İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 35. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2005 mali yılı bütçe kanun tasarısı (1 inci tur görüşmelerinde) tbmm,radyo-tv üst kurulu,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mah.

Yusuf Selahattin Beyribey

Kars Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 35. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Aralık 2004 · 1.067 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yusuf Selahattin Beyribey (AK Parti), 20 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KANUN TASARISI (1 İNCİ TUR GÖRÜŞMELERİNDE) TBMM,RADYO-TV ÜST KURULU,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAYIŞTAY,ANAYASA MAH.); konuşma 1.067 kelime.

Yusuf Selahattin Beyribey (AK Parti, Kars). “2005 mali yılı bütçe kanun tasarısı (1 inci tur görüşmelerinde) tbmm,radyo-tv üst kurulu,cumhurbaşkanlığı,sayıştay,anayasa mah”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yusuf-selahattin-beyribey-22-2004-12-20-2005-mali-yili-butce-kanun-tasarisi-1-inci-tur-gorusmelerinde-tbmm-r (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

YUSUF SELAHATTİN BEYRİBEY (Kars)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bu turda görüştüğümüz Sayıştay, Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanlığı, RTÜK ve Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçelerinin tümü üzerinde konuşma yapacağım. Aslında, burada, yasamanın, yürütmenin ve yargının aşağı yukarı hepsi, yani, devleti temsil eden kurumların hepsi olduğu için, bunlarla ilgili genel anlamda konuşacağım; onu ifade etmek istiyorum. Sözlerime başlamadan evvel, Allah, Irak'taki şehitlerimize rahmet, yakınlarına sabırlar ihsan etsin diyorum ve Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin özellikle son iki yıldan beri yapmış olduğu faaliyetleri, zaten yakinen içerisinde olduğumuz için görüyoruz; müspet şeyler yapıldı; özellikle israfla ilgili düzenlemeleriyle -ki, bu yıl israfı önleme yılıydı- israfı önleme yılıyla ilgili etkinlikleriyle ve ayrıca, o doğrultuda -kendi tedbirleriyle- ciddî oranlarda tasarruf edildiği görüldü. İnşallah, önümüzdeki dönemler içerisinde de aynı yol takip edilecektir.

Yine, Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, ilk olarak, Parlamenterler Birliği veya birçok kurum ve sivil toplum örgütleriyle, Meclisimizdeki grup odalarında, o günkü gündemle ilgili toplantılar düzenlemekte, sergiler açmaktadır. Bunlar müspet bir gelişme olup, Meclisin sivil toplum örgütleriyle ve toplumla kucaklaşmış olduğunu da ifade eden pozisyonlardır; ama, bunun yanı sıra, birtakım sıkıntılar olduğunu da ifade etmek istiyorum. Özellikle, milletvekillerinin sosyal hakları ve güvenceleriyle ilgili olarak, milletvekillerinin bu durumlarıyla ilgili, hangi pozisyonda olduklarını tarif etmek bile mümkün değil. Maalesef, Meclis İçtüzüğü gereği, milletvekillerinin Mecliste nasıl davranmaları gerektiği, neler yapmaları gerektiği, Meclisteki hareketleriyle ilgili her şey yerli yerince tarif edilmiş; ama, acaba, milletvekili, Meclis dışında ne yapacaktır, statüsü nedir, bilinmemektedir. Daha doğrusu, ne olduğumuzu bilememe sıkıntısını yaşıyoruz. Mesela, bir ille ilgili ekonomik toplantılara veya idare kurulu toplantılarına, milletvekili hariç, herkes çağrılır. Bu niye böyledir, anlamak da mümkün değildir; ben anlayamıyorum.

UFUK ÖZKAN (Manisa)Doğru söylüyorsun.

YUSUF SELAHATTİN BEYRİBEY (Devamla)Onun için, mutlaka ve mutlaka, Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletvekilleriyle ilgili -bir yerlerden faydalanarak veya bir yerlerden yorumlama şekliyle değil de- direkt olarak kendi yasasını çıkarması gerekir. Meclisimizin, Millet Meclisinde çalışanlar ve milletvekillerinin her türlü haklarıyla ilgili, Meclis içindeki ve Meclis dışındaki konumlarıyla ilgili, mutlaka ve mutlaka, bir yasayı çıkarması lazım.

Değerli arkadaşlar, milletvekillerinin Meclis dışında neler yapabileceği konusuyla ilgili, Meclis Başkanı ve Başkanlık Divanı maalesef karar verememektedir. Oysa ki, milletvekillerinin, Meclis dışındaki konumlarıyla ilgili tüzük ve yönetmelikleri, mutlaka ve mutlaka, Meclis Başkanının ve Meclis Başkanlık Divanının ortaya koyması gerekir. Aksi takdirde, İçişleri Bakanlığı başka, Dışişleri Bakanlığı başka, Maliye Bakanlığı başka... Her biri ayrı statülerde ve oralardaki bürokratların iki dudağı arasında kalmışız. Bunu, zaman zaman basın, zaman zaman halk, herkes kullanmaktadır. Meclis olarak, Meclis Başkanlığı olarak bu sorunun çözülmesi ve çözdürülmesi gerekir; bunun bir anayasal hak olduğu kanaatindeyim.

Buradan RTÜK'le ilgili bir konuya -değerli bir kardeşimiz de özellikle ifade etti- geçmek istiyorum. Maalesef, bugün, televizyonlarda akıl almayacak programlar yapılmaktadır; toplumun yozlaşması için, toplumun dejenere olması için ne gerekiyorsa gösterilmektedir. Burada birçok arkadaşımız yurt dışına çıkmaktadır; sizlere soruyorum; yurt dışındaki hangi televizyonda bizde seyrettiğiniz programları seyredebilirsiniz?! O programları, ancak para vererek, özel kapatmalı, özel kapatmalı, özel şifreli kanallardan seyredebilirsiniz; o da para karşılığıdır. Biz de yarın, bugünlerde, özellikle... Mesela, tesadüf olduğu için, doktor olarak seyrettiğim için, bir dizideki bir sahneyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir ası sahnesini gösteriyor; nasıl yapılacağını, nereye konulacağını, ipin nereye asılacağını, nasıl boyna geçirileceğini gösteriyor. Zafiyeti olan, toplumsal sıkıntıları olan bir çocuk, bunu beyninde kendisine bir örnek olarak çiziyor ve zafiyeti varsa, mutlaka uygular. Mutlaka bunlarla ilgili tedbirler getirilmesi lazım. RTÜK, bununla ilgili tedbirler almalı, ağır para cezalarıyla bunları cezalandırmalıdır. Bu konuda RTÜK'ün de sıkıntıları var; onunla ilgili yasa tasarısını bir an evvel Meclisimize getirip, buna çözüm getirmemiz gerekiyor.

Ayrıca, RTÜK üyelerinin ekonomik kurullarla ilgili statüde, Bakanlar Kurulu tarafından seçilmesi şeklinde bir karar çıktı. Ben, şahsım olarak, bunu da yanlış buluyorum. RTÜK üyelerini, mutlaka ve mutlaka, Türkiye Büyük Millet Meclisi seçmelidir diye düşünüyorum.

Yine, Sayıştayın raporlarının, mutlaka ve mutlaka, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanması gerektiği düşüncesindeyim. Bu düşünce de bana aittir. Bununla ilgili hukuksal yol da mutlaka halledilmelidir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'de özellikle içmesularıyla ilgili büyük sıkıntılar olduğunu, içmesuyu olmayan 393 köyümüz olduğunu, bunlarla ilgili bu yıl bütçede 40 trilyon lira civarında para ayrıldığını, bunun yeterli olmadığını biliyoruz; ama, iki yıl içerisinde, inşallah, bunu çözeceğimizi düşünüyorum.

Benim atıl yatırımlarla ilgili bir araştırma önergem var. Bununla ilgili devletin çok büyük kayıpları olduğunu ve maalesef, dışarılardan, oradan buradan aldığımız paraların nasıl çarçur edildiğini, popülist politikalarla, yaklaşımlarla ülkenin paralarının nasıl gittiğini burada görüyoruz. İnşallah, o, Meclise geldiği zaman, sizlerle daha detaylı paylaşacağım.

Bu yıl köy yollarımızla ilgili çok önemli çalışmalar oldu. Ondan dolayı, zaten, Sayın Tarım Bakanımıza da teşekkür etmiştim; ama, zaman zaman arkadaşlarımız tepkiler gösteriyorlar; o tepkilerden dolayı, bir örnek olsun diye sizlere bir tablo göstermek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, burası Türkiye. Türkiye'nin yüzde 70 asfaltlı bölümü, yüzde 3 ve yüzde 9 arasında asfaltsız bölümü ortada. Zaman zaman milletvekillerimiz diyor ki: "Kardeşim, benim bölgemde de yok." Yok; ama, benim bölgemde yüzde 2,5; senin bölgende yüzde 70. Mutlaka, devlet, bu adaletsizliği ortadan kaldırmalıdır; mutlaka, hükümetimizin de bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiği kanaatini taşıyorum. Bu yetmez; enerjiyle ilgili aynı sıkıntı var, okullarla ilgili aynı sıkıntı var, sağlıkla ilgili aynı sıkıntı var... Bölgemizde doktor sıkıntısı çekiyoruz. Mecburî hizmet kalktığı için, maalesef, benim bölgemde doktor azaldı. Ben, bunu burada dile getiriyorum. Mecburî hizmet derhal geri getirilmelidir. Pratisyen hekim sıkıntısı çekmekteyiz.

İSMAİL DEĞERLİ (Ankara)Dünya kadar pratisyen hekim var, atama yapsınlar.

YUSUF SELAHATTİN BEYRİBEY (Devamla)Şu anda birçok ilçelerimizde pratisyen hekim bile yoktur. O da benim kanaatimdir; derhal mecburî hizmet geri getirilmelidir.

Sevgili arkadaşlar, Türkiye'de güzel şeyler yapılıyor. Ben, şahsım adına konuşuyorum, güzel şeyleri de söylüyorum; ama, Partimizin ve buradaki herkesin de Türkiye'deki tabloyu bilmesi lazım, makro olarak görmesi lazım. Ben, bunları onun için sizlerle paylaşıyorum. Bu listeler sizde de var, bunları sizler de biliyorsunuz; Devlet İstatistik Enstitüsü dağıtmış, biliyoruz. Mesela, doğurganlık oranı çok olan yerlerde bebek ölümleri de çok ve doktor...

İSMAİL DEĞERLİ (Ankara)Destek veriyoruz sana.

YÜCEL ARTANTAŞ (Iğdır)Destekliyoruz.

YUSUF SELAHATTİN BEYRİBEY (Devamla)Elimizde olsa yapacağız; sizden de destek istiyoruz. Onun için anlatıyoruz; destek verin, yapacağız.

YÜCEL ARTANTAŞ (Iğdır)Desteğimiz, yanında.

YUSUF SELAHATTİN BEYRİBEY (Devamla)Peki, teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, köy yolları ve köyiçi yollarla ilgili de bir önerim var. Türkiye'de büyük bir işsizlik var. Bu, işsizlikten öte... Bazı bölgelerimizdeki köy yolları, asfalt yol yerine, arnavutkaldırımları dediğimiz taş yollara çok uygundur. Belki, köylüye küçük paralar, asgarî ücretler vererek, bütün köylerimizi ve köy yollarımızı taş yol yapabiliriz, şose yol yapabiliriz. Bu doğrultuda, ben, bölgemizle ilgili Meclisimizin desteğini bekliyorum.

Neticeyi şu noktaya taşımak istiyorum: Bu bütçemiz, aslında, iki yıldır iyi noktalara geldi. Özellikle, ekonomide ciddî mesafeler aldık; borçlarımızın faizini ödeyemez pozisyondayken, borçlarımızın faizlerini öder duruma geldik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 20 Aralık 2004

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook