Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 63. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Şubat 2005 · 1.717 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Deveciler (CHP), 24 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI ( LPG ) PİYASASI KAN.TAS. ( SS. 723 )); konuşma 1.717 kelime.
Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2005-02-24-sivilastirilmis-petrol-gazi-lpg-piyasasi-kan-tas-ss-723 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 723 sıra sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu Tasarısının 7 nci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi ve şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının sadece otogaz bayilerini, sıvılaştırılmış petrol gazlarını kapsaması yetersizdir. Kanun tasarısında, akaryakıt istasyonları da can ve mal güvenliği açısından ciddî tehditler içermektedir. Akaryakıt istasyonlarının bu kanun kapsamına alınması veya yeni kanun hazırlanması için yeni patlamaların meydana gelmesi, can ve mal kayıplarının olması mı beklenmektedir? Böyle bir sorumluluktan kaçmak mümkün değildir. Konuya can ve mal güvenliği açısından bakılmalıdır. Olası ekonomik kayıplar da dikkate alınmalıdır.
Otogaz bayileri, LPG istasyonlarının da, akaryakıt istasyonlarının açılmasında aranan tüm şartları sağlaması gerekliliğinin tüm düzenlemelerde vurgulanması sağlanmalıdır.
Bu tip kamu yararı ve toplum sağlığı açısından çok büyük önem taşıyan işletmelerin, yer seçimine ilişkin belirlenen ölçütlerin bilimsel analiz ve saptamalar üzerinden hayata geçmesini sağlayacak planlama çalışmalarının yapılması şart koşulmalı ve imar planlarında bu alanların LPG istasyonu, akaryakıt istasyonu alanı olarak belirtilmeleri sağlanmalıdır. İmar planlarında bu amaçlarla ayrılmış yerlerin dışında söz konusu tesislerin açılabilmeleri engellenmelidir. Mevcutta, birçok alanda, akaryakıt ve LPG istasyonları, birlikte, aynı alan içerisinde bulunmaktadır. LPG istasyonlarına birtakım hükümler uygulanıp akaryakıt istasyonlarına bu hükümlerin uygulanmaması, hukuksal ve teknik açıdan ciddî sorunlara yol açacaktır. Akaryakıt istasyonları içinde kaçak LPG istasyonlarının oluşumu engellenemeyecektir. Bu nedenle, kanun, akaryakıt istasyonlarını da içerecek şekilde düzenlenmelidir.
Kanunun asıl amacı, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazlarının piyasa gözetimi ve denetimini yapmak değil, bu istasyonların olası risklerini en aza indirmek olmalıdır. Akaryakıt ve LPG istasyonlarının yaratacağı tehlikelerin önlenmesi ve en aza indirilmesi, planlama kararlarıyla mümkündür. Can ve mal güvenliğinin sağlanması, sağlıklı çevrelerde yaşanması, imar planlarının usulüne uygun bir biçimde hazırlanıp onanmasını zorunlu kılmaktadır.
Akaryakıt ve LPG istasyonlarının yerleşim yerleri içinde uygun yer seçimi, bu alanlardan optimum biçimde yararlanmak için, planlama bir ön koşuldur. Planlama koşullarının yerine getirilmemesi halinde, diğer ruhsatlar tek başına sorunu çözemeyecektir. Bunun için, otogaz bayiliği istasyonlarının planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına göre yapılması zorunludur.
Toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyan ve bu tür tesislerin yer seçimi, ilgili tüm standart ve ölçütler oluşturulduktan sonra plan kararına bırakılmalı ve bu tesislerin, planlarda, ancak LPG istasyonu, akaryakıt servis istasyonu, otogaz bayiliği olarak işaretlenmesi halinde faaliyet göstermesine izin verilmelidir. İmar Kanununda, bu konuda var olan sorunun giderilebilmesi amacıyla, konutdışı kentsel çalışma alanları tanımı içerisinde yanıcı, parlayıcı, patlayıcı işlevler içermeyen imalathaneler ve akaryakıt istasyonlarının bir arada bulunmasından kaynaklanan çelişki giderilmelidir. Bunun için, konutdışı kentsel çalışma alanlarının tanımlanması içerisinden akaryakıt istasyonu tanımı çıkarılmalı ve bu tesislerin, kendi özel gösterimi ve yapılaşma, yer seçim koşulları dışında hayata geçebilmesi engellenmelidir. Akaryakıt ve LPG depolama, dolum otogaz bayi ve istasyonlarında imar planı yapılmalı, planlamaya ilişkin koşullar, her biri için ayrı ayrı uygulanmalıdır.
Günümüzde sadece ev tipi LPG satışı yapan bayilerin yanı sıra, LPG'yle çalışan motorlu taşıtların akaryakıt gereksinimini karşılamak amacıyla kurulan LPG satış ve servis istasyonları da eklenmiştir. Bu servis birimleri ise, gerek daha önce kuruluş ve yer seçimlerini belirleyen bir yasal düzenleme bulunmaması gerek bu istasyonların yasal düzenleme olmaksızın ruhsatsız kurulmuş ve faaliyetlerini sürdürmüş olmaları ve gerekse de yer seçimi ve işletmelerinde, gerekli yer seçim, işletim ve etkin denetim mekanizmalarının işletilememesi nedenleriyle acil önlem alınması gereken bir nitelik taşımaktadır.
LPG otogaz, akaryakıt istasyonları, üretim, depolama, satış özelliklerinden dolayı insan, çevre sağlığı açısından yer seçimi, planlama ve denetlemesinde bir dizi ölçüt belirlenerek, titizlikle uygulanması gerekli olan bir kentsel servis niteliği taşımaktadır.
Otogaz ve akaryakıt tesislerine yapılacak planlarda uygun yer seçiminin sağlanması için özel ilkeler getirilmeli ve bunlar, yönetmeliklerle detaylandırılmalıdır. Bu tesislerin yer seçiminde ulaşım önemli bir faktördür. Bunun için, kanunda, Karayolları Genel Müdürlüğünden "geçiş yolu izin belgesi" zorunlu hükme bağlıdır; bunun dışında, yer seçiminde, ulaşım açısından da değerlendirme yapılması gerektiği açık ve net olarak belirtilmelidir.
Aynı yol güzergâhı üzerinde ne kadar mesafe içinde otogaz ve akaryakıt istasyonu bulunabileceği de teknik açıdan tespit edilmelidir. Bu amaçla, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı ilkeler tespit etmeli ve konuda görüşler vermelidir; aksi halde, ihtiyaç olup olmadığına bakılmaksızın çok sık aralıklarla istasyonların yapımı gerçekleşecektir. Bu durum, ekonomik açıdan da önemli bir kayıptır.
Bulunan yolun genişliği, geçen araç sayısı ve yoğunluğuna göre belli ölçütler belirlenebilir. Yürürlükte olan ve karayolu kenarında yapılacak akaryakıt istasyonu mesafelerine ilişkin Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığının 11 Eylül 1996 tarih ve 22754 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan tebliği bu açıdan bilimsel nitelik taşımamaktadır. Şehir plancılarına istasyonlarla ilgili bilimsel veriler verilmek suretiyle konunun diğer veriler bütünlüğünde değerlendirilmesi sağlanmalıdır.
LPG otogaz, akaryakıt tesislerinin, etrafında bulunan kullanımlarla birlikte düşünülmesi gerekmektedir. Özellikle herhangi bir afet anında bu tesislerin patlamasıyla tehlikenin artmasına neden olabilecek kullanımlara kesinlikle izin verilmemelidir. Bu alanların etrafında diğer patlayıcı tesislere izin verilmemesi gereği de dikkate alınmalıdır. Aksi halde, sanayi ve depolama alanları içerisinde ve çevresindeki diğer işlevler gözönünde bulundurulmadan herhangi bir yerde açılabilecek LPG otogaz, akaryakıt istasyonları yeni sakıncaları da beraberinde getirecektir. Sözgelimi, bir kimyevî nitelikli fabrika ile LPG otogaz istasyonu bir arada faaliyet gösterebilecek ya da organize sanayi alanlarının sosyal tesisleri ya da sağlık eğitim tesisleri bitişiğinde LPG otogaz istasyonlarının açılması yönündeki hiçbir talep geri çevrilemeyecektir. Şüphesiz ki, bu tip toplu bulunmayı gerektirecek alanlarda, LPG otogaz, akaryakıt istasyonu benzeri işlevler yer almamalıdır. Bu durumu belirleyip, uygulayacak olan da imar planlarıdır. Bu tip bir planlama çalışması ve denetimin dışlanması, mevcut, ruhsatsız ve toplum sağlığı açısından sakıncalar taşıyan yerlerde yer seçmiş durumda bulunan LPG otogaz istasyonlarının yasallaştırılması yönünde bir çabanın olduğu endişelerini haklı çıkarmaktadır.
Özellikle yoğun yerleşim yerlerinin bulunduğu kent merkezleri içinde bu tür istasyonlara kesinkes izin verilmemelidir. Akaryakıt ve otogaz tesisleri, Gayri Sıhhî Müesseseler Yönetmeliğine tabi olmasına rağmen, bu yönetmelik hükümlerine uygun olarak sağlık koruma bantlarının uygulamada belirlenmediği görülmektedir.
Bu nedenle, hangi tesislerin birinci ve ikinci sınıf gayrisıhhî müessese olduğu kanunla öngörülmelidir. Koruma bantlarının da yeterli mesafede tespit edilip edilmediği uygulamada karşılaşılan diğer bir sorundur. Bu konuda yeterli ve bilimsel mesafeler konulmamaktadır. Kanunda sağlık koruma mesafelerinin hangi ilkelere göre tespit edileceği de hükme bağlanmalıdır.
Ayrıca, LPG otogaz, akaryakıt tesislerinin, birbirlerine, okul, sağlık gibi umumî hizmet tesislerine, yerleşme yerlerine, yollara ne kadar uzaklıkta olması gerektiğine ilişkin güvenlik mesafelerinin belirlenmesi de zorunludur. Tesislerin niteliğine göre, kapasitesi, yeraltı-yerüstü ve yapının niteliği gibi, mesafe koşulları da farklılaşmalıdır. Kanunda ilkeler belirlenmeli, yapılacak yönetmelikle bunlar detaylandırılmalıdır.
Güvenlik mesafeleri ve sağlık koruma bantlarının kapsayacağı alanda mülkiyet sorunları çözümlenmelidir. Kişilerin mülkiyet haklarının sınırlandırılmaması için, bu alanların satın alınacağı veya kiralanacağı kanunda yer almalıdır. Bu koşullar yerine getirildikten sonra, yapılacak planlarda mesafeler işaretlenmelidir. Bu mesafeler içinde kanunda yer alan kullanımlar dışında hiçbir kullanıma kesinlikle izin verilmemelidir. Bu durumda, insanların ve çevrenin korunması mümkün olacak ve sorun temelden, kökünden çözülecektir.
Akaryakıt istasyonu ya da konutdışı kentsel çalışma alanları tanımı kapsamında kurulmuş akaryakıt ya da LPG otogaz istasyonları içerisinde yapılabilen ticarî ünitelerden, toplu bulunmayı gerektirecek sosyal tesis, alışveriş merkezi, süpermarket, düğün salonu gibi işlevler, böylesi tehlikeli alanlar içerisinden kesinlikle ayıklanmalıdır.
Bu bakımdan, LPG otogaz, akaryakıt istasyonları içerisindeki ünitelerden, zorunlu olması halinde, yalnızca servis, bakım, yönetim, küçük çaplı market bulunabilmeli, bunun dışındaki ticarî işlevlerin bu alanlar içerisinde bulunamayacağı kanunda açıklayıcı olarak kesinlikle belirtilmelidir.
LPG otogaz, akaryakıt istasyonları içerisindeki ticarî ünitelerde ne gibi faaliyetlere izin verilebileceği konusunda belediyelerin küşat, işletme ruhsatı birimlerinin uyarılması sağlanmalı, uzun vadede bu birimlerin imarla ilgili birimlerle eşgüdüm içerisinde çalışmasını sağlayabilecek düzenlemeler araştırılmalı ve yapılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, birçok ruhsatlı benzin istasyonu alanı içerisinde imar planıyla verilen inşaat alanı içerisinde kalan ticarî birimlere, yukarıda vurguladığım hassasiyet gözardı edilerek ruhsat verilebilmektedir. Böylesi bir, ticarî işlevleri sınırlama, yönlendirme çabası olmaması ve birimlerarası eşgüdüm eksikliği, her açıdan yasal göründüğü halde, telafisi olanaksız sakıncalara yol açabilen tesislerin açılıp işletilmesine neden olmaktadır. Sorunun yalnızca ruhsatsız LPG otogaz istasyonlarında olmadığı, konunun akaryakıt istasyonlarından bağımsız düşünülmemesi gerektiği unutulmamalı ve ruhsatlı-ruhsatsız tüm LPG otogaz akaryakıt istasyonlarının, tüm bu hassasiyetler üzerinden yeniden değerlendirilmesi sağlanmalıdır.
Yürürlükte bulunan imar planlarının birçoğunda kamu yararına aykırı olarak plan değişiklikleri kolaylıkla yapılmakta ve hiçbir kurala da uyulmamaktadır. Yapılan plan değişiklikleriyle, bazı kişilere ayrıcalık yaratılmakta, rant aktarılmaktadır. Özellikle ticaret, yeşilalan, spor gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu tür değişikliklere gidilmektedir. Yapılan plan değişiklikleri planlama ilkelerine aykırı olarak yapılmaktadır. Bu tesisler, can ve mal güvenliği açısından çok büyük tehditler içermektedir. Bu nedenle, LPG otogaz akaryakıt istasyonlarına ilişkin plan değişiklikleri tasarıyla getirilecek maddeyle zorlaştırılmalıdır.
Görüşmekte olduğumuz tasarının geçici 2 nci maddesinde "bu kanunun yürürlüğe gireceği tarihten önceki mevzuat hükümlerine uygun oldukları tespit edilen ve açılma ruhsatına sahip olan otogaz istasyonlarının depolama ve dolum tesislerinin müktesep hakları saklıdır" hükmü yer almaktadır. Ancak, mevcut istasyonların nasıl ve kimler tarafından, ne kadar süre içerisinde tespit edileceği belli değildir. Ayrıca, tespitlerin yürürlüğe girecek olan bu kanun hükümlerine göre yapılması gerekmektedir. Bu kanuna aykırı olanlara, aykırılıklarını gidereceği belli bir süre verilmeli ve bu sürenin kesinlikle uzatılmayacağı da hükme bağlanmalıdır.
Kentlerimizin içerisinde bulunan tüm akaryakıt ve LPG otogaz istasyonları için, her kent için ayrı ayrı kurulacak LPG otogaz akaryakıt inceleme komisyonlarınca bir envanterinin çıkarılması zorunlu tutulmalıdır. Bu envanter uyarınca, ilgili tüm mevzuat hükümlerine uygun olması nedeniyle ruhsat almış olsa dahi, kentteki konumu, çevre ilişkileri uyarınca LPG otogaz istasyonları için aranan şartları sağlayamayan, konut alanları içerisinde kalmış, gerekli sağlık, güvenlik, koruma bandı bulunmayan, üzerinde veya güvenlik şeridi içerisinde tesise ait servis, bakım, yönetim yapıları dışında yapı ya da işlev barındıran tüm istasyonların olası tehlikeleri ve telafisi olanaksız sakıncaları gözönünde bulundurularak, her türlü maliyeti karşılayıp faaliyetlerin durdurulması, uygun bulunacak ve ilgili mevzuat uyarınca sakınca görülmeyen alanlara taşınması sağlanmalıdır; ancak, kamuya düşen temel görev, gerek doğal miras alanlarının ve gerekse kamuya ait tüm değerlerin tüketilerek yaratıldığı düşünülen, gerçekte de yitirilen bu özel alanların işgalcilerine ödül verircesine satılması yerine, kentlerde, kamu yararı ve toplum sağlığı açısından çok önemli sorunları, LPG otogaz, akaryakıt istasyonlarının faaliyetlerinin durdurulup sağlıklaştırılması şeklinde çözmek olmalıdır.
LPG otogaz, akaryakıt istasyonlarıyla ilgili yasal düzenlemelerde ceza hükümleri getirmek olasıdır. Bu konuda, daha evvelce, yürürlükte herhangi bir kanun olmadığı için, bir ceza da söz konusu değildi. Öncelikle, mevcutta kaçak olarak çalışan, imar planı ve ruhsatları olmayan LPG otogaz, akaryakıt istasyonlarının, gerekli tespitler yapıldıktan sonra, hemen yıkılacağı yönünde hükümler getirilmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Deveciler.
ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.
Bununla ilgili belli bir süre verilmelidir. Kanuna aykırı hareket eden ve gerekli sürelerde işlemleri yapmayan idarelerle ilgili daha ağır cezalar getirilmeli ve sorumluluklar kanunda açıkça belirlenmelidir. Belli süreler içinde yürürlüğe girecek kanun hükümlerine aykırılıklarını gidermeyen istasyonlar için yıkım ve diğer cezaî işlemler tanımlanmalı ve yeni süreler verilmemelidir.
Can ve mal güvenliğinin sağlanması için, kaçak istasyonların ivedilikle tespit edilmesi ve gerekli işlemlerin yapılması, mevzuata aykırı hareket eden kişi ve kurumların sorumlulukları oranında cezalandırılması da kanunda açık ve net olarak yer almalıdır.
Görüşmekte olduğumuz yasanın ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum, saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum. (CHP sırlarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 24 Şubat 2005