Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)
Bayburt Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Mayıs 2008 · 634 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ülkü Gökalp Güney (AK Parti), 21 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA VE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRETİM ELEMANLARININ KADROLARI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE GENEL KADRI VE USULÜ HAKKINDA (S.S.226)); konuşma 634 kelime.
Ülkü Gökalp Güney (AK Parti, Bayburt). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ulku-gokalp-guney-23-2008-05-21-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-ve-yuksekogretim-kurumlari (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Bayburt)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Aslında ben grup adına konuşacaktım. Zannediyorum, sehven, grup adına konuşmam şahsı adına olarak oraya geçti. Grup Başkan Vekilimizden rica ettim, Değerli Başkan sizden de rica ediyorum: Kendi memleketime kurulan bir üniversitede AK Partiye mensup bir milletvekili olarak grup adına konuşmama izin vermenizi rica ediyorum. Ben deneyimli bir parlamenterim, bu Parlamentoda on yıldan fazla grup başkan vekilliği yaptım, kuralları çok iyi bilirim. Ama bazı kurallar vardır ki temeli hakkaniyete dayanırsa o kurallarda takdir hakkınızı kullanabilirsiniz. Takdir sizin.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, Bayburt’a üniversitenin kurulmasına biz yıllardan beri uğraştık, yıllardan beri mücadele ettik ve bunun altyapısını hazırlamak için de çok özveride bulunduk. Bugün kurulan üniversitelerin, dokuz üniversitenin belki de altyapısı hazır olan bir numaradaki yer Bayburt’tur. Şöyle ki: Rektörlük binamız, dekanlık binalarımız, fakülte binalarımız ve yurtlarımız hazırdır. Biz bunları çok küçük bir vilayet olmamıza rağmen, kıt imkânlarımızla yaptık. Bugün geldiğimiz noktada bir üniversitenin Bayburt’a kurulması -inanın- altyapısıyla ve mevcut öğretim üyeleri, elemanlarıyla Türkiye'de örnek gösterilebilecek bir konumdadır.
Başbakanımız 20 Temmuz’da Bayburt’a geldiğinde Bayburt Üniversitesinin kurulacağına dair söz vermişti. Bu sözünü tuttu ve bugün Bayburt Üniversitesinin kuruluş kanununu görüşüyoruz. Ben tüm Bayburtlular adına, şahsım adına Sayın Başbakanımıza, Hükûmetimize, Millî Eğitim Bakanımıza içten teşekkürlerimi sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, biraz önce çok değerli milletvekili arkadaşlar Bayburt’la ilgili konuşma yaptılar, kendilerine teşekkür ediyorum. Bayburt çok küçük bir vilayettir, ama dinamik ve aysberg gibi bir vilayettir Bayburt. O arkadaşlarımızın, Bayburt’u tanısalar da tanımasalar da teorik de olsa, hangi şekilde olursa olsun, böyle, Bayburt için kurulan bir üniversiteye katkıda bulunmalarını, konuşmalarını memnuniyetle karşıladım. Ama konuşmalarında, tabii ne de olsa yöreyi çok yakın bilmedikleri için bazı ifadeler kullandılar. Onları düzeltmek de istemiyorum, pek işime de gelmiyor, zamanım çok kısa.
Biz, o memleketin içindeyiz. Biz, o memleketle beraber yoğrulmuşuz. O memleket, gece ve gündüz, nabzı hiçbir zaman elimizden çıkmayan bir memleketimizdir. Burada, örneğin “Tabela üniversitesi mi kuruluyor?” deniyor. Hayır. Ben, bir akademisyenim, ben öğretim üyesiyim, size şunu açıkça ifade edeyim ki, Bayburt Üniversitesi tabela üniversitesi olarak değil, o bölgede çok önemli bir bilim merkezi olarak kuruluyor ve kurulacaktır.
Şunu hiçbir zaman unutmayalım: Efendim, biz her şeyi hazırlayalım, altyapıyı hazırlayalım, hocaları bulalım. Ee, peki. İşte, yolu yapalım, okul yapalım, yurdu yapalım ondan sonra üniversite yapalım. Böyle bir şey olur mu? Böyle bir şey düşünülebilir mi? O insanlar, Bayburt’ta bu işi yapmak için yardım eden insanlar -tek başına, Bayburt’taki bir iş adamımız Kâzım Erdem bir fakülte yapıyor, yurt yapıyor- bunlar neye güveniyorlar? Bunlar üniversitenin olduğuna, olacağına inandıkları için bu yardımları yapıyorlar. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Üniversite -Sayın Bakan çok güzel ifade etti- bir yüksekokul değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Güney.
ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Devamla)Üniversite bir enstitü kurmak değildir. Üniversite devamlı gelişen bir olgudur; devamlı büyüyen, o yöreye sosyoekonomik çok büyük katkıları bulunan bir müessesedir. O bakımdan, üniversiteyi siz kurarken “Efendim, biz bu üniversiteyi kurduk da ne olduk?” diyemezsiniz. “Üniversite daima gelişen, büyüyen bir olgu.” dedim. Bir yüksekokul kurarsınız, işte Hakkâri’de olduğu gibi, işte kurulur, 300 öğrencisi vardır, 500 öğrencisi vardır; bu ne uzar ne kısalır, on yıl böyle gider. Hâlbuki üniversite devamlı gelişir, devamlı büyür, çevreye büyük katkısı olur.
Atatürk Üniversitesine biz bağlıydık, oranın bütçesindeydi bizim Bayburt’un yüksekokulu ve eğitim fakültesi. İnanın ki oradan istediğimiz maddi imkânları hiç alamadık çünkü Üniversite Kanunu… Biliyorsunuz ki üniversitelerin bütçeleri kanunla burada geçiyor. Efendim, Atatürk Üniversitesiyle ilgili burada kanun geçtikten sonra zaten çıkan parayı Atatürk Üniversitesi kendi kampüslerinde kullanıyor, bize bir şey düşmüyor. Ama bugün biz artık “Bayburt Üniversitesi” olduk. Bayburt Üniversitesi müstakil olarak bütçeden payını alacaktır ve öyle gelişecektir. Bu bakımdan bu dokuz üniversitenin kurulması bana göre son derece önemlidir.
Muhterem milletvekilleri, üniversitelerde öğretim üyesi azlığı var ama buradan ben size Bayburt’la ilgili bir bilgi vereyim: Şu anda, bugün için, bu üniversitede çalışmak için bana müracaat eden öğretim üyesi, öğretim elemanı değil…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 21 Mayıs 2008