Tutuklanan bir gazeteciye ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 133 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından yazılı olarak Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.
Saliha Sera Kadıgil
SORULAR
06.2023 tarihinde AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Gazete Duvar'a verdiği röportajda Abdullah Öcalan ile ilgili, "Demirtaş geçmişte Kandil ile doğru orantılı ilerliyordu. Abdullah Öcalan'la değil. Öcalan ile Kandil arasında bir fark var. Bu fark Çözüm Süreci'nde çok bariz bir şekilde ortaya çıktı. Öcalan daha samimiydi. Kandil'in ve Selahattin Demirtaş'ın sürecin bitmesinde günahı var. Kandil'e isteyerek veya istemeyerek boyun eğdi. Öcalan'ı ve
Çözüm Süreci'ni boşa çıkarmada irade ortaya koyamadı" ifadelerini kullanmıştır.
06. 2023 tarihinde Merdan Yanardağ'ın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Tele televizyonunda yayınlanan 4 Soru 4 Cevap programında, Ensarioğlu'nun sözlerini; bizzat Ensarioğlu ve kimi AKP yetkililerinin Öcalan'ı övücü beyanları olduğunu, AKP'nin Öcalan'a af yaklaşımı olabileceğini ve yeniden bir çözüm sürecinin hedeflenmekte olduğunu eleştirel ve ironik bir dille değerlendirmiştir.
Yanardağ'ın söz konusu ifadeleri değerlendirdiği televizyon programının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından 26. 06. 2023 tarihinde açılan soruşturma kapsamında tutuklanmıştır.
Alınan karar, AİHS madde 10 İfade Özgürlüğü, Anayasa madde 25 Düşünce ve Kanaat Özgürlüğü, Anayasa madde 26 Düşünceyi Açıklama ve Yayma Özgürlüğü, Anayasa madde 28 Basın Hürriyeti"ni açıkça ihlal etmektedir.
Bu bağlamda;
3719 Sayılı TMY 7/2 maddesi 2013 ve 2019 yılında değişikliğe uğramış 2013 yılında yapılan değişiklikle " cebir şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi" ibareleri eklenmiş, 2013 yılında yapılan değişiklik ile ise, "haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz" cümlesi maddeye eklenmiştir. Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten bugüne gazetecilere açılan soruşturmalarda kaç gazetecinin beyanları bu madde kapsamında değerlendirilmiştir?
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün hazırladığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde ülkemiz 180 ülke arasında 149*uncu sırada bulunması Anayasal güvence altına alınmış temel insan hakları ve basın hürriyeti kapsamında Bakanlığınız tarafından nasıl değerlendirilmektedir?
Türkiye'de son 20 yılda kaç gazeteci hakkında soruşturma açılmış ve bu gazetecilerin kaçı yargılama sonunda hangi hükümler uyarınca ceza almıştır?
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki ve Anayasadaki temel haklarını kullanarak gazetecilik yapan Merdan Yanardağ hakkında CMK md.100*de yer alan tutukluluk nedenleri işletilemezken neden hala tutuklu yargılanmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1250987 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Saliha Sera Kadıgil tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1645 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Riğiğm
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı :E-56020453-610-372-1969/4349 , Konu : Yazılı soru önergesi 20/1 12023
Sayın Saliha Sera KADIGİL İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1645 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
1. "Tutuklama nedenleri" kenar başlıklı 100. maddesinin birinci fıkrasında, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebileceği, işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemeyeceği,
2. "Tutuklama kararı" kenar başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında, soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verileceği; bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterileceği ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verileceği; ikinci fıkrasında, tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda, kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerinin varlığını, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterileceği,
3. "Cumhuriyet savcısının tutuklama kararının geri alınmasını istemesi" kenar başlıklı 103. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, şüphelinin adli konirol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebileceği; hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafiinin de aynı istemde bulunabileceği,
4. "Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri" kenar başlıklı 104. maddesinin birinci Mevzuat Genel Müdürlüğü fıkrasında, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanığın salıverilmesini isteyebileceği; ikinci fıkrasında, şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verileceği; bu kararlara itiraz edilebileceği; üçüncü fıkrasında, dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki kararın, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verileceği; bu kararın re'sen de verilebileceği,
5. "Tutukluluğun incelenmesi" kenar başlıklı 108. maddesinin birinci fıkrasında, soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından 100. madde hükümleri göz önünde bulundurularak, şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle karar verileceği; ikinci fıkrasında, tutukluluk durumunun incelenmesinin, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde şüpheli tarafından da istenebileceği; üçüncü fıkrasında, hâkim veya mahkemenin, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da birinci fıkrada öngörülen süre içinde de re'sen karar vereceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Değinilen Ohükümler çerçevesinde, şüpheli veya sanığın tutuklanmasına, tutukluluğunun devamına ve tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmesine ilişkin kararlar, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilmektedir.
(- Anayasanın "Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları" kenar başlıklı 98. maddesinin beşinci fıkrasında, "yazılı soru"nun, yazılı olarak en geç onbeş gün içinde cevaplanmak üzere milletvekillerinin, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibaret olduğu, aynı maddenin son fıkrasında da yazılı soru ile ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile araştırma usullerinin Meclis İçtüzüğü ile düzenleneceğinin öngörüldüğü,
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, "Yazılı soru" kenar başlıklı 96. maddesinin birinci fıkrasında "yazılı soru"nun kısa, gerekçesiz ve kişisel görüş ileri sürülmeksizin, kişilik ve özel yaşama ilişkin konuları içermeyen bir önerge ile yazılı olarak cevaplanmak üzere milletvekillerinin, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibaret olduğu, "Sorulamayacak konular" kenar başlıklı 97. maddesinde de, başka bir kaynaktan kolayca öğrenilmesi mümkün olan konular ile tek amacı istişare sağlamaktan ibaret konularla ilgili soruların sorulamayacağının hükme bağlandığı,
Malumlarıdır.
Anayasanın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün belirtilen bu hükümleri çerçevesinde, kişisel görüş ileri sürülmek suretiyle düşünce öğrenmeyi amaçlayan sair hususlara cevap verilmesine yasal imkân görülememiştir.
I- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fikrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Adli istatistikler sanık ve suç esas alınarak derlenmektedir. Müstakil bir düzenlemeye konu ve suçun unsuru olmadığı Mevzuat Genel Müdürlüğü sürece, suç faillerinin makam ve sıfatları, meslek ve meşguliyetleri esas alınarak bilgi derlemesi yapılmadığından, Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır.
IV- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 10/08/2023 tarihli cevapta; soru önergesinde adı geçen hakkında yürütülen soruşturma neticesinde açılan kamu davasının devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan