İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 25. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türk uluslararası gemi sicili kan.değ.yap. hk.kan.tas.(ss.676 )

Soner Aksoy

Kütahya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 25. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Aralık 2004 · 951 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Soner Aksoy (AK Parti), 2 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK ULUSLARARASI GEMİ SİCİLİ KAN.DEĞ.YAP. HK.KAN.TAS.(SS.676 )); konuşma 951 kelime.

Soner Aksoy (AK Parti, Kütahya). “Türk uluslararası gemi sicili kan.değ.yap. hk.kan.tas.(ss.676 )”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/soner-aksoy-22-2004-12-02-turk-uluslararasi-gemi-sicili-kan-deg-yap-hk-kan-tas-ss-676 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA SONER AKSOY (Kütahya)Sayın Başkan, kıymetli milletvekili arkadaşlarım; bugün huzurunuzda görüşülmekte olan kanun tasarısı, 1999 yılında kabul edilen 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanununda yapılan bir değişiklikle alakalıdır. Bu yasa, 1999 yılında Türk deniz ticaret filosuna yararlı olacağı ümidi içerisinde ve hatta, dünya ticaret filosuyla da rekabet edebileceği düşüncesi içerisinde çıkarılmış, düşünülmüş bir yasa, güzel bir yasa; ancak, bazı problemleri olduğundan, değişikliklere ihtiyacı olduğundan dolayı, bugün gündemimize gelmiş bulunuyor ve o eksikler yapılamadığı için de, 1999 yılından günümüze kadar, bu yasadan sektör gerekli istifadeyi sağlayamamış. İşte, bu sağlayamadığı istifadeyi sağlama amacıyla yapılan bir düzenlemeyi huzurunuza getirmiş bulunuyoruz.

Türkiye, dünya ülkeleri arasında gemi tonajı bakımından ilk 20 ülke arasına bile, maalesef, şu anda girememektedir. İlk 20 içerisinde, yerlerini haritada görmekte zorluk çektiğimiz ülkeler vardır; Liberya, Bahama, Marshall Adaları, Saint Vincent ve sair birtakım ülkeler yer almaktadır. Bu ülkelerin bayraklarını çeken gemiler çeşitli vergilerden muaf olmakta; yılda sadece cüzi bir harç ödemek suretiyle, yüzbinlerce gemi o ülkenin bayrağını dünya sularında dolaştırarak o ülkelere para ödemektedirler ve tabiî, denizde bir ülkenin bayrağını taşımış olması demek, aynı zamanda, itibarını, kimliğini ve ismini taşıması bakımından son derece önemlidir; çünkü, uluslararası ticaret, bugün, bildiğiniz gibi, dünyada, daha çok deniz yoluyla yapılmaktadır.

Nasıl Mustafa Kemal Atatürk "istikbal göklerdedir" dediyse, 1500 yıllarında da Barbaros Hayrettin Paşa "denizlere hâkim olan, dünyalara hâkim olur" demişti. Bu Türk büyükleri bu sözleri söylüyor; ama, biz, maalesef, bunların altında yatan gerçekleri hem iyi değerlendiremiyoruz hem bu noktada gerekli aktiviteleri gösteremiyoruz.

Bugün, hakikaten, dünya, bütün sınaî ve ticarî faaliyetlerini, enerjiyle alakalı iletişimi deniz yoluyla yapmaktadır ve bu deniz yoluyla yapmış olduğu ticaret yüzde 90 mertebelerindedir. Eğer dünya deniz ticaret yolu gerçek anlamda işlevini yitirmiş olsa, dünyanın yarısının soğuktan donması, yarısının da açlıktan ölmesi mümkündür. Bu nedenle, tüm dünya ülkeleri millî gemi filolarını geliştirmek için her türlü tedbiri almaktadırlar ve dünya deniz ticareti de, son kırk yıl içerisinde, her on yılda 1 misli katlanarak büyümüştür ve bugün, bununla alakalı navlun miktarı, 380 milyar dolar, 400 milyar dolar civarında bir rakama ulaşmıştır. Dünyada cereyan eden bu 400 milyar dolar civarındaki bir navlun pazarından Türkiye'nin pay almaması, üç tarafı denizlerle kaplı olan bir ülkenin pay almaması, doğrusu, büyük bir eksikliktir. Bu payın büyük olması hepimizin arzusudur.

Burada, size, son olarak, dünyadaki gemi sahiplerine göre ülkelerin sıralamasını vermek istiyorum: Birinci sırada yer alan Yunanistan, dünya gemi dw tonajının yüzde 19,5'ini kontrol etmektedir; bu, dünyanın âdeta 1/5'ine tekabül etmektedir. Bundan sonra Norveç, Çin, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş ülkeler gelmektedir. Türkiye groston bakımından dünya ülkeleri arasında ilk 20'ye dahi, maalesef, girememektedir, 23 üncü, 24 üncü sıralardadır; ama, kontrol ettiği gemi itibariyle de 17 nci sıradadır. Yani, bu şu demektir: Armatörlerimizin bir kısmı yabancı bandıralı gemilere, yabancı bayraklı gemilere kumanda etmektedirler ve yabancı bayrak çekmişlerdir. Eğer, biraz sonra tartışacağımız yasa tasarısı gerçekleşirse, biz, en azından, 23 üncü sıradan 17 nci sıraya inebiliriz. Yasanın, bu yönüyle çok büyük yararlar sağlayacağını ümit ediyoruz.

Yasa tasarısıyla getirilen birinci ve ilk değişiklikle, ikinci sicil kaydı için vaktiyle getirilmiş olan 12 000 dwt'luk sınırın aşağı çekilmesi suretiyle, 3 000 dwt'a indirilmesi suretiyle, ithal edilen veya elinde 3 000 dwt'a kadar olup da yabancı bayrak çekmek durumunda kalan Türk gemilerinin, bizim, gelip ikinci sicile kolaylıkla kayıt olma imkânlarını sağlayarak, onların da, yine, ikinci sicilde kayıtlı olan teşviklerden yararlanmasını ve aynı zamanda, Türk Bayrağı çekmesini sağlamış olacağız. 4490 sayılı İkinci Sicil Yasasının amaç ve kapsamında, zaten, bu ifadeden özellikle bahsedilmiş; ama, maalesef, bugüne kadar bu düzenleme yapılmadığı ve rakam yüksek tutulduğu için, bu istikamette büyüme olamamıştır.

Ayrıca, bu yasada getirilen diğer bir değişiklik de, yatların bundan yararlanamamış olmasıdır ve yatlara verilen ikinci sicile kayıt harcı ile 100 dwt'luk bir geminin ikinci sicile kayıt harcı arasında hiçbir fark yoktur. İşte, burada düzenleme yapmak suretiyle, dünyada gezen binlerce, onbinlerce yatın bir kısmının Türk Bayrağı çekmesi suretiyle ve ikinci sicile kaydedilmesi suretiyle hem filomuzu hem şanlı bayrağımızı dünya yolları üzerinde dolaştırmalarını hem de onlardan alacağımız fon ve SSK primi gibi birtakım imkânların ülkemizde kalmasını sağlamış olacağız.

Bu iki önemli değişikliğin yanında, uygulanması haksızlık yaratan resen terkini gerektiren hallerin varlığına rağmen -mesela, geminin yurt dışında satılmış olması veya batmış olması olabilir- harçların hâlâ alınmaya devam edilmesi gibi yanlış uygulama söz konusu. Bunun ötesinde, bir de, geminin finansal kiralanması mümkündür; finansal kiralamayla gemiler kiralanabilir. Bu sırada finansal kiracının üzerine geminin tescil edilmesi halinde tekrar kayıt harcının alınması gibi bir mükerrerliği de ortadan kaldırmaktadır yasamız.

Bu düzenlemelerle, bu yasayla, uluslararası bir niteliği olan deniz taşımacılığında Türk Bayraklı gemi sahiplerine uluslararası navlun piyasasında rekabet edebilme imkânı sağlanacak, haksız rekabet uygulamalarına maruz kalmalarının bir nebze olsun önüne geçilecek, rekabet eşitliğinin, hatta rekabet avantajının sağlanması mümkün olabilecektir.

Denizcilik sektörünün, ülkemizin asıl ana lokomotif sektörü olduğuna inanıyorum; üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak, denizcilik ve gemi inşaat sektörünün asıl lokomotif olduğu kanaatindeyim. Buna pek dikkat edilmemektedir. İşte, tekstilin veya ihracatın ana sektör olduğu şeklinde ifadeler vardır. Tabiî, bunların da doğrulukları tartışılmaz; ama, gemi inşaat sektörü ve denizcilik sektörü ana sektördür; çünkü, bu sektörün yararlanmadığı hiçbir sektör yoktur. Gemi inşaat sektörü ve gemicilik, bütün sektörlerden bizzat yararlanıp, gemide onların bizzat kullanılmasını sağlayan ana sektördür. Bu bakımdan, bu sektöre önem vermek demek, bütün sektörlere katmadeğer sağlamak, bütün sektörlere zam yapmak, ilave, ekstra değer vermek ve hizmetlerini artırmak demektir.

Türk uluslararası gemi sicili, gemilerin serbest bölgesi niteliğindedir. Yasanın çıktığı dönemde 10 500 000 dwt'la 16 ncı sırada olan deniz ticaret filomuz, bu yasaya rağmen, geçen süre içerisinde 6 000 000 dwt'a ve dünya gemi tonaj sıralamasında 23 üncü sıraya gerilemiştir. Anlaşılmaktadır ki, bu konuda yapacağımız şeyler vardır. Geçenlerde de bu istikamette çıkarmış olduğumuz bir yasayla, Parlamentomuz, 22 nci Dönem milletvekilleri olarak, bu istikamette, gerçekten, gemi inşaat sanayiine ve deniz ticaret filosuna çok önemli katkı ve hizmetler yapmıştır.

Hepinize desteğiniz için teşekkür ediyor, yasanın milletimize ve denizcilik sektörümüze hayırlar getirmesini diliyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

20 konuşma daha · 2 Aralık 2004

20 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook