mezhebi olmaz; terör, terördür. Terör eylemlerini herhangi bir ideolojiye ya da dine bağlı bir kişi ya da örgüt gerçekleştirdiği zaman, o kötü; başka bir örgüt ya da kişi planlayıp gerçekleştirdiği zaman, o da iyi olamaz. Menşei, kaynağı her ne olursa olsun, terör, toplumlar için, milletler için, insanlık için bir baş belasıdır. Bu belayla, milletimizle ve tüm kurumlarımızla ve Parlamento çatısı altında da iktidarıyla, muhalefetiyle, sizler ve bizler, tek yürek olarak mücadele etmeliyiz, etmek zorundayız.

Bunu yapmayıp da, terörün başına tırnak içinde bir "İslamî" nitelemesi getirip, ondan sonra da, yüzde 90'ından fazlası Müslüman olan bir ülkede, terörle mücadele stratejinizi, bu insanların mukaddesat duygularını rencide edecek ya da din ve vicdan hürriyetlerine zarar verecek şekilde ortaya koymaya çalışırsanız, büyük bir hata yaparsınız.

Bizler, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu olarak, nitelikleri Anayasamızda sayılan cumhuriyetimize gönülden ve yürekten bağlıyız ve bu ülkenin, devletin temellerini atan Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere emanet ettiği bu cumhuriyeti ilelebet payidar kılmanın, bizler için en büyük vazife ve sorumluluk olduğunu da müdrikiz. O'nun bizlere emanet ettiği laik, demokratik bir hukuk devleti olan cumhuriyeti, gelecek nesillere daha güçlü, daha saygın bir şekilde bizler devredeceğiz. Hiç kimse, bunu, yalnızca kendisine vazife sayıp, kendi düşünce çizgisinin ötesindeki fikirleri ve siyasî partileri buna karşıymış gibi vehmetmesin, bu şekilde davranarak siyasî rant elde etme peşinde de koşmasın. Burada, radikal fikirlere sahip birtakım marjinal gruplar kendilerine dini referans aldıklarını iddia ediyorlarsa, bu marjinal grupların bu hatalarını dine mal etmek, terörün kaynağını bizatihi dinî inançların kendisiymiş gibi gösterme çabası içerisine girmek, en azından, milletimizin inançlarına saygısızlık anlamına gelir.

Burada, kanaatimce, devlete düşen görev, tarihin hiçbir döneminde teröre, şiddete, ayırımcılığa prim vermemiş ve özü itibariyle de barışı, hoşgörüyü, bütün inançlara saygı ve anlayışla yaklaşma ilkesini içinde barındıran İslam dininin toplumumuza, insanımıza, doğru, düzgün bir tarzda, gerçek din otoritelerince öğretilmesini temin etmek, dinin birilerinin elinde bir sömürü aracı olarak bulunmasına göz yummamaktır. Bu yolda atılan ve atılacak adımlara da, muhalefet partimizin önyargıyla yaklaşmayacağına ve bizlere destek olacağına inanıyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

55 konuşma daha · 22 Aralık 2003

55 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook