Ana dilde eğitime ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 34 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 24 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasanın 98 ve İç
Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. aaa
Nejla Demir
Gerekçenin tamamını göster (15 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Türkiye'de yaşayan başta milyonlarca Kürtler olmak üzere anadili Türkçe olmayan bütün yurttaşların en temel hakkı olan anadilinde eğitim talebi, on yıllardır sistematik bir şekilde yok sayılmakta, çeşitli yasaklar ve idari engellerle baskı altına alınmaktadır. Oysa anadilinde eğitim hakkı, evrensel hukuk normları, insan hakları sözleşmeleri ve demokratik toplumların temel değerleri açısından vazgeçilmezdir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana devlet eliyle uygulanan tekçi ve asimilasyoncu politikalar, Türkiye'deki çokdilli, çokkültürlü toplumsal yapıyı inkâr etmeye dayalı bir anlayışın sonucudur. Kürtçe başta olmak üzere anadilinde eğitim hakkı tanınmadığı için milyonlarca çocuk, kendi ana dili ile eğitim alıfa hakkından mahrum bırakılmakta ve bu durum ciddi bir pedagojik, psikolojik ve sosyokültürel tahribata yol açmaktadır.
Bu nedenle, Türkiye?de 2024 — 2025 eğitim ve öğretim yılında anadilde eğitim; temel bir sorun olarak devam etmektedir. Özellikle anadilini eğitimde kullanamayan anadili Türkçe olmayan öğrenciler, okula başladıkları anda hem dersleri hem de Türkçeyi aynı anda öğrenmek zorunda kalmaktadır. Türkçe bildiği halde anadilinde eğitim alamayan öğrenciler. doğal asimilasyona maruz kalarak kültürel ve kimliksel kayıp yaşayıp psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Aynı zamanda kendini ifade edemeyen öğrencilerde ortaya çıkan başta güven kaybı olmak üzere bu durumu tetikleyen birçok nedenden dolayı zamanla çocuklatın eğitim sürecinden kopmasına neden olmaktadır.
Örneğin, öğrencilerin eğitim sürecinde kopması ile ilgili Ağrı ili özelinde bakıldığında okul terkinin en çok yaşandığı illerin başında Ağrı ili gelmektedir. 2023 yılı: TÜİK verilerine göre Ağrı ili 7,4 yıl ortalama ile eğitim süresi en düşük olan il olurken Ağrıyı Urfa, Muş ve Van takip etmektedir. Bu veriler açıkça okul teklerle ilişkinin anadilde eğitim. görülmemesinin doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu sonucun asıl nedeni devletin başta ağrı olmak üzere özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde eğitim de fırsat eşitliği sağlanamamış olmasıdır. Ana dilinde eğitim alma imkanından mahrum bırakılan anadili Türkçe olmayan çocuklar eğitim hayatlarına 1-0 olarak başlamak zorunda kalmaktadırlar.
Anadilinde eğitim alamayan öğrenciler bu firsat eşitsizliğin yarattığı açığı kapatmak mümkün olmamakla birlikte bu durum sadece Kürt öğrenciler için bir bütün olarak, eğitimin sonuçlarına olumsuz olarak yansımaktadır. Bilimsel araştırmaların da ortaya koyduğu üzere anadili eğitim dilinin dışında tutulan öğrenciler; gelişim sürecinin bir dönemini izne, sosyalleşmede " eksiklik, kimlik bozulması, kültürel değerlerine katkıda bulunmama, çevreden izole olma, güvensizlik duygusu, kendisi ile ilgili konuşmaları olumsuz değerlendirme, mz olma, ötekileştirilme ve dışlanma, okul programını geriden takip etme, öğretmeni anlayamama ve kendini ifade edememe, alay konusu olma ve hor görülme gibi olumsuz durumlar yaşayabilmektedir.
Bugün Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) açıkladığı 2022 yılı PISA sonuçlarına göre Türkiye, öğrencilerin akademik başarı durumlarına göre benzer okullarda ve okul türlerinde yer alıp almadıklarını gösteren akademik kapsayıcılık #ndeksinde 37 OECD ülkesi arasında 35. sırada yer alırken benzer bir şekilde, sosyal kapsayıcıkık endeksinde Türkiye 36 OECD ülkesi arasında 32. sırada yer alıyor. Bu sonuçlar anadilde eğitimin yasal güvenceye alınarak verilmediği ülkelerin uluslararası değerlendirme programlarındaki sıralaması ibret veridir. Özellikle bu sonuçların Kürtlerin yaşadığı bölgelerde daha kötü olmasının en temel nedeni Kürt çocukların anadilde eğitim hakkından yoksun bırakılmasıdığ;
Türkiye'de yüz yılı aşan asimilasyon politikasına karşı anadilinde eğin hakkı; Kürtlerin (Kurmanc, Zaza) başta olmak üzere Lazların, Çerkezlerin, Asuri — Süryani — Keldanilerin ve Mihellemilerin siyasal ve toplumsal alandaki en temel talebidir. Kürtlerin eğitim talebine karşı geçmişte olduğu gibi 22 yıllık AKP iktidarının da cevabı, Kürtçe anadilde eğitim veren okulları ve kreşleri, Kürt dili çalışmaları yapan İstanbul Kürt Enstitüsü ve Kürdi Deri kapatmak, Kürtçeye katkı sunan akademisyenleri ihraç etmek ve Kürtçe öğretmenleri atamamak olmuştur. Buna karşın büyük bir reform olarak lanse edilen seçmeli Kürtçe dersleri ve Kürtçe yayınlar ise sembolik olmanın ötesine geçememiştir. Hatta bu baskılar batı illerinde sokaklarda Kürtçe konuşanların linçe uğraması, Kürtçe halay çekenlerin ve Kürtçe müzik yapan sanatçıların göz alınmasına kadar geniş bir alanda kendisini açıkça göstermektedir. Bu anlamda devletin, Kürtçeye yönelik "resmi olmayan" sert tutumları çoğunlukla yasal olarak kısıtlanmasa da fiili baskılarla devam ettiğini göstermektedir. Kürtçe müzik, kültürel etkinlikler ve dil kurslarına yönelik baskılar, tutuklamalar ve soruşturmalar artarak devam etmekiedir. 2024 yılında da
Kürtçe konuşma, müzik dinleme ve Kürtçe müzik eşliğinde halay çekme.gerekçesiyle pek çok gözaltı ve tutuklama oldu. Bü örneklerden birkaçına bakıldığında;
Diyarbakır'da 24 Eylül'de Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği (MED-DER), Payiz Pirtük ile Anka Dil ve Sanat Eğitim Kooperatifi ile çök sayıda eve yapılan baskınlarda 30 kişi gözaltına alındı.
28 Temmuz'da İstanbul" da farklı tarihlerdeki düğünlerde Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çektikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 18 kişiden 1 Vi tutuklandı
İçişleri Bakanlığı talimatıyla Van, Diyarbakır, Mardin, Batman ve Karakoçan gibi kentlerde yaya yolundaki Kürtçe "Hedi" (Yavaş) ve "Peşi Peya" (Önce Yaya) uyarıları silindi.
Ez cümle, çatışma ve asimilasyon odaklı politikaların çözüm olacağına dair olan tutumdan bir önce vazgeçilmesi ve barışa giden yolun yeniden inşa edilmesi Türkiye halklarının asli talebi ve ihtiyacıdır. Dolayısıyla Kürt sorunu başta olmak üzere tüm toplumsal meselelerin çözümü için sivil ve demokratik siyasetin önündeki engellemeler bir an önce kaldırılmalıdır. Kalıcı bir barış ve onurlu bir yaşam için bir an evvel Kürt diline yönelik engellemelere son verilmeli, eğitimin her kademesinde anadilinde eğitim hakkı tanınmalı ve Kürtçe resmi dil olarak kabul edilmelidir.
Bu bağlamda:
21 Şubat Dünya Anadili Günü vesilesiyle, Kürtçe (Kurmanci, Zazaki) anadilinde eğitim hakkını tanımaya yönelik herhangi bir yasal düzenleme yapmayı:planlamakta mıdır? Türkiye'de anadilinde eğitim hakkının tanınmaması ve Kürige'nin eğitim dilinde zorunlu ders olarak görülmesine ilişkin bir çalışmanız var mı?
Türkiye'nin taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 17., 29. ve 30.maddelerindeki çekincelerin kaldırılmasına ilişkin bir çalışın&üz var mı?
Dünyada ve Birleşmiş Milletler üyesi 113 ülkede birden çok resmi dil kullanılıyorken Türkiye'de milyonlarca kişinin konuştuğu Kürtçenin kamusal alanda ve resmi alanlarda kullanılmamasının gerekçesi nedir?
SORULAR
Anadilde eğitimin bilimsel, pedagojik ve toplumsal faydaları birçok akademik çalışma ile ortaya konmuşken, Kürtçe eğitim veren okulların ve kurslafın kapatılması hangi gerekçelerle gerçekleştirilmektedir?
Türkiye'de konuşulan tüm dillerde eğitim ve öğretim hakkının anayasal ve yasal güvenceye alınması için çalışma yapılacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
4)2y755 İlgi :a) 03/03/2025 tarihli ve B-43452547-120.07.04-1591015 sayılı yazınız. "24357 Ge 1
b) 03/03/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1591250 sayılı yazınız. 7/2476
c) 05/03/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-15972895 sayılı yazınız. o 7/2y762
ç) 07/03/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1594399 sayılı yazınız. 7/2U16-2476
d) 11/03/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1595879 sayılı yazınız. H/2U342
?/ 24 BUY
Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen Mersin Milletvekili Perihan KOCA''nın 7/24334, Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref OLGUN'un 7124440, İstanbul Milletvekili Suat ÖZÇAĞDAŞ"ın 7/24606, Muş Milletvekili Sümeyye BOZ'un 7124609, Ağrı Milletvekili Nejla DEMİR'in 724755, Van Milletvekili Gülderen VARLİ'nin 7124758, Şanlıurfa Milletvekili Mahmut TANAL''ın 7/24760, Trabzon Milletvekili Sibel SUİÇMEZ"in 7124762, Antalya Milletvekili Aykut KAYA'nın 7124764, Burdur Milletvekili İzzet AKBULUT'un 7/24765 ile Uşak Milletvekili Ali KARAOBA'nın 7/24842 ve 7/24844 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur. Bilgilerinize arz ederim.
Bilgi içinn Ümit KARAKAYA
MAY 0 TC /(2Y155 Oel4
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı YÜZYILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tüm kamu kurumlarında olduğu gibi Bakanlığımızın ilgili birimlerince sunulan kamu hizmetlerinin tamamı, Anayasa'nın "Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili T ürkçedir." hükmü gereğince Türkçe olarak sunulmaktadır.
Bakanlığımızca sunulan eğitim öğretim hizmetlerinin çerçevesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 42. maddesinde yer alan "Türkçe'den başka hiçbir dil eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. " hükmü, Anayasa'nın eğitim hakkını düzenleyen maddelerinin yanı sıra 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri ile çizilmiştir.
Bununla birlikte; Bakanlığımızın üyesi olduğu çeşitli uluslararası kurum ve kuruluşlar (Eurydice vb.), öğretim programlarına bağlı olarak yapılandırılmış özel program ve proje uygulayan okullar, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde faaliyet yürüten eğitim kurumları (yabancı okulları vb.), bağlı birimlerce yürütülen ulusal ve uluslararası projeler, ilgili birimlerce ulusal ve uluslararası veri paylaşımı kapsamında hazırlanan çeşitli yayınlar (istatistiki bilgiler vb.), yaygın dil olan İngilizce olarak da sunulmaktadır.
Öte yandan İlköğretim Kurumları (İlkokul ve Ortaokul) Haftalık Ders Çizelgesi?nde yer alan ve öğrencilerin ortaokul kademesinde tüm sınıf düzeylerinde haftalık 2 ders saati, İmam Hatip Ortaokulu Haftalık Ders Çizelgesi'nde ise 5, 6 ve 7. sınıf düzeylerinde 1; 8. sınıf düzeyinde ise 1 veya 2 ders saati olarak seçebildikleri yaşayan diller ve lehçeler dersine ilişkin öğretim programları, Bakanlığımıza bağlı resmi eğitim öğretim kurumlarında Talim ve Terbiye Kurulunun ilgili kararları doğrultusunda 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaktadır.
2024-2025 eğitim öğretim yılı için yaşayan diller lehçeler dersinde seçilen diller ve lehçeler: Abazaca, Boşnakça, Gürcüce, Kiril Alfabesi Esaslı Adiğece, Kurmancca, Latin Alfabesi Esaslı Adiğece, Lazca ve Zazaca'dır.
Eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacı; 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Açıktan ve nakil suretiyle atama sayıları" başlıklı 11'inci maddesi uyarınca 2016 yılından itibaren Bakanlığımıza tahsis edilen öğretmen kadroları çerçevesinde, sözleşmeli öğretmen istihdamı ile karşılanmaktadır.
Öğretmen kontenjanları belirlenirken, Bakanlığımız tarafından uygulanan eğitim politikaları da dikkate alınarak, ülke genelinde alanlar bazında öğretmen ihtiyacının toplam öğretmen ihtiyacına oranı dikkate alınmaktadır. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı 2023 yılında Yaşayan Diller ve Lehçeler (Kurmançi) alanında 39, Yaşayan Diller ve Lehçeler (Zazaki) alanında 18, 2024 yılında ise Yaşayan Diller ve Lehçeler (Kurmançi) alanında 6, Yaşayan Diller ve Lehçeler (Zazaki) alanında 4 öğretmenin ataması yapılmıştır.
Yaşayan Diller ve Lehçeler alanına ilişkin olarak 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında özel kurs açılması ve işletilmesi mümkündür ve hâlihazırda faaliyette olan kurslar mevcuttur.