Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )
Adana Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 63. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Şubat 2005 · 476 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Tacidar Seyhan (CHP), 24 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI ( LPG ) PİYASASI KAN.TAS. ( SS. 723 )); konuşma 476 kelime.
Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Sıvılaştırılmış petrol gazı ( lpg ) piyasası kan.tas. ( ss. 723 )”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2005-02-24-sivilastirilmis-petrol-gazi-lpg-piyasasi-kan-tas-ss-723-5 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum:
Her ne kadar, son anda 2 madde ilave edilmişse de, özellikle seramikçiler için verilmiş olan ek bir ödenek var burada. Rekabetin korunması için verilmiştir. Daha önce de vermiştik. Yaklaşık 100 trilyon parayı kullandırmak üzere, iki yıl önce, rekabet edemiyorlar, doğalgazla üretim yapan şirketlerin, elektrikle üretim yapan şirketlere göre maliyetleri daha ucuz oluyor, diğerlerinin rekabet şansı kalmıyor şeklinde bir duyarlılıkla, biz, bu dengeyi kurabilmek için, bir miktar paranın buraya aktarılmasını arzu ettik ve aktardık. O gitti; ama, biz, dedik ki, kısa sürede buradaki durum uygun hale gelsin, bu, gelenek haline dönüşmesin; fakat, BOTAŞ, dağıtım yaparken, birçok yerde ihmalden dolayı devletin üstüne bu yükü yükledi. İhale edip, 40 kilometre, 30 kilometre kıyıdaki tesislere bunu göndermiş olsaydı, bugün, biz, bu 30 trilyonu vermek zorunda kalmayacaktık.
Bunun yükünü ben devlete niye yükleyeyim?! Bir kurumun ihmalinin yükünü devletin bütçesi niye çeksin?! Daha, depremden bu yana yardım almayan yerler var. Kaynak aktarabileceğimiz birdolu yer var. Bu ihmal devam ederse, bunun sonu yok. Daha kaç defa bu dengeyi kurmak için para aktaracağız?.. Sonra, bu işler, böyle, akşamdan sabaha aktarılacak bir konu değil ki. Yani, böyle bir ihtiyaç vardı da, komisyonda önümüze niye gelmedi, niye değerlendirmedik, niye incelemedik?.. Bakın, katılıyorum, bunlar hakikaten zor durumda, yardım edelim; ama, bu işi de gelenek olmaktan çıkaralım.
Burada amenna, onu köşeye koyuyorum; ama, diğer önergede "Elektrik Üretim Anonim Şirketi, mevcut kapasitesinin yeterli olması ve ihraç edilmesi kaydıyla, toptan satış şirketlerine ikili anlaşma ve döviz bedeliyle elektrik enerjisi satabilir" diyor. Gerekçede de "komşu ülkelere elektrik ihraç edilmesini sağlamak" diyor. İhracatı herkes ister; ama, bu önerge -Sayın Bakanla konuştum- her ne kadar, geçmişte ihraç edilenleri kapsamıyor dese de, bana göre... Geçmişte şu denildi: "Siz elektrik ihracatını yapın, biz, oradan doğan alacaklarınızı -ya da alımını yapın- bir şekilde tazmin ederiz." Bu önerge -çok yeni geldi elime- Tekelin eski makinesinde olduğu gibi, eski makineleri alın, sonra kanunda düzeltiriz gibi bir önergeyse, bunun altından kalkamayız. Eğer bundan sonra yapılacakları kapsıyor ise, herkes Türkiye'de üretilen enerjinin ihracından yanadır, ben de yana olurum; ama, bu önergeden dolayı, geçmişte elektrik ihraç etmiş bir tek kişiye hak doğarsa, ben bu sorumluluğu taşımam. Sorumluluğum gereği bu önergeye katılamıyorum; çünkü, sizler oy vereceksiniz. Önerge yeni geldi elime, algılamaya çalışıyorum. Grubum oy verecek. Apar topar gelmiş bir önerge. Türkiye'deki elektrik enerjisinin ihracı konusunda karar verilecek. Böyle bir şey olmaz değerli arkadaşlar.
Her konuda anlaştığımız bir kanun üzerinde, şimdi, böyle geçici 2 madde getirerek buradaki huzuru bozmak, gruplar arasında dengeyi bozmak doğru değil. Biz buna katılmadığımızı beyan ettik. Keşke verselerdi kanun teklifini, komisyondan önümüzdeki hafta indirseydik, burada yeniden geçirseydik.
Değerli arkadaşlarım -Sayın Bakan dedi- hakikaten, devlet yönetimi, devletadamlığı başka bir şey. Keyfiyet olmaz, "ben yaptım oldu" diyemezsiniz, "çoğunluğum var" diyemezsiniz. Hepimizin toplumsal sorumluluğu var. Bu Meclisi maksimum düzeyde verimli çalıştırmak hepimizin görevi; ama, Meclisin çalışma biçimini istediğimiz yönde değiştirerek keyfiyete dayatmak hiç kimsenin hakkı olmamalıdır.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 24 Şubat 2005