Kültürel ürünlerde kullanılan sembollerin denetimine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 36 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Ömer BOLAT tarafından Anayasanın 98" inci ve
TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını sami . ON
Semra ÇAĞLAR GÖKALP arz ederim.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Basına ve kamuoyuna yansıyan haberlere göre, Trendyol ve Hepsiburada çevrimiçi alışveriş sitelerinde Ötüken Online adlı bir satıcı tarafından "Beyaz Toros" baskılı tişörtler, "Toros severlere özel" gibi ifadelerle satışa sunulmuştur. Ürün üzerindeki "On yedi bin kişi bir beyaz Toros'a nasıl sığar?" gibi yazılar, kamu vicdanında büyük tepkiye neden olmuş, tepkiler üzerine ürün satıştan kaldırılmıştır.
Bu olay, Türkiye?de nefret söyleminin ve ırkçılığın ticari bir meta haline getirilmesi tehlikesini açıkça ortaya koymuştur. "Beyaz Toros", 1990'lı yıllarda zorla kaybetmelerin, faili meçhul cinayetlerin ve devlet eliyle işlenen ağır insan hakları ihlallerinin simgesidir. Bu sembol, yalnızca bir araç değil, binlerce insanın katledildiği, köylerin yakıldığı, halkın topraklarından zorla koparıldığı bir dönemin hafızasıdır. Dolayısıyla bu sembolün tişört, kupa, aksesuar gibi ürünlerde mizah ya da nostalji unsuru gibi sunulması, mağdur yakınlarını yeniden travmatize etmekte; insanlığa karşı işlenmiş suçları normalleştirmekte ve geçmişle yüzleşme çabalarını baltalamaktadır. Bu durum, nefret söylemi ve ırkçı propagandanın açık bir biçimde ticari zemine taşınması anlamına gelmektedir.
"Beyaz Toros" gibi toplumsal travmaların sembollerinin ticarileştirilmesi, yalnızca bir ürün satışına indirgenemez. Bu, Kürt halkına karşı işlenmiş suçların inkârı ve yeniden üretimidir. Devletin kurumları bu tür nefret sembollerinin dolaşımına izin vererek toplumsal barışın altını oymaktadır. Bu nedenle, Bakanlığın derhal denetim, düzenleme ve yaptırım mekanizmalarını devreye sokması bir demokratik sorumluluk gereğidir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Ticaret Bakanlığı, nefret söylemi veya ırkçılığı çağrıştıran semboller içeren ticari ürünlerin satışına yönelik herhangi bir denetim mekanizması işletmekte midir?
"Beyaz Toros" baskılı tişörtlerin satışa sunulduğu platformlar ve firmalar hakkında Bakanlığınızca idari bir işlem veya inceleme başlatılmış mıdır? Bu olayda adı geçen satış platformlarından herhangi biri hakkında idari para cezası, uyarı veya denetim yapılmış mıdır? |
Bakanlığınız, bu tür ürünlerin satışını engellemek amacıyla çevrimiçi ticaret platformlarıyla herhangi bir protokol veya denetim iş birliği yürütmekte midir?
Ticaret Bakanlığı'nın tabi olduğu mevzuatta, çevrimiçi ticaret platformlarında nefret söylemi, ırkçılık veya suçu övme içeren ürünlerin satışına ilişkin bir düzenleme var mıdır? Varsa içerikleri nelerdir? Yoksa sebepleri nelerdir?
Nefret söylemi ve ırkçılığın metalaştırılmasının toplumsal barışa ve demokrasiye zarar verdiği açıktır. Bakanlığınız, bu tür örneklerin tekrarlanmaması için yeni bir düzenleme hazırlamayı düşünmekte midir?
Bakanlığınız, geçmişte benzer şekilde nefret söylemi içeren ticari ürünlere dair herhangi bir yasaklama veya yaptırım uygulamış mıdır? Uygulandıysa tarih ve kapsamı nedir? 7. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 61 inci maddesi gereğince, ticari reklamların Reklam Kurulu'nca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, dürüst ve doğru olmaları esastır. Madde 9'te Temel İlkeler kısmında belirtildiği üzere Reklamlar; "Dıl, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, | mezhep ve benzeri özelliklere yönelik kötüleme, istismar, önyargı veya ayrımcılık içeremez". Bakanlığınıza göre bu olayda bahsi geçen reklam, bu ilkelere uygun mudur? Bakanlığınız, "nefret söylemi ve toplumsal travmayı tahrik eden içerikler"i Tüketicinin | Korunması mevzuatı kapsamında genel ahlak ve kamu düzenine aykırı içerikler olarak değerlendirmeyi düşünmekte midir? | 8. Reklam Kurulu'nun "genel ahlak, kamu düzeni, şiddet veya nefret çağrıştıran ifadelerden kaçınma" ilkesine rağmen, "Beyaz Toros" gibi bir sembolün ticari ürüne dönüştürülmesi karşısında neden herhangi bir resmi müdahalede bulunulmamıştır?
Bakanlığınız, bu ürünlerin satışa sunulmasını, "şiddeti ve yargısız infaz politikalarını övme" i kapsamına alarak yasaklamayı düşünmekte midir? "Beyaz Toros" sembolünün toplumda yarattığı çağrışım, "Hitler selamı" veya "KKK amblemi" gibi uluslararası düzeyde nefret sembolleriyle benzer bir içerik taşımaktadır. Bakanlığınız bu tür sembollerin yasaklı nefret sembolleri listesine alınması için bir girişimde bulunacak mıdır?
Nefret ve ayrımcılığın anayasa ve TCK'"ya göre suç olduğu göz önünde bulundurulduğunda Bakanlığınız bahsi geçen ürünleri satan ve satışına zemin hazırlayan platformlar hakkında Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunmayı değerlendirmekte midir?
Önümüzdeki dönemde, e-ticaret düzenlemeleri kapsamında "toplumsal hafıza, mağduriyet ve insan hakları duyarlılığı gözeten içerik filtresi / düzenleme" getirilmesi düşünülmekte midir?
Bu tür nefret ve ayrımcılık sembolü ürünlerin, mağdur yakınlarının duygularını incitme, toplumsal barışı sarsma riski taşıdığı değerlendirildiğinde, Bakanlığınız tarafından mağdur yakınlarına veya topluma karşı bir "özür, telafi veya açıklama" yükümlülüğü öngörülmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgi (o : 22.10.2025 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1720796 sayılı yazınız.
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Bitlis Milletvekili Sayın Semra ÇAĞLAR GÖKALP tarafından verilen 7/35169 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Prof. Dr. Ömer BOLAT
Bakan
TİCARET BAKANLIĞI
Bitlis Milletvekili Sayın Semra ÇAĞLAR GÖKALP'e Ait 7/35169 Sayılı Yazılı Soru Önersesine Ilişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla, önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 12) 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılar (ETAHS) hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu değildir. Ancak; Kanunda, aracı hizmet sağlayıcının hukuka aykırı içerikten haberdar olması hâlinde, söz konusu içeriği gecikmeksizin yayımdan kaldırmak ve durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildirmekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu çerçevede, Bakanlığımıza ulaşan ihbar veya şikâyetler üzerine ilgili platformlarla iletişime geçilmiş olup, hukuka aykırı içeriklerin yayından kaldırılması sağlanmıştır. Bakanlığımız, elektronik ticarette hukuka aykırı, nefret söylemi veya şiddet çağrıştıran ürünlerin satışına aracılık edilmemesi yönünde yürürlükteki mevzuat çerçevesinde gerekli denetim, bildirim ve farkındalık çalışmalarını sürdürmekte; elektronik ticaret ekosisteminde etik, güvenli ve insan onuruna saygılı bir ticari ortamın sağlanmasına yönelik faaliyetlerine devam etmektedir.
Bilindiği üzere, tüketicilere yönelik ticari reklamlar, 6902 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Ticari Reklam başlıklı 61'inci maddesi ile uygulama yönetmeliği olan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmekte olup, konuya ilişkin denetim anılan Kanun'un 63'üncü maddesi uyarınca Bakanlığımız bünyesinde oluşturulan Reklam Kurulu tarafından yürütülmektedir.
Bu çerçevede, öncelikle yayına konu hususun reklam olup olmadığı değerlendirilmelidir. Kanun'un 61'inci maddesinin birinci fıkrasında reklam "...ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurular" olarak tanımlanmaktadır.
Reklam Kuruluna Ocak 2025 tarihinden bugüne kadar 24.000 üzerinde başvuru yapılmış olup, Kurul tarafından 22.255 adet dosya karara bağlanmıştır. Bununla birlikte, tüketicilerimizden gelen şikayetler temel alınarak incelemelerini yürüten Reklam Kuruluna bugüne kadar soru önergelerine konu tanıtımlarla ilgili herhangi bir başvuru yapılmamıştır.
Diğer taraftan, 6502 sayılı Kanun'un 61'inci maddesinin üçüncü fıkrasında "Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz.", Yönetmeliğin Temel ilkeler başlıklı 5'inci maddesinde "Reklamlar, ...c) Kamu düzenini bozan, şiddet hareketleri ile yasadışı veya kınanacak davranışlara yol açan, göz yuman, bu davranışları özendiren veya destekleyen unsurlar içeremez., şeklinde hükümler yer almaktadır. Bu bağlamda, ticari reklam tanımı içerisinde kalmak şartıyla şiddeti özendiren veya destekleyen unsurlara ilişkin olarak Reklam Kuruluna gerekli başvuruların yapılması durumunda inceleme yürütülmesi mümkündür.