Amasya'nın Merzifon ilçesinde bulunan bir fabrikanın işçilerinin sendikal haklarını kullanamadığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 19 Eylül 2025 tarihinde 7/34061 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 319 gün sonra, 4 Ağustos 2026).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Amasya'nın Merzifon ilçesinde bulunan bir fabrikanın işçilerinin sendikal haklarını kullanamadığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34061, 19 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34061-amasya-nin-merzifon-ilcesinde-bulunan-bir-fabrikanin-iscilerinin-sendikal-haklarini-kullan (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b9048499-23cd-47d1-b9a0-0199715f5a39
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 319 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Amasya'nın Merzifon Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren GM Teknik Cam Endüstri ve Ticaret AŞ işçileri, Kristal-İş Sendikası ile yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine 17 Temmuz 2025 tarihinde greve çıkmıştır.
Yaklaşık 97 işçinin sürdürdüğü grev, 64 gündür devam etmektedir. İşçilerin talepleri; insanca yaşanabilir ücret, sosyal hakların geliştirilmesi ve iş güvencesinin teminat altına alınması yönündedir.
Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Sendikanın grevi hukuka uygun olarak devam ederken, GM Teknik Cam patronunun, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yapılan şikayetlere rağmen grevi kırmaya dönük uygulamalarda bulunduğu, işçileri dolaylı yollarla tehdit ettiği, fabrikaya işçi alarak üretime devam ettiği ve grev kırıcılığı yaptığı işçilerin aktarımlarından ve | sendikanın kamuoyuna yansıyan haberlerinden öğrenilmektedir. |
Anayasamızda, yasalarımızda ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası çerçeve sözleşmelerde açıkça tanınmış ve güvence altına alınmış olan grev ve toplu pazarlık hakkı, son günlerde GM Teknik Cam işyerinde işverenin uyguladığı grev kırıcılığı ile ihlal edilmektedir.
GM Teknik Cam patronu burada grev kırıcılığı yaparak, fabrikaya işçi alarak, üretim yaparak nasıl suç işliyorsa; bu süreçte Bakanlığın da sorumluluğu bulunmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın; çalışma hayatında kanunların uygulanmasını sağlamak, hak ihlallerine karşı etkin denetim yapmak, yasalarla güvence altına alınan sendikal hak ve özgürlükler ile işçilerin haklarını korumak gibi birincil sorumlulukları bulunmasına rağmen, söz konusu ihlaller engelsiz devam etmektedir. Kamuoyuna yansıyan bilgiler, Bakanlığın bu süreçte işçilerin yanında değil, GM Teknik patronunun çıkarlarını gözeten bir tutum aldığı yönündedir.
GM Teknik Cam işçileri, patronların bütün baskılarına rağmen grev kırıcılığına prim vermemiş, işçileri bölme girişimlerini de boşa çıkarmıştır.
GM Teknik Cam grevi, yalnızca bir ücret mücadelesi değil; aynı zamanda tüm OSB işçilerinin ortak taleplerinin mücadelesi olarak görülmelidir. Merzifon OSB'de çalışan 7 bin işçinin gözü GM Teknik işçisinin mücadelesindedir. Çünkü OSB'lerde işçilere köle muamelesi yapılmaktadır ve GM Teknik işçileri bu tabloya karşı onurlu bir mücadele sergilemektedirler.
Grev sürecinde işverenin grev kırıcılığı yapması, işçi alması ve üretimi sürdürmesi açıkça hukuka aykırıdır. Bu tür girişimlerin önlenmesi ve tekrarlanmaması için;
. Patronların yasa dışı tutumlarının tespit edilmesi, . Grev kırıcılığına karşı etkin denetim yapılması,
. İşçilere karşı hak ihlallerinde bulunan patron ve temsilcilerine caydırıcı nitelikte idari ve mali yaptırımlar uygulanması zorunludur.
Bakanlığın yapması gereken, başta GM Teknik Cam örneğinde olmak üzere grev hakkına dönük saldırılarda derhal harekete geçmesi ve işçilerin haklarını koruyacak önlemleri bir an önce almasıdır.
Bakanlığınızın GM Teknik Cam Endüstri ve Ticaret A.Ş. deki grevden ve grev uygulama alanında yaşanan hukuk dışılıklardan da haberi olduğu, sendika tarafından yapılan yazışmalardan ve Bakanlığınıza bağlı Teftiş Kurulunca işyerine yapılan denetimlerden bilinmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
GM Teknik patronunun grev sürecinde grev kırıcılığı yaptığı, fabrikaya işçi aldığı ve üretime devam ettiği yönündeki şikayetler Bakanlığınıza hangi tarihte ulaşmıştır? Bu durum karşısında Bakanlığınız hangi tarihlerde denetim yapmıştır?
Bakanlığınıza bağlı Teftiş Kurulunca gerçekleştirilen bu denetimlerde hukuk dışılıklar tespit edilmiş midir? Tespit edilen hukuk dışılıklar var ise nelerdir?Bu tespitler karşısında suçlu patrona ve GM Teknik Cam yöneticilerine hangi cezai yaptırımlar uygulanmıştır? Bu cezalar caydırıcı nitelikte midir?
İşyerinde grev hakkının korunması ve grev kırıcılığının denetim sonrası devam etmemesi için Bakanlığınızca herhangi bir tedbir alınmış mıdır? Yoksa sorumlularının aynı fiilleri işlemeye devam etmesine, Anayasamızı ve yasalarımızı ihlal etmesine göz mü yumulmaktadır?
Anayasanın ve kanunların emredici hükümlerine rağmen işyerinde grev kırıcılığının derhal durdurulması için, bu önerge tarihinden itibaren bakanlığınız hangi önleyici tedbirleri alacaktır?
İşçilerin sendikal hak ve toplu sözleşme özgürlüğü çerçevesinde haklı taleplerinin karşılanması için Bakanlığınız herhangi bir arabuluculuk girişiminde bulunmuş mudur? Bulunacak mıdır?
. Merzifon OSB'de çalışan yaklaşık 7 bin işçinin iş güvencesi ve çalışma koşulları konusunda Bakanlığınızın denetim faaliyetleri nelerdir?
. Çalışma Bakanlığı'nın, patronlar üzerinde hak ihlallerinin önlenmesi amacıyla caydırıcı yaptırımlar uygulamayı planladığı bir düzenleme var mıdır?
. GM Teknik Cam grevi özelinde ve genel olarak Türkiye'de yaşanan benzer grev süreçlerinde, Bakanlığınız işçi haklarının korunması için hangi politika ve uygulamaları hayata geçirmektedir
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o : 02.10.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1709499 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/34061 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Anayasamızın 31'inci maddesi uyarınca sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan Anayasal bir hak olma özelliği taşımaktadır. 33 [okunamadı]'üncü maddesinde ise; işçiler ve işverenlerin, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip oldukları ve toplu iş sözleşmelerinin nasıl yapılacağının kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. 6336 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Anılan hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda, 4857 sayılı İş Kanunu'nda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.
Anayasamız ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, taraflar arasında serbesti toplu pazarlık sistemini öngörmüştür. Bu bağlamda tarafların toplu iş sözleşmelerine yasalarca yasaklanmamış olmak koşuluyla serbest iradelerini kullanarak istedikleri hükümleri koyma konusunda serbestlikleri bulunmaktadır.
Gerek toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında, gerekse taraflar arasında imzalanarak yürürlüğe konulmuş bir toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin uygulanması aşamasında, taraflar dışında herhangi bir kişi veya kuruluşa müdahale hakkı tanınmamış olup, işçilerle işverenler arasında hizmet akdinden, toplu iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının kesin olarak çözüme bağlanması görev ve yetkisi iş mahkemelerine aittir.
Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanununun 18 inci maddesinde; otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğu hüküm altına alınmış olup, sendika üyeliğinin veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmanın ve işyeri sendika temsilciliği yapmanın iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep teşkil etmediği belirtilmiştir.
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı tefiişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler isg programlı teftişler iş hizmetiyle
Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68