Sermaye piyasalarında yaşanan manipülasyon iddialarının tüm boyutlarıyla araştırılarak idari ihmal ve sorumluların tespiti için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de sermaye piyasalarında Eylül 2026'da ortaya çıkan ve kamuoyunda "fon skandalı" olarak bilinen olayın nedenlerinin, sorumlularının, kamu kurumlarındaki olası ihmal ve suç ortaklığı iddialarının ortaya çıkarılması ve küçük yatırımcının uğradığı mağduriyetin tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Türkiye'de yurttaşın devlete ve kamu kurumlarına duyduğu güven, art arda yaşanan ekonomik krizlerle ağır yara almış durumdadır. Yurttaşlar, alım gücünün düşmesi, daralan reel gelirle birlikte yüksek enflasyon karşısında ezilmemek için kazanımlarını ve birikimlerini bir güvence altına almaya çalışmaktadırlar. Ancak denetlenmesi devletin sorumluluğunda olan hisse senetleri ve yatırım fonları üzerinden borsada manipülasyon yapılarak, halk son yıllarda mağdur edilmektedir. Sermaye elitleri, küçük yatırımcıları sürekli biçimde mağdur ederek halkın birikimlerini kendi ceplerine transfer ederek adeta organize bir soygun mekanizması oluşturmuşlardır. Sermaye sınıfının örgütlü aktörleri, hisse senedi fiyatlarını yapay biçimde yükseltip ardından çökerterek emekçi halkın kazanımlarını talan etmektedir. Bu yapısal talanın sürdürülebilmesi ise devlet aygıtı içindeki siyasi koruma ve ilişkilerle mümkün hale gelmektedir. Bugün, "3-5 kuruşunu" değerlendirmek isteyen, Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS) üzerinden işlem gören ve resmi kurumlarca denetlendiği varsayılan fonlara güvenen yüz binlerce küçük yatırımcı, paralarına erişemez durumdadır.
Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun TEFAS'ta işleme kapatılmasına ve tasfiyesine karar verilmiştir. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunmakta, tasfiye edilen fonların toplam varlığının 18 milyar dolara yaklaştığı ifade edilmektedir.SPK'nin, kendi açıklamasına göre bazı fonlarda ekonomik gerçeklerle açıklanamayan fiyat hareketleri 2025 yılının son çeyreğinden itibaren tespit edilmiş ve konu 2 Aralık 2025'te Finansal İstikrar Komitesi'nde ele alınmıştır. Buna karşın fonlar aylarca yatırımcıya açık kalmış, büyüklükleri artmaya devam etmiştir. Bu durum, denetim ve erken uyarı mekanizmalarının ya işletilmediğini ya da işletilirken kamunun ve küçük yatırımcının korunmadığını göstermektedir.
Soruşturma dosyasına göre bazı hisselerde yaklaşık 100 kata varan fiyat artışları yaşanmış, bu hareketler "anormal" olarak nitelendirilmiş ve söz konusu hisselerin büyük bölümünün fonlar aracılığıyla toplandığı tespit edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere 106 kişi ve kuruluş hakkında malvarlığı tedbiri talep edilmiş, tutuklu sayısı 56'ya yükselmiştir. Adalet Bakanı'nın açıklamasına göre incelemenin kapsadığı dönem 1 Temmuz-16 Eylül 2026 tarihleri arasındaki para çıkışlarıdır.
Ancak soruşturma süreci de tutarsızlıklarla ilerlemektedir: 26 Eylül'de 106 kişi ve kuruluş için istenen tedbirlerin bir bölümü, SPK'nın yeni değerlendirmesi üzerine 28 Eylül'de, yani iki gün sonra, 45 şirket ve 19 fon yönünden kaldırılmıştır. Bu hızlı geri adımın kamuoyuyla paylaşılan gerekçesi yeterince açık değildir ve çıkarılma kriterinin ne olduğu bilinmemektedir.
Kamuoyuna yansıyan iddialara göre, bir fonla ilgili olarak, fon henüz TEFAS'a açılmadan önceki kapalı dönemde sınırlı sayıda kişinin bu fona ortak olduğu, bunlar arasında iktidar partisiyle ve devlet bürokrasisiyle bağlantılı isimlerin ya da yakınlarının bulunduğu öne sürülmektedir. AKP'nin eski Genel Başkan Yardımcısı ve Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin yaklaşık 163 milyon liralık hisse aldığı, dört ay sonra bu hisselerden 2,2 milyar lirayı aşan tutarda para çektiği iddia edilmiş, Kaya, iddialar üzerine AKP'deki görevlerinden ayrıldığını açıklamıştır. Bu iddiaların doğruluğu resmi makamlarca henüz teyit ya da tekzip edilmemiştir. Bu nedenle Meclis araştırmasının önemli bir işlevi de bu iddiaları resmi kayıtlar üzerinden aydınlığa kavuşturmaktır.
Bu tablo karşısında denetim ve gözetimle görevli; Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamu kurumları, SPK, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Borsa İstanbul yıllar içinde büyüyen bu riski neden zamanında durduramamıştır ve burada ihmal mi, yoksa kurumsal ya da kişisel çıkar ilişkilerinin mi payı vardır?
SPK, MASAK ve Borsa İstanbul'da görev yapan veya yapmış kişilerin, yine bankalar ve aracı kurumların portföy yöneticilerinin, uzmanların vb. çalışanların; kamu görevlisi, bakan, milletvekili, siyasi parti yöneticisi, bürokratlar ve bunların birinci derece akrabalarının soruşturmaya konu olan şirket ve fonlarla doğrudan ya da yakınları üzerinden dolaylı bağlantısının bulunup bulunmadığı; soruşturmanın öğrenilmesinden önce ilgili şirket yöneticilerinin bu bilgiye erişip erişmediği; bu tablo karşısında yatırımcıların korunması ve mağduriyetlerin tüm boyutlarıyla araştırılması ve suç unsurlarının ortaya çıkarılması için bir Meclis araştırması açılması elzemdir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.