Ülkemizin milli maden ve enerji politikaları kapsamında yürütülen faaliyetleri, bölgesel ve küresel ölçekte Türkiye Yüzyılı Vizyonu hedeflerine ulaşılması bakımından oldukça önem arz etmektedir. Bu politikalar çerçevesinde enerji arz güvenliğinin sağlanması, enerjinin yerlileştirilmesi ve öngörülebilir bir enerji piyasasının oluşturulması amaçlanarak ülkemizin enerji alanındaki hedeflerini kararlılıkla gerçekleştirmesi planlanmaktadır. Bu kapsamda Teklif ile enerji sektöründe uygulanan mevzuatta günün ve piyasa koşullarının değişmesi, yeni teknolojilerin hayata girmesi ve ilgili mevzuatın daha etkin ve verimli uygulanabilmesi amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması öngörülmektedir.
Bu kapsamda getirilen düzenlemeyle; 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında uygulanan UMREK raporlama sisteminin günün ve piyasanın değişen şartlarına göre yeniden belirlenerek söz konusu sistemin sadece IV. Grup maden işletme ruhsatları için zorunlu olarak uygulanması ve diğer grup madenler için gönüllülük esasına göre raporlama yapılması hedeflenmektedir. Ayrıca UMREK koduna göre rapor hazırlama şartı aranmaksızın MTA Genel Müdürlüğünün buluculuk hakkı kazanması amaçlanmaktadır.
Yine Teklifile, içme-kullanma suyu temin edilen rezervuarlar, sulak alanlar ve Kıyı Kanunu kapsamındaki kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere belirlenen alanlarda YEKA ilan edilerek yenilenebilir enerji kaynağına dayalı tesislerin kurulmasına imkân sağlanmaktadır. Ayrıca 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre hidrolik kaynaklara dayalı önlisans veya üretim lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından yenilenebilir enerji kaynağına dayalı birden çok kaynaklı üretim tesisi ve söz konusu alanlarda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne veya sulama birliklerine ait tarımsal sulama amaçlı tesislerin elektrik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü veya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün izniyle sulama birlikleri tarafından yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız elektrik üretim tesisi kurulabilmesi amaçlanmaktadır.
Teklif ile; doğal gazın sıvılaştırılması faaliyetinin depolama faaliyetinden ayrıştırılarak bağımsız bir piyasa faaliyeti olarak tanımlanması amaçlanmaktadır. Böylelikle son dönemde yaşanan enerji krizleri nedeniyle başta AB ülkeleri olmak üzere ülkemiz üzerinden gerek boru hatlarıyla gerekse LNG olarak yoğun bir şekilde artan ihracat talepleri bakımından hem yerli üretim doğal gazımızın hem de farklı kaynaklardan ülkemize ithal edilen/edilecek doğal gazların ülkemizde sıvılaştırılarak dünya piyasalarına LNG olarak pazarlanabilmesinin ayrı bir piyasa faaliyeti olarak sağlanması hedeflenmektedir.
Yine Teklif ile, ülkemizin doğal gazda ticaret merkezi olma hedefleri çerçevesinde yüzen LNG terminallerine ilişkin EPDK tarafından depolama tesislerinden farklı istisnai düzenlemeler yapılabilmesine imkân tanınması, mevcut depolama tesislerinin kapasitelerinin daha etkin ve verimli kullanılabilmesi amacıyla sisteme girişe ilişkin hükümlerden muaf tutulması ayrıca bir tüzel kişiye her ülke için ayrı ayrı ihracat lisansı verilmekteyken birden fazla ülke için tek ihracat lisansı verilmesi uygulamasına geçilmesi amaçlanmaktadır.
Diğer yandan Teklifile, YEKA yarışma şartlarının günün koşullarına bağlı olarak yatırımları geciktiren unsurlardan arındırılmasına imkan tanınması, yarışma yönteminin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından ilgili yarışma şartnamesinde belirlenmesi, yine yarıştırılabilecek diğer unsurların da yarışma bazında belirlenmesine yönelik düzenlemeler yapılmaktadır.
Teklif ile, lisanslı elektrik üretim faaliyetine geçecek tesisler tarafından ödenecek katkı bedeli arttırılarak YEK Destekleme Mekanizmasına ilave gelir sağlanması ve YEK Destekleme Mekanizmasına dahil olan diğer lisanslı santrallere uygulanan fiyatlarla aynı fiyatların elektrik alım tarifesi olarak uygulanarak elektrik piyasası ile uyumlu politika izlenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca lisanslı üretim faaliyetine geçmek amacıyla yapılacak başvurular için uygulanacak lisans alma bedeli, lisans süresi ve lisanslı üretim faaliyetine geçilmesine ilişkin diğer hususların EPDK tarafından, lisanssız elektrik üretim faaliyetine devam edecek tesislerde üretilecek elektrik enerjisi için uygulanacak fiyat ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasların ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi amaçlanmaktadır.
Teklifile, enerji verimliliği desteklerinden faydalanmak isteyenler için emisyon ve spesifik enerji tüketimini azaltma kriterinin getirilmesi, enerji verimliliği destek bedellerinin günün koşullarına göre uyarlanması, ayrıca aydınlatma, fan, pompa, elektrik motoru gibi ekipman bazlı projelerin yerine proses ve tesis bazlı projeler de kapsama alınarak tasarruf potansiyeli yüksek teknolojik, yenilikçi ve dijitalleşmeye katkı sağlayan yatırımların da destekten yararlanması amaçlanmaktadır.
Ayrıca ülkemizin büyük ölçüde deprem kuşağı üzerinde yer alması nedeniyle olağanüstü hâl kararı veya genel hayata etkililik kararı alınan yerlerde geçici süreli bağlantı talepleri için elektrik enerjisinin kullanıcılara kesintisiz bir şekilde ulaştırılması amacıyla EPDK"ya yetki verilmektedir.
Teklif ile enerji nakil hatlarına ilişkin bedel tespiti tescil ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarında, irtifak alanının belirlenmesine ilişkin teknik kriterler tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmaktadır.
Teklif ile 6446 sayılı Kanun kapsamında üretim lisansı, önlisans ya da lisans başvurusu sahibi tüzel kişilerden, yatırım maliyetlerinde pandemi ve savaşa bağlı artışlar, ekonomik ve teknik zorluklar veya tedarik süreçleri nedeniyle yatırımları gerçekleştiremeyecek olanlara talep etmeleri halinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna başvurarak ilgili lisansları, önlisansları veya önlisans/lisans başvurularını iptal etme hakkı verilerek kurulamayacak tesislere tanınmış olan bağlantı kapasitesi serbest bırakılmış olacaktır. Bu sayede ortaya çıkan kapasite, daha kısa sürede kurulabilecek yeni yatırımlara tahsis edilebilecek olup daha etkin ve hızlı bir şekilde üretime dönüşmesi sağlanacaktır.
Diğer yandan, 29/7/1960 tarihli Nükleer Enerji Sahasında Hukuki Mesuliyete Dair Sözleşme hükümlerine uygun olarak nükleer madde taşıyan kişinin talebi, nükleer tesis işletenin muvafakati ve Nükleer Düzenleme Kurumunun onay yönündeki kararıyla taşıyıcının sorumlu olabilmesine imkân tanınması amaçlanmaktadır.