Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/2960 esas numaralı kanun teklifi 3 Mart 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Birol Aydın (Yeni Yol); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Birol Aydın (Yeni Yol, İstanbul). “Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2960, 3 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2960-ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/8673b45b-146c-4df5-8320-01955fff464c
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 14/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253*üncü maddesinin I*inci fıkrasının (b) bendine…
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253*üncü maddesinin I*inci fıkrasının (b) bendine aşağıdaki alt bent eklenmiştir.
"12. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (madde 158, 1'inci fikra (f) bendi)"
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Genel gerekçeyi oku (2 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Ülkemizde son dönemde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158*inci maddesinin 1'inci fıkrasının f bendine ilişkin olarak birçok soruşturma ve kovuşturma açılmıştır. Bu suç tipine ilişkin olarak ciddi bir vaka artışı görülmektedir. Nitelikli dolandırıcılık suçunun belirtildiği 158'inci maddesinin 1'inci fıkrasının f bendinde yer alan "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle" şeklinde açıklanan bu suç tipinde sanıklar ile failler arasında bir tutarsızlık mevcuttur. Başka bir deyişle bu suçu işleyen asıl failler yerine taşeron olarak kullanılan gençler sanık olarak yargılanmaktadır.
Maddi zorluklar içerisinde bulunan birçok gencimiz, çevresindeki art niyetli arkadaş ve akrabaları sebebiyle bir dolandırıcılık sarmalının içine düşmektedir. Gençlerimize "e-ticaret, yatırım veya kripto para borsasında faaliyet" denilerek para kazanabilecekleri vaat edilmektedir. Maddi zorluklar içerisinde bulunan bu gençlerimiz de bir umutla bu dolandırıcılık sarmalının içine düşmektedir. Bu gençlerimiz adına banka hesapları ve GSM numaraları açılmakta ve adlarına işlem yapılmaktadır. Yapılan işlemlerde bankacılık uygulamaları üzerinden başka vatandaşlarımızın hesaplarından bu gençlerimizin hesaplarına para akışı yapılmaktadır. Gençlerin hesaplarına geçirilen bu paralar daha sonra asıl dolandırıcılık faaliyetini gerçekleştirenlerin kontrolündeki hesaplara aktarılmaktadır. Buna ilişkin olarak bankalar tarafından uygulanan etkili olabilecek önleyici bir yöntem olmadığı da anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da bu gençlerimiz hakkında şikayet üzerine soruşturma ve kovuşturma açılmaktadır. Adli makamlarımız bu yargılamalarda salt hesap hareketi olması sebebiyle cezalara hükmetmektedir. Bu hususta belirtilmelidir ki üzerlerine suç isnadı olan bu gençletimizin bir başka vatandaşın banka hesabına girebilmek suretiyle bu suçu işlemeleri zaten teknik olarak mümkün değildir. Bu mağduriyetlerin meydana gelmesindeki asıl sorun ise bu suç tipinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun 253*üncü maddesinde yer alan uzlaştırma müessesinin uygulanamıyor olmasıdır. Başka bir deyişle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158'inci maddesinin 1'inci fıkrasının f bendi uzlaştırma kapsamına alınmalıdır. Aksi takdirde zararın giderilmesi durumunda dahi yargılamalar devam etmekte olup cezalar verilmektedir. Halbuki taraflar arasında uzlaştırma müessesi işletilse en azından zarar giderilerek bu suç isnadı ile karşı karşıya kalan gençlerimizin haksız yere ceza almasının önüne geçilebilecektir. Bu durumda gençlerimizin haksız yere ceza alması tehlikesi ortadan kalkacağı gibi adli makamların iş yükü de hafifleyecektir. İşbu kanun teklifi ile hayatlarının baharında olan ve suç işleme kastı bulunmayan gençlerimizin adli sicillerinin korunması amaçlanmaktadır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR