İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 14. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

5231 sayılı dernekler kanunun cumhurbaşkanlığınca geri gönderilme tezkeresi (s.s 668)

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 14. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Kasım 2004 · 824 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 4 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5231 SAYILI DERNEKLER KANUNUN CUMHURBAŞKANLIĞINCA GERİ GÖNDERİLME TEZKERESİ (S.S 668)); konuşma 824 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “5231 sayılı dernekler kanunun cumhurbaşkanlığınca geri gönderilme tezkeresi (s.s 668)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2004-11-04-5231-sayili-dernekler-kanunun-cumhurbaskanliginca-geri-gonderilme-tezk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Dernekler Kanununun 10 uncu maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, Meclis Başkanvekili olarak görev yapan çok değerli Başkanvekilimize de bu yeni görevinde başarılar diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Dernekler Kanunu, bundan yaklaşık üçbuçuk ay önce Meclisin gündemine geldi ve Meclisin büyük çoğunluğunun tasvibiyle buradan geçti; ancak, üçbuçuk ay sonra dönüp bakıyoruz ki, iki maddesi, Anayasaya aykırılığı ileri sürülerek Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından geri gönderildi. Bir tesadüf müdür veya tevafuk mudur bilmiyorum. Ben bu kanunun kırk maddesinden sadece 10 uncu maddesi üzerinde söz almış ve 10 uncu maddesiyle ilgili, bu maddenin uygulamada ciddî sıkıntılar yaratabileceği endişemi bu kürsüden dile getirmiştim.

Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanının geri gönderme gerekçesini okuduktan ve gördükten sonra, bu endişelerimizin ne kadar yerinde olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu endişeleri, kamu yönetimiyle ilgili kanunda, İl Özel İdaresi Kanununda da dile getirmiş ve vuslat bir başka bahara mı kalıyor demiştim ve görüyoruz ki, Kamu Yönetimi Temel Kanunu, herhalde, büyük bir ihtimalle, Meclis gündemine getirilmekten vazgeçilmiş, onun içerisindeki bazı bölümler parça parça Meclis gündemine getirilecek; il özel idaresinin ne zaman gündeme getirileceği şüpheli.

Şunu söylemek istiyorum: Üçbuçuk ay önce toplumumuzun büyük bir kesimini ilgilendiren ve Avrupa Birliği normlarına da uygun olduğunu kabul ettiğimiz bir Dernekler Yasasını burada görüşüyoruz, üçbuçuk ay sonra, tekrar, aynı kanun, iki maddesi dolayısıyla Meclisin gündeminde...

Şimdi, Sayın Bakanın İçişleri Komisyonundaki bu konuyla ilgili görüşlerini tutanaklardan çıkardım. Sayın Bakan diyor ki: "Bu düzenlemeler yeni değil." Şimdi, bu düzenlemeler yeni değil, geçmişte de varsa ve bugün, tekrar, bu, Meclisin gündemine bir vesileyle geliyorsa, bunların Anayasaya aykırı olmayacağını nasıl ileri sürebiliriz?! Geçmişte şu veya bu şekilde böyle bir şey gündeme getirilmemiş olabilir; ama, bugün, Sayın Cumhurbaşkanı, bu kanunun iki maddesini, haklı gerekçelerle -biraz önce Sayın Gazalcı da ifade etti- geri gönderiyor, endişeleri son derece haklı, yerinde.

Sayın İçişleri Bakanı diyor ki: "Uygulamada belirtilen sakıncalar oluşmamış bugüne kadar." Peki, bugüne kadar oluşmamışsa, bundan sonra oluşmayacağının garantisi var mı?! Sakıncalar oluşmamış; yani, Anayasaya bir şekilde aykırı olduğunu Sayın İçişleri Bakanı da zımnen kabul ediyor evet böyle bir endişe var, böyle bir sakınca var; ama, bu sakınca bugüne kadar ortaya çıkmamış, görülmemiş" diyor. Peki, görülmemişse bundan sonra da görülmeyecek demek değildir ki. Yine, Sayın Dışişleri Bakanı ifade ediyor, Avrupa Birliği İlerleme Raporunda bu düzenlemenin geri getirilmesinden dolayı kaygıyla söz ediliyormuş.

Sayın milletvekilleri, ben, Avrupa Birliği İlerleme Raporunu aldım, okudum; inanın, o kadar çok maddede endişe taşıyorlar ki, o kadar ciddî eleştiriler ortaya koymuşlar ki; o ortaya konulan eleştirileri hiç gündeme almayacaksınız, onları yok farz edeceksiniz, sadece bu konuyla ilgili olarak Avrupa Birliği İlerleme Raporunda endişe varmış...

Bakın, nelerde endişe var, neler yazmışlar: 10'larca endişe verici ifade var bu raporun içerisinde; mesela, adlî polis. Sayın Bakanım, sizi çok yakından ilgilendiriyor, şiddetle eleştiriyorlar. "Yolsuzluk, ekonominin ve kamu işlerinin tüm alanlarında çok önemli bir sorun olmaya devam etmektedir" diyorlar. Peki, bir tarafta sadece bu konuyla ilgili kaygılarını dile getireceksiniz; ama, çok önemli bir konudaki kaygının üstünü örteceksiniz. Mesela, milletvekili dokunulmazlığıyla ilgili çok ciddî eleştiriler var. Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması yönünde Türkiye Büyük Millet Meclisinde herhangi bir çalışma yapılmaması, çok ciddî bir şekilde Avrupa Birliği İlerleme Raporunda eleştiriliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Yine, yolsuzlukların ciddî bir sorun olmaya devam ettiğini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun hâlâ görevine devam etmekte olduğunu, işkence ve özellikle kötü muamele vakalarının halen devam etmekte olduğunu, insan haklarıyla ilgili kurumların etkilerinin hâlâ çok sınırlı olduğunu ve 10'larca eleştiri konusunu ardı ardına sıralayabilirim burada.

Avrupa Birliğine girilmesini biz de istiyoruz, mutlaka girilmesi lazım. 17 Aralık da, Türkiye için, mutlaka çok önemli bir tarihtir ve Avrupa Birliğinin, yetmiş milyon insanın kaderini etkileyecek çok önemli bir olgu olduğunun da farkındayız; ama, siz, Avrupa Birliği İlerleme Raporunda bir kaygı var diye bu iki maddeyi aynen kabul ederken, Sayın Cumhurbaşkanının kaygısını hiç kale almıyorsanız, burada, ciddî manada bir yanlışlık yapıyorsunuz.

Sayın Süleyman Demirel, geçenlerde bir ifadede bulundu "Avrupa Birliği hepimiz için çok önemlidir; ama, Türkiye'nin birliği ondan daha önemlidir" cümlelerini söyledi. Ben tekrar ifade ediyor ve diyorum ki, bu iki madde, eğer bu şekliyle tekrar Meclisten geçirilecek olursa -Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasa Mahkemesine götürüleceğini söyledi- eğer bu şekilde kanunlaşıp, yürürlüğe girecek olursa, Avrupa Birliğine giren bir Türkiye'de, bu iki maddenin yanlış, hatalı uygulamalarından dolayı, önümüzdeki yıllarda siyasî partiler ve dernekler arasında çok ciddî ve Anayasaya aykırı ilişkiler olur, devam eder ve bunun neticesinde de Türk siyasî hayatı bundan yara alır.

Ben öyle inanıyorum ki, Sayın Cumhurbaşkanının bu gerekçelerle göndermiş olduğu bu iki maddeden dolayı, belki bugün kamuoyunda elle tutulur, gözle görülür bir olay müşahhas olarak ortaya çıkmamış olabilir; ama, bu maddenin bu şekilde uygulanmasından dolayı çok ciddî manada dernekler ile siyasî partiler arasında geçmişte para alışverişleri mutlaka olmuştur ve bundan sonra da, eğer bu şekilde kanun yürürlüğe girecek olursa, bu alışverişler devam edecektir. Bundan da Türk siyasetinin, Türk demokrasisinin zarar göreceği inancındayım.

Bu duygu ve düşüncelerle, bu iki maddenin, Sayın Cumhurbaşkanının eleştirileri doğrultusunda tekrar ele alınarak, tekrar gözden geçirilerek Meclisimizce sağlıklı bir karara ulaşılmasını temenni ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 4 Kasım 2004

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook