Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 74. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Mart 2005 · 525 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 23 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 525 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-03-23-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Üç haftadan beri Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmekte olan ve maalesef, ismi de, bugüne kadar görülmemiş ölçüde kamuoyunun ilgisini çeken ve torba kanunu olarak adlandırılan bir kanun tasarısının sonuna gelmiş bulunuyoruz.
Ben, bu kanun tasarısıyla ilgili olarak, gerek tümü üzerinde gerekse maddeleri üzerinde kişisel görüşlerimi açıkladım; ancak, o açıklamalarımda, bu kanunla ilgili, 48 ayrı kanunda değişiklik yapıldığını, milletvekillerinin yeterli bilgisi olmadığını, çok aceleye getirildiğini ifade etmiştim. Sizlerin de biraz önce gördüğü gibi, bunun 4 maddesi burada yeniden görüşüldü, 1 maddesi görüşülürken geri çekildi, onlarca önergeyle düzeltmeler yapıldı, hatta, şu anda, Grup Başkanvekili ile Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi, hâlâ, bu kanunla ilgili olarak fikir teatisinde bulunuyorlar.
FARUK ÇELİK (Bursa)Yok öyle bir şey; Denizli yasası kadar değil yalnız.
ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Yalnız, bu kanunla ilgili olarak, bugün, Sayın Maliye Bakanı, çok sert ifadelerle, özelleştirmeyle ilgili görüşlerini açıkladı. Mecliste sert tartışmalar oldu. Bu tartışmaların bir bölümü de Ereğli Demir Çelik Fabrikalarıyla ilgiliydi. Ben, bugün sabahleyin, TRT 2'de, Ereğli Demir Çelik İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Siyasal Bilgiler Fakültesinden de çok yakın arkadaşım olan Yönetim Kurulu Başkanımızı, canlı yayında, büyük bir mutlulukla, gururla, onurla dinledim, izledim. Ereğli Demir Çelik Fabrikasıyla ilgili 2010 yılı hedeflerini, 2020 yılı hedeflerini o kadar güzel anlattı ki, böyle bir fabrikaya sahip olmaktan dolayı büyük bir onur duydum ve bu fabrikanın yapılmasında emeği geçenleri de saygıyla anıyorum. Yalnız, özelleştirmeyle ilgili olarak, Sayın Maliye Bakanının, bugün, buradaki çok ağır ithamlarının da, biraz sonra açıklayacağım nedenlerle de, karşısında olduğumu ifade etmek istiyorum. Ben, öncelikle özelleştirmeye karşı olan birisi değilim, mutlaka özelleştirilmesi gereken fabrikalar vardır, bunların özelleştirilmesi lazımdır. Yalnız, bunu söylerken, bazı fabrikaların zarar ettiğinden bahsedilerek özelleştirildiği... Ancak, bunun yanında, trilyonlarca kâr eden fabrikaların da, özelleştirme adı altında satışa sunulmaya çalışılmasının haklı ve mantıklı bir izahını birlikte yapmak mümkün değil.
Bakınız, şimdi, Ereğli Demir Çelik Fabrikasının blok olarak satışının düşünüldüğü ifade ediliyor. Ben, TÜPRAŞ'la ilgili çok çarpıcı rakamlar vereceğim. Biliyorsunuz, geçen sene, TÜPRAŞ'ın yüzde 65,76'sı ihaleye çıkarıldı ve ihale 1 302 000 000 dolara neticelendi. Dikkatinizi çekmek istiyorum, 1 302 000 000 dolar. Daha sonra, hukukî süreç nedeniyle bu satış iptal edildi ve TÜPRAŞ'ın satışı gerçekleşmedi. Yalnız, bundan onbeş gün önce, dikkatinizi çekmek istiyorum, onbeş gün önce, yine TÜPRAŞ'ın yüzde 14,76'sı blok olarak satıldı. Kime satıldı? Kimse bilmiyor. Sayın Bakanımdan ben rica ediyorum, yüzde 14,76'sının, blok olarak, hangi yabancı kuruma, şirkete satıldığının açıklamasını ve isminin buradan sizlere duyurulmasını istiyorum.
Yalnız, burada çok önemli bir şey var; bu yüzde 14,76'sı arkadaşlar, 465 000 000 dolara satıldı; yüzde 14,76'sı 465 000 000 dolara satıldı. Eğer geçen seneki satış işlemi gerçekleşmiş olsaydı, devlet 1 302 000 000 dolar gelir elde etmişti. Şimdi, bunu yüzde 65'e yuvarlayacak olursak, bu satışın bedeli 2 200 000 000 dolar arkadaşlar. Geçen sene bu satış yapılmış olsaydı, devletin bundan şu anda 900 000 000 dolar zararı vardı. Biz geçen sene de bunları söylemiştik. Satılabilir; ama, hassasiyeti olan kuruluşlar. Satılabilir; gerçek değeri, bedeli ortaya çıksın... Geçen sene ile bu sene arasında 900 000 000 dolar devletin kârı var arkadaşlar. Geçen sene bu satış yapılmış olsaydı, devlet 900 000 000 dolar daha az gelir elde etmiş olacaktı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 23 Mart 2005