Azerbaycan milli meclisi tarafından ilan edilmiş bulunan 26 şubat matem günü ve hocalı katliamı hk.
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 63. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Şubat 2005 · 481 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Haluk İpek (AK Parti), 24 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AZERBAYCAN MİLLİ MECLİSİ TARAFINDAN İLAN EDİLMİŞ BULUNAN 26 ŞUBAT MATEM GÜNÜ VE HOCALI KATLİAMI HK.); konuşma 481 kelime.
Haluk İpek (AK Parti, Ankara). “Azerbaycan milli meclisi tarafından ilan edilmiş bulunan 26 şubat matem günü ve hocalı katliamı hk”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/haluk-ipek-22-2005-02-24-azerbaycan-milli-meclisi-tarafindan-ilan-edilmis-bulunan-26-subat-mate (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HALUK İPEK (Ankara)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 26 Şubat 1992 tarihinde Ermeniler tarafından Azerbaycan'ın Hocalı Kentinde Hocalı halkına karşı yapılan katliamın 13 üncü yıldönümü sebebiyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Azerbaycan ve Türkiye, tek millet, iki devlet olarak anılmaktadır; tarih boyunca da acılarını, sevinçlerini birlikte paylaşmışlardır. Bu Hocalı katliamı, tek olan bu millete ve iki devlete büyük acılar vermiştir. Bugün de, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, hem muhalefette bulanan bir milletvekili arkadaşımızın hem de iktidara mensup olan benim bu katliamı bugün anmamız, bu katliama Türkiye Cumhuriyetinin ne kadar önem verdiğini ve dikkatle izlediğini göstermesi açısından çok önemlidir.
Gerçekten, Azerbaycan'ın, Ermenistan'ın 1991 yılında bağımsızlıklarını kazanmaları ve 1992 yılı başında Rus birliklerinin Yukarı Karabağ'dan geri çekilmelerini takiben, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki ihtilaf savaşa dönüşmüş, bu durum, Yukarı Karabağ Ermenilerinin, Ermenistan Cumhuriyeti birliklerinin desteğiyle, Azerbaycan, Laçin, Kelbecer, Akdam, Fuzuli, Kubatlı, Zengilan bölgelerinde, Azerî nüfusun bu bölgelerden çıkarılmalarıyla devam etmiştir. Ancak, bu süreçte, insanlık onurunun çiğnendiği, hiçe sayıldığı, insanın insana yapamayacağı türden vahşetler de yaşanmıştır. İşte, bu vahşetlerden biri de Hocalı katliamıdır.
Tarih 26 Şubat 1992; Hocalı Şehri, gözü dönmüş Ermeni cellatlarınca yeryüzünden silinmişti. Hocalı halkı, tarihte eşine az rastlanan bir vahşet örneğiyle süngülenmiş, kurşuna dizilmiş, esir edilmiş; velhasıl, bir şehir her şeyiyle yok edilmiştir. Bu katliama, Rus Silahlı Kuvvetlerinin Yukarı Karabağ'da konuşlu 366 ncı birliği ve Ermenistan birlikleri de katılmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; insanlığın günümüzde ulaştığı insan hakları, bir ortak değer olarak, her türlü engeli aşıp evrensel bir boyut kazanmıştır. Artık, insan hakları, insanlığın hiçbir ayırım gözetmeden öncelikli gündemini oluşturmuştur. Bu haklardan en önemlilerinden birisi, insanın yaşam hakkıdır. Bazılarının ve bazı grupların zannettiği ve algıladığı gibi, insan hakları nostaljik düşüncelerin temel kaynağı değildir. İnsan haklarının fiiliyatta uygulanması ve bu hakların ihlaline karşı duyarlı olunması da, insanlığın ve insan olmanın bir gereğidir. Maalesef, Hocalı'da, insanlık, bu anlamda iyi bir örnek verememiş, insanlığın bu ortak değerleri gözardı edilmiştir.
25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gece, Ermeni çeteleri Rus Silahlı Kuvvetlerinin Yukarı Karabağ'da konuşlu 366 ncı birliğinin katılımıyla Hocalı'ya saldırıya geçtikleri sırada, Hocalı'da yaklaşık 160 kişilik Azeri polis ve askeri vardı. Saldırıdan önce, 3 000 civarında Hocalı sakini kenti terk etmiş; ancak, sonradan kent abluka altına alındığı için, kimse kentten çıkamamıştır. Tek çare helikopterlerle halkı kurtarmaktı, bu da yapılamamıştır. Ermeni çetecileri, Hocalı'ya üç yönden saldırarak Askeran yönünü açık bırakmışlardı. Askeran, zaten bir Ermeni yerleşim birimiydi; bu yön, bilerek açık bırakılmıştı. Sabahın 05.00'inde uykudan uyanan Hocalı halkı, kadın, çocuk, ihtiyarlar perişan bir halde, soğuk, karlı ve tipili bir günde yollara döküldüler. Katliam, daha Hocalı Kentinin içinde başlamıştı. Hocalı halkı perişan bir halde kenti terk ediyor, daha doğrusu Azerbaycan'ın Akdam Kentine ulaşmak için dağlara doğru kaçmaya çalışıyorlardı. Ne yazık ki, Akdam'a ulaşmak için Ermenilerin elinde bulunan uzun bir bölgeden geçmek gerekiyordu. İşte, vahşet de bu yol üzerinde bütün çirkin yüzünü gösteriyor; Ermeni çeteleri, savunmasız, perişan, sivil Hocalı halkına mermi yağdırmaya devam ediyordu. Arkada kalanlar, Ermeni katillerce hunharca öldürülüyordu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 24 Şubat 2005