İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye cumhuriyeti ve makedonya cumhuriyeti arasında konsolosluk anlaşmasının uygun bulunduğuna dair (s.s.240)

Süleyman Gündüz

Sakarya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 39. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Ocak 2004 · 710 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Süleyman Gündüz (AK Parti), 7 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE MAKEDONYA CUMHURİYETİ ARASINDA KONSOLOSLUK ANLAŞMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR (S.S.240)); konuşma 710 kelime.

Süleyman Gündüz (AK Parti, Sakarya). “Türkiye cumhuriyeti ve makedonya cumhuriyeti arasında konsolosluk anlaşmasının uygun bulunduğuna dair (s.s.240)”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 7 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-gunduz-22-2004-01-07-turkiye-cumhuriyeti-ve-makedonya-cumhuriyeti-arasinda-konsolosluk-anla (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA SÜLEYMAN GÜNDÜZ (Sakarya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti ile Makedonya Cumhuriyeti arasında imzalanan konsolosluk anlaşması hakkında konuşmak üzere Grubum adına söz almış bulunmaktayım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin hangi yöresine giderseniz gidin mutlaka bir Rumeli öyküsü veya türküsü dinleyebilirsiniz. Edebiyatımızın her türünde Rumeli ile ilgili birçok eser bulunmaktadır. Rumeli'den göç etmiş birçok aileyle akraba olduk, komşu olduk, aynı bayrak ve buyruk altında bir millet olduk. Onların Rumeli'deki akraba ve komşularıyla da aynı ilişkiler içindeyiz. Özellikle, benim gibi Sakarya'da yaşayan insanları şekillendiren kültürlerden bir tanesi de Rumeli kültürüdür.

Hepimizin belleğinde yer etmiş olan bir türkü vardır "çıkıp gideyim şu urumeline" diye başlar. Kültürümüz ve sanatımız Rumeli'yle o kadar kaynaşmıştır ki, bölgedeki tüm gelişmeler bizleri yakından ilgilendirmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Yugoslavya Federal Sosyalist Cumhuriyeti, 6 federal cumhuriyet ve 2 özerk bölgeden oluşmaktaydı. 1991 tarihinde, Yugoslavya dağılmaya başladığında ortaya 6 federal cumhuriyet çıkmıştır. Federal cumhuriyetlerin tarihsel süreç içerisinde en çok etkileşim gösterdikleri ülke Türkiye'dir. Bu cumhuriyetleri sıralayacak olursak, ülkemizin siyasetini nasıl etkileyeceğini de anlamış olacağız; bunlar, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan-Karadağ, Bosna-Hersek ve Makedonya'dır. Özerk cumhuriyetler ise, Voyvodina ve Kosova'dır.

Tarihî ve kültürel ilişkileri itibariyle bağımsızlık ilan eden ülkeleri ilk tanıyan ülke ülkemiz olmuştur.

Tanınmanın ardından, zaten birçok bölgedeki konsolosluklarımız büyükelçilik düzeyine çıkarılmıştır. Aynı şekilde de, yeni konsoloslukların açılması zorunlu hale gelmiştir. Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti ile Makedonya Cumhuriyeti arasında konsolosluk anlaşmasını görüşmekteyiz.

Uluslararası düzeyde konsolosluk ilişkileri, konsolosların hukukî statüleri, görev ve yetkilerine dair 24 Nisan 1963 tarihli Viyana Sözleşmesine taraf olan Türkiye, yine sözleşmenin taraf ülkelerinden biri olan Makedonya Cumhuriyeti ile 26 Mart 2002 tarihinde konsolosluk anlaşması imzalamıştır.

Makedonya'nın özellikle bir Balkan ülkesi olması itibariyle, her alanda gittikçe gelişme gösteren ikili ilişkilere paralel olarak, konsolosluk konularının daha geniş kapsamda düzenlenmesine ve bu amaçla iki ülke arasında bir konsolosluk anlaşması imzalanmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu anlaşmanın onaylanmasıyla, iki ülke arasındaki konsolosluk ilişkileri karşılıklı olarak hukukî dayanağa kavuşmuş olacaktır.

Makedonya ile konsolosluk ilişkileri alanında, hukukî ve cezaî konularda adlî yardımlaşma, adalet bakanlıklarıarası işbirliği anlaşması ve vize muafiyeti anlaşması olmak üzere, üç anlaşma daha bulunmaktadır.

Ülkemizin, Makedonya'da, muvazzaf konsüler temsilciliği bulunmaktadır. Öte yandan, Manastır'da da 1998 yılında açılan bir fahrî başkonsolosluğumuz mevcuttur. Buna karşılık, Makedonya'nın İstanbul'da bir başkonsolosluğu bulunmaktadır.

Makedonya Cumhuriyeti, bu anlaşmayı 20 Ocak 2003 tarihinde onaylamıştır. Bu itibarla, anlaşmanın ülkemizde de onaylanması önem arz etmektedir.

Makedonya'da bulunan mukim vatandaşlarımızın sayısı 200 kadardır. Ülkemizde de, çeşitli görev ve nedenlerle ikâmet eden 900 Makedon vatandaşı bulunmaktadır.

Makedonya, Makedon, Arnavut, Rum, Sırp, Ulah ve Türkler olmak üzere, çeşitli etnik gruplardan oluşmaktadır. Toplam nüfusun büyük bir çoğunluğunu Makedonlar oluşturmakla beraber, Makedonya Cumhuriyetinde 78 000 dolayında Türk nüfusu yaşamaktadır. Bu itibarla, Makedonya'yla olan ilişkilerimize de kısaca değinmek istiyorum.

Makedonya'yla olan ilişkilerimiz, özellikle bağımsızlığını ilan etmesinden itibaren bu ülkeye verdiğimiz güçlü destek nedeniyle sağlam ve ilkeli bir temele oturmuştur. Türkiye, özellikle 2001 yılında Makedonya'nın istikrarını tehdit eden bunalımın gelişmelerini başından bu yana yakından izlemiştir. Bu bağlamda, Makedonya'nın istikrarı ve ülke bütünlüğünün korunması, sorunların diyalog yoluyla aşılması, yerlerinden edilmiş kişilerin ve sığınmacıların evlerine dönebilmeleri, af konusunun bütün tarafları tatmin edecek bir çözüm yoluna girmesi ve Makedonya'da, Türk azınlığı dahil, tüm toplulukların esenlik ve güvenlik içinde yaşayacakları bir ortamın oluşturulması, Makedonya yönetimiyle yaptığımız görüşmelerin temel öğelerini teşkil etmektedir.

Türkiye, Makedonya'da yaşanan bunalımı çözüm yoluna sokan Ağustos 2001 tarihli Ohri Anlaşmasını, azınlıklar için hakça temsil ilkesini de öngörmesi bağlamında, uyuşmazlığın doğrudan tarafı olan Arnavutların yanı sıra, soydaşlarımız dahil, ülkede yaşayan diğer azınlıkların çağdaş azınlık haklarından büyük ölçüde yararlanmalarını sağlayacak, ileriye doğru atılmış olumlu bir adım olarak değerlendirmiştir.

Makedonya yönetimi, Türkiye'yi sınırdaş olmayan komşu ve genel olarak dost bir ülke olarak nitelendirmekte, ikili ilişkileri ve ülkemizle ilgili tutumlarını da bu anlayış temelinde oluşturmaya çalışmaktadır. Türkiye de, Makedonya'nın Avrupa ve Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesine destek vermekte, diğer bölgesel ve uluslararası işbirliği konularında Makedonya'yı olanaklar ölçüsünde gözeten bir politika izlemektedir.

Bölgesel işbirliği girişimleri konusunda iki ülke arasında yakın danışma ve temaslarda bulunulmaktadır. Son olarak, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Dışişleri Bakanları Konseyinin 18 Nisan 2003 tarihinde düzenlenen toplantısında Sırbistan ve Karadağ'la beraber eşzamanda Makedonya'nın örgüte katılmasına ilişkin girişim ve çalışmalarımız, Makedonya Cumhuriyeti tarafından, ilişkileri güçlendirici ve iki ülke arasında dostluğu geliştirici bir tavır olarak değerlendirilmiştir.

Türkiye ile Makedonya arasında tarihî bağlar mevcuttur.

Makedonya'nın başkenti Üsküp'tür.

Sözlerime son verirken, büyük şairimiz Yahya Kemal'in Üsküp'le ilgili bir mısraını okumak istiyorum:

"Üsküp, Şar Dağında devamıydı Bursa'nın."

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

20 konuşma daha · 7 Ocak 2004

20 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook