İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 63. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Şubat 2005 · 958 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 24 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI ( LPG ) PİYASASI KAN.TAS. ( SS. 723 )); konuşma 958 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2005-02-24-sivilastirilmis-petrol-gazi-lpg-piyasasi-kan-tas-ss-723-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, bundan sonraki maddelerde, her konuda güvenlik koşulu da ayrıntılı bir şekilde dile getiriliyor. Ben, bir şeye daha inanıyorum; bu düzenlemeyle, biz, araçlardaki güvenliği tek başına sağlayamayız. Bunun araştırılması lazım ve gerekli düzenlemelerin yapılması lazım; ciddî olarak üstüne eğilmeliyiz.

Zannediyorum, bu kanun tasarısında, az önce anlattığım odaların dahil edilmesini de sağlayamayacağız, öyle görünüyor; çünkü, iktidarın böyle bir hazırlığı yok. Kanun tasarısına da yeniden madde monte etmek, komisyonun çoğunluğuna bağlı; böyle bir şey söz konusu olamıyor.

Şimdi, bu ilave için önce bir şey söyleyeceğim değerli arkadaşlar. Biz yetkili arkadaşlarımızla konuştuk. Kanun tasarısına iki madde ilave etme arzusu var Sayın Bakanın. Bir kere, o maddeleri zamanı geldiğinde konuşalım; ama, bizim komisyon görüşümüz şu: Bizim önümüze, başka bir amaçla kanun tasarısına ilave edilecek maddeleri getirmeyin, koymayın. Bu, LPG Piyasası Kanunu Tasarısı. Eğer, Elektrik Piyasası Kanununda düzenleme yapacaksanız, zaten erksiniz, iktidar elinizde. Şimdi, yazın kanunu, verin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına, iki gün sonra komisyonda görüşelim, Millet Meclisinin gündemine bunu getirelim; ama, biz bunu Genel Kurulda eklemeyi alışkanlık haline getirirsek, bu işin içerisinden çıkamayız.

Dikkat ederseniz -hadi, diyelim ki bazı arkadaşlarımız razı oldu, kanunlar da doğru- hatırlarsanız, daha önce, bu Odalar ve Borsalar Birliğiyle ilgili, iki kanun maddesinde değişiklik yaptık. Bu da, başka bir kanuna ek olarak verilmişti; hatırlıyor musunuz? Nereye verilmişti; değerli komisyon üyesi arkadaşlarıma hatırlatıyorum: Lisanslı Depoculuk Kanununa monte edilmişti. O zaman, arkadaşlarımız dediler ki: "Montaj kanun çıkarmaktan yıldık." Bakan da geldi bize "gelin iki kanun maddesi daha ekleyelim, bunu ayrı bir kanun olarak çıkaralım." Etik olan budur ve "Türkiye Büyük Millet Meclisinin geleneklerine yeni gelenekler eklemeyin" dendi. Biz de olur dedik, o maddeyi o kanundan çıkardık, yeni bir kanun düzenleyip, iki gün sonra yukarıda görüştük. Şimdi, böyle bir şey yaptıktan sonra, aynı komisyon üyeleri, oraya oturup, bu kanunla alakası olmayan iki maddeyi ne şekilde ekleyeceğiz Allahaşkına! Hangisi doğru? Bana söyler misiniz, hangisi doğru? Etik değerlere bağlı olalım, kanun yapmada keyfiyeti ortadan kaldıralım dediğimiz bir önceki tavır mı, yoksa, bugün burada sergileyeceğimiz tavır mı; hangisi doğru? Bizi dinleyen vatandaş, ne yapıyorsunuz siz demeyecek mi?! Onun için, biz, böyle bir uygulamada olmayız. Kanunun niteliği başka. Getirilen kanunun birisi makul, olabilir; ama, diğeri makul değil. Onu da bir kenara koyuyorum; ama, bu şekilde çıkarılacak olması, hiç makul değil, doğru değil değerli arkadaşlar.

Yeniden, kanunun içerisindeki bazı şeyleri hatırlatacağım. Bir de arkadaşlar, bu dökmegazla, tüpgaz ile otogaz arasındaki KDV, ÖTV farkı, her ne kadar sektör "kaçakçılık yok" diyorsa da, kaçakçılığı teşvik ediyor. Doğru dürüst düzenleme yapılmadan, kontrol yapılmadan, bu kaçakçılığın önüne geçemiyoruz. Bir bakıyorsunuz, bir tesis, kullanma kapasitesi ne kadar, 200 ton; yıllık faturasına bakıyorsunuz 3 000 ton kullanmış dökmegazı. Beni arıyorlar diyorlar ki: "Geliyor, bize fatura kesiyorlar, benim de işime geliyor..." Ama "kaçakçılığa doğru gidiyorum" diyen insanlar var; buna engel olun. Herkes biliyor bunu. Eğer, Türkiye'de kaçağı önleyeceksek, düzenlemelerle de bunu sınırlamanın bir çaresini, bir yolunu bulmamız lazım; sadece insan yaşamı değil...

Bir arkadaşımızın, İstanbul Milletvekilimiz Sayın Mehmet Sevigen'in bir araştırma önergesi var bu LPG'li araçlarla ilgili; patlamaların olmasından dolayı, kamuoyunun duyarlılığını dile getirmek açısından Meclis gündemine taşıdı. Bence, o önergenin, kısa sürede, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilip, bunun araştırılması ve gerekli yönetmeliklerin çıkarılması doğru olacaktır. Bunu da, sizden, şimdiden, özellikle rica ediyorum.

Buraya gelmişken, Sayın Bakanıma ve sizlere... Yine, enerjiyle ilgili olduğu için, her zaman fırsat bulamıyoruz; bu gazla da ilgili, petrolle de ilgili. Şimdi, dünyada, günlük petrol kullanımının seksenbeşte 1'i Bakû-Ceyhan'da olacak; aşağı yukarı seksenbeşte 1'i... Bu, büyük bir miktar dünyadaki petrol rezervi için; ancak, değerli arkadaşlarım, Bakû-Ceyhan gecikiyor; bizden mi gecikiyor bilmiyorum. Bizden gecikmeler olabilir biraz; ama, yabancı devletlerden dolayı da gecikiyor; ama, ben, o sözleşmede, biliyorum ki, gecikme için, Türkiye Cumhuriyeti, her güne 500 000 dolar ceza ödemek zorunda. Bunun koşulları hafifleştirilebilir mi? Ödenmeyebilir mi? Hukukî yapısını bir kenara bırakıyorum; ama, Bakanlığımızı uyarıyorum. Türkiye'nin üzerine bir yük gelmeden, buradan veya diğer ülkelerden, var olan gecikmeye engel olacak her tür yetkiyi ve tasarrufu kullanın. Bunu yapmadınız mı, bu fatura ülkeye binecektir. Sonra, o da, şey gibi olmasın; "haberim yoktu" denilmesin. Onun için de mi ikibuçuk yıl bekleyeceğiz?! Ee, hadi, bunu konuşmak istemiyordum; ama, Enerji Bakanlığında "ikibuçuk yıl sonra biz düğmeye bastık" denildi değil mi; denildi. Bunu da Sayın Bakanıma sormak istiyorum. Sayın Bakan "biz, temmuz ayında düğmeye bastık" diyor ve lütfen, bunu, bir vatandaş olarak öğrenmek istiyorum: Temmuz ayında düğmeye basıldıysa, aynı kişi, üç defa veto görmüş kişi, Ağustos ayının 17'sinde, nasıl oluyor da bir devlet kurumunun yönetim kurulu üyeliğine atanıyor?! Hani, temmuzda basmıştınız... Ya tarihi karıştırdık ya da asansör düğmesine basarken onu yolsuzluk düğmesiyle karıştırdık; bilemiyorum ki hangisi doğru! Ben vatandaşım, yüreğim sızlıyor. Hep beraber çıkaralım; ama, böyle bir şey var.

Sayın Eşref Erdem soru önergesi vermiş. Soru önergesine 5'inde cevap geliyor; deniliyor ki, bu işte, hani "kirli gömlek" olan arkadaşlar var ya, bu kirli gömlek olan arkadaşlar hakkında rapor tutan müfettişler yanlı davranmıştır. Bunların hakkında da dava açıyor, açacağını söylüyor; bu önergeye verilen cevap...

Arkadaşlar, madem temmuzda düğmeye bastık, madem bu vatandaşlar kirliydi; niye savunduk? Ben mi yazdım bu cevabı?!. Ya da, hakkında iki defa "bu, görev alamaz" diye rapor tutulmuş -teftiş kurulu raporu yanımda; gizlidir diyor; ama, bir şeyin gizliliği kalmıyor Türkiye'de- rapor tutulmuş adam soru önergesine cevap veriyor! Enerji Bakanlığı... Bakanlığa yazıyor; cevap verenlerden biri de bunun içinde adı geçen kişi. Biz, şimdi, neye inanacağız?! Yani, böyle kirli gömlek çıkarmak olur mu?! Bu koku bizim üzerimize siner, ondan sonra ömür boyu çıkaramayız valla.

Değerli arkadaşlar, bakın, şöyle bir gerçek var: Kimseyi rencide etmek istemiyorum; ben, burada, yargıda olan bir dava hakkında hüküm vermek de istemiyorum; ama, dünyanın neresinde olursa olsun, hangi siyasetçi böyle bir olaya maruz kalırsa, ya kamuoyunu aydınlatır ya da bulunduğu yeri bırakır. İkisinden birini yapmak zorundayız. "Ben görmedim" olmaz! Ben, bir şirketin yöneticisi olacağım, yaptığım işin, ikibuçuk yıl altımda yapılan işin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 24 Şubat 2005

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook