İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 91. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Nüfus hizmetleri kanun tasarısı s.s 1123)

Turan Tüysüz

Şanlıurfa Milletvekili · Anavatan Partisi

Genel Kurul, 91. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Nisan 2006 · 1.065 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Turan Tüysüz (Anavatan Partisi), 20 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NÜFUS HİZMETLERİ KANUN TASARISI S.S 1123)); konuşma 1.065 kelime.

Turan Tüysüz (Anavatan Partisi, Şanlıurfa). “Nüfus hizmetleri kanun tasarısı s.s 1123)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/turan-tuysuz-22-2006-04-20-nufus-hizmetleri-kanun-tasarisi-s-s-1123 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA TURAN TÜYSÜZ (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Nüfus Hizmetleri Kanunu Tasarısı hakkında Anavatan Partisi adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Devlet ile insan arasındaki ilişkinin bütün evresini kayda geçiren bir teşkilat olarak, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, neredeyse, ülkemizin tarihine tanıklık etmektedir. Nüfus teşkilatı, nüfus hizmetlerini yerine getirirken, elle başlayan yazım daktiloya, oradan da bilgisayar teknolojisi kullanarak büyük gelişme gösteren nüfus hizmetlerinin çağdaş teknolojileri kullanması, rahmetli Turgut Özal'ın kalkınma hamlelerinin içinde yer almasıyla mümkün olmuştur. Buradan da, bir kez daha, Sayın Özal'ı, rahmetle, minnetle anıyoruz. Onun, teknolojilere, yeniliğe açık görüşü, MERNİS Projesinin ve nüfus teşkilatının bugünlere gelmesine büyük katkı sağlamıştır.

Aslında, bu büyük proje, öyle, AKP Hükümetinin projesi, gelen kanun da, AKP Hükümetinin hazırladığı kanun değildir; kanun ve proje, seksenbeş yıllık cumhuriyet tarihimizin ve onun hükümetlerinin eseridir. 1972 yılında düşünce olarak başlayan ve kimi nedenlerden dolayı uygulanamayan ve 1986 yılında hızlandırılan bu projenin tamamlanmış olması sevindirici bir gelişmedir. MERNİS Projesi, e-Türkiye bilgi sisteminin temel parçalarından birisini oluşturmaktadır.

Değerli milletvekilleri, sosyal güvenlik, sağlık, tapu, vergi, askerlik, eğitim, seçim işleri gibi birçok konuda faaliyet gösteren kurum elektronik uygulamalarında sadece TC kimlik numarası ve nüfus kayıtlarının baz alınması, vatandaşımızın e-devlet kavramı içinde tanınmasına imkân verecektir. Böylece, devlet ile yurttaş arasındaki ilişkide şeffaflık sağlanacaktır. Hesap verme sorumluluğu güçlenecek ve kamu hizmetlerinin kalitesi iyileşecektir. Bürokratik işlemler azalacak, vatandaş memnuniyeti artacak, hizmetler daha verimli olarak sunulacağı için, maliyet de düşecektir.

Burada, bizim, Anavatan Partisi olarak, bu kanunda amaçlanan e-devlete geçiş döneminin önemli bir boyutu olan elektronik ortamda tutulacak kayıtlarla ilgili çıkarılan kanunun birbirlerini tamamlaması noktasında bazı önerilerimiz olacaktır.

Nüfus Kanununa göre, nüfus kütüklerinin, kişinin mensubu olduğu ailesine ait bütün fertlerinin cinsiyeti, adı, soyadı, baba adı, ana adı ile soyadları, sağ olup olmadıkları, il ve ilçe itibariyle doğum yeri ve tarihleri, vücutlarındaki belirli değişiklikleri, dini, okuryazar olup olmadıkları, medenî halleri, doğum, evlenme, boşanma, ölüm, gaiplik, nesep tashihi, tanıma, evlat edinme ve evlatlık sözleşmesinin kaldırılması gibi diğer şahsî hal değişiklikleri bilgileri bulunmaktadır.

Bu bilgilere diğer kurumların elindeki bilgiler de eklendiğinde, vergi ödemeleri, banka hesapları, ikamet bilgileri, tapu kayıtları, banka hesap kayıtları, eğitim bilgi ve dereceleri, adliye soruşturma ve mahkeme kayıtları, disiplin dosyaları, sağlık durumu, askerlik durumu, emniyet geliş kayıtları gibi akla gelebilecek her türlü bilginin -Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her birey hakkında- bir merkezde toplandığı düşünülürse, bu kayıtların ne tür tehditler ve tehlikeler altında bulunduğunu düşünmek pek zor olmayacaktır. MERNİS Projesinin altında bulunduğunu düşünmek de pek zor olmayacaktır.

Bu, MERNİS Projesi, bu bilgilere ulaşmanın, veri tabanının bilgi işlemesinin sınırları belirlenmedikçe, bireyler korumasız bir durumda kalacaklardır. Düzenlemeler, kuşkusuz, sadece MERNİS'le sınırlı tutulmayacaktır. Diğer kişisel veri içeren özel, kamusal veri tabanlarını kapsar şekilde yapılacaktır. Dünyanın birçok ülkesinde benzer kamusal veri tabanları oluşturulmaktadır.

Bireylerin, yukarıda saydığımız tehlikelerden korunması için elektronik ortamda tutulan veriler hukukî olarak korunmak istenmiş, bu sebeple, uluslararası sözleşmeler ve direktifler kaleme alınmıştır. Hazırlanan bu belgelerde, kişinin fiziksel özellikleri, kişisel düşüncesi, görüş ve inançları, sağlık, öğrenim, istihdam durumuyla ilgili bilgiler ve birey olarak sürdürdüğü yaşam veya aileiçi yaşantısı, başkalarıyla yaptığı haberleşmelerin kendi isteği dışında bahis konusu yapılamayacağı, başkalarına açıklanamayacağı, kendisi tarafından açıklanmış olan bilgilerin de, ancak açıklandığı amaç ve bağlamla ilgili, sınırlı olarak kullanılabileceği belirtilmiştir.

Esas olarak düzenlemesi gereken hususlar, bu bilgilerden hangi kurumların ne oranda yararlanacağı, bilgilerin kullanımına ne kadar sınır getirileceği, bireylerin, kendi hakkında tutulan bilgileri inceleme, yanlışlık varsa düzeltme hakkına sahip olup olmayacağı şeklindedir. Bu düzenleme yapıldığı takdirde, gizlilik hakkı ve bilgi edinme hakkı söz konusu olmaksızın, kişisel verilerin kamu kurumlarınca her tür işlenmesi ve değerlendirilmesi hukuka uygun olarak kabul edilmek zorunda kalınacaktır; fakat, kamusal veri tabanında bilgilerin ne şekilde tutulacağı, bireylerle ilgili hangi kişisel verilerin tutulacağı ve bu kişisel verilere hangi kurumun ne ölçüde erişeceğini, bireylerin kendi haklarında tutulan verilerden haberdar olup olmayacağı, bilgi alma hakkı olup olmayacağı, kayıtlardaki yanlışlıkların ne şekilde düzeltileceği gibi hususların acil olarak düzeltilmesi zorunluluğu vardır. Keza, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığına, o da siyasî partiye bağlı demektir. Siyasî partinin de bu bilgilere istediği gibi sahip olabileceği düşünülürse, bu konuda yargı ve hukuk denetiminin çok ciddî olarak gündeme getirilmesi gerekmektedir.

Sonuçta, ne tür düzenleme yapılırsa yapılsın, bu düzenlemelerin, hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı değil, aksine, hak ve özgürlükleri koruyucu olması gerekmektedir; ancak, taslakta, kişinin kendi verileri hakkında bilgi edinme hakkı, devlet sırrı, millî güvenliğin gerektirmesi gibi, sınırları kanunda açıkça çizilemeyen ve elinde siyasî gücü bulunduranlarca her dönem için farklı anlamda kullanılan takdir hakkına bırakılmıştır.

Sınırlamaların mutlak olmaktan kurtarılıp, daha çok açık olarak ifade edilmesi gerekiyor. Zira, hiçbir üstün kamu yararı, kişinin kendi hakkında olan bilgileri öğrenmesini engellememelidir.

Ayrıca, taslakta, hangi kurumun, hangi tür veriler ve hangi tür bilgilerden ne oranda yararlanılacağı açıklanmış değildir. Örneğin, Tarım Bakanlığı, çiftçi vatandaşı hakkında bilgi toplarken, adlî sicil kaydına ihtiyaç duymayacaksa, bu kurumun ulaşabileceği bilgiler, ihtiyaç doğrultusunda sınırlandırılmalıdır.

Bilgi paylaşımı kuralları ve bilgi yönetimi politikasının belirlenmesi, MERNİS'i ve diğer kamusal veri tabanı sistemleri üzerinde fişleme aracı suçlamasından kurtaracaktır. Sistemin sınırlarının ayrıntılı çizilmesi, temel hak ve özgürlüklerin korunması amacına hizmet edecektir. Ayrıca, elektronik belgelerin devlet tarafından kabul edilmesi ve bu belgelerde kimlik kanıtlanması, sanal kurumun kimliğinin tanımlanması ve elektronik imzanın kabulü, MERNİS ve diğer kamusal veri tabanlarının kullanımı için öncelikli gerekli yasal düzenlemelerden olması gerekmektedir.

Nüfus kütükleri, ülke olarak, içinden geçtiğimiz büyük badirelerin, savaşların ve felaketlerin izlerinin en trajik şekilde yaşandığı belgelerdir. Aynı şekilde, kişisel olarak hayatımızda bütün şahsî hal değişikliklerinin, mutlulukların, üzüntülerin kaydedildiği, hepimiz için özel kayıtları bünyesinde tutan çok önemli belgelerdir. Bu belgelerin tutulması, kaydedilmesi, saklanması, değerlendirilmesi, devletimizin temel altyapısını teşkil eden bir yapıdadır.

Bu açıdan baktığımızda, nüfus memurları, hepimizin birer sır kâtipleridir. Bu memur arkadaşlar, bu sır kâtipleri, ancak, bunca işi yaparken ekonomik olarak rahatlamaları… Kanuna konulan 66 ncı maddeyle "fazla çalışma ücreti 50 saati aşmamak kaydıyla 3 katı ödenir" demekle bu memurlara haksızlık yapmaktayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURAN TÜYSÜZ (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

Devletin en çok yükünü çeken, yaptıkları en küçük hataları mahkemelerde sürünen bu meşakkatli arkadaşlar, diğer kurumlarla karşılaştırıldığında, özellikle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı çalışanlarından daha az çalışıyor değiller. Bu ücret adaletsizliğini "mevcut bütçe şartları" diye başlayan laflarla geçiştirmek bu insanlara yapılan en büyük haksızlıktır. Bu haksızlığın düzeltilmesi yönünde verilecek her türlü önergeye de olumlu oy vereceğiz.

Nüfus hizmetlerinin çağın gerektirdiği teknolojiye uygun, yeniden yapılandırılması çok önemlidir. Sakıncaları giderilmek kaydıyla, böyle bir düzenleme, nüfus kayıtlarının düzgün tutulmasını sağladığı gibi, bürokratik işlemlerdeki gecikmeyle sıkıntı çeken vatandaşlarımıza da biraz daha rahat bir nefes aldıracaktır.

Sözlerimi burada bitirirken, Yüce Meclisi, şahsım ve Grubum adına bir kez daha selamlıyor, bu yasanın ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Teşekkür ediyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 20 Nisan 2006

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook