Bir sendika tarafından gerçekleştirileceği duyurulan bir etkinliğe ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 57 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 57 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasa'nın 98 inci TBMM İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince "yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından yayınlanan 2024 Cinsiyet: Eşitsizliği Endeksi Raporu'nda dünya genelinde 146 ülke arasında 127. sırada -yer alan Türkiye'de siyasal kadrolaşma ve evrensel geçerliliği olan ölçütleri tanımayan, karma eğitimi-tartışmaya açan, kız okulları açılmasına dair niyet beyanında bulunan iktidarın ticari bir meta durumuna getirdiği eğitim sisteminde 22 yılı aşkın bir süredir ilmek ilmek ördüğü. cinsiyet temelli uygulamaları devam etmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Öyleki; eşit ve ,özgür bir toplumun inşasının önemli ayaklarından birisinin de eğitim olduğu gerçeği ile hareket eden Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ; cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmek amacıyla 10 Mart'ta bir ders saatinde "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dersi" yapılacağını, etkinlik kapsamında okullardaki tahtaların mora boyanacağı ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratılacağına yönelik duyurusuna Bakanlığınız interhet sitesinde yer alan açıklamada; eğitim öğretim kurumlarımızda, ilgili mevzuatımızla çerçevesi belirlenerek Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımızca onaylanan müfredat dışında herhangi bir konunun ders içeriği olarak belirlenmesi veya okutulması mümkün tolmadığı, sendikal özgürlüklerin "kullanıldığı iddiasıyla anayasaya, yasalara ve toplumsal değerlere aykırı davranışlarda. bulunarak sendikal faaliyetlerin özüne zarar veren kişi ve kurumların eylem ve açıklamâlarına asla müsamaha gösterilmeyerek gerekli adli ve e idari süreçlerin yürütüleceği belirtilmiştir. * * Ni ii,
10 Mart günü toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda ders yapılması ile ilgili kararına karşı Bakanlığınızca çarpıtmalarla dolu ve suçlayıcı ifadelerle dönük âçıklamaya istinaden Eğitim Sen; MEB'in 2014-2016 yılları arasında yürüttükleri Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin
Geliştirilmesi Projesi'ni (ETCEP) hatırlatarak, MEB'in, Eğitim Sen'in toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesindeki yaklaşımına yönelik asılsız suçlamalarının, bilimsel gerçeklerden uzak olup, tamamen iktidarın siyasal-ideolojik çizgisini yansıttığını, . eğitimi bir bütün olarak laik, bilimsel ve demokratik değerlerden uzaklaştırmaya, kadınların ve kız çocuklarının eğitimde ve toplumsal yaşamda eşit haklara sahip olma mücadelesini baltalamaya, eğitimde özgür bireyler yerine, ataerkil normlara boyun eğen bireyler yetiştirmeye yönelik bir amaca hizmet ettiği, "Maarif Yüzyılı" eğitim müfredatı başta olmak üzere, dinci, gerici, ırkçı dernek, vakıf, cemaat ve tarikatlarla imzaladığı protokollerle eğitimi kendi ideolojik görüşü doğrultusunda değiştirip dönüştürme çabalarını sürdürdüğü, İstanbul Sözleşmesi" nden çekileri, kadınların eşitlik özgürlük mücadelesini yok sayan, kadınları "kutsallaştırdığı ailenin" içine hapsetmeye çalışan iktidarın, Eğitim Sen'in yıllardır yürüttüğü toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini kriminâlize ederek hedef aldığı, Eğitim Sen'in toplumsal cinsiyet eşitliği dersine sahip çıkmasının MEB'in iddia ettiği gibi "ideolojik" değil, tam tersine bilimsel ve pedagojik bir gereklilik olduğu ve Eğitim Sen'in bütün çarpıtma, suçlama ve tehditlere karşı laik, bilimsel eğitimi, demokrasiyi, toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan, eşitsizliği derinleştirmek isteyenlerin karşısında her alanda direnmeye ve mücadele etmeye devam edeceği açıklanırken MEB-'in suçlayıcı dili ve toplumsal cinsiyet eşitliğini hedef alan politikalarının, toplum tarafından asla kabul edilmeyeceği ifade edilmiştir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Eğitim Emekçileri Sendikası'nın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dersi" yapılacağını,
© etkinlik kapsamında okullardaki tahtaların mora boyanacağı ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratılacağına yönelik duyurusunun sendikal hürriyet iddiasıyla , yürütülen ötekileştirici, ayrıştırıcı, kamplaştırıcı ve illegal faaliyetlerin toplumsal cinsiyet eşitsizliği adı altında yürütüleceği ile ilişkilendirilmesinin dayanağı nedir?
Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik bir saatlik eğitim ve etkinlik hangi
• anayasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir?
Bakanlığınız müfredatında toplumsal cinsiyet eşitliğini içeren herhangi bir ders veya içerik bulunmakta mıdır?
Bakanlığınızca Eğitim Sen'in yıllardır yürüttüğü : toplümsl cinsiyet eşitliği mücadelesinin kriminalize edilmesinin gerekçesi nedir?
44444 eğitim sistemiyle derinleşen toplumsal cinsiyet eşitsizliği karşısında toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin eğitim politikaları aracılığıyla yeniden düzenlenmesi, eğitim materyallerinin konu, metin ve görsellerinin toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyecek şekilde üretilmesi ve kullanılmasını sağlamak, kız çocuklarının okul terklerini önlemek, erken yaşta evlenmelerinin önüne geçmek amacıyla müfredat düzenlemesine yönelik herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?
Bakanlığınızca protokoller imzalanan tarikat/cemaat ve vakıfların okullarda etkinlik düzenlemesine, karma eğitime karşı açıklamalar yapmasına yönelik eylem ve söylemlerine karşı Bakanlığınızca şimdiye kadar idari/cezai ne tür işlemler yapılmıştır? Bakanlığınızca sendikal hürriyet iddiasıyla yürütülen ötekileştirici, ayrıştırıcı, kamplaştırıcı, illegal ve toplumsal değerlere aykırı tarzı ifadelerle eğitim emekçilerine yönelik baskı ve soruşturmalar başlatılacağı sendikal özgürlükler ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması değil midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
X/7S491- 2549 İlgi : a) 13/03/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1598252 sayılı yazınız. Gr 137 b)21/03/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1602196 sayılı yazınız.
c) 24/03/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1602858 sayılı yazınız. (4) S 9G -2 ç LI:
ç) 24/03/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1602995 sayılı yazınız. > 13 3
T/177199-1574
Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç)'de kayıtlı yazıyla iletilen Konya Milletvekili Ali YÜKSEL"in 7/25106, Diyarbakır Milletvekili M. Sezgin TANRIKULU'nun 7(25525, Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk TÜRKOĞLU'nun 7(25688, İzmir Milletvekili Hüsmen KIRKPINAR'ın 7/25689, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU'nun 7/25690, Şımak Milletvekili Nevroz UYSAL ASLAN"ın 7/25692, İstanbul Milletvekili Kezban KONUKÇU'nun 7/25693, İstanbul Milletvekili Doğan BEKİN"in 7125694, Antalya Milletvekili Aykut KAYA'nın 7125696 ve 7/25697, Ankara Milletvekili Mesut DOĞAN'ın 7(25783, Antalya Milletvekili Uğur BOYRAZ"ın 7/25784 ile Mersin Milletvekili Burhanettin KOCAMAZ'ın 7/25785 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.
T.C, fi <73 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı 0 YÜZYILI , ağam NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ
Anayasa'da teminat altına alınan temel hak ve hürriyetlerden herkesin azami düzeyde yararlanabilmesi için bütün vatandaşlarımız üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Bakanlık olarak, bir taraftan sendikal özgürlüklerin kullanılmasını desteklerken diğer yandan okullarımıza emanet edilen öğrencilerimizin eğitim öğrenim hakkından sağlıklı ve verimli bir biçimde yararlanmalarını sağlamak kamusal sorumluluğumuzdur. Bununla birlikte Bakanlığımız mevcut sendikaların tamamını, eğitim politikalarının hayata geçirilmesinde bir paydaş olarak görmekte ve üyelerinin hukuklarını korumaya yönelik demokratik söylem ve eylemlerini desteklemektedir. Ancak öğretmen ve idarecilerimizin sendikal özgürlüklerini kullanırken öğrencilerimizin temel eğitim hakkını ihlal etmemeye dikkat etmeleri, eğitim ve öğretim hizmetinin gerektiği gibi yürütülmesine öncelik vermeleri ve demokratik haklarını eğitim ve öğretimi aksatmayacak yollarla kullanmaları önem arz etmektedir.
Temel hak ve özgürlükleri koruma altına alan ulusal ve uluslararası tüm metinler, hakların başkalarının hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı biçimde kullanılamayacağını da özellikle vurgulamaktadır. Sınırlanabilir bir hak olan sendika hakkı Anayasa'da yer alan temel hak ve özgürlüklerin sınırlama rejimine tabidir. Nitekim Anayasa'nın 51. maddesi ile ikinci ve izleyen maddelerinde sendika kurma hakkına yönelik sınırlamalara da yer verilmiştir. Sendikal hakların; milli güvenlik, kamu düzeni, gene/ sağlık, genel ahlak ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması noktasında sınırlanabileceğinin altı çizilmiştir. Aynı şekilde uluslararası literatür ve metinlerde de hiçbir hakkın kullanımında başka birisinin temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edilmeyeceği ilkesi genel bir kural olarak kabul edilmiştir. Bu ilke demokratik toplum düzeninin ve hukuk devletinin gerekliliklerinden biridir. Daha açık bir ifadeyle, sendikal hakların sınırlarının da diğer tüm hak ve özgürlüklerde olduğu gibi başkalarının hak ve özgürlüklerinin başladığı yer itibarıyla belirlenmesi demokratik toplum düzenin gereğidir.
Bu kapsamda tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi Anayasamız da eğitim hakkını korunması gereken en temel insan haklarından birisi olarak kabul etmiştir. Anayasa'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42. maddesinde yer alan "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir." ifadesiyle bu hak güvence altına alınmıştır. Başka hiçbir hakkın kullanımında bireylerin eğitim ve öğrenim hakkının sınırlandırılması hem anayasal olarak ve hem de uluslararası insan hakları belgeleri açısından mümkün değildir. Bununla birlikte sendikal hakların kullanılması, "Temel hak ve hürriyetlerin niteliği" başlıklı 12. maddesinde yer alan "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder." hükmü doğrultusunda tüm hakların kullanımında olduğu gibi evrensel ilkeler kapsamında değerlendirilmiştir. Sendikal haklar, örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkını içermekte olup kamu hizmetlerinin nasıl yürütüleceğinin çerçevesini ise mevzuat belirlemektedir. Ulusal ve uluslararası normlarda sendikal hakların kullanımı, kamu hizmetlerini keyfi biçimde yürütmek anlamına gelmemektedir. Sendikal hürriyet iddiasıyla yürütülen ötekileştirici, ayrıştırıcı, kamplaştırıcı ve illegal faaliyetlerin "sendikal özgürlük" kavramını dejenere ettiği ve özüne zarar verdiği de açıktır. Netice itibarıyla, sendikal
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00) EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı e YÜZYILI özgürlüklerin kullanımı anayasa başta olmak üzere yürürlükteki mevzuata ve toplumsal değerlere paralel bir biçimde yürütülmek durumundadır.
Kadın ve erkeklerin toplumdaki hak ve fırsatlardan eşit şekilde yararlanmaları; eğitim, sağlık ve istihdam gibi temel alanlarda eşit fırsatlara sahip olmaları ve ayrımcılığa uğramamaları öğretim programları ve ders kitaplarında öncelikle esas alınmaktadır. Bunun yanı sıra toplumda üstlendikleri roller ve karşılaştıkları durumlar ise sorumluluk ve fırsat eşitliği ilkeleri doğrultusunda ele alınmaktadır. Bu bağlamda uygulanmakta olan haftalık ders çizelgelerinde soru önergesinde ifade edilen başlıkta bir ders bulunmamaktadır. Disiplinler özelinde hazırlanan öğretim programlarının çerçevesini oluşturan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Ortak Metninde; ötekileştirici veya ayrıştırıcı bir tutumu önleyen; hak ve özgürlükleri, eşitliği, etik davranmayı, hakkaniyeti, ön yargısızlığı, ölçülülüğü ve liyakati kapsayan "adalet" değeri ele alınmaktadır.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli "Erdem-Eylem-Değer Çerçevesi DI. Adalet" değeri başlığı altında "Hak ve özgürlüklerini bilmek ve korumak, Hakkaniyetli davranmak, Ölçülü ve dengeli olmak, Liyakate önem vermek" eylemleri vurgulanırken eylemler; "Hak ve özgürlüklerinden yararlanırken diğer insanların haklarını da savunur. ", "Toplumsal hayatta kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu bilir. ", "Bireysel farklılıkların haklardan yararlanmaya engel olmaması gerektiğini bilir. ", "Adalet ve eşitlik kavramlarını ayırt eder. " ve "Yeterliğe göre yapılan tercihlerin adil olduğunu fark eder. " şeklinde ifadesini bulan doğru yolu izleme, denge, dürüstlük ve tarafsızlık anlamlarını içeren adalet kavramı, hak ve eşitlik temelli bir anlayış ile ele alınmıştır. Öte yandan Talim ve Terbiye Kurulu Kararları doğrultusunda Bakanlığımızca onaylanan öğretim programları dışında gerek soru önergesine konu gerekse de başka herhangi bir konunun ders içeriği olarak belirlenmesi ve/veya işlenmesi yasal olarak mümkün değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatınca eğitim ve öğretime destek olacak şekilde her türlü kaynağın ve iş gücünün kullanılması amacıyla resmi kurum ve kuruluşlar, çeşitli firma, şirket, dernek, vakıflar ve tüzel kişiler ile işbirliği protokolleri imzalanabilmektedir. Söz konusu tüzel kişiler, İçişleri Bakanlığının ilgili birimleri tarafından Anayasa başta olmak üzere 5737 sayılı Vakıflar Kanunu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilip kabul edilmesi durumunda hukuki tüzel kişilik yapısı kazanan sivil toplum kuruluşları da (STK) olabilmektedir.
Bu kapsamda, ülkemizin tüm illerinde birbirinden farklı alanlarda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarla protokol imzalanabildiği gibi yerel düzeyde faaliyet gösteren kuruluşlarla da işbirliği yapılmaktadır. Hâlihazırda Bakanlığımız merkez teşkilatı birimlerince imzalanmış 726, taşra teşkilatı birimlerince imzalanmış 1.745 porotokol yürürlüktedir. TEMA Vakfı, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, Hacı Ömer Sabancı Vakfi, Öğretmen Akademisi Vakfı, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Elginkan Vakfı, Türk Tekstil Vakfı, Türkiye Gençlik Vakfi (TÜGVA), Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı, Sevda-Cenap And Müzik Vakfi, Ahbap Derneği, Türk Eğitim Derneği, Serebral Palsili Çocuklar Derneği, Kuaförler Demeği, Klasik Sanatlar Derneği, Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu, Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu iş birliği yürütülen kurum ve kuruluşlardan sadece birkaçıdır.