Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 82. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Nisan 2005 · 679 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Vahit Çekmez (CHP), 12 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR MESLEK KURULUŞLARI KANUN TASARISI (S.S.851)); konuşma 679 kelime.
Vahit Çekmez (CHP, Mersin). “Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 12 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahit-cekmez-22-2005-04-12-esnaf-ve-sanatkarlar-meslek-kuruluslari-kanun-tasarisi-s-s-851 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
VAHİT ÇEKMEZ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mersin Karaduvar'da yer alan petrol dolum tesislerindeki sızıntının yeraltı sularına karışarak tüm çevreyi etkisi altına alması sonucu bölgede yaşanan büyük çevre kirliliğine dikkatinizi çekmek üzere söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, petrol rafinerisi, petrol dolum tesisleri, LPG dolum tesisleri ve boru hatlarının yoğunluk kazandığı Mersinimizin Karaduvar Mahallesinde yaşananlar, sorumsuzluğun, tedbirsizliğin ve duyarsızlığın doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkmıştır. Bu durum, görevli ve yetkili kurumların organizasyonuyla kolayca engellenebilecekken, bugün pek çok insanımızı ve çevreyi etkileyebilecek boyutta bir felakete dönüşmüştür; bölgemiz halen çok büyük risk altındadır.
Bugün Karaduvar'da yaşayan 20 000 vatandaşımız, ihmal edilmenin, vatandaş olarak sesini duyuramamanın sıkıntısını derinden duymaktadır. Buradaki insanlarımız, yaşamak zorunda oldukları bu olumsuz çevre şartlarıyla bir nevi cezalandırılmıştır.
Karaduvar Mahallesinde yer alan su kirliliğini araştırmak amacıyla defalarca incelemeler yapılmış, yapılan bu incelemeler sonucunda yeraltı suyunda petrol türevleri olduğu, çok yüksek tuzlu sular kategorisine girdiği, suda yapılan analiz neticesinde gaz kokusu olduğu kesinlik kazanmış olmasına rağmen, maalesef, yetkililerce çözüme gidilememiştir. Söz konusu raporlardan sadece biri olan 17 Şubat 2004 tarihli raporda, arazide yapılan incelemelerde, çevre seralardaki bitkiler ve tulumba sularının incelenmesi sonucunda, örneklerin tümünün petrol kokulu, sarı renkli, elektriksel iletkenliği, tuzluluğu ve sertliğinin son derece fazla olduğu, ayrıca yapılan arazi gözlemlerinde, seralardaki bitkilerin kuruduklarının görüldüğü, bu kirliliğin anayoldan iç kesimlere göre daha da arttığının altı çizilmiştir.
Değerli milletvekilleri, bu bölgede oluşan kirliliği dar bir alanda düşünmememiz gerekir. Petrol sızıntısı, yeraltı suyuyla karışarak denize, sızma yoluyla zamanla toprağa ve atmosfere, sulama yoluyla mahsule yayılmaktadır. Bu bölgenin ürünleri geçmiş yıllarda bir övünç kaynağı olarak pazara sunulurken, bugün bölgedeki üretimin büyük zarar görmesi söz konusudur. Meydana gelen bu kirlilik nedeniyle, birçok insan, maddî ve manevî zarar görmüştür ve görmektedir.
Şimdi, siz değerli arkadaşlarıma soruyorum: Yaşadığınız cadde ve sokaklarda adım başı bir tankerle karşılaşsanız, akşamları evinizin balkonuna çıktığınızda kükürtdioksit solusanız, acaba, nasıl bir ruh halinde olurdunuz? İşte, Karaduvar Mahallesinde, 2 965 hanede yaşayan 20 000 vatandaşımız, bu şartlarda yaşamak zorunda bırakılmıştır. Denizi, havası, suyu ve toprağı kirlenmiş bu bölgedeki insanların sesinin artık duyulması gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, dolum tesisleriyle yıllardır gündemde olan Karaduvar Mahallemiz, geçen yıl Ataş'ta çıkan o korkunç yangınla hem Türkiye'nin hem de dünyanın gündemine taşınmıştır. 52 saatte denetim altına alınabilen bu felaket, dikkatlerin yeniden Karaduvar'a yönelmesine neden olmuştur.
Yangın üzerine birçok açıklama yapılmış ve önlemlerin daha da artırılacağı söylenmiştir. Önlemlerin alınması tabiî gerekli; ancak, süregelen bu kirliliğin bitirilmesi ne zaman olacaktır? Türkiye'nin akaryakıt ihtiyacının 10 000 000 tonunun depolandığı Mersin'in ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunu burada sizlere bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
Çok önemli bir coğrafyada yer alan ilimiz birçok alanda atılım yapmak üzere harekete geçmişken -bu hamlelerin en önemlilerinden biri de turizmdir- meydana gelen bu olaylar, bizlerin bu atılım hamlelerine sekte vuruyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, devam edin.
VAHİT ÇEKMEZ (Devamla)Değerli milletvekilleri, Karaduvar Mahallemizde ekolojik bir yıkım yaşanıyor. Toprağın altını kirli bir ağ gibi saran borulardan tüm mahallenin sularına petrol ve türevlerinin bulaştığı, herhangi bir kuyuya kibrit çakıldığında yandığı biliniyor. Karaduvar'da yaşayanlar, artık, temiz bir hava ve temiz bir çevrede yaşamak istiyor.
Mevcut petrol tesislerinin birbirine çok yakın olması, son yangın felaketinde durumun ciddiyetini bizlere bir kez daha göstermiştir. Bu nedenle, uygun yer temini ve güvenlik önlemleri oluşturulmadan yeni tank bölgesi yapımına kesinlikle izin verilmemelidir.
Son zamanlarda açılan petrol tesislerinde yükleme-boşaltma yapan kara tankerlerinin sayısı bazı günlerde ortalama 1 000 rakamlarına ulaşmaktadır. Karaduvar'da mevcut olan yol, bu korkunç boyutta ve tehlike arz eden trafiği kaldırabilecek kapasitede değildir.
Buradan sayın yetkilileri uyarıyorum. Bu bölgede zincirleme kara tankeri faciası yaşanma olasılığı fazladır. Ayrıca, Karaduvar'da her gün yüzlerce tanker ruhsatsız yıkama tesislerinde yıkanmakta, yıkama sonrası tankerden çıkarılan petrol türevi kirleticiler kanalizasyon sistemine verilmektedir. Günde yüzlerce tankerin yıkandığı düşünülürse, bu akaryakıtlı suyun çevreye vereceği çok ciddî zararları söylememe gerek olmadığı düşüncesindeyim. Buralarda kanalizasyon şebekesine yapılan bağlantılar engellenmeli ve bu işyerine arıtma tesisi kurulmalıdır. Bundan sonraki projelendirme, inşaat ruhsatlandırma ve işletme safhalarında mutlaka mevcut mevzuat ve standartlara uygun malzeme kullanılmalı ve gerekli denetimler de ilgili kurum ve kuruluşlarca büyük bir özen ve sorumlulukla yapılmalıdır.
Karaduvar'da, Mersinimizde ve tüm ülkemizde, arzu ettiğimiz temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşama ümidiyle hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
46 konuşma daha · 12 Nisan 2005