Sermaye piyasalarında yaşanan manipülasyon iddialarının tüm boyutlarıyla araştırılarak idari ihmal ve sorumluların tespiti için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)17 Eylül 2026 tarihinde 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasıyla ortaya çıkan ve 455.758 yatırımcıyı ilgilendiren fon krizinin; yatırımcıların uğradığı gerçek zararın, fon varlıklarının gerçek ekonomik karşılığının, olağan dışı değerleme ve fiyat hareketlerinin, olası piyasa manipülasyonlarının, yurt dışına para ve kripto varlık transferlerinin ve kamu denetiminin zamanında işletilip işletilmediğinin bütün yönleriyle araştırılması gerekmektedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasında çok sayıda kişi hakkında adli işlem yapılması ve kamu görevlilerinin denetim sorumluluğuna ilişkin iddiaların da soruşturma konusu olması, meselenin yalnızca finansal bir tasfiye değil, aynı zamanda ciddi bir kamu denetimi ve kamu yararı sorunu olduğunu göstermektedir. Fonlarda yer alan yüksek tutarlı yatırımlara ilişkin kamuoyuna yansıyan siyasi ve ekonomik bağlantılar da çıkar çatışması, ayrıcalıklı bilgi ve siyasal nüfuz iddiaları bakımından bağımsız biçimde incelenmelidir. Bu kapsamda yurttaşların tasarruflarını riske atan mekanizmaların, varsa haksız kazançların ve kamu zararının tespit edilmesi; sorumluların belirlenmesi ve yatırımcıların zararlarının bütünüyle giderilmesine yönelik etkili mekanizmaların ortaya konulması amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını 'arz ve teklif ederim.
GEREKÇE
Türkiye sermaye piyasalarında yaşanan "fon krizi", 17 Eylül 2026 tarihinde 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasıyla yüz binlerce yurttaşın birikimini ilgilendiren ağır bir kamu sorununa dönüşmüştür. SPK'nın açıklamasına göre söz konusu fonlarda 455.758 tekil yatırımcı bulunmaktadır. Fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık 20 milyar dolar olduğu bildirilmektedir. Bu tutarın tamamının yolsuzluk sonucu kaybedildiğini söylemek hukuken mümkün değildir; ancak bu devasa hacmin ne kadarının gerçek varlık karşılığı olduğu, ne kadarının olağan dışı değerlemelerden oluştuğu, ortaya çıkan fiili zararın ve varsa haksız kazancın hangi tutara ulaştığı bütün yönleriyle ortaya çıkarılmalıdır.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Yaşananlar sıradan bir piyasa dalgalanması olarak değerlendirilemez. Bazı fonlarda olağanüstü getiriler ve düşük dolaşımlı hisselerde temel finansal göstergelerle açıklanamayan fiyat hareketleri görülmüştür. Reuters tarafından Tera Portföy'ün TLY fonunda yaklaşık %15.000 getiri oluştuğu aktarılmış; piyasa manipülasyonuna ilişkin uyarıların 2025 yılının sonlarına kadar uzandığı bildirilmiştir. SPK ise 2025'in son çeyreğinde tespit edilen olağan dışı hareketlerin 2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısında gündeme geldiğini açıklamıştır. Buna rağmen tasfiye kararlarının 17 Eylül 2026'da alınması, kamu denetiminin riskleri neden zamanında önleyemediği ve hangi kurumun hangi aşamada sorumluluğunu yerine getirmediği sorularını zorunlu kılmaktadır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 217 kişi hakkında adli işlem yapılmış, 85 kişi tutuklanmış, 98 kişi hakkında adli kontrol uygulanmıştır. Soruşturma kapsamında yurt dışına para ve kripto varlık transferleri ile 26 hissedeki işlemler incelenmektedir. Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında görevi kötüye kullanma iddiasıyla soruşturma izni talep edilmesi ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulunun ön inceleme için görevlendirilmesi, kamu otoritesinin denetim sorumluluğunun da soruşturmanın konusu olduğunu göstermektedir.
Olayın siyasi ve ekonomik bağlantıları da bağımsız biçimde araştırılmalıdır. Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ilişkili şirketlerinin TP2 fonunda yaklaşık 250 milyon TL yatırımı bulunduğu; eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkında ise yaklaşık 163 milyon TL'lik yatırımın 2,17 milyar TL civarında satışa dönüştüğü yönündeki iddialar kamuoyuna yansımıştır. Bu iddialar çıkar çatışması, ayrıcalıklı bilgiye erişim ve siyasal nüfuzun ekonomik işlemlere etkisi bakımından mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır. Bütün bunlar, yıllık enflasyonun %29,73, tüketici güven endeksinin 91,9 olduğu ve BIST-100'ün Eylül 2026'da %16,65 gerilediği bir ekonomik ortamda yaşanmıştır. SPK'nın fon başına en fazla 1 milyon TL ara ödeme mekanizması getirmesi önemli olmakla birlikte, yüksek tutarlı yatırımcıların nihai zararlarının nasıl karşılanacağı sorusunu çözmemektedir.
Bu nedenle mesele yalnızca bir fon tasfiyesi değildir. Mesele; yurttaşların tasarruflarının hangi mekanizmalar üzerinden risk altına sokulduğunun, kamu denetiminin neden zamanında işletilmediğinin, siyasi ve ekonomik güç ilişkilerinin piyasa üzerindeki olası etkilerinin, varsa haksız kazançların kimler tarafından elde edildiğinin ve mağduriyetin hangi yöntemle tamamen giderileceğinin ortaya çıkarılmasıdır. Kamu zararının ve yurttaş zararının toplumsallaştırıldığı, buna karşılık spekülatif ve haksız kazançların özel kişilere bırakıldığı bir düzen kabul edilemez. Gerçeklerin bütün bağlantılarıyla açığa çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkesin makamı, siyasi konumu veya ekonomik gücü ne olursa olsun hukuk önünde hesap vermesi gerekmektedir.
Bu minvalde yurttaşların tasarruflarını riske atan mekanizmaların, varsa haksız kazançların ve kamu zararının tespit edilmesi; sorumluların belirlenmesi ve yatırımcıların zararlarının bütünüyle giderilmesine yönelik etkili mekanizmaların ortaya konulması amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.