İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 103. BİRLEŞİM · SALI

Doğal gaz piyasası kanununa bir geçici madde eklenmesi (s.sayı:178)

Taner Yıldız

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 103. Birleşim · 1. yasama yılı · 8 Temmuz 2003 · 977 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Taner Yıldız (AK Parti), 8 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOĞAL GAZ PİYASASI KANUNUNA BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.SAYI:178)); konuşma 977 kelime.

Taner Yıldız (AK Parti, Kayseri). “Doğal gaz piyasası kanununa bir geçici madde eklenmesi (s.sayı:178)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/taner-yildiz-22-2003-07-08-dogal-gaz-piyasasi-kanununa-bir-gecici-madde-eklenmesi-s-sayi-178 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA TANER YILDIZ (Kayseri)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Doğal Gaz Piyasası Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben, özellikle, konuşmama başlarken Sayın Seyhan'a CHP Grubu adına yaptığı konuşma için ayrıca teşekkür ediyorum. Konuşmalarının büyük bir bölümüne katıldığımı ifade etmek istiyorum ve benzer tekrarlara düşmemek açısından, Doğal Gaz Piyasası Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Tasarısının genelini görüşmekten ziyade -ki, kendileri biraz ondan bahsettiler- daha detaylı, dağıtım şirketlerinin özelleşmesi, özelleşmenin mantığı, dağıtım şirketlerinin şu anki durumu, nasıl daha verimli olunabilir; bunlar üzerine biraz ekleme yapmak istiyorum ve dolayısıyla, her iki grubun da yaptığı konuşmaların, bir ortak mantık çizgisi içerisinde birleşmesini amaçlıyorum.

Tabiî, özellikle arz ve talep dengelerinin bozukluğu üzerine yaptığı konuşmaya katılmamak mümkün değil. Bu tür hataya düşen birkısım ülkeler gibi -ki, Hindistan, Pakistan örneğinde olduğu gibi- bir yanlış projeksiyona girerseniz, bir yanlış planlamaya girerseniz, 3 000 megavatlık, kullanmadan parasını ödediğiniz bir enerji kaynağı ortaya çıkar ve ülkeyi, sırf enerji sektörü açısından, çok ciddî ve zor bir duruma sokarsınız.

Evet, bu tür yanlışlar, ne yazık ki, biraz korkudan, biraz endişeden, biraz sehven, biraz da kasten, bu ülkede yapılmıştır. Sayın Enerji Bakanımızın da yaptığı açıklamalarda, izlediği yolda, enerji çeşitlendirmeleri taleplerinde, bu kaygı ve endişeler yatmaktadır. Bunların giderilmesi için de, enerji çeşitlemesine gitmek gerekliliği zorunlu olmuştur.

Avrupa Birliğine girmek üzere olduğumuz, bu tür konular üzerinde çalışmak üzere olduğumuz bir ortamda, özellikle, verilen rakamın yüzde 30'u geçmemesi kaydıyla olduğu bir ortamda, bizim, bu yüzde 67'yi mutlaka aşağı indirmemiz gerektiğini, onun yerine ikame edeceğimiz enerji kaynaklarını mutlaka bir an önce devreye sokmamız gerektiğini, ben de belirtiyorum.

Özellikle 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda tanınan sürenin bitmesi ve hazırlık dönemini takip eden altı aylık sürenin yetmemesi sonucunda, bir eksüre istenmiştir. Bununla alakalı olarak, Sanayi Komisyonunda ve Plan ve Bütçe Komisyonunda gerekli mutabakatlar sağlanmış ve bu konu, Genel Kurulumuzdan geçmek üzere gelmiştir.

Tabiî, çok fazla detaya girmek istemiyorum; ancak, şu noktaların bilinmesinde fayda var.

"Bu özelleştirmeler niçin gecikmiştir" sorusunun cevabına gelince: Özelleştirme Yüksek Kuruluna geç intikal etmesi ve onun vereceği kararın zamanı aşmasının bunda önemli bir payı olduğunu; tabiî, danışmanlık ihalelerinin yapılması, değer tespitlerinin yapılması, tanıtım kitapçıklarının hazırlanması için belli bir süreye ihtiyaç olduğunu özellikle belirtmek istiyoruz. Bu açıdan da, gerek Eskişehir'deki gerekse Bursa'daki dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesiyle alakalı sağlıklı bir yapının oluşması için bu süreye ihtiyaç hissedilmiştir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; tabiî, kanunlaşması beklenen bu tasarı için değişik eleştiriler söz konusu olabilir. Özelleştirme mantığı üzerinde birkısım fikirler yürütmek gerekebilir. Şunu gözardı etmemek lazım: Clinton'un yedi yıl ekonomi danışmanlığını yapmış olan ve "Küreselleşme" kitabının yazarı olan beyefendinin bir önerisi var: Biz, özellikle Amerika'da, serbest ekonominin çok fazla, çok yoğun olduğunu ve bunun timsali olduğunu söylüyoruz; ancak, iş göründüğü gibi değil.

Özelleştirmede dikkat edeceğimiz en önemli unsurlardan bir tanesi, özelleştirmenin sahibi olan şirketlerin mutlaka kâr amaçlı şirketler olduğunu, daha dinamik, daha verimli, daha performans değerli çalışabileceğini unutmamak gerektiği kadar, devlet denetiminin de mutlaka bulunması gerektiğinin altını çiziyorum. Bizim, değişik kaygı ve endişelerle, tarımda uyguladığımız birkısım sübvansiyonların bile önlenmeye çalışıldığı bir ortamda, aslında, serbest ekonomi piyasasını uygulayan Amerika'nın, bu sektörü tamamen sübvansiyonlarla ayakta tuttuğunu unutmamak lazım. AK Parti Hükümetinin, özellikle özelleştirmede bu tür kaygı ve endişelere cevap verici ve hem ekonomik hem de sosyal yanına hitap edici çalışmalarının bulunduğunun altını çizmek istiyorum.

Doğalgaz dağıtım özelleşmesi dedik; biraz dağıtım şirketinden biraz da özelleştirmeden bahsederek konuşmama son vermek istiyorum.

Doğalgaz piyasasının serbest piyasa ortamına açılmasıyla alakalı, özellikle 18.4.2001 tarihinde, ilgili kanunla beraber, üçü belediyelere ait olmak üzere -İstanbul, Ankara, İzmit- ve ikisi de BOTAŞ'a ait -Eskişehir ve Bursa- dağıtım şirketlerinin, yurt genelinde, beş şehir üzerinde dağıtım yaptığını biliyoruz. Ayrıca, biri Adapazarı ve biri de İstanbul-Bahçeşehir'de bulunan 2 adet özel dağıtım şirketi de bu piyasanın içerisindedir.

4646 sayılı Kanunla beraber, şehiriçi doğalgaz dağıtım faaliyetlerinin, Avrupa Birliği gaz direktifleri doğrultusunda yapılması açısından, özellikle yüzde 10'u bilabedel diğer yüzde 10'u da bedelle alınmak kaydıyla, belediyelerin hisselerinin yüzde 20'yle sınırlandırıldığını ve EPDK denetimi altında yürütülmesi gerektiğini biliyoruz.

4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunuyla, bu hedefe yönelik düzenlemelerle beraber, Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredilerek altı ay içerisinde özelleştirilmesinin, ilk defa doğalgaz dağıtımı yapılacak şehirlerdeyse, EPDK tarafından açılacak doğalgaz dağıtım lisansı ihalesinin başladığını biliyoruz.

18 Haziran 2003 tarihinde, Kayseri'yle başlayan ve bu ayın sonunda da -temmuz ayının sonunda da- Konya'yla devam edecek olan doğalgaz dağıtım şirketleri ihalesinin çok ayrı bir yanının olduğunu gördük. Özellikle bu saydığımız şehirlerde -Eskişehir ve Bursa'da- BOTAŞ'ın işlettiği ve sekiz yıl itibariyle 4,3 sent/kilovat/saat hizmet bedeli uygulamasının, Kayseri'de yapılan ihaleyle -hizmet bedeli açısından söylüyorum- yaklaşık altıda 1 fiyata ihale edildiği çok önemlidir ve manidardır. Bundan sonra yapılacak ve bu kanunla önünü açtığımız, süre uzatımıyla önünü açtığımız, İzmit ve Bursa'da da bu rakamlara yakın rakamlar elde edileceğini tahmin ediyoruz. Konya ihalesi, özellikle bu açıdan da önemlidir; çünkü, Kayseri'de yapılan ihaleye 18 şirket katılmış ve ihale sonucu ortaya çıkan 0,076 sent/kilovat/saat enerji karşılığı hizmet bedeli ve bunun takribi 0,80 sent/metreküplük hizmet dağıtım bedelinin önemli olduğunu belirtmek istiyorum.

Değerli Başkan, değerli arkadaşlar; özelleştirmede, devletin, aslî ve sürekli görevleri olan adalet, eğitim, güvenlik ve özel sektör tarafından yüklenilemeyecek altyapı yatırımlarına yönelmesi; ekonominin ise bir denetim altında bulunmak kaydıyla, tamamen rekabetçi pazar mekanizmaları tarafından yönlendirilmesinin zorunluluğunu belirtmiştik.

İşte hükümetimiz, devlet işletmeciliğinde yapısal değişimin gerçekleştirilmesi için önemli bir makroekonomik politika aracı olan özelleştirmeyi, yürütülmekte olan ekonomik reform programı kapsamında, kamu kuruluşları ve bağımsız düzenleyici kurumlarla işbirliği içerisinde, piyasa dinamiklerine uygun, şeffaf ve süratli bir biçimde yapmaktadır.

58 inci ve 59 uncu hükümetlerin başlatmış olduğu acil eylem planı çerçevesinde, ilk defa, kapsamlı ve yıllık bir özelleştirme programı açıklanmıştır ve programda, bildiğiniz gibi, 2003 yılı içerisinde 4 milyar dolarlık bir özelleştirme hedefi yürütülmektedir.

Ben, oylarınızla, özellikle bir yıl süre uzatımının, bu iki ilimizdeki doğalgaz dağıtım ihalelerine farklı katkılar ve orada yaşayan insanlarımızın daha ucuz doğalgazdan yararlanmalarını sağlayacağına inanıyorum.

Bu duygu ve düşünceler içerisinde hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 8 Temmuz 2003

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook