İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/9830 GEÇ CEVAPLANDI · 33 GÜN

Ana dilde eğitime ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 33 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98'inci ve

TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını

Kamuran TANHAN arz ederim.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir araçtır. Kendisine özgü kuralları olan ve bu kurallar içerisinde gelişen canlı bir varlıktır. Dil, düşüncenin ve dünya görüşünün iletişim aracıdır ve insanların düşünce süreçleri için vazgeçilmezdir.

Anadil, bireyin ailesinden, okul öncesi dönemde çevresinden doğal yolla ilk edindiği, en iyi kullandığı ve hâkim olduğu dildir. Bu dil, insanın doğup büyüdüğü aile ve soyca bağlı bulunduğu toplum çevresinden öğrendiği, bilinç altına inen ve kişilerle toplum arasındaki ilişkilerde en güçlü bağı oluşturan dildir. Anadil, kültürel kimliğimizin temel bir parçasıdır, düşüncelerimizi ifade etmek, kültürel mirasımızı aktarmak ve dünyayı anlamak için kullanılan bir araçtır.

Anadilde eğitim alamamak, çocukların dil becerilerini, okuma, yazma ve iletişim yeteneklerini olumsuz etkiler. Aynı zamanda çocuğun duygusal ve sosyal gelişimini, öğrenme sürecini ve genel okul deneyimini olumsuz etkileyerek okula uyum sağlamasını zorlaştırır.

Bu nedenle, çocuğun anadilinde eğitim almasının önemi büyüktür. Anadilinde eğitim, çocuğun duygusal, sosyal ve akademik gelişimini desteklerken aynı zamanda kimliğini ve kültürel bağlantısını güçlendirir. Anadilinde eğitim, çocukların özgüvenini artırır ve dünyayı daha iyi anlamalarına yardımcı olur.

Anadilde eğitim Türkiye'de yaşayan tüm çocukların hakkıdır. Başta Kürtçe olmak üzere Süryani ve Mıhellemi dillerinin gelişmesi, günlük yaşamda kullanılması için eğitim dili olması şarttır.

Bu bağlamda;

I- Türkiye'de anadilinde eğitim hakkı, uluslararası sözleşmelere göre bir hak olarak kabul edilmektedir. Bu kapsamda, anadilinde eğitim alamayan çocukların yaşadığı pedagojik ve psikolojik sorunlar hakkında bakanlık olarak yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir?

SORULAR

  1. Kürtçe, Süryanice ve Mıhellemi gibi dillerin kamusal alanlarda gelişmesi ve günlük yaşamda kullanılması için yapılan çalışmalar nelerdir?

  2. Anadilinde eğitim alamayan çocukların öğrenme ve akademik başarıları üzerindeki etkileri nelerdir? Bu konuda bakanlığınızın yaptığı bir çalışma var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

İlgi (o: a) 26.01.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1386420 sayılı yazınız.

b) 28.02.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1387571 sayılı yazınız.

Bakanlığımıza İlgi (a-b)de kayıtlı yazıyla iletilen Bartın Milletvekili Aysu BANKOĞLU"nun 7/9593, Hatay Milletvekili Nermin YILDIRIM KARA'nın 719594, Mersin Milletvekili Mehmet Emin EKMEN'in 7/9829, Mardin Milletvekili Kamuran TANHAN'ın 719830 ve İzmir Milletvekili Hüsmen KIRKPINAR'ın 7/9831 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında çeşitli dillere ilişkin öğretim programları, Bakanlığımız Temel Eğitim Genel Müdürlüğü, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları iş birliği ile hazırlanarak teklif edilmekte olup gerekli inceleme, değerlendirme ve

. onay süreçleri sonucunda yayımlanmaktadır.

Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamının anılan Süryanice ve Mıhallemice özelinde yürütülen bir çalışma bulunmamaktadır.

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 25.06.2012 tarihli ve 69 sayılı Kurul Kararı eki İlköğretim Kurumları (İlkokul ve Ortaokul) Haftalık Ders Çizelgesi'nin Seçmeli Dersler bölümünün "Dil ve Anlatım" grubu altında Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi, seçmeli ders olarak yer almıştır.

Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi öğretim programı 2012 yılında yayınlanmış olup 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaktadır. Söz konusu program ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıflar seçmeli Kürtçe dersinin ve Kürtçe'nin iki lehçesi Kurmancca ve Zazaca için müşterek olarak hazırlanmıştır. Ortaokul Kürtçe Dersi Öğretim Programı, Kurmancca veya Zazaca"yı bir iletişim aracı olarak kullanabilen, dil öğrenmekten zevk alan, kültürel değerlerin farkında olan ve farklı dil ve kültürlere zenginlik olarak bakabilen bireylerin yetişmelerini hedeflemektedir.

İlköğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgesi çağın gereklilikleri, toplumumuzun milli ve manevi değerleri, öğrencilerimizin ilgi ve ihtiyaçları, ayrıca ilgili paydaşların görüşleri dikkate alınarak güncellenmiş olup Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 24.08.2023 tarihli ve 43 sayılı Kararıyla kabul edilmiş ve 2023-2024 eğitim öğretim yılından itibaren tüm sınıflarda uygulamaya konulmuştur. Söz konusu çizelgede "Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersi Seçmeli Dersler "İnsan, Toplum ve Bilim" grubu altında seçmeli ders olarak yer almakta ve 5, 6, 7 ve 8. sınıflar düzeyinde 4 defa seçilebilmektedir.

Uygulanmakta olan İlköğretim Kurumları (İlkokul ve Ortaokul) Haftalık Ders Çizelgesi"nde yer alan ve öğrencilerin haftalık 2 ders saati, İmam Hatip Ortaokulu Haftalık Ders Çizelgesi"nde ise 5, 6 ve 7. sınıf düzeylerinde 1; 8. sınıf düzeyinde ise 1 veya 2 ders saati olarak seçebildikleri Yaşayan Diller ve Lehçeler dersi kapsamında Kürtçe (Kurmancca ve Zazaca); 5. Sınıf Öğretim Programı 2012/154, 6. Sınıf Öğretim Programı 2014/5, 7. Sınıf Öğretim Programı 2014/22, 8. Sınıf Öğretim Programı 2015/100 sayılı Kurul Kararları doğrultusunda uygulamaya konmuştur.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir